CHP'li Aylin Nazlıaka, İBB'nin 'Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri'ne dönük şiddet iddialarıyla ilgili olarak, "Yaşanan ve basına taşınan olay, bazı yayın organlarında iddia edildiği gibi ailenin beyanıyla değil; çocuğun öğretmeni tarafından yapılan gözlemle ortaya çıkmıştır. Görevli personel soruşturmanın selameti gereği görevden uzaklaştırılmıştır" açıklamasını yaptı.
CHP'nin Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın da gündeme getirdiği, İBB'nin bir çocuk etkinlik merkezine yönelik şiddet iddialarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.
SORUŞTURMA SÜRECİNİ ANLATTI
Nazlıaka, "Konu daha önce doğrudan İçişleri Bakanlığınca incelenmiş, Mülkiye müfettişleri tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma sonucunda 22 Nisan 2025 tarihli İçişleri Bakanlığı kararıyla şu tespitler yapılmıştır: 'Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri okul öncesi eğitim kurumu değildir. Kreş veya gündüz bakımevi niteliği taşımaz. Belediyelerin sosyal hizmet sunma yetkisi kapsamında faaliyet göstermektedir. İddia edilen fiiller Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmemektedir. Kamu görevlilerine yönelik cezai sorumluluk doğmamaktadır. Bu nedenle 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni verilmemiştir'. Karara karşı Danıştay yolu açık olmakla birlikte, bu karar İçişleri Bakanlığı'nın en üst denetim makamı tarafından verilmiş ve hukuki tartışmayı fiilen sonlandırmıştır" dedi.
'DENETİMLER YAPILIYOR'
Kreşlere yönelik denetimlere ilişkin de konuşan Nazlıaka, "Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri yalnızca belediye tarafından değil, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından defalarca denetlenmiştir. Denetimlerde merkezlerin fiziki koşulları, personel yapısı, çocuk güvenliği, kayıt prosedürleri, faaliyet alanları, mevzuat uyumu ayrıntılı biçimde incelenmiş ve raporlanmıştır. Bu denetimlerde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir. Yaşanan ve basına taşınan olay, bazı yayın organlarında iddia edildiği gibi ailenin beyanıyla değil, çocuğun öğretmeni tarafından yapılan gözlemle ortaya çıkmıştır. Öğretmenin durumu fark ederek durumu tutanak altına alması, aileyi bilgilendirmesi ve süreci başlatması çocuk koruma açısından örnek bir uygulamadır" sözlerini sarf etti.
'BASINA SERVİS EDİLMESİ İHLAL'
Nazlıaka, yargı süreciyle ilgili de, "Kamera görüntüleri aileyle ve adli makamlarla eksiksiz paylaşılmış, adli süreçlere tam uyum sağlanmış, görevli personel soruşturmanın selameti gereği görevden uzaklaştırılmış, 12 Ocak 2026 tarihli emniyet incelemesinde kamera kayıtlarında olağan dışı bir durum tespit edilmemiştir. Çocuğun pedagog eşliğinde alınan ifadesinin henüz adli tıp raporları tamamlanmadan yazılı basında servis edilmesi, başlı başına çocuğun üstün yararı ilkesinin ihlalidir" açıklamasını yaptı.
'ÇOCUKLARI KİRLİ SİYASETİNİZE ALET ETMEYİN'
Aylin Nazlıaka, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a da, "Sayın Bakan, çocuk haklarını kirli siyasetinize alet etmeyin. İBB'nin şeffaflığı ve adli süreçlere uyumu ortadayken, bakanlığın kriz siyasetini tercih etmesi çocuklara değil iktidarın iletişim stratejisine hizmet etmektedir. Sorumluluktan kaçmayın, görev alanınızdaki çocukların güvenliğini sağlayın, denetim kapasitenizi güçlendirin ve siyasi algı operasyonlarından vazgeçin. Çocukların güvenliği ve üstün yararı, hiçbir siyasi ajandanın malzemesi edilmeyecek kadar temel ve devredilemez bir haktır" sözleriyle seslendi.
Kaynak: Cumhuriyet
GÜNDEM 25 Ocak 2026 Pazar, 17:51
Benzer Haberler