Bursa'da İlayda Zorlu için adalet çağrısı!

BURSA, 24 Nisan 2026 Cuma, 23:30

Bursa'da üniversite öğrencisi İlayda Zorlu'nun yaşamını yitirmesine ilişkin bir araya gelen öğrenciler ve gençlik örgütleri, basın açıklaması ve protesto gerçekleştirdi. Düzenlenen eylemde, İlayda Zorlu'nun ölümüne ilişkin iddiaların aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi talep edildi.

Eylemde okunan basın açıklamasında, İlayda Zorlu'nun mücadeleci bir öğrenci olduğu vurgulanarak, yaşanan sürecin "bireysel değil, sistematik ve politik" olduğu ifade edildi.

Açıklamada, gençliğe yönelik baskı politikalarına tepki gösterilirken, polislerin aileleri arayarak öğrencileri hedef gösterdiği iddialarına dikkat çekildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

"Karadeniz Teknik Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi sıra arkadaşımız İlayda Zorlu 17 Nisan'da katledildi. Bugün burada arkadaşımızın nasıl katledildiğini, sorumlularının kimler olduğunu açıklamak ve hesabını bir bir soracağımızı duyurmak için toplandık. İlayda, mücadele eden bir üniversiteliydi. Parasız eğitim hakkını savunuyordu çünkü geçinemediği için onlarca sıra arkadaşı intihara sürüklendi. Genç bir kadın olarak kadın cinayetlerine karşı susup oturmayı değil mücadele etmeyi tercih etmişti. İlayda Zorlu, bizim aynı sıraları paylaştığımız, aynı mücadele içerisinde yer aldığımız; memleketin her yerindeki hak gaspına karşı çıkan, özgürlüğümüz ve geleceğimiz için çabalayan bir arkadaşımızdı.

İlayda Zorlu, vize sınavları bittikten sonra Hatay'a aile evine ziyarete gitmişti. 17 Nisan'da ise İlayda, arkadaşlarına ulaşarak babasının kendisini şiddetle tehdit ettiğini söyledi. Sebebi neydi? Sebebi, polis olan babası polis tarafından aranarak "Kızınız yasadışı eylemlere katılıyor, terör örgütüne üye, iki güne dağa kaçırırlar." demiş olması. Polis, 18 yaşına gelmiş bir kadının babasını arayarak, şikayet etmiş ve aile içi şiddeti-baskı ve tehditi tetiklemiştir. 17 Nisan günü gecesinde Hatay'ın yerel basınında İlayda'nın, polis babasının beylik tabancasıyla kendini göğsünden vurarak intihar ettiği söylenmiştir. Devletin bu baskı ve denetim zinciri, İlayda'nın yaşamdan koparılmasına giden süreci yaratmıştır, İlayda'nın ölümüne yol açmıştır.

İlayda'nın bugüne kadar katıldığı eylemler 8 Mart kadın yürüyüşü ve katledilen gençler için gerçekleştirilen eylemlerdi. Tam olarak bu eylemlere katıldığı gerekçesiyle ailesi arandı ve terör örgütüne üye olduğu söylendi. Bu süreç devletin "güvenli aile, güvenli gelecek" çalışması kapsamında ailelerimizin polis tarafından aranmasını meşrulaştırdığı zamanda gerçekleşmiş ve sonucunda üniversiteli bir kadının hayatını kaybetmesine yol açmıştır.

Biz bugün burada, bir arkadaşımızı kaybettiğimiz için toplandık. Ama yas tutmak için değil; gerçeği söylemek, sorumluları teşhir etmek ve hesap sormak için buradayız. Bu ölümün üzerinin örtülmesine izin vermemek için buradayız. İlayda'nın yalnız olmadığını, hiçbir arkadaşımızın yalnız olmadığını göstermek için buradayız. Bizler bugüne kadar bas bas bağırdık. Bakanlık önlerinde, mecliste, sokak eylemlerinde, basın toplantılarında bir bir anlattık. Dedik ki, bu baskı politikalarınız daha 20'li yaşlardaki gençlerin ölümüne sebep olacak. Sizin kutsal aileleriniz bize baskıdan, denetimden başka bir şey sunmuyor dedik. Bu yapılan yasal mı diye sorduk, "güvenli aile, güvenli gelecek" çalışması kapsamında yapıyoruz diye cevap verdiniz. Ve bugüne geldik! Bugün sizin geleceğimiz için güçlendiriyoruz dediğiniz aileleriniz, bir arkadaşımızın hayatına mâl oldu. Gençleri bir bir katledildiği bir gelecek mi inşa etmek istiyorsunuz? Yapamazsınız. İktidarın yetemediği yerde ailelerimiz üzerinden mi baskı kurmaya çalışıyorsunuz? Yapamazsınız. Açık açık söylüyoruz: İlayda'nın katilleri, bu cinayetin sorumluları belli. Üstünü kapatmaya mı çalışacaksınız? Yapamazsınız.

Arkadaşımız, yoldaşımız İlayda Zorlu'nun katledilmesi, bu ülkede gençliğe yönelen çok katmanlı baskı rejiminin, devlet aklıyla örülen korku siyasetinin ve sistematik hedef göstermenin en ağır, en geri dönülmez sonuçlarından biridir. Bu bir "kaza" değildir. Bu bir "intihar" değildir. Bu bir cinayettir. İlayda, devletin yarattığı ve beslediği şiddet düzeni içinde katledilmiştir. Bugün Türkiye'de iktidar, yalnızca toplumsal muhalefeti bastırmayı değil; aynı zamanda geleceği temsil eden gençliği denetim altına almayı, dönüştürmeyi ve itaatkâr hale getirmeyi hedeflemektedir. Bugün Türkiye'de üniversiteliler; yalnızca eğitim hakkını savunduğu, yalnızca eşitlik talep ettiği, yalnızca geleceksizliğe itiraz ettiği için sistematik olarak hedef haline getirilmektedir. Gençliğin en meşru talepleri dahi "suç" olarak yaftalanmakta, mücadele eden öğrenciler açıkça fişlenmekte, polis eliyle aileler aranarak gençler hakkında asılsız ithamlarda bulunulmaktadır. Bu politikalar tesadüfi değildir; bilinçli bir pasifikasyon stratejisidir.

İlayda'nın ailesinin aranması, "kızınız eylemlere katılıyor" denilerek açıkça hedef gösterilmesi, bu politikanın en somut tezahürlerinden biridir. Polis şiddeti, yargı sopası, medya manipülasyonu ve hedef gösterme pratikleriyle gençliğin sesi bastırılmaya çalışılmaktadır. Her itiraz, her hak talebi bir "güvenlik sorunu" olarak çerçevelenmekte; böylece meşru talepler kriminalize edilmektedir. Yaratılan korku ve paranoya iklimi, yalnızca kamusal alanda değil, gençlerin en özel alanlarında, aile ilişkilerinde dahi bir baskı mekanizmasına dönüşmektedir. Bu müdahale, aile içinde baskıyı, tehdidi ve şiddeti tetiklemekte; gençlerin yaşam alanlarını daraltarak onları yalnızlaştırmakta ve savunmasız bırakmaktadır. İlayda'nın yaşamdan koparılması tam da bu çok katmanlı şiddet mekanizmasının sonucudur. Bu, yalnızca bir idari uygulama değildir. Bu, toplumsal ilişkileri parçalamaya yönelik politik bir müdahaledir. Bu nedenle İlayda'nın ölümü bireysel değil, doğrudan politik ve sistematik bir cinayettir. Bu düzen; gençleri yoksulluğa mahkûm eden, barınma hakkını gasp eden, eğitim hakkını piyasanın insafına bırakan; yetmediğinde ise ses çıkaranları bastırmak için polisi, yargıyı ve ideolojik aygıtları devreye sokan bir düzendir. Üniversiteliler bir yandan güvencesiz işlerde çalışmak zorunda bırakılırken diğer yandan en temel demokratik haklarını kullandıkları için hedef haline getirilmektedir. Yurtlarda yaşanan ölümler, kampüslerde artan baskı, kadınlara yönelik sistematik şiddet ve aileler üzerinden yürütülen sindirme politikaları. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değildir.

İlayda'nın katilleri yalnızca şiddeti uygulayanlar değildir. İlayda'nın katilleri; gençliği sistematik biçimde hedef haline getiren akıldır. İlayda'nın katilleri; öğrencileri düşmanlaştıran söylemi üretenlerdir. İlayda'nın katilleri; korku iklimini büyüten, aileleri arayarak baskıyı derinleştiren, gençleri yalnızlaştıranlardır. Açıkça söylüyoruz: Bu cinayetin sorumluları bellidir. Gençliği düşmanlaştıranlar, öğrencileri "tehdit" olarak gösterenler, aileleri arayarak korku yayanlar, bu politikaları üreten ve uygulayanlar bu cinayetin asli failleridir. İlayda'nın yaşamını elinden alan bu düzenin kendisidir. Gençliğe yönelik sistematik baskı politikaları derhal son bulmalıdır. Polisin aile aramaları, fişleme ve hedef gösterme faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. Bu süreçte sorumluluğu bulunan herkes yargılanmalı ve cezasını çekmelidir. Gençlerin yaşam hakları güvence altına alınmalıdır. Bugün İlayda için, yarın yaşam hakkı tehdit altında olan tüm gençler için mücadele ediyoruz. Bizler bu cinayeti unutmayacağız. İlayda'yı unutturmayacağız, intihar denilerek üstünün kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir arkadaşımızın mücadele ettiği için iktidarın sistematik baskısına maruz kalmasına sessiz kalmayacağız.

Hukuksuzca aile araması yapıp yalana dayalı provakatif bilgiler veren polisler, polislere bu talimatı verenler; İlayda'ya baskı ve şiddet uygulayan, ölümüne neden olan silahın sahibi babası yargılanıp, hesap verecek. Katillerinden, bu cinayetin sorumlusu olan herkesten bir bir hesabını soracağız. Suçlusunuz, hesabını vereceksiniz! "

BURSA 24 Nisan 2026 Cuma, 23:30

Benzer Haberler

Kars'ta kar yağışı ve tipi ulaşımı aksattı

Kars'ta nisanda etkili olan kar yağışı ve tipi...

Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin: Hak ettiğimiz bir galibiyet aldık

Başakşehir Teknik Direktörü Nuri Şahin,...

Eldor Shomurodov, kariyer sezonunda ligde 20. golünü kaydetti

Başakşehir'in golcü oyuncusu Eldor Shomurodov,...

Bakan Kurum, İstanbul'da 2 bin kiralık konut için tarih verdi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı...

Motosiklet araziye devrildi: 1 ölü

Uşak Sivaslı'da motosikletin araziye devrilmesi...

Beylik tabancasını gösterirken arkadaşını vurdu! O polise 16 yıl hapis cezası

Bakırköy'de beylik tabancasını tanıtırken...