Bursa'nın Karacabey ilçesinde ormanlık alana Ankara merkezli şirketler tarafından Atares-1 ve Atares-2 Rüzgâr Enerji Santralleri projesi kapsamında 41 adet türbin kurulması planlanıyor. Bursa Su Kolektifi, Türkiye'nin tek ıhlamur ormanı üzerine yapılacak projeye ormanlık alanların yok edileceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Pelin Akdemir
Bursa'nın Karacabey ilçesinde orman vasfındaki alana Atares-1 ve Atares-2 Rüzgâr Enerji Santralleri projesi kapsamında 41 adet türbin, şalt sahaları ve idari binalar kurulması planlanıyor. Nihai ÇED raporu, Atares-1'in 27 Nisan ve Atares-2'nin 3 Mayıs 2023 tarihinde geçti. Bursa Su Kolektifi, Türkiye'nin tek ıhlamur ormanı üzerine yapılacak projeye ormanlık alanların yok edileceği ve su kaynaklarının zarar göreceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
PROJE, ANKARA MERKEZLİ FİRMALAR TARAFINDAN YAPILACAK
Merkezi Ankara'da Mustafa Serdar Ataseven'in sahibi olduğu Ataseven Enerji Üretim A.Ş tarafından Somak Mevkii'ne Atares-1 kapsamında 18 adet türbin inşa edilmesi planlanıyor. Projenin toplam lisans alanının büyüklüğü 3 bin 500 hektar. Ankara'da Ali Rıza Beşerler'in kurduğu ARB Rüzgâr Enerji A.Ş tarafından Atares-2 kapsamında Güngörmez Mevkii'ne 23 türbin kurulmak isteniyor. Projenin toplam lisans alanının büyüklüğü 4 bin hektar.
PROJE SAHALARI ORMAN ALANINDA KALIYOR
Projeler ile ilgili olarak hazırlanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca 24 Ekim 2022'de onaylandı. Proje alanları, 24 Mayıs 2022'de Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Şehir Planlama Şube Müdürlüğü tarafından verilen yazıda 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanlarında kalıyor. 1/5000-1/1000 ölçekli Nazım ve Uygulama İmar Planlarına göre proje alanları yenilebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesis alanı olarak işleniyor.
Atares-1 proje alanı Karacabey Karadağı-Ovakorusu yaban hayatı geliştirme sahasında, Atares-2 proje alanı Kocaçay Deltası sulak alanı tampon bölgesinde kalıyor. Raporda, 10 adet türbin direği için de ÇED süreci tamamlanınca Sulak Alan Faaliyet İzin Belgesi alınacağı ifade ediliyor.
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'nca 30 Aralık 2022'de 'Orman Kesin İzni' verilmiş. Atares-1 proje sahasının yüzde 80'i orman, yüzde 18'i tarla vasfında, geri kalan yüzde 2'lik kısım ise hazine ve meraya ait taşınmazlardan oluşuyor. Atares-2 projesinde türbinlerin kurulacağı alanlar yüzde 9 marjinal tarım, yüzde 6 mera vasıflı arazi ve kalan yüzde 85 ise orman arazisi içinde yer alıyor.
2010 YILINDA ALINAN 'ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR'E OLUMSUZ GÖRÜŞ
Aynı proje, 2010 yılında 'ÇED gerekli değildir' onayı almıştı. Kurumlardan gelen olumsuz görüşler nedeniyle 2021 yılında başlatılan ÇED sürecinde Atares-1 projesinde türbin sayısı 18'e, Atares-2 projesinde 38 türbinden 23'e düşürülmüş. 18 Mart 2010 tarihinde verilen 'ÇED gerekli değildir' onayı, 17 Haziran 2021'de geçerli olduğu bildirilerek projeye devam ediliyor.
'KURDA KUZU TESLİM ETMEK'
Bursa Su Kolektifi, Türkiye'nin tek ıhlamur ormanı üzerine yapılması ve Longoz Ormanı'nda kuşların göç yolu olarak kullandığı iki göletin bulunması gerekçesiyle projelere karşı çıkıyor. Kolektif üyesi Caner Gökbayrak, ÇED raporlarına karşı dava açıldığını belirtti. Gökbayrak, "Bu bölgede sürekli yaşayan kuşlar da var, göçmen kuşlar da var. Proje kuş göç yolu üzerinde. Kuşlar güneye doğru göç ediyor, türbinlerin de güneyde yer alması planlanıyor. Ayrıca proje sahasında kalan alanda köylüler ıhlamur ormanında hasada başlamışlar. Şirket ileride buradaki gelir kaynağını da engelleyebilir" diye konuştu. "Çelişki; sen zaten varlığıyla karbonu emen bir varlığı ortadan kaldırıyorsun, iklim krizine çare diye rüzgar santrali kuruyorsun" diyen Gökbayrak, rüzgâr enerji santrallerinin insandan uzak ve ormanlık alanlara kurulmaması gerektiğini belirtti.
ÇED raporuna onay verilmesine rağmen kurumlardan izin alınması gerektiğinin de raporda yer aldığına dikkat çeken Gökbayrak, "Proje kuş göç yolları üzerinde bulunduğu için kurumlar olumsuz görüş verebilir. Fakat kurumların 'ÇED alındıktan sonra onaylamak zorundayım' gibi bir kavram yanılgısı var. Aslında ÇED raporu bir ön çalışmadır. Kurumlar Türkiye'de gerektiği gibi çalışmıyor" diye konuştu.
ÇED raporunda, proje sahalarında yarasa ve kuş popülasyonunun projeden kaynaklı olası ölümlerinin tespit edilmesi ve alandaki popülasyon yoğunluğunun izlenmesi için 3 yıl süreli en az 2 mevsim kuş ve yarasa izleme çalışmalarının yapılması gerektiği belirtiliyor. Gökbayrak, "Burada gözlemi yapacak olan kim? Şirket yapacak. Kurda kuzu teslim etmek gibi. Ne diyecek şirket yetkilisi? 'Burada kuş ölümleri oluyor' mu diyecek? Yarasa ölümleri daha fazla oluyor" dedi.
'PROJENİN ONAYLANMASI AŞAMASINDA ŞİRKET ADI DEĞİŞTİRİLMİŞ'
Gökbayrak, Atares-1 ve Atares-2 projelerinin başlangıçta Ataseven Enerji Üretim A.Ş'ye ait olması nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na 'Aynı firmanın, aynı yerde yapacağı proje için neden iki ÇED başvurusunun olduğuna' yönelik dilekçe verdiğini anlattı. Gökbayrak, "Eğer bir ÇED başvuru olarak geçse kesilecek ormanlık alan daha fazla görünüyor ama iki ÇED şeklinde alan küçülmüş gibi görünüyor. Dilekçeye verilen yanıtta EPDK'nın ruhsatı iki ayrı şekilde verdiği belirtiliyordu. Projenin onaylanma aşamasında Atares-2 projesinde şirketin adını değiştirmişler. Dava konusu olmamak için yapılan bir yöntem olabilir" ifadelerini kullandı.
BURSA 26 Haziran 2023 Pazartesi, 09:12
Benzer Haberler