İBB kreşinde şiddet iddialarına Başkanvekili Aslan'dan "davetli" yanıt

GÜNDEM, 27 Ocak 2026 Salı, 15:00

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, Güzeltepe'deki Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi'nde yaşandığı öne sürülen çocuğa şiddet ve taciz iddialarıyla ilgili basın toplantısında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a çağrı yaptı. Aslan, Bakan Göktaş'ı kreşleri görmeye davet ederek; "Gelsin, anne-baba gözüyle merkezlerimizi beraber gezelim. Oradaki denetimi, hizmeti ve güven ortamını bakanımız kendi gözleriyle görsün" dedi. İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir de 127 merkezde 12 binden fazla çocuğa ve ailelerine hizmet verildiğini vurgulayarak, "İBB için çocukların güvenliği, üstün yararı ve gerçeğin eksiksiz biçimde ortaya çıkarılması, her türlü kurumsal ve siyasi kaygının üzerindedir. Bu anlayışla adli makamlarla tam iş birliğimizi sürdürüyoruz" dedi.

İBB Başkan Vekili Aslan ve Genel Sekreter Demir, Eyüpsultan Güzeltepe Yuvamız İstanbul Çocuk Eğitim Merkezi'nde (ÇEM) yaşandığı iddia edilen olayla ilgili basın toplantısı düzenledi. Kameralar karşısına geçen iki yönetici, merkezlerdeki görüntü kayıtlarının teslim belgesinden, olayı ortaya çıkaran öğretmenlerce tutulan ilk tutanağa kadar bazı belgeleri basınla paylaştı. Açıklamada, ÇEM'lerin ve İBB'nin çocuğun üstün yararının gözetilmesi ilkesi de hiçe sayılarak hedefe konulduğu vurgusu öne çıktı. Seçilmiş İBB Başkanı İmamoğlu'nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu'nun da katıldığı basın toplantısında ÇEM'lerle ilgili ayrıntılı bilgi verildi.

İBB Başkan Vekili Aslan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın konuyla ilgili açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı ve bakana çağrıda bulundu. Aslan, "Sayın Aile Bakanımızın açıklamalarını gördüm. Kendisi bir anne olarak konuya hassas yaklaşıyor ama bu konuda doğru bilgilendirilmemiş olabilir, merkezlerimizi iyi tanımıyor olabilir. Buradan bir baba olarak çağrı yapıyorum: Siyasi kimliklerimizi kenara bırakalım... Mahinur Hanım'ı davet ediyorum. Gelsin, anne-baba gözüyle merkezlerimizi beraber gezelim. Oradaki denetimi, hizmeti ve güven ortamını bakanımız kendi gözleriyle görsün isterim" dedi.

"Yaptığımız en iyi, en beğenilen işlerin başında Yuvamız İstanbul geliyor"

Aslan açıklamasında şunları söyledi:

"Bizim yaptığımız en iyi, en beğenilen işlerin başında Yuvamız İstanbul geliyor. Böyle bir kara propagandayı yapanlar hiç mi düşünmüyor; merkezlerimiz olmasa evlatlarımız ne yapacak? Ailelerimiz ne yapacak? Çok şükür ki ailelerimiz de bizim hizmetlerimizi çok iyi tanıyor. Bizleri çok iyi biliyor. Ekranları başında çok sayıda hanımefendi de var. Özellikle çocuğu olanlar beni daha iyi anlayacaktır. Bugün bir özel merkeze çocuğunuzu göndermek isteseniz dünyanın parası. Anne-babadan uzak gurbetteyseniz, çocuğunuzu bırakacak uygun fiyatlı bir yer lazım. Bu, sadece günü kurtarmak için lazım değil. Zenginin çocuğu özel merkezlerde bir sürü etkinliğe katılıyor, garibanın çocuğu geri kalıyor. Okula başlayınca rekabet edemiyor. Şimdi biz; dar gelirli, orta gelirli ailelerimizin evlatlarına da bolca oyun oynayacakları imkân sağlıyoruz. Fırsatta eşitliyoruz, imkânda eşitliyoruz. Yani bu merkezlerin arkasında bir fikir var. Bu fikir ne siyaset ne ticaret. Bu fikir, Türkiye Cumhuriyeti'nin de kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal'in bize emanet ettiği cumhuriyettir. Çünkü Cumhuriyet demek, zenginle fakirin çocuğunu eşitlemek demektir. Biz merkezlerimize bu gözle bakıyoruz, sizden de ricam böyle bakmanız. Yani bu merkezleri hedef aldığınızda, burada dar gelirli vatandaşın elindeki hizmeti hedef almış oluyorsunuz.

"Kamuoyunun aklında tek bir şüphe kalmasını istemiyoruz"

Tartışma yaratan gündemle de ilgili olarak... Biz kurumumuzdaki tüm personelimize, yol arkadaşlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza güveniyoruz. Ama yine de kamuoyunun aklında tek bir şüphe kalmasını istemiyoruz. Biz, şeffaf olmayı ilke edindik. O yüzden bu süreçte de daima olan biteni Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na (KVKK) uygun oranda belgeleri ve görüntüleri ile kamuoyuyla paylaştık. Görüntülerin tamamını da adli makamlarla paylaştık. Bakın bu konu ne zamandır gündemde? Üç-dört gündür değil mi? Biz ne zaman tutanak tutmuşuz? 2 Aralık'ta. Yani burada bir durum var, araştırmak gerekir diye ilk harekete geçen biziz. Tutanağı tutan biziz. Aileye bilgi veren biziz. Adli makamlara olayı taşıyan yine biziz. Yani öyle denetimden kaçmak bir yana, bizzat denetimi yapıp, aksiyona geçen biziz. Peki bu basın açıklamasını neden şimdi yapıyoruz? Konuda bahsi geçen evladımızı düşünerek, büyük bir titizlikle bir süreç yürüttük ve yürütmeye devam ediyoruz. Tüm kamu kurumlarımızla iş birliği halindeyiz. Bütün isteğimiz, çocuğumuzu da etkilemeyecek biçimde bu olayın sonuçlandırılmasıydı.

"Doğruları anlatmak için buradayız"

Ne yazık ki süreç günlerdir başka bir boyuta taşındı. Bu nedenle doğruları anlatmak için buradayız. Bakın; burada bize büyük bir haksızlık yapılıyor. Bizi geçtim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne kurum olarak haksızlık yapılıyor. Asıl haksızlık, çocuğunu buraya güvenle bırakan anneye yapılıyor. Asıl haksızlık, buradan hizmet alan çocuklarımıza yapılıyor. Asıl haksızlık, garibana yapılıyor, ihtiyaç sahibine yapılıyor. Biz, başka ülkenin belediyesi değiliz, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet kurumuyuz. Yuvamız İstanbullar bize değil, vatandaşa ait. Tapusu da İstanbullulara ait. Biz gideriz, başkası gelir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kalır. Siyaset için devleti yıpratmak, bizlere yakışmaz. Benim şahsıma iftira atılsa, belki sineye çekerim, 'siyasettir' der geçerim. Ama devletin kurumuna iftira atılırsa, orada kurumun ve canını dişine takarak çalışan arkadaşlarımın itibarını korumak benim görevim.

"Bir çocuğumuzun dahi kılına zarar gelmesine izin vermeyiz"

Ayrıca, Sayın Aile Bakanımızın açıklamalarını gördüm. Kendisi bir anne olarak konuya hassas yaklaşıyor ama bu konuda doğru bilgilendirilmemiş olabilir, merkezlerimizi iyi tanımıyor olabilir. Bu merkezlerimizin mimarı Ekrem Başkanımız bir baba. Üç evladı var. Ben de bir babayım, benim de üç evladım var. Buradan bir baba olarak çağrı yapıyorum: Siyasi kimliklerimizi kenara bırakalım... Mahinur Hanım'ı davet ediyorum. Gelsin, anne-baba gözüyle merkezlerimizi beraber gezelim. Oradaki denetimi, hizmeti ve güven ortamını bakanımız kendi gözleriyle görsün isterim. Ve altını çizerek söylemek isterim ki: Bir çocuğumuzun dahi kılına zarar gelmesine izin vermeyiz. Bir çocuğumuzun dahi kılına zarar getirenin de karşısında önce biz dururuz. Son olarak şunu belirtmek isterim ki; bugün merkezlerimizin Türkiye'ye, New York'a ve dünyanın diğer kentlerine ilham kaynağı olması bizim için en büyük mutluluktur. Biz hizmette yarışmayı, iyiliği büyütmeyi yolumuz bildik. Ne olursa olsun ne yaşarsak yaşayalım asla iyi olmaktan, iyilik için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz."

"Çocuğumuzun haklarını gözeterek bu basın açıklamasını yaptığımızın altını çizmek isterim"

Aslan'ın ardından söz alan İBB Genel Sekreteri Prof. Demir de Yuvamız İstanbul ÇEM'lerin kuruluş süreci ve ulaştığı noktayla ilgili bilgiler paylaşıp, olayla ilgili belgeleri gösterdi. "İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yönetim vizyonuyla hayata geçen; şehrimizin en yüksek toplumsal karşılığa sahip sosyal hizmet projelerinden biri olan Yuvamız İstanbul merkezlerimiz, memlekete örnek bir projedir" diyen Prof. Demir, özetle şöyle konuştu:

"Yuvamız İstanbul; çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sunan, evlatlarımıza nitelikli eğitim sağlayan çok değerli merkezlerdir. Yuvamız İstanbul, bugün 127 noktada, 12 bin 696 kapasiteyle İstanbullulara hizmet sunmaktadır. Özellikle dar ve orta gelir seviyesindeki ailelerin evlatlarına hizmet sunan merkezlerimiz sayesinde, annelerin istihdamı desteklenmekte, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımı sağlanmaktadır. Talep yoğunluğu nedeniyle belediyemizin yaşadığı kontenjan sıkıntısı, burada bir ihtiyaç olduğunu da açıkça göstermektedir. Yani Yuvamız İstanbul hem çocuklar hem anneler hem de atama bekleyen öğretmenler açısından, İstanbul'a yaraşır, hayırlı bir projedir. Fakat ne yazık ki merkezlerimiz, son günlerde bazı medya organları aracılığıyla haksızca hedef alınmaktadır. Bazı yayın organları, çocuğun üstün yararı ilkesini çiğneyerek, adli tıp raporunu dahi yayınlıyorlar. Süreci, adli ve idari mercilerle birlikte özenle, çocuğun üstün yararı ilkesiyle yürütüyor olmamıza rağmen, konu başka yerlere çekildi. Çocuğumuzun haklarını gözeterek bu basın açıklamasını yaptığımızın altını çizmek isterim.

"Yuvamız İstanbul merkezlerimizin hukuki niteliği, açık ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmuştur"

En başta şunu belirtelim: Yuvamız İstanbul merkezlerimiz hakkında iddia edilen 'ruhsatsız', 'yasadışı' ve 'mevzuata aykırı' iddiaları, daha önce İçişleri Bakanlığı'nın denetimine konu olmuştur. İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 22 Nisan 2025 tarihli resmî kararda, Yuvamız İstanbul merkezlerimizin hukuki niteliği, açık ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmuştur. Söz konusu kararda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Yuvamız İstanbul merkezlerinin, okul öncesi eğitim kurumu olmadığı ve belediyelerin sosyal hizmet sunma yetkisi kapsamında faaliyet gösterdiği gibi hususlar açıkça belirtilmiştir. Karar, İçişleri Bakanlığı'nın en üst denetim makamının, Yuvamız İstanbul'un hukuka uygunluğunu açık biçimde tescil ettiği resmî bir belgedir.

"Tespit edilen olay, ailenin beyanıyla değil, öğretmenimizin dikkatiyle ortaya çıkmıştır"

Önemle altını çizmek isteriz ki; tespit edilen olay, ailenin beyanıyla değil, öğretmenimizin dikkatiyle ortaya çıkmıştır. Görevli öğretmenimiz, çocuğu giydirirken göğsündeki morluğu fark ederek, tutanak altına almış ve yine kamera kayıtlarından görüleceği üzere, aynı gün çocuğumuzun ailesini bilgilendirmiştir. İddialar ilk andan itibaren ciddiyetle ele alınmış; kamera kayıtları hem aileyle hem de ilgili makamlarla eksiksiz şekilde paylaşılmıştır. Öğretmenin, bölge sorumlularının ve personelin yazılı savunmaları alınarak vaka üzerine ilk ön inceleme başlatılmıştır. İBB Teftiş Kurulumuz da derhal iç soruşturma başlatmıştır. Adli sürecin sağlıklı yürütülmesi ve çocukların üstün yararının korunması amacıyla, ilgili öğretmenimiz soruşturmanın selameti için görevden uzaklaştırılmıştır. Ders kayıt tutanakları, söz konusu evladımızın spor derslerine yalnızca iki kez katıldığını göstermektedir. Tamamı görüntülü ve sesli olarak kayıt altına alınan bu derslerde, olağan dışı herhangi bir duruma rastlanmamıştır.

"35 Kameranın kaydı 4 farklı yazı ile emniyet birimlerine teslim edilmiştir. İddia edildiği gibi, eksik kayıt yoktur"

Merkezimizde gerek alt katların gerek üst katların olsun, 35 kameranın kaydı 4 farklı yazı ile emniyet birimlerine teslim edilmiştir. İddia edildiği gibi, eksik kayıt yoktur. Yuvamız İstanbul merkezlerimiz, mekânın metrekaresine göre asgari 9, azami 50 kamera ile izlenmektedir. Özellikle dikkatinizi çekmek isterim: Çocukların hakkı, güveni bizim için her şeyden önemlidir. Yönetmelik gereğince kamera kayıtları 15 gün tutulurken, biz ailelerin yanında olmak için, çocukların hakkını korumak için, tüm kayıtlarımızı 3 ay boyunca tutuyoruz. Kamera kayıtlarının teslim tutanağını ekranda görebilirsiniz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi için çocukların güvenliği, üstün yararı ve gerçeğin eksiksiz biçimde ortaya çıkarılması, her türlü kurumsal ve siyasi kaygının üzerindedir. Bu anlayışla adli makamlarla tam iş birliğimizi sürdürüyoruz. Denetim süreçlerini şeffaf biçimde yürütmeye devam ediyoruz.

"127 Merkezde 12 bin 696 kapasiteyle Yuvamız İstanbul'u hedef tahtasına konulmasını adil bulmuyoruz"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, biz, konuya bu kadar titizlenirken, 127 merkezde 12 bin 696 kapasiteyle İstanbullulara hizmet sunan Yuvamız İstanbul'u hedef tahtasına konulmasını adil bulmuyoruz. Çocuğun üstün yararını gözetmeden; hedef göstererek açıklamalar yapan, manşetler atan, 'sapık', 'sapkın' gibi ifadelerle sayfalarına taşıyan, kendine 'gazeteci' diyen kişi ve kurumlara dava açılmıştır. Ayrıca bu kişi ve kurumlar için Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuştur. Biz, çocukların yüksek yararını esas alan, güvenli, destekleyici ve sağlıklı gelişimi önceleyen bir yaklaşım benimsedik. Koruyucu-önleyici tedbirleri güçlendirdik, izleme ve rehberlik süreçlerini etkinleştirerek çocukların her açıdan iyi olma halini merkeze alan uygulamaları kararlılıkla sürdürdük. Biz, İstanbul'daki hiçbir çocuğumuz hak kaybına uğramasın diye, kendimiz vakaları birebir takip ediyoruz. İstanbul'da hiçbir çocuğun geleceğinin karartılmasına, haklarından mahrum bırakılmasına göz yummuyoruz.

"Yuvamız İstanbul merkezleri ile çocuklara ve ailelere hizmet sunmaya kararlılıkla devam ediyoruz"

Bizler sosyal destek sunmaya, halkçı belediyecilik yapmaya, Yuvamız İstanbul merkezleri ile çocuklara ve ailelere hizmet sunmaya kararlılıkla devam ediyoruz. İyi ve kaliteli eğitim sadece varlıklı ailelerin çocuklarının değil, tüm çocukların hakkıdır. Bu yolda çalışmaya devam edeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hukuka, şeffaflığa ve çocuk haklarına dayalı bu çizgisini koruyacaktır. Biz çocuklar için her alanda fırsat eşitliği isteyen, bunu savunan, bu amaç için projeler üreten bir yönetimiz. Bununla da gurur duyuyoruz. İstanbul'da hiçbir çocuğu sahipsiz, geleceksiz bırakmayacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların hakkını, hukukunu koruyacağız. Çocuklarımızın geleceğe umut ve güvenle baktığı, ailelerin gelecek kaygısı çekmediği bir İstanbul var etmek için çalışmaya devam edeceğiz.

"Aile kamera kayıtlarını izledi, tutanaklarda da var"

Prof. Demir, açıklamasının ardından gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı. Prof. Demir, "Çocuğun ailesiyle yapılan görüşmelerde yaşanan süreçle ilgili yeterli bilgi verilmediği, bilgi saklandığı söyleniyor. Bu konudaki iddialar doğru mu değil mi" sorusuna, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ciddi bir kurum. Dolayısıyla ilk andan itibaren, bu çocuktaki söz konusu morluğun tespiti ve aileye beyandan itibaren, bütün iletişimler tutanak altındadır. Bu da adli mercilere sunulmuştur" yanıtını verdi.

Prof. Demir, İBB tarafından tutulan tutanakların aileyle paylaşılıp paylaşılmadığı yönündeki soruyu ise "Bu zamana kadar tüm tuttuğumuz tutanaklar, talep edildiği halde hem adli mercilerle hem de aileyle paylaşıldı. Aile, bu olaydan sonra kamera kayıtlarını izlemeyi talep ediyor. Biz de kamera kayıtlarını izletiyoruz. Bunun tutanağı dahi var" şeklinde yanıtladı.

"Yapmaya çalıştığımız şey, kent yoksulluğunu bir nebze olsa azaltmaya çalışmak"

Prof. Demir, kendisine yöneltilen, "Ekrem İmamoğlu'nun en önemli projelerinden bir tanesi Yuvamız İstanbul. Bu konunun siyasi bir baskı olduğunu düşünüyor musunuz" sorusuna, "Bunu düşünmek istemiyoruz. Çünkü bizim burada yapmaya çalıştığımız şey, hiçbir şekilde siyasi bir olay değil. Yapmaya çalıştığımız şey, kent yoksulluğunu bir nebze olsa azaltmaya çalışmak. 127 merkezimizde, 12 binin üzerinde çocuk demek, 12 binin üzerinde aile demek bizim için. 12 bin aileye yardımcı oluyoruz Çocuk Etkinlik Merkezlerimizde ve gurur duyuyoruz. Daha da fazlasını yapmak için de gece-gündüz çalışıyoruz" yanıtını verdi.

Prof. Demir, "Bu olaydan etkilenip, çocuklarını geri almak isteyen aileler oldu mu" sorusunu, "Tam tersi, destek için her gün bizi arıyorlar, 'Biz de gelelim' diye" şeklinde yanıtladı.

Prof. Demir, ÇEM'lerin Milli Eğitim Bakanlığı'na devriyle ilgili bir talep gelip gelmediğiyle ilgili soruya da "Sayın Başkanımızın vizyonuyla ortaya çıkardığımız bu projeler, daha önce de eleştiri konusu oldu. Onunla ilgili çok defa değişik kurumlar tarafından teftişe tabi tutuldu. Biraz önce de konuşmamda da söyledim ve ekrana da yansıttık. O tespitler ve bakanlık tespitleri neticesinde, zaten bunların hukuka uygun olduğu tescillenmiş oldu" yanıtını verdi.

Kaynak:ANKA 

GÜNDEM 27 Ocak 2026 Salı, 15:00

Benzer Haberler

Hortum saniyeler içinde serayı yerle bir etti

Antalya'nın Serik ilçesinde meydana gelen...

Louvre Müzesi yeni yıla grevlerle devam ediyor: İşçilerin protestosu nedeniyle ziyaretçi girişler...

Fransa'nın başkenti Paris'teki ünlü Louvre...

'Casperlar' soruşturmasında iddianamenin ayrıntıları ortaya çıktı: 68 çocuk suç eylemlerinde kull...

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından,...

Erden Timur'un sahibi olduğu NEF binasına silahlı saldırı düzenlendi

Bahis ve şike iddialarıyla tutuklu bulunan...

CHP'li Zeynel Emre'den 'Aziz İhsan Aktaş davası' çağrısı: 'Bırakın herkes görsün, herkes izlesin'

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Aziz İhsan Aktaş...

Sigara yasakları genişliyor: Açık alanda içilemeyecek, kasa arkasında satılamayacak...

Sigara yasaklarını artıracak düzenlemede sona...