Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB Davası'nda ikinci celsenin 11'inci günü başladı. 53 kişinin tutuklu yargılandığı davada Ekrem İmamoğlu ve 12 kişinin tahliye beyanları alınıyor. İPA Başkanı Buğra Gökce, tahliye talebinde bulunduğu beyanında "İBB Başkanı ile telefonda konuşmayıp, belediyede baz vermezsem nasıl çalışacağız?" diye sordu ve "Adalet istiyorum" dedi. Beyanların ardından bugün tutukluluk incelemesi yapılacak ve ara karar açıklanacak.
Yaklaşık bir buçuk yıldır tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 53'ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın 75. duruşması görülüyor.
Tahliye beyanları dün Fatoş Pınar Türker'e kadar devam etmişti. Bugünkü duruşma da Fatoş Pınar Türker'in beyanlarıyla başladı.
İMAMOĞLU'NUN DA BEYANI ALINACAK
Bugün kalan tahliye talepleri alınacak ve ardından tutukluluk incelemesi yapılacak. Bugünkü duruşmada Ekrem İmamoğlu ve 12 kişinin daha beyanlarının alınması bekleniyor.
Duruşmalara, Silivri'ye yargılama başlamadan önce inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.
Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.
13.18 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Ermaner'in sözlerinin ardından sanık kürsüsüne Barış Kılıç geldi. Tutuklu sanık Barış Kılıç, 16 eylemden sorumlu tutulduğunu, bunların 7'sinde imzasının dahi bulunmadığını ifade etti. Kılıç, çalıştığı süre içinde mal varlığında bir artış olmadığına değindi. Kılıç'ın ardından avukatı Cansu Çiftçi söz aldı. Avukat Çiftçi, müvekkilinin ceza aldığı takdirde infazının 8 aya tekabül ettiğini ancak 18 aydır tutuklu olduğunu belirtti. Çiftçi'nin sözlerinin ardından mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi.
12.50 | AVUKATLARA, MAHKEME HEYETİNE HAKARET SORUŞTURMASI
Ramazan Gülten'in avukatı Enes Ermaner kendisi ve avukat Hüseyin Ersöz hakkında mahkeme heyetine yönelik hakaret iddiasıyla soruştuma başlatıldığını açıkladı. Ermaner yarın Çağlayan'da ifade vereceklerini söyledi. Mahkme Başakanı konu hakkında bir şey söylemedi.
12.30 | RAMAZAN GÜLTEN KÜRSÜDE
Buğra Gökce ve avukatının beyanlarının ardından kürsüye Ramazan Gülten geldi. Gülten, hakkında menfaat elde ettiğine dair somut bir delil ya da beyan olmadığına değindi ve "İmar planının onay etkisi idarede değil, belediye meclisindedir. Görev ve sorumluluğum olmayan bir yerden suçlanıyorum ve hakkımda beyan da yoktur" dedi.
"KIZIMIN PEK ÇOK İLKİNİ KAÇIRDIM"
Savunmasında, tutukluyken dünyaya gelen kızının pek çok ilkini kaçırdığını vurgulayan Gülten, şunları kaydetti:
"Onun birçok ilkini kaçırdığımı; hiç değilse ilk yaş gününü ve ilk adımlarını kaçırmak istemediğimi söylemiştim. Tutukluluğumun devamı nedeniyle onları da kaçırdım. Sevgili eşim, yokluğumu kızımıza hissettirmemeye çalışarak onu büyütürken, benim yerime onun ilklerine tanıklık etti. Sonra gördüklerini ve yaşadıklarını haftalık bir saatlik görüşlerimizde ve on dakikalık telefon konuşmalarımızda bana anlatarak beni kızımın hayatının içinde tutmaya ve babalığımı eksiltmemeye çalıştı. İlk adımlar ve ilk yaş günü geride kaldı."
12.00 | BUĞRA GÖKCE KÜRSÜDE
Taner Çetin'in avukatlarının tahliye taleplerinin ardından sanık kürsüsüne Buğra Gökce geldi. Gökce, "Belediye encümeninin aldığı kararlara imza atmak suç ise, Çankaya'da, İzmir'de de binlerce yıl ceza alacak kadar suç işlemiş olabilirim. Bu suçu Türkiye'de işlememiş bürokrat yoktur. Hatta bazıları şu an bakanlıklarda çalışıyordur" ifadelerini kullandı.
Attığı imzaların örgüt adına olduğuna yönelik iddiaya ilişkin de konuşan Buğra Gökce, "Örgüt adına olması için menfaat sağlamam lazım. Kredi ile aldığım bir evim var, arabam yok. Cezaevinde yattığım sürede de maddi sıkıntı yaşıyorum ve bununla da onur duyuyorum" dedi. Gökce, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olmak için İBB'deki görevinden istifa ettiğini hatırlattı ve "Beni aday yapmadılar, ben nasıl örgüte hizmet etmiş olabilirim" şeklinde konuştu.
"TELEFONDA KONUŞMADAN NASIL ÇALIŞACAĞIZ?"
Sanıklardan kimsenin kendisinden bahsetmediğini, mahkeme başkanının ve duruşma savcısının dahi kendisine soru sormadığını ifade eden Buğra Gökce, Ekrem İmamoğlu'yla arasındaki HTS ve baz kayıtlarına ilişkin, "İBB Başkanı ile telefonda konuşmayıp, belediyede baz vermezsem nasıl çalışacağız" ifadelerini kullandı.
"ADALET İSTİYORUM"
Buğra Gökce kendisinden önce aynı görevi yapan isimlerin daha sonra Ulaştırma Bakanı ve İller Bankası Başkanı olduğuna değindi. Gökce, sözlerini bitirirken "Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum" dedi.
11.45 | TANER ÇETİN'İN BEYANINA GEÇİLDİ
Fatoş Ayık ve avukatının ardından sıra bir diğer tutuklu sanık Taner Çetin'in tutukluluk incelemesine yönelik beyanlarına geldi. Çetin'in yerine söz alan avukatı Pınar Çengel, müvekkilinin suçlandığı ihale yöntemleriyle 2019'dan öncekilerin aynı olduğunu belirtti ve "Önceki dönemlerde aynı ihaleleri yapan insanların hepsi ödüllendirilmiş. Bazıları bugün bakanlık bünyesinde görev yapıyor" dedi.
11.15 | DURUŞMA BAŞLADI
Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk gelen isim Fatoş Ayık oldu. Ayık, Kadir Topbaş döneminde İBB'de işbaşı yaptığını belirtti ve "Varlığından haberdar olmadığım bir örgüt yüzünden 1,5 yıldır çile çekiyorum" ifadelerini kullandı.
Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratmakla suçlandığını belirten Fatoş Ayık, tam aksine hizmet alımlarında Medya A.Ş.'de yüzde 40 kar olduğunu belirtti. Ayık, ne kendisinin ne de annesiyle babasının başını öne eğdirecek bir eylemde bulunmadığını ifade etti.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
BİRLEŞEN DOSYA
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.
Kaynak: BirGün
GÜNDEM 03 Eylül 2026 Perşembe, 13:41
Benzer Haberler