Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasında 82. duruşma görülüyor. Duruşma bugün de tutuksuz sanıkların savunmaları ve sorguları ile devam edecek. Bugünkü duruşmada Ekrem İmamoğlu, eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Cemal Ufuk Karakaya'ya "'Örgüt, sistem' diye bir kavramı toplantılarda duydunuz mu?" diye sordu. Bunun üzerine Karakaya, "Eğer böyle bir örgütü, sistemi duymuş olsaydım ben burada çalışmaya devam eder miydim?" şeklinde yanıt verdi.
Görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 51'i tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın 82. duruşması tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve avukat Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu isim katıldı.
Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının bulunduğu duruşmada sanıkların yakınları da izleyici olarak yer aldı.
Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
14.05 | Tutuksuz sanık Cemal Ufuk Karakaya'nın savunması ve sorgusunun ardından söz alan avukatı beraatini talep etti. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
13.30 | Sanık kürsüsüne bir diğer tutuksuz sanık Cemal Ufuk Karakaya geldi. Karakaya, katıldığı 3 ihale için yargılandığını söyledi. Karakaya, ihaleleri düzenleyen, takdir komisyonunda yer alan birisi olmadığını ifade etti. İddianamede adının bazı yerlerde Kentsel Tasarım Müdürü olarak geçtiğini belirten Karakaya, işinin finans ve maliye olduğunu vurguladı.
Ekrem İmamoğlu tutuksuz sanık eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Cemal Ufuk Karakaya'ya sordu:
"160 milyarlık yolsuzluk diye başsavcılık tarafından bu dosyanın lansmanı yapıldı. Bunun 50 milyarlık dış kaynak firmalara aktarıldı diye lanse edildi. 50 milyarlık bir çapın olduğu yerde size soru sorulmasını beklerdim. Bir dış kredi nasıl alınır bu hususları bilen en önemli ikinci kişisiniz tam da burada daha iyi anlaşılması için buradaki çalışmanızın hükümeti baz alırsak maliye bakanısınız. Bu bağlamda dış kredilerin İBB gibi 1600 kez teftiş denetimden geçmiş bir kurumun 50 milyarlık bir yolsuzluk böyle bir akışın imkanı mümkünü var mıdır?"
Karakaya, "Başkanım orada 50 milyar bir yere aktarılsa bu hatlar nasıl açıldı. Seymenler tesisi nasıl açıldı. Alibeyköy tamamlandı. Bu para başka yere harcansa bu hatları nasıl açtık. Ve kuruşuna kadar geri ödendi" şeklinde yanıt verdi.
İmamoğlu, "'Örgüt, sistem' diye bir kavramı toplantılarda duydunuz mu?" diye sordu. Bunun üzerine Karakaya, "Eğer böyle bir örgütü, sistemi duymuş olsaydım ben burada çalışmaya devam eder miydim? Ben inanmıyorum ki buradayım. Belediyede de çalışmaya devam ediyorum" dedi.
12.30 | Tutuksuz sanık Oktay Aktaş, sanık kürsüsüne geldi. İddianamede ihaleden sorumlu tutulmasının maddi bir hata olduğunu söyleyen Aktaş, belirtilen tarihte işten çıkarıldığını ve ihalede bulunmasının teknik olarak mümkün olmadığını belirtti. Savunması ve sorgusu tamamlanan Aktaş'ın ardından söz alan avukatı beraatini talep etti.
11.45 | Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk olarak, kendisinden rüşvet istendiğini ileri süren ve şu anda sahte vatandaşlık sattığı iddiasıyla tutuklu bulunan İbrahim Halil Babacan geldi.
Kendisinden rüşvet istendiğini ileri süren ve şu anda sahte vatandaşlık sattığı iddiasıyla tutuklu olan Babacan'ın sorgusu sırasında söz alan Mehmet Murat Çalık, "İnşaatınızın herhangi bir aşamasında sizden zorlama ile bir talebim oldu mu?" diye sordu. Bunun üzerine Babacan, "Olmadı. Bahse konu projede 3 defada projeye tadilat ruhsatı aldık" dedi.
Murat Çalık, "19 Mart'ta gözaltına alındım. Gelip rüşvet görüşmesi mi yaptınız? İddianame diyor ki rüşvet görüşmesini yaptınız. O tarihte ben gözaltındaydım ve tutuklanmıştım" dedi.
İbrahim Halil Babacan ise "Siz gözaltına alındıktan sonra görüşmedik" şeklinde yanıt verdi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.
Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Birleşen dosya
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.
SİYASET 16 Eylül 2026 Çarşamba, 14:59
Benzer Haberler