Cumhurbaşkanı Erdoğan: Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir

GÜNDEM, 18 Mart 2026 Çarşamba, 20:26

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eğitim Ailesi İftar Programı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır: Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:

Çanakkale Deniz Zaferimizin 111. yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale Destanı'nın üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında, kanlarıyla toprağı sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle ve şükranla yad ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağız. Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekânlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif, İstiklal Marşımızda "Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı" diyerek milletimizin neredeyse her ferdinin şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor.

"DOST DÜŞMAN İYİ BİLİR Kİ ÇANAKKALE GEÇİLMEZ"

Anadolu, her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin; "Ana dolu", "Baba dolu" değil... Burası çok anlamlı. Şehit evladı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı'dır, Gelibolu'dur, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin ve varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Türkiye'nin sadece 783.000 kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır, Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır.

"ÇANAKKALE BİR DESTANDIR"

Çanakkale Bedr'in arslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in "Asım'ın Nesli" diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikâyesi olduğu kadar, aynı zamanda dramatik bir hikâyedir.

"Çanakkale içinde aynalı çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı" türküsü; henüz bıyığı terlememiş delikanlıların, lise ve darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız; 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale'de şehit olduğu için mezun verememiştir.

Milli şairimiz Akif; "Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda" derken işte bu acı hakikati dile getirir. "Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor" derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor.

Bir milleti büyük yapan, sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değil; aynı zamanda eğitimli, öz güven sahibi, iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak iyi eğitim almış, güçlü bir insan kaynağı ve içtimai büyümeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız.

"EĞİTİMDE TARİHİ NİTELİKTE REFORMLARI ÜLKEMİZE KAZANDIRDIK"

Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç; şüphesiz nitelikli, milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir.

Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık.

"ANNE BABADAN SONRA ELİ ÖPÜLEN KİŞİ ÖĞRETMENDİR"

"Köklerden Geleceğe" şiarıyla hayata geçirdiğimiz "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı; spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar ve akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık.

Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk.

Değerli hocalarım, Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Merhum Nurettin Topçu'nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle der: 'Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın, her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri vardır. Devletleri ve medeniyetleri yapan da, yıkan da muallimlerdir.'

Muallimler yani öğretmenler, devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte; varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir. Anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük; öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti, en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir.

En son Fatmanur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi ve bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır: Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz; bundan sonra da ödün vermeyeceğiz.

GÜNDEM 18 Mart 2026 Çarşamba, 20:26

Benzer Haberler

TSK Mehmetçik Vakfı, Çanakkale Zaferi'nin 111. yılı dolayısıyla Bursa'da mevlit okuttu

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mehmetçik Vakfı,...

Manisa'da feci kaza! Ölü ve yaralılar var

Manisa'nın Salihli ilçesinde otomobilin karşı...

Fed Başkanı Powell: Yükselen enerji fiyatları genel enflasyonu daha da artıracak

ABD Merkez Bankası Fed'in politika faizini...

Bakan Fidan, mevkidaşı Arakçi ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran Dışişleri...

Muğla'da bir kişi kaldığı apart odasında ölü bulundu

Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir kişi, kaldığı...

İstanbul'da kontrolden çıkan araç elektrik direğini devirdi: Faciadan saniyelerle kurtuldu

İstanbul Ataşehir'de kontrolden çıkarak refüje...