Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin temmuz ayı ikinci oturumunda AK Parti Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın İsmet İnönü'ye yönelik sözleri büyük tepki çekmişti. Aydın, "İsmet İnönü eşini Venizelos'un koluna taktı mı takmadı mı" demişti. CHP'li meclis üyeleri bugünkü meclis oturumundan önce Mudanya'daki Mütareke Meydanı'nda Aydın'ın sözlerini protesto etti. CHP Grup Sözcüsü Yücel Akbulut, "Bu sözler yalnızca İsmet İnönü'nün şahsına yöneltilmiş değildir. Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine ve bağımsızlık mücadelesine karşı yapılmış bir saygısızlıktır" dedi.
Başka Gazete / Kardelen Cancı
Mudanya Mütareke Meydanı'ndaki açıklamaya CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, CHP milletvekilleri, partililer ve vatandaşlar katıldı.
CHP Bursa Grup Sözcüsü Yücel Akbulut, tarafından okunan basın açıklamasında, 14 Temmuz 2026 tarihli Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında AK Parti Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın, "Aradan birkaç sene geçtikten sonra ikinci genel başkanınız İsmet İnönü, eşini Venizelos'un koluna taktı mı, takmadı mı?" sözleriyle İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü'nün manevi hatırasını hedef aldığını belirtti.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
"14 Temmuz 2026 tarihli Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında AKP Grup Sözcüsü, bir önceki oturumda söylediğim, "Kurtuluş Savaşı neden 'kurtuluş' biliyor musunuz? Yabancı başkentlerden emir ve talimat almaktan kurtulmaktır." sözlerine cevap verirken, Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü'nün manevi hatırasını hedef alan son derece çirkin ifadeler kullanmıştır.
"Aradan birkaç sene geçtikten sonra ikinci genel başkanınız İsmet İnönü, eşini Venizelos'un koluna taktı mı, takmadı mı?" şeklindeki sözler; siyasi eleştiri sınırlarını aşan, İsmet İnönü'nün şahsına ve ailesine yönelik açık bir saygısızlıktır.
Bu kişi, daha önce Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Divan Kâtipliği görevini yürütürken de meclis çatısı altında "Allah belanı versin" şeklinde ifadeler kullanmış ve daha sonra bu sözlerinin yanlışlığını kabul ederek özür dilemiştir. Buna rağmen AKP Grup Sözcülüğüne getirilmiş; başka bir ifadeyle AKP İl Başkanlığı tarafından Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde partinin sesi ve temsilcisi yapılmıştır.
Yabancı başkentlerden emir ve talimat alınmasını "kurtuluş" olarak görmememiz kendisini rahatsız etmiş olacak ki; bu ülkenin Kurtuluş Savaşı'ndan Cumhuriyet'e uzanan mücadelesinin en önemli isimlerinden birine, muzaffer bir komutana, Mudanya ve Lozan'ın başmüzakerecisine, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış İsmet İnönü'ye minnet duymak yerine, eşi üzerinden saldırma gafletinde bulunmuştur.
Bu sözler yalnızca İsmet İnönü'nün şahsına yöneltilmiş değildir. Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine ve bu ülkenin bağımsızlık mücadelesine karşı yapılmış bir saygısızlıktır. Çünkü İsmet İnönü yalnızca bir isim değil; bağımsızlığın, Cumhuriyet'in ve devlet insanlığının simgelerinden biridir.
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi çatısı altında Cumhuriyet'in değerleriyle hesaplaşmaya çalışan bir anlayışa yer olmamalıdır.
Bu kişinin yalnızca grup sözcülüğü görevinden alınması yeterli değildir. AKP'nin kendi içinde disiplin sürecini başlatması ve kinle, nefretle, tarihi şahsiyetlerin ailelerini dahi hedef alabilecek ölçüde gözünü karartan bu kişinin parti üyeliğini de değerlendirmesi gerekir.
İsmet İnönü'yü ve kıymetli eşi Mevhibe İnönü'yü, aziz hatıraları önünde saygı, sevgi ve minnetle anıyorum.
Çünkü saygı, yaşamdan uzun sürer."
"Asla sizlere ve sizin gibi düşünenlere fırsat vermeyeceğiz"
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise konuşmasında şu sözlere yer verdi:
"Bunların yapmak istedikleri İsmet İnönü üzerinden cumhuriyetle hesaplaşmak, bunların derdinin cumhuriyeti ortadan kaldırmak olduğunu iyi biliyoruz. Her fırsatta kurtuluş mücadelesini veren değerlere saldırarak cumhuriyete olan kin ve öfkelerini kusuyorlar aslında.
Bu kurtuluş mücadelesi öyle kolay verilmedi. Birileri İngiliz gemilerine binip kaçarken bu topraklarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları Milli Mücadele'yi başlatarak kurtuluş savaşını vermişlerdir. İşte bu kurtuluş savaşı da onları rahatsız etmiş.
Ama bilsinler ki o şahıslar ve bu zihniyet bugün geldikleri konumu bile o Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu cumhuriyete borçlular. Şunu çok net olarak ifade edelim. Bu topraklarda, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu cumhuriyette bizler var olduğumuz sürece asla sizler amaçlarınıza ulaşamayacaksınız.
Biz bu topraklarda olduğumuz müddetçe cumhuriyeti sonsuza kadar bedeli ne olursa olsun savunacağız. Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri devam edecek. Asla sizlere ve sizin gibi düşünenlere burada fırsat vermeyeceğiz.
Değerli mücadele arkadaşlarım, değerli yol arkadaşlarım, her gün iktidarın bir takım baskılarıyla zulümleriyle karşı karşıyayız. Bizleri korkutarak sindireceklerini düşünenler bizler kurtuluş mücadelesi döneminde o emperyalist ülkelerden korkmadık ki sizden de korkalım. Eğer sizin baskınız ve zulmün önünde bir adım geri atarsak namerdiz. Bir santim bile başımız öne eğersek namerdiz. Sonuna kadar bu mücadeleye devam edeceğiz.
Bu topraklar Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu cumhuriyeti ilelebet yaşatacağız. Birlikte başaracağız. İnanın birlikte bu topraklarda demokrasiyi, adaleti, anayasal düzeni hep birlikte yaşatacağız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!"
"Yaşanan tablo kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır"
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise yaptığı konuşmada, "Burası Mudanya. Batı Cephesi Komutanı, Mudanya'nın ve Lozan'ın mimarlarından, Cumhuriyetimizin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün imzasını taşıyan mütarekenin kentindeyiz.
Bağımsızlığın tescillendiği, askeri zaferi diplomatik zafere taşıyan Mudanya Mütarekesi Anlaşması'nın imzalandığı binanın önündeyiz. Tarihe, ortak hafızamıza ve insan onuruna sahip çıkmak için buradayız.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le omuz omuza bağımsızlık mücadelesi veren, Cumhuriyet'in kuruluşu için cephede ve masada çok ağır sorumluluklar üstlenen, bedeller ödeyen İsmet İnönü'nün bu ülke için ne ifade ettiğini biliyoruz.
İsmet İnönü bu ülkenin gerçek bir gazisidir. Gazilik kürsüden dağıtılmaz. Gazilik ilanla kazanılmaz. Gazilik bu vatan için canını ortaya koyanların taşıdığı bir şereftir.
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde İsmet İnönü'nün şahsına ve merhum eşi Mevhibe İnönü'ye yönelik kullanılan ifadeleri en güçlü şekilde kınıyoruz. Ama biliyoruz, kınamak yetersiz kalıyor.
Bu nedenle tarihe, tarih önünde kayda geçen bu sözler için açık ve net özür diliyoruz. Bu ülkenin kurtarıcıları ucuz provokasyonlar için malzeme yapılamaz. Cumhuriyetin kurucu kadrolarına iftira atmak tarih bilmezlik değil, Cumhuriyet'in temel değerlerine yönelmiş bilinçli bir saldırıdır.
Bu, nasıl olsa hiçbir bedel ödenmeyeceğini bilmenin rahatlığıyla önceden hazırlanarak yapılmış bir konuşmadır arkadaşlar. Bir dil sürçmesi değildir. Biz bu saldırının, kendisinin de ifade ettiği gibi siyaset yapma uğruna olduğunu, toplumsal barışı bozmaya hizmet ettiğini biliyoruz.
Hepimiz her şeyi tüm çıplaklığıyla görüyoruz. Ama buradaki asıl ayıp, bir kadının onurunun ucuz bir hesaplaşmanın parçası haline getirilmesidir. Hayatta olmayan bir kadını hedef alan, onu aşağılamaya çalışan bu dil yalnızca Mevhibe İnönü'ye değil, bu ülkedeki bütün kadınlara yapılmış korkunç bir saygısızlıktır.
Bugün Mevhibe hanımefendiyi ucuz siyasi anlayışı uğruna hedef gösteren zihniyet, yarın her kadını aynı şekilde hedef alır. AK Parti Grup Sözcüsü Alperen Aydın kadın arkadaşlarının ve kadın meslektaşlarının yüzüne nasıl bakabiliyor? Kendisini tanıyan kadınlara ne yapmaları gerektiğini söyleyecek değiliz. Bu sözlerin karşılığını elbette en iyi kadınlar verecektir.
Değerli arkadaşlar, dostlar; siyaset insan onuru üzerinden yapılmaz. Kadın onuru üzerinden hiç yapılmaz, izin vermeyiz.
Üstelik Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan tablo bizler açısından kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Son iki meclis toplantısında kentin gerçek sorunları yerine hakaretler, provokasyonlar ve toplumun sinir uçlarına dokunan tartışmalar gündem yaratıyor.
Bursalıların AK Partili meclis üyelerinden beklentisi kavga değil, hizmettir. Hep söylüyorlar ya, bunu hatırlatmaktan biz yorulduk. Onlar kavgadan yorulmuyor. Millet temsilcilerini milli kahramanlarına hakaret etsinler diye değil, Bursa'nın sorunlarını çözsünler diye seçti.
Bu nedenle AK Parti grubu adına yapılan bu konuşmadaki ifadeler nedeniyle sorumlu makamları açık ve net biçimde özür dilemeye, Bursa'nın selameti için acil şekilde saygın ve sorumlu bir üslup takınmaya davet ediyoruz.
Bu özür hemen bugün İsmet İnönü'nün hatırasından, Mevhibe İnönü'nün hatırasından, Mudanya'nın tarihinden ve bu ülkenin ortak vicdanından dilenmelidir.
Milletimizi ortak emanetimize sahip çıkmaya ve bizlere destek olmaya çağırıyorum.
Bursa ve Mudanya savaşın değil barışın adıdır. İftiranın değil onurun adıdır. Saygısızlığın değil Cumhuriyet'in adıdır.
Biz hepimiz bu mirasa sonuna kadar ve sonsuza kadar sahip çıkacağız." ifadelerini kullandı.
BURSA 16 Temmuz 2026 Perşembe, 14:31
Benzer Haberler