Avrupa Birliği'nin 2026 Türkiye raporu bugün yayımlandı. Raporda özellikle muhalefete yönelik baskıya dikkat çekildi. Dışişleri ise, raporun "ön yargılı" ve "hakkaniyetten uzak" olduğunu savundu.
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı 2026 Türkiye raporuna tepki gösterdi. Raporda Türkiye'ye özellikle yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü alanında eleştiriler yöneltiliyordu. CHP'ye yönelik mutlak butlana, Halk TV ve TELE1'e kayyuma, Osman Kavala ile ilgili AİHM kararlarına atıf yapılıyordu. Türkiye'nin AB'nin dış politikasına uyumu ise yüzde 4 olarak belirtiliyordu.
DIŞİŞLERİ: RAPOR ÖN YARGILI
Dışişleri raporla ilgili, "Avrupa Komisyonu'nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında ülkemizle ilgili hazırladığı rapor, Avrupa Birliği'nin (AB) ülkemize karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Raporda yer alan, özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz. Sözkonusu ithamlar, bazı AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansımasıdır" açıklamasını yaptı.
LİBYA KONUSU
Dış politika ile ilgili, "Raporda, son yıllarda olduğu gibi, Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının uluslararası hukukla bağdaşmayan, gerçeklerden kopuk, maksimalist tezlerinin savunulduğunu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin meşru hak ve menfaatleri ile haklı politikalarının bir kez daha göz ardı edildiğini müşahede ediyoruz. AB'nin, Kıbrıs meselesinde kayıtsız şartsız Kıbrıs Rum tarafının tutumunu benimsediği müddetçe çözüm çabalarına katkı sunmasının mümkün olmadığını bu vesileyle tekrar hatırlatıyoruz. Rapordaki Doğu Akdeniz'e ilişkin değerlendirmeler uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı olup Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası'na dair ifadelerin de herhangi bir hükmü bulunmamaktadır" sözleri sarf edildi.
'UZUN VADELİ DÜŞÜNÜLMELİ'
Dışişleri'nin açıklamasında, rapordaki olumlu bölümlerden de bahsedilerek, "Türkiye'nin ekonomik ve parasal politikalar alanında kaydettiği ilerlemeye, iyi işleyen piyasa ekonomisine ve Birlik içindeki rekabet baskılarıyla baş edebilme kapasitesine ilişkin tespitleri önemli buluyoruz. Ülkemizin bağlantısallık, tedarik ve değer zincirlerinin dayanıklılığı ile savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıfları olumlu değerlendiriyoruz. Raporda kayda geçirilen ekonomik ve ticari verilerin ortaya koyduğu üzere, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine ilişkin haklı ve meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz. Türkiye-AB ilişkileri, dar siyasi hesapların ve tek taraflı yaklaşımların ötesinde, ortak çıkarlar ve uzun vadeli bir vizyon temelinde şekillenmelidir. Türkiye, ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır. AB'den beklentimiz, son dönemde artan diyaloğu üyelik perspektifimizi güçlendiren somut kararlara dönüştürerek, ortak geleceğimizin gerektirdiği stratejik iradeyi göstermesidir" ifadeleri kullanıldı.
GÜNDEM 04 Kasım 2026 Çarşamba, 18:36
Benzer Haberler