Dilara G'nin açtığı babalık davası nedeniyle yapılan DNA testine itiraz etmesinin ardından usulüne uygun şekilde testin yeniden yapılması beklenirken, SABAH Türkiye gündemini sarsan olayla ilgili yeni detaylara ulaştı. Dilara G.'nin babalık davası açması, ardından da yapılan DNA testine itiraz etmesinden sonra usulüne uygun şekilde testin yeniden yapılması bekleniyor. Suphiye Orancı hamileyken Uğur Dündar'ın Posta gazetesine 24 Nisan 1985'te verdiği röportajın yer aldığı gazete kupürünün babalık davası dosyasına delil olarak girdiği ortaya çıktı.
Sabah'ın haberine göre, Dilara G.'nin babalık davası açması, ardından da yapılan DNA testine itiraz etmesinden sonra usulüne uygun şekilde testin yeniden yapılması bekleniyor.
Suphiye Orancı hamileyken Uğur Dündar'ın Posta gazetesine 24 Nisan 1985'te verdiği röportajın yer aldığı gazete kupürünün babalık davası dosyasına delil olarak girdiği ortaya çıktı.
'Evleneceğim kurtulacağım' başlıklı gazete röportajında 'Mazbut bir hayatım var" diyen Uğur Dündar, "Günün birinde bir kadının kucağında çocuğu ile çıkıp (Uğur beni iğfal etti) diyeceğinden korkuyorum" demesi dikkat çekmişti.
Dilara G, evlilik dışı 4 çocuk doğuran İstanbullu bir göçmen ailenin kızı olan Suphiye Orancı'nın 2. kızı olarak dünyaya geldi. Bir ablası vardı birde Metin Akpınar'ın ikizleri olan Duygu ve Sevgi Nebioğlu isimli iki kardeşi. Ünlü olmak için çabalayan ve bu sırada birçok ünlü isim ile ilişki yaşayan anneleri, 4 kardeşi bir köye bıraktı. Aileye para gönderip maddi yardımda bulunma sözü verdi. Adile Şen isimli köylü çocuklara baktığı sırada anne İstanbul'da bir suça karışınca cezaevine girdi. Bu sırada çocuklar hastalanınca bakıcı validen yardım istedi ve 4 kardeş çocuk esirgeme yurduna alındı.
Bu çocuklardan birisi henüz 2 yaşındaki Dilara idi. Dilara bir süre Kemer'de yurt hayatı yaşadıktan sonra Antalya'da ikamet eden bir aile tarafından evlatlık edindi. Onlarla mutlu bir yaşam sürdü. Hatta okuyup muhasebeci oldu. Dilara ise evlatlık verildiği aile ile mutlu olduğu için uzun yıllar Uğur Dündar ile görüşmeyi düşünmedi ama onu uzaktan hep takip etti. Ta ki ikiz kardeşleriyle bir gün buluşup onların babalarını yani Metin Akpınar'ı bulduklarını söylemesi Dilara'nın da babasıyla iletişime geçme isteğini tetikledi.
2022 yılına gelindiğinde ise artık irtibat kurmaya karar verdi. Görüşme girişimi geri çevrilirken avukatların bir araya gelmesi de sonuç vermedi ve artık dava açmaya karar verdi. Dilara G. aile mahkemesine başvurarak Uğur Dündar'ın babalık davası açtı.
YENİ BİR DNA TESTİ YAPILACAK
Metin Akpınar'a açtığı babalık davasında yapılan DNA testiyle öz kızı olduğunu kanıtlayan Duygu Nebioğlu'nun "Ablam da benimle aynı kaderi paylaşıyor. Onun babası da medya dünyasından ünlü bir gazeteci" sözleri Türkiye gündeme bomba gibi düştü. Uğur Dündar konuyla ilgili açıklama yaptı ve "Son sözü söyleyecek kurum olan Adli Tıp Kurumu, DNA incelemesini bitirdi ve biyolojik babalık iddiasını reddetti" dedi. Dilara G. DNA testinde 5 kuralın ihlal edildiği gerekçesiyle test sonucuna itiraz etti. Önümüzdeki günlerde Dilara G. ve Uğur Dündar'dan kurallara uygun şekilde alınacak örneklerin yeniden incelenmesi bekleniyor.
O GAZETE KUPÜRÜ DAVA DOSYASINA DELİL OLDU
12 Ocak 1986'da dünyaya gelen Dilara G.'ye annesi Suphiye Orancı hamileyken Uğur Dündar'ın Posta gazetesine 24 Nisan 1985'te 'Evleneceğim kurtulacağım' başlığıyla verdiği röportajın babalık davası dosyasına delil olarak konulduğu ortaya çıktı. Gazete röportajında 'Mazbut bir hayatım var" diyen Uğur Dündar, "Günün birinde bir kadının kucağında çocuğu ile çıkıp (Uğur beni iğfal etti) diyeceğinden korkuyorum" demesi dikkat çekmişti.
Tanımadığı kadınların sürekli kendisini rahatsız ettiğini röportajında söyleyen Uğur Dündar, "Artık rahatsız oluyorum. Beni rahat bıraksınlar. Benim için evlilik ciddi bir olaydır" diye konuşmuştu.
Öte yandan Suphiye Orancı'nın öz kuzeni:
SABAH'a konuşan Suphiye Orancı'nın öz kuzeni N.H., "Suphiye benim öz teyzemin kızı. Annelerimiz kardeş. İkimiz de İstanbul'da doğduk büyüdük. Suphiye iyi eğitimli bir kızdı. Güleryüzlü, alımlı ve hareketliydi. Kuzen olduğu için biz sık sık görüşürdük. İstanbul'da Fındıkzade'de yaşarlardı. Ben de ara ara evlerine gider yatılı olarak kalırdım. Suphiye ile uzun uzun dertleşirdik. Uğur Dündar ile tanışıklığına şöyle şahit oldum:
'1980'li yıllarda Yeşilköy'deki Çınar Otel ve çevresi İstanbul'da gençlerin buluşma noktasıydı. Biz de ara ara buraya giderdik. Çınar Otel'e ve buradaki kafelere gider zaman geçirirdik. Bir gün Suphiye ile Çınar Otel'in kafesine gittik. Burada oturmuştuk.
Suphiye Uğur Dündar'ı gördü. Selamlaşıp bir süre sohbet ettiler. Ben de bu anlara şahitlik ettim. Daha sonra da bana Uğur Dündar ile arkadaş olduğunu söyledi. Ben tanıştıklarını buradan biliyorum.'
İLK ÇOCUĞU EROL'DAN
N.H. şöyle devam etti: "Dilara G.'nin Uğur Dündar'dan olup olmadığını bilmiyorum. Fakat Suphiye'nin ilk çocuğunun mahalledeki Erol isimli gençten olduğunu kendisinden dinledim. O dönem hamileydi. Bana ilk çocuğunun babasının Erol olduğunu kendisi söyledi. Bu Erol, sarışın, yakışıklı gençti. Sonradan Suphiye ile yollarımız ayrıldı. Uzun yıllar bir daha görüşmedik. Kendisi Almanya'ya gitti. Almanya'ya gidiş sebebinin de Türkiye'de tanıştığı bir Alman bir mühendis sebebiyle olduğunu biliyorum. Bu mühendis onu Almanya'ya götürdü. Sonradan bir daha kendisi ile görüşmedim."
UĞUR DÜNDA ÇINAR OTEL'DE CANKURTARAN OLARAK ÇALIŞMIŞ
Uğur Dündar, Yeşilköy'deki Çınar Otel'de cankurtaran olduğunu Oda Tv'ye anlatmış. Uğur Dündar, "Yıl 1961. 18 yaşında, filinta gibi bir delikanlıyım. Bir yandan okul masraflarımı karşılamak, diğer yandan aile bütçemize katkı sağlamak için yazları çalışmaya karar verdim. Gazete ilanlarına bakarken, Yeşilköy Sahili'ndeki ünlü Çınar Oteli'ne cankurtaran arandığını gördüm. 'İşte tam bana göre bir iş' diye düşündüm. Belirtilen gün ve saatte heyecanla otele gittim. Karşıma emekli bir albay olan personel müdürü çıktı. Cankurtaran adaylarına sınavı o yapacaktı. Mayıs başıydı, hava serin, deniz soğuktu. Sekiz cankurtaran adayı, mayolarımızı giyip, iskelede hizaya girdik. Müdür hedefi gösterdi ve yarış başladı, açıktaki dubaya boy farkıyla ilk ulaşan ben oldum. İkinci sınav dalıştı. Bu sınavı da kazandım ve otelin cankurtaranı seçildim 'Hayatımın en güzel yazları' (1961 ve 62) olarak hafızama yerleşen günler böyle başladı. Hem okuyor hem de çalışıyordum. Benim için çok önemli bir şeydi bu. Daha o zamanlar hayat kurtarmayı benimsemiştim. İlk mesleğim; insanların canını kurtarmak üzerineydi."
NEDENSE KURTARDIKLARIMIN HEPSİ KADINDI
Uğur Dündar, Çınar Otel'deki anılarıyla ilgili anılarına şöyle devam etti: "Ne iş yapıyorsun delikanlı sen?" dediklerinde "Cankurtaranım" diyordum.
Bembeyaz, kolalı üniformamla işe başladığım ilk yaz, yedi kişinin hayatını kurtardım. Nedense kurtardıklarımın hepsi kadındı!.. Böylece onların kahramanı olmuştum. İskelede yürürken birbirlerine beni gösterip "İşte hayatımı kurtaran genç" diyorlardı. Ünlü simalarla da ilk kez burada tanıştım. Onlardan biri, taraftarı olmaktan her zaman gurur duyduğum ve ileride adını sevgili oğlum Bartu'da yaşatacağım, Fenerbahçe'nin efsanevi sporcusu Can Bartu'ydu.
Çınar Otel sadece Türkiye'nin ilk 5 yıldızlı oteli değil. 65 yıllık geçmişinde nice tanıklıklar ve nice anılar var. Benim de öyle... Hepsini yazsam sayfalar almaz."
1970'li yıllarda Uğur Dündar otelin diskoteğini işletti
Uğur Dündar'ın 1970'li yıllarda oteldeki diskoteği işlettiği, Cem Yılmaz'ın da öğrencilik yıllarında otelde çalıştığı öğrenildi. Uğur Dündar'ın daha sonra otelin kafeteryasını da işlettiği bildirildi.
Göksel Özdoğdu ile 62 yıldır evli olan 81 yaşındaki Metin Akpınar'ın evlilik dışı ikiz kızları olduğu haberi magazin gündemine bomba gibi düşmüştü. 1987 yılında Suphiye Orancı ile evlilik dışı aşk yaşayan Metin Akpınar'ın Duygu ve Sevgi Nebioğlu isminde ikiz kızları olduğu ortaya çıkmıştı.
Tek yumurta ikizleri, anneleri tarafından henüz iki aylıkken Antalya'daki bir köyde bakıcı kadına bırakılmış, Çocuk Esirgeme Kurumu'nda devlet korumasına alındıktan sonra Nebioğlu Ailesi tarafından evlatlık alınmıştı.
Metin Akpınar'a babalık davası açan Duygu Nebioğlu'nun "Ablam da benimle aynı kaderi paylaşıyor. Onun babası da medya dünyasından ünlü bir gazeteci" sözleri Türkiye gündemine oturdu.
Uğur Dündar konuyla ilgili açıklama yaptı ve "Son sözü söyleyecek kurum olan Adli Tıp Kurumu, DNA incelemesini bitirdi ve biyolojik babalık iddiasını reddetti" dedi.
Duygu Nebioğlu, en son 2010 yılında görüştüğü annesi Suphiye Orancı'yı bulmak için Müge Anlı ile Tatlı Sert'in yayınına katıldı. Ortaya atılan iddialar ise çok çarpıcıydı.
"BABASI UĞUR DÜNDAR DEĞİL BİR SİNEMA OYUNCUSU"
Müge Anlı'nın yayınına bağlanan ve Suphiye Orancı'nın 35 yıl önce arkadaşı olduğunu söyleyen Zeynep isimli kadın, Dilara'nın babasının Uğur Dündar değil, başka bir ünlü isim olduğunu açıkladı.
"SİNEMA SANATÇISI İLE CİDDİ BİR BERABERLİĞİ VARDI"
Yayına katılan Suphiye Orancı'nın arkadaşı Zeynep, "89'da sinema sanatçısı Suphiye'ye doğum günü partisi düzenlenmişti. Ciddi bir beraberliği vardı. Dilara'nın babası bu kişi olabilir. Suphiye bana bu kişiden çocuğu olduğunu söylüyordu. Elit bir kadındı aradığını bulamıyordu, deniyordu olmuyordu. Bir şarkıcıyla da aşk yaşıyordu o sırada" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Müge Anlı, İzmir'de dünyaya gelen Dilara G.'nin nüfusta baba adının Erol olduğunu açıkladı. Duygu Nebioğlu da "Hepimizin nüfusta baba adı Erol olarak geçiyor. Bu isim Erol Simavi olabilir" ifadelerini kullandı.
ARALARINDA FUTBOLCULAR DA VARMIŞ!
Yayına bağlanan ve Suphiye'yi 1988-89 yıllarında yaşadığını söyleyen bir izleyici ise Türkiye'nin konuştuğu kadınla cezaevinde tanıştığını anlattı. "İkizlerinin olduğunu babasının Metin Akpınar'dan olduğunu bahsetmişti. İki çocuğunun daha olduğunu söylemişti. Birinin Yeşilçam artistinden olduğunu söylemişti. Akpınar ile çok kısa arkadaşlığı olmuş. O benden birkaç ay sonra cezaevinden çıkmış Suphiye Hanım'ın değişik bir hayat vardı. Tarlabaşı'nda Yeşim anne diye birinden bahsediyordu o futbolcuları ayarlıyormuş. Suphiye'yi kimse zorlamıyordu annen her şeyi isteyerek yapıyordu" dedi.
ALMANYA'DAKİ ARKADAŞI KONUŞTU: ÇOCUĞUNUN ÜZERİNE TİTRİYORDU
Suphiye Orancı'nın Almanya'daki dil kursundan arkadaşı olduğunu söyleyen Hilal isimli arkadaşı da canlı yayına katıldı. "Tavrıyla hareketleriyle Avrupalı bir kadın gibiydi. Dil kursunda iki Türktük. Çok mutlu bir evliliği vardı. Bir çocuğu vardı ve üzerine titriyordu. Sadece değişmek istiyordu Türkleri görmek istemiyordu. Tertemiz evi mükemmel bir bahçesi vardı öyle anlatıldığı gibi değildi. Ben bu Suphiye ile tanıştım. Bana 4 çocuğundan bahsetmedi. Bir kedi için bile ağlayacak kadar duygusal biriydi" ifadelerini kullandı.
"EROL İSİMLİ KİŞİDEN BİR ERKEK ÇOCUĞU VARDI!"
Yayına bağlanan ve Suphiye Orancı'nın çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyen biz izleyici "Suphiye asil narin bir arkadaşımdı, çok iyi bir kızdı. Düzgün bir aile yaşantısı yoktu, bir abisi vardı ama sahip çıkan yoktu. Erol mahallenin delikanlısıydı onunda sevgili olduk bir süre demişti. Erol'dan bir erkek çocuğu olduğunu duymuştuk sonra çocuğu Erol'un annesine eve bırakmış. Baba ismi olarak Erol'un adını vermesi buradan olabilir. Sonra aile mahalleden taşındı" dedi.
İBRAHİM TATLISES'İN FİLMLERİNDE FİGÜRANLIK YAPMIŞ
Türkiye'nin gündemine oturan Suphiye Orancı'nın, başrollerini İbrahim Tatlıses ve Hülya Avşar'ın paylaştığı "Aşıksın" filminde oynadığı ortaya çıktı.
Suphiye Orancı, İbrahim Tatlıses'in başrol olduğu 'Yalan' (1982), 'Yorgun' (1983), 'Sarhoş' (1986) ve 'Âşıksın' (1988) filmlerinde figüran olarak rol aldı. "Âşıksın"da Tatlıses'e âşık olan bir kadını canlandırdı. Hal böyle olunca ortaya çıkan iddialara İbrahim Tatlıses'in de adı karıştı.
'İMPARATOR' SESSİZLİĞİNİ BOZDU
İbrahim Tatlıses, hakkında çıkan iddiaların ardından bir açıklama yaptı ve filmlerinde prodüksiyondan sorumlu olmadığı için Orancı'yı tanımadığını söyledi. Ünlü şarkıcı şu ifadeleri kullandı:
Filmlerde arkadan öyle geçmiş, hatırlamıyorum. Figüranlardan biri, tanımıyorum. Ben yönetmen ve oyuncuydum. Tanımazdım figüranları.
ÜMİT BESEN DE YANIT VERMİŞTİ
Suphiye Orancı'nın hapishaneye girmesine neden olman kişinin Ümit Besen olduğu iddia edilmişti. Konuyla ilgili Müge Anlı'ya açıklama yapan Ümit Besen, "Bahsi geçen kadınla hiçbir bağım olmamıştır" dedi.
SUPHİYE ORANCI İLK KEZ KONUŞTU: KOCAM EVDE!
Almanya'daki bir izleyicinin ulaştığı Suphiye Orancı, hakkındaki iddialara diafondan yanıt verdi. Duygu Nebioğlu hakkında konuşmak istemeyen Orancı "Kocam evde, bu konu hakkında konuşmak için uygun bir zaman değil" dedi.
GÜNDEM 26 Nisan 2024 Cuma, 09:52
Benzer Haberler