Binali Yıldırım ve Kılıçdaroğlu kürsüye veda etti

GÜNDEM, 23 Nisan 2023 Pazar, 16:26

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü ve '23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı' kutlamaları çerçevesinde, pazar günü özel gündemle toplandı.

Partilerin 14 Mayıs milletvekili genel seçimleri için aday göstermediği 328 vekil, son kez Genel Kurul'da yer aldı.

AK Parti'de 3 dönem kuralına takılan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Genel Kurulu son kez yönetti.

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, "Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. Bugünü çocuklarımıza bayram olarak armağan eden, gazi Meclisimizin ilk başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, milli mücadelemizi yöneten bütün milletvekilleri, saygıyla, rahmetle, şükranla yâd ediyorum." dedi.

Yıldırım şunları söyledi:

"İlk Meclisimizden bugüne kadar bu yüce çatı altında vekaletname görevini üstlenen bütün vekillerimize şükranlarımı sunuyorum. 27. Yasama Yılı'nın bu son özel toplantısında yasama dönemi içerisinde hayatını kaybeden Deniz Baykal, Yakup Taş, İmran Kılıç, İsmet Uçma, Markar Esayan, Kazım Arslan, Erdin Bircan milletvekillerimize de Allah'tan rahmet diliyorum.

Bin yılda bir görülecek Kahramanmaraş merkezli depremde hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza da Rabbimden rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Depremde yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Devlet ve millet olarak dayanışmamız sayesinde yaralar süratle sarılıyor, hep beraber yeniden doğruluyoruz. Mübarek Ramazan Bayramımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile aynı güne denk gelmesi çok manidar bir güzelliktir.

Aziz milletimizin her iki bayramını da yürekten tebrik ediyorum. Allah devletimizi, milletimizi payidar kılsın nice bayramlara kavuştursun. Dünyanın hiçbir ülkesinde eşi olmayan 23 Nisan Çocuk Bayramı, Türkiye'nin ve dünyanın bütün çocukları için kutlu olsun. Allah Türkiye'nin ve dünyanın bütün çocuklarının, umudunu, geleceğini ve yüzünü güldürsün.

Bu konuşma şahsım için özel bir anlam ifade ediyor. Milletvekili, bakan, başbakan, TBMM Başkanı gibi şerefli görevlerle çıktığım bu millet kürsüsünde son kez huzurlarınızdayım.

"Umarım ve dilerim ki naçizane ismimiz bu büyük millete hizmet etmiş birisi olarak anılır"

Önümüzdeki yasama döneminde bu Meclis'te görev yapan milletvekillerimizin yarıdan fazlası olmayacak. Ben de onlardan biriyim. İnsan işiyle, eseriyle yâd edilir. Hepimizin karnesini millet veriyor. Umarım ve dilerim ki naçizane ismimiz bu büyük millete hizmet etmiş birisi olarak anılır.

Bizler vazifemizi milletimize, ülkemize hizmet olarak tanımladık ve öyle yola çıktık. Şükürler olsun, milletimizin hizmetinde yol arkadaşı olduk, milletin emanetine halel getirmedik. Türkiye'nin lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile yarım asra varan yol arkadaşlığımız var. Bu güzel yolculuk ve yol arkadaşlığı hayatımın en anlamlı değerlerinden birisidir. Rabbim ömür verdikçe bu kutlu hareketin bir neferi olmaya devam edeceğim. Ülkemizin refahı, halkımızın mutlululuğu için muhteşem eserlere imza atmak nasip oldu.

Bu eserlerin neler olduğunu burada sıralayacak değilim, buna imkan ve zamanımız yok. Neler yaptığımızı, eserlerimizi 7'den 70'e herkes, bütün Türkiye biliyor. Kara, deniz, hava ve demiryollarında Türkiye efsanevi mesafe aldı. Son 20 yılda altyapı gelişmişliğinde Türkiye 30 sıra birden yükseldi. 81 vilayetten hangisine giderseniz gidin, hangi bölünmüş yoldan, hangi tünelden, hangi viyadükten geçerseniz geçin, hangi hızlı tren istasyonunda bilet alırsanız, hangi havaalanında uçuş saatinizi beklerseniz, eserlerimizi göreceksiniz, Cumhurbaşkanımızın yanında naçizane bizim ismimiz de hatırlanacak. Bu şerefi, bu hizmet imkanını bahşettiği için Allah'a ve aziz milletime hamdediyorum.

Demokrasi ve hukuk düzeni olmadan hiçbir iş yapamazsınız. Vesayet sisteminin Türkiye'yi rehin aldığı dönemde ne yazık ki Türkiye'nin kalkınma hamlesi gecikti. Ne zaman ki 3 Kasım 2002 seçimleriyle demokrasi vesayetten kurtuldu, o günden itibaren Türkiye şahlanmaya başladı. Bu kazanımlar güçlü siyasi liderlik ve ortak akıl sayesinde elde edildi. AK Parti iktidarıyla sağlanan güven ve istikrar sayesinde son 21 yılda Türkiye muhteşem bir kalkınma seferberliği gerçekleştirdi. Bir yandan savunma sanayi, yerli helikopter, akıllı mühimmat, İHA, SİHA, TCG Anadolu, yerli otomobil gibi ürünlerimizi yerli ve milli kaynaklarla üretirken diğer yandan Cumhurbaşkanlığı seçiminin engellenmesi, 367 krizi, Gezi ve 17/25 Aralık, 15 Temmuz darbe kalkışması, demokrasi dışı vesayet odaklarla mücadele ettik ardından istikrar ve güçlü iktidar için sistem değişikliğini Gazi Meclisimize getirdik, Meclisimizden geçti ve halkımız onayladı. 5 yıllık bir tecrübeden sonra sistem değişikliğinde tabii ki düzeltilmesi gereken konular olmuştur, bunlar gelecek dönemde de Meclisin gündeminde olmaya devam edecek.

Siyaset elbette yarışmayı, rekabeti beraberinde getiriyor, bu anlaşılabilir. Anormal olan nefret dili, ayrıştırıcılık, kırıcı ve yıkıcı eleştirilerdir. Seçime gidiyoruz; kimin ne yapacağını, kimin ne yapamayacağını milletimiz ezbere biliyor. Bütün siyasetçilerimizden beklentimiz, 86 milyon vatandaşımızın sahip çıkacağı bir siyasi dil kullanılması. Söz ve karar vatandaşımızın, gelecek yüzyıl Türkiye'nin olacak. 14 Mayıs seçimleri şimdiden hayırlı olsun . Milletimizin talepleri ile bizim taleplerimiz daima aynı. Seçim inşallah Türkiye'yi demokrasi, hukuk düzeni, kalkınma ve refahta istikrarı daha ileri götürecek sonuçlar sağlayacak.

Meclis'te Türk bayrağı açan Binali Yıldırım İstiklâl Marşı'nı kağıda bakarak yanlış okudu

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, son kez çıktığı TBMM kürsüsünde yaptığı konuşmasını Türk bayrağı açıp İstiklâl Marşı okuyarak bitirdi. Yıldırım, İstiklâl Marşı'nı kağıda bakarak yanlış okudu.

Kılıçdaroğlu: Gerçek baharı getirecek sandığa doğru ilerliyoruz, milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır

Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı Adayı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekili sıfatıyla son kez kürsüye çıktığı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde "Gerçek baharı getirecek sandığa doğru ilerliyoruz, milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" dedi.

TBMM'de 23 Nisan özel oturumunda konuştu. Kılıçdaroğlu, "TBMM, 103 yıl önce askeri ve sivil makamların, çok daha önemlisi tüm milletin başvuracağı en yüce makam olarak çalışmalara başlamıştır. Mustafa Kemal ve arkadaşları çok iyi biliyorlardı ki hâkimiyetini kayıtsız, şartsız eline almış bir milletin iradesi karşısında hiçbir güç ve düşman duramazdı. Bu iradeyi temsil edecek makam da elbette TBMM idi. Atatürk ve arkadaşları bu inançlarında yanılmadılar. Bizi Kurtuluş Savaşı zaferlerine ulaştıran, çatısı altında bulunduğumuz bu Meclis'tir. Bu haliyle TBMM milli mücadelemizin ana karargâhıdır. Ana karargâh olduğu için Gazi Meclis'tir. Gazi Meclis açıldığı gün itibariyle üstlendiği yasama ve yürütme sorumluluğun bir sonucu olarak yeni bir devletin temellerini de atmıştır." dedi.

Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

"Bu haliyle devlet kuran Meclis'tir. Bu devletin adı da ilelebet payidar kalacak olan Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Yani TBMM, kurulmuş bir devletin meclisi değil bizzat kendi iradesiyle kurucusu olduğu bir devletin meclisidir. Hem Gazi Meclis unvanı taşıması hem de devlet kurucu vasfı nedeniyle TBMM dünya siyasi, askeri, demokrasi tarihinde seçkin bir yere sahiptir. Böylesine önemli vasıflara sahip Meclis'in mensubu olmaktan gurur duyuyorum, gurur duyunuz. Öte yandan taşıdığım milletvekili unvanıyla bu kürsüden sizlere ve bu özel oturum vesilesiyle sevgili yurttaşlarıma son kez hitap etmenin bahtiyarlığı içinde olduğumu vurgulamak isterim.

"Hiç şüphe duymuyorum ki milletimiz yeni üyelerine ülkemizi güçlendirilmiş parlamenter sisteme ulaştıracak iradeyi teslim edecektir"

Önümüzdeki seçimlerle birlikte bu sıralardaki yerlerini alacak olan TBMM'nin yeni üyelerine de şimdiden başarılar diliyorum. Hiç şüphe duymuyorum ki milletimiz yeni üyelerine ülkemizi güçlendirilmiş parlamenter sisteme ulaştıracak iradeyi teslim edecektir.

TBMM tüm dertlerimizin, ülkemizin tüm temel sorunlarının çözüm merkezi olmak zorundadır. TBMM, milletçe geçmişimize duyduğumuz saygının, geleceğimize duyduğumuz güvenin çatısı olmaktan uzaklaşmış bulunmaktadır.

"TBMM, tarihsel birikimine tezat oluşturacak şekilde tek adam rejiminin gölgesi altında"

TBMM, tarihsel birikimine tezat oluşturacak şekilde tek adam rejiminin gölgesi altındadır. Gazi Meclisimizin yasama gücü tek adam rejiminin tahakkümüne teslim edilmiştir. Bu çerçevede, yargı bağımsızlığı, fikir ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve diğer tüm özgürlüklerle bilimsel, laik eğitim yerle yeksan edilmiştir. Kamu istihdamında liyakatın ortadan kaldırılması, kamu yönetiminde kayırmacılık ve yandaşlık hâkim kılınmıştır. Kamu harcamalarında yolsuzluk yegane yöntem olarak benimsenmiş durumdadır.

Gençler, kadınlar, çiftçiler, işçiler, iş insanları, bilim insanları umutsuzluk sarmalı içerisine sürüklenmiştir. İnatla sürdürülen yanlış dış politikanın sonucu olarak ülkemiz bölgesinde yalnızlaşmış, milyonlarca göçmene, sığınmacıya, mülteciye karşı sınırlarımız korunamamıştır. Nihayetinde hayat pahalılığı bir kanser gibi tüm yaşamı sarmış, vatandaşlarımızın geçim gücü neredeyse sıfırlanmıştır.

"Bizler uçurum kenarındaki yıkık bir ülkeden modern bir cumhuriyet yaratan Mustafa Kemal'in çocuklarıyız"

Ancak yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, umutsuz olmak için hiçbir neden yoktur. Çünkü bizler uçurum kenarındaki yıkık bir ülkeden modern bir cumhuriyet yaratan Mustafa Kemal'in çocuklarıyız. Milletimizin çelikten iradesi tek bir adamın iki dudağına, kişisel ikbal ve beklentilerine, liyakatsiz kadrolarına teslim edilmiş görünse de bir dönemin sona ermekte olduğunu görüyoruz ve biliyoruz.

14 Mayıs seçimleri

Saygıdeğer vatandaşlarımı, geçmişin ve bugünün olumsuzluklarından konuşmaya değil gelecek güzel günlerin, gelecek baharın hayalini kurmaya davet ediyorum.

14 Mayıs seçimlerine yaklaştığımız bu günlerde milletimizin, ülkemizin dört bir yanını cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracak heyecanı sarmış durumda. Tek bir çocuğun dahi yatağa aç girmeyeceği, yurt dışına gitmiş gençlerimizin güle oynaya geri döneceği, gitmeyi düşünenlerin bu düşüncelerinden vazgeçeceği güzel bir geleceğin arifesindeyiz.

Meclisimizin açılışının 103. yılında cumhuriyetimizi kalıcı bir biçimde demokrasiyle taçlandıracağız. Demokrasiyle taçlandırılmış demokrasimiz sadece mazlum milletlere değil, tüm dünya demokrasilerine örnek olacak. Otoriter rejimlerin sandık yoluyla yenilebileceğini, ülkelerin ve bölgelerin tüm problemlerinin çözüm yolunun birlikte olabilmekten geçtiğini tüm dünya görmüş olacak. Kimseyi ötekileştirmemenin, kin tutmamanın insan haklarının en temel ilkelerinden olduğunu, başarıya da ancak bu temel ilkelerin yol göstericiliğinde ulaşılabileceğini tüm dünya deneyimlemiş olacak.

"418 milyar doların hesabının sorulacağı bir döneme yaklaşıyoruz"

418 milyar doların hesabının sorulacağı bir döneme yaklaşıyoruz.Kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin son bulacağı bir dönemin sonuna yaklaşıyoruz. Terör örgütlerinin ve yeraltı suç örgütlerinin kökünün kazınacağı bir dönemin sonuna yaklaşıyoruz.

Beytülmale el uzatılamayacağı bir döneme yaklaşıyoruz. Cumhurbaşkanı'nın dahi özgürce eleştirilebileceği bir döneme yaklaşıyoruz. Tüm kararların istişareyle, ortak akılla alınacağı bir döneme yaklaşıyoruz.

Çankaya Köşkü'nün tüm Türkiye'nin evi olacağı bir döneme yaklaşıyoruz. Barış Akademisyenleri'nin kürsülerine döneceği bir döneme doğru yaklaşıyoruz.

Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmenin atanacağı, köy okullarının yeniden açılacağı bir döneme yaklaşıyoruz.

Üstenci bir anlayışla vatandaşını küçümseyen, sadece kendi zenginliğini düşünen yönetim anlayışının sona ereceği bir döneme doğru yaklaşıyoruz.

"Kızılay'ın kan ve çadır satmayacağı, AFAD'ın enkaz altında kalan vatandaşını ölüme mahkum etmeyeceği bir döneme yaklaşıyoruz"

Liyakatin hâkim olacağı, Kızılay'ın kan ve çadır satmayacağı, AFAD'ın enkaz altında kalan vatandaşını ölüme mahkum etmeyeceği bir döneme yaklaşıyoruz. Beşli çetelerin saltanatının sona ereceği bir döneme yaklaşıyoruz.

Tank Palet Fabrikası'nın geri alınacağı bir döneme yaklaşıyoruz. Başta Gülhane Askeri Tıp Akademisi olmak üzere tüm askeri hastanelerin açılacağı döneme doğru yaklaşıyoruz. Deprem konutlarının ve dükkanlarının hak sahiplerine ücretsiz verileceği bir döneme doğru yaklaşıyoruz. Merkez Bankası'ndaki bu millete ait 128 milyar doların kimlere peşkeş çekildiğinin ortaya çıkaralacağı bir döneme yaklaşıyoruz. Dünyaya örnek olacak yeni bir dönemin eşitindeyiz. Bu dönemi siyaset bilimciler Türkiye Cumhuriyeti'nin çağı olarak niteleyeceklerdir.

Bugün için bir kişiye ait olan egemenlik son bulacak, 100 yıl önce olduğu gibi egemenlik kayıtsız ve şartsız millete ait olacak. 14 Mayıs itibariyle yaşama sevincini geri alacak. Türkiye'ye bahar geldiğinde göreceksiniz, tüm dünyaya bahar gelecek. Gerçek baharı getirecek sandığa doğru ilerliyoruz, milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracak."

GÜNDEM 23 Nisan 2023 Pazar, 16:26

Benzer Haberler

WhatsApp mesajına inandı, 1 milyon lira dolandırıldı

Düzce'de bir kişi, WhatsApp'tan gelen "hibe...

Suudi Arabistan: Saldırılar nedeniyle günlük 700 bin varil petrol akışı kaybı yaşandı

Suudi Arabistan'da, bazı enerji tesislerine...

Bursa'da "Oğul" oyunu sanatseverlerle buluştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları...

O ilde kırmızı ışık ihlali rekoru: 43 günde 50 milyon ceza kesildi

Erzurum Valisi Aydın Baruş, İl Jandarma...

İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerinin yeri belli oldu

ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan...

Manisa'da çiftçilerin zirai don nöbeti

Manisa'nın Demirci ilçesinde hava...