Sanatçı İlkay Akkaya, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Bahar Şenliği'ndeki konseri sırasında bir grubun Türk bayrağı açması sonucu çıkan olaylar ve sonrasında sosyal medyada kendisi aleyhine yürütülen linç kampanyasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
"Olay, bayrak açan öğrencilere saldırı değil"
T24'ten Mehmet Duran Boztepe'nin haberine göre, avukat Alınak tarafından hazırlanan metinde, yaşananların spontane bir öğrenci refleksi olmadığı, organize biçimde hareket eden bir topluluğun ODTÜ Bahar Şenlikleri'ni ve müvekkilin ideolojik düşüncelerini hedef aldığı savunuldu. Olayın, basına yansıdığı gibi "bayrak açan öğrencilere bir saldırı olmadığı" özellikle vurgulandı.
Konser sonuna kadar ellerinde Türk bayraklarıyla etkinliğe eşlik eden ve herhangi bir olumsuzluğa maruz kalmayan kişilerin olduğu belirtilen dilekçede şu ifadelere yer verildi:
"Asıl amaçları; bayrak hamaseti ile toplumun kültürel ve tarihsel duygularını kullanarak kavga yaratmak, korku iklimi yaratmak ve bu saikle üniversitenin temsil ettiği değerleri kendi siyasi gösterilerinin sahnesine çevirmektir."
"Dezenformasyon ve linç kampanyası" tepkisi
Suç duyurusunda, konser alanında yaşananların ardından sosyal medya ve bazı haber siteleri üzerinden gerçeğin kasıtlı olarak çarpıtıldığı belirtildi. Olayın, "Türk bayrağı açan gençler saldırıya uğradı" ve "öğrencilerin yalnızca bayrak taşıdıkları için darbedildiği" şeklinde kurgulanarak servis edilmesinin, halkı yanıltma ve toplumsal hassasiyetleri provoke etme amacı taşıyan sistematik bir manipülasyon olduğu ifade edildi.
Dilekçede, müvekkilin toplum nezdinde "terörist" ve "bayrak düşmanı" olarak yaftalanarak açık hedef haline getirildiği; toplumun bir kesiminin ise "vatan savunucusu" kimliği altında konumlandırılarak yapay bir cepheleşme yaratılmaya çalışıldığı vurgulandı.
5 ayrı suçtan cezalandırma talebi ve 'Bayrağı aşağılama' detayı
Avukat Bişar Abdi Alınak, etkin ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini talep ederek şüphelilerin "hakaret" (TCK m. 125) , "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK m. 217/A) , "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" (TCK m. 216) , "kişilerin huzur ve sükununu bozma" (TCK m. 123) ve "Türk bayrağını aşağılama" (TCK m. 300) suçlarından cezalandırılmasını istedi. Dilekçede ayrıca, suç teşkil eden içeriklere erişimin engellenmesi ve dezenformasyon yayan sosyal medya hesaplarının IP adreslerinin temin edilmesi de talep edildi.
Suç duyurusunda özellikle "Türk bayrağını aşağılama" suçlamasının gerekçesi dikkati çekti. Bu iddia; "sağ görüşlü olduğu belirtilen kitlenin, toplumun ortak değeri olan bayrağı bir nefret, provokasyon ve baskı aracı olarak kullanmasına" dayandırıldı. Dilekçede, bu grubun bayrağı ideolojik bir kalkan haline getirerek farkında olmadan kanunda yazılı olan 'Türk Bayrağına Hakaret' suçunu alenen işledikleri savunuldu.
Ne olmuştu?
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) 6 Mayıs 2026 tarihinde, 37. Uluslararası Bahar Şenliği kapsamında geleneksel Devrim Yürüyüşü düzenlendi ve sanatçı İlkay Akkaya sahne aldı.
Konser esnasında, tribünlerde büyük bir Türk bayrağı açan ve bozkurt işareti yapan bir grubun İlkay Akkaya'yı ve yürüyüş yapan öğrencileri yuhalamasıyla stadyumda tansiyon yükseldi. İddiaya göre tribünlerin üst bölümünden şişeler atılması ve stadyumdaki öğrencilerin "ODTÜ faşizme mezar olacak" sloganlarıyla karşılık vermesi üzerine iki grup arasında kısa süreli arbede yaşandı. Yaşanan gerilimin ardından özel güvenlik görevlileri olaya müdahale ederek grubu stadyumdan çıkardı.
Olayların ardından sosyal medyada ve bazı basın organlarında "ODTÜ'de Türk bayrağı açan öğrencilere saldırıldı" şeklinde haberler gündeme geldi. Bunun üzerine bir açıklama yapan sanatçı İlkay Akkaya, provokasyon iddialarına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Stadyumda pek çok bayrak açan grup vardı. Fakat tam ortada yer alan kocaman bayraklı bir grup, bayrağın altından yuhalamaya başladı. Yedinci şarkıma geldiğimde yukarıdan aşağıya cam şişeler atılmaya başlandı ve kavga çıktı. Asla bayrağa saygısızlık yapılmadı, bayraklı grup açıkça provoke etmeye çalıştı."
ODTÜ Rektörlüğü de olayların ardından bir duyuru yayımlayarak inceleme başlattığını bildirdi. Yönetim, her türlü şiddet eyleminin ve Türk bayrağına yönelik saygısızca tutumların karşısında durulacağını vurguladı.
Olayların yargı boyutunda ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlattı. Haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerden emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 kişi Ankara Adliyesi'ne sevk edildi. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, şüphelilerden 2'sinin "devletin egemenlik alametlerini aşağılama", "nitelikli kasten yaralama", "tehdit" ve "hakaret" suçlamalarıyla tutuklanmasına hükmederken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
GÜNDEM 11 Mayıs 2026 Pazartesi, 14:05
Benzer Haberler