İsrail seçimlerinde Başbakan Netanyahu'nun bloku öne geçti ancak taraflar hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamadı. Arap partileri ise 19 sandalye ile rekora uzandı.
Gazze soykırımının başladığı 7 Ekim gününden bu yana İsrail'de dün yapılan ilk seçimde asker, diplomat, mahkum gibi kendi sandığında oy kullanamayan seçmenlerin "çift zarf" olarak isimlendirilen oyları hariç, sandıkların hepsinin sayımı tamamlandı.
Rekorlarla anılacak seçimde, 7.3 milyon seçmenin yüzde 77'si sandığa gitti.
Yüzde 3,25'lik seçim barajının uygulandığı ve meclise girebilmek için en az 4 sandalye kazanılması gereken 120 sandalyeli parlamentoda, hükümeti kurabilmek için asgari 61 sandalyelik salt çoğunluğun sağlanması şart koşuluyor.
Seçimlerde iki blok da anketlerin gösterdiği gibi koalisyon için yeterli çoğunluğa ulaşamazsa 3 senaryo öne çıkıyor.
NETANYAHU BLOKU MUHALEFETİN ÖNÜNE GEÇTİ
İsrail'in Kanal 13 televizyonunun paylaştığı bilgiye göre, yerel saat ile 14.30 (TSİ 15:30) itibarıyla "çift zarf" hariç sayılan tüm sandıklarda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku 53, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet bloku 48 milletvekilinde kaldı.
Tüm sayımın böyle sonuçlanması durumunda, hem Eisenkot hem Netanyahu blokları 120 sandalyeli İsrail Meclisinde koalisyon hükümeti kurmak için gerekli 61 milletvekilinin desteğine ulaşamıyor.
Açılan sandıklar, toplam oyların yaklaşık yüzde 85'ine denk geliyor.
İSRAİL VATANDAŞI FİLİSTİNLİLERİ TEMSİL EDEN ARAP PARTİLER REKOR KIRDI
Şu ana kadar sayılan kesinleşmemiş resmi sonuçlarla, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler, rekor düzeyde sandalye sayısına ulaşarak Meclise 19 milletvekili gönderiyor ve kilit konumda değerlendiriliyor.
Üç partinin birleşiminden oluşan Ortak Liste 12, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisinin ise 7 milletvekili çıkarıyor.
Mevcut tabloda, iktidardaki Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi 26 sandalye alırken, Eisenkot'un Yashar Partisi 21 sandalyeyle ikinci sırada yer alıyor.
Muhalefet kanadında eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid'in "Birlikte Listesi" 12, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi 7, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi ise 8 sandalye bandında seyrediyor.
İktidar blokundaki Ultra-Ortodoks Yahudileri (Haredileri) temsil eden Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği ile Netanyahu'nun aşırı sağcı müttefikleri Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi'nin 7'şer, Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisinin ise 6 milletvekili elde etmesi öngörülüyor.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre yaklaşık 600 bin civarında olan çift zarf oylarının sayımının bu gece başlaması ve yarın tamamlanması bekleniyor. Bu oylar toplam oy oranının yaklaşık yüzde 15'ine tekabül ediyor.
Milletvekili dağılımında birkaç değişiklik olması ihtimaline karşın Netanyahu ya da rakibi Eisenkot'un hükümet kuracak yeterli çoğunluğu sağlayamadığı senaryo geçerliliğini koruyor.
İsrail'de diplomatlar, orduda, hastanelerde veya cezaevlerinde olup seçim noktalarına gidemeyen seçmenler, "çift zarf" usulüyle oylarını kullanıyor. İsrail basınına göre, "çift zarf" sistemiyle oy kullanan ordu mensubu sayısına ilişkin bilgi paylaşılmamasına rağmen katılımın orduda seçime katılım oranın yüzde 80'e yaklaştığı belirtildi.
Resmi sonuçların, yapılacak incelemeler ve itiraz süreçlerinin tamamlanmasının ardından 4 Kasım'a kadar netleşmesi bekleniyor.
BUGÜNE KADAR HİÇBİR PARTİ TEK BAŞINA 61 MİLLETVEKİLLİĞİNE ULAŞAMADI
İsrail'de bugüne kadar hiçbir siyasi parti 120 sandalyeli parlamentoda tek başına 61 milletvekilliğine ulaşamadı. Bu nedenle ülkede hükümetler genellikle birden fazla partinin oluşturduğu koalisyonlarla kuruluyor.
Netanyahu veya Eisenkot'un parlamentoda çoğunluğu sağlayacak bir ittifak oluşturamaması halinde koalisyon görüşmelerinin uzaması, hatta ülkenin yeniden seçime gitmesi gündeme gelebilir.
Seçimler, Hamas öncülüğünde 7 Ekim 2023'te düzenlenen saldırıların ve ardından Gazze, Lübnan ve İran'da yaşanan savaşların ardından yapılan ilk genel seçim olma özelliğini taşıyor.
BUNDAN SONRA İSRAİL'İ NASIL BİR SÜREÇ BEKLİYOR? İŞTE OLASILIKLAR
SEÇİMLERİN YENİLENMESİ
Seçimlerde iki blok da anketlerin gösterdiği gibi koalisyon için yeterli çoğunluğa ulaşamazsa ve kampanyalarında vaat ettikleri rotayı izlerse, seçimlerin yenilenmesi en kuvvetli ihtimal olarak görülüyor.
Benzer siyasi kilitlenmeyi 2019-2022 arasında yaşayan ve 4 yılda 5 kez sandığa gidilen İsrail'de, benzer manzaranın ortaya çıkma ihtimalinin olduğu değerlendiriliyor.
Seçimlerin ardından İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, siyasi partilerin liderleriyle istişare toplantıları yapacak, başbakan adaylarını dinleyecek ve muhtemelen birinci çıkan partinin liderine hükümet kurma yetkisi verecek. Yetkiyi alan lider ek süre ile birlikte 6 hafta içerisinde hükümeti kuramazsa, ikinci bir lidere 4 hafta süre tanınacak, onun da başarısız olması durumunda 3 hafta içinde mecliste 61 milletvekilinin imzasıyla bir koalisyon kurulması beklenecek. Yine hükümet kurulamazsa, meclis feshedilecek ve 3 ay içerisinde seçimler yenilenecek.
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, yolsuzluk davaları nedeniyle koltuğunu bırakmak istemediği gerekçesiyle eleştirilen Netanyahu, "de facto" olarak görevine devam edecek ve ülkeyi 2027'nin ilk yarısında yeniden seçimlere götürecek.
Başbakanlık koltuğunda 5-6 ay kadar daha kalması beklenen Netanyahu'nun bu süreçte, yenilenen seçimlere daha sert politikalarla hazırlanacağı ve bölgede tansiyonu daha da yükselteceği yorumları dikkati çekiyor.
EİSENKOT HÜKÜMETİ İHTİMALİ
Netanyahu, "Muhalefet blokunun Arap partileriyle koalisyon kuracağı" iddiasını kampanyasının merkezine yerleştirirken Likud Partisi, kampanya dönemi boyunca "ya sağ, ya Filistin" mottosunu kullandı.
Buna karşı muhalif lider Eisenkot, Arap partileriyle birlikte hareket etmeyeceği, hükümeti döneminde Filistin devletinin kurulmayacağı yönündeki söylemlerle savunma pozisyonuna geçti.
Aynı şekilde, başta eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman olmak üzere, muhalefet blokundaki bazı sağcı siyasiler, Filistinlilerle aynı masaya oturmayacaklarını açıkça belirtti.
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerden Raam'ın lideri Mansur Abbas, 2021'de olduğu gibi koalisyona katılmaya açık olduğunu duyurdu. Buna karşın anketler Raam'ın desteğinin yetmeyebileceğine işaret ediyor.
Hadash, Taal ve Balad'dan oluşan Ortak Liste "aşırı sağcı hükümeti devirmek için dışarıdan destek verebileceklerini" ifade ederek kapıyı açık bıraktı.
Buna karşın, Eisenkot ve müttefiklerinin seçimler öncesindeki tutumunu sürdürmesi halinde bu ihtimalin gerçekleşmesi zor olsa da İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler mecliste kilit konumda yer almayı sürdürecek.
"ULUSAL BİRLİK HÜKÜMETİ"
Netanyahu'nun Temmuz 2026'da dile getirdiği iktidar ve muhalefetten partilerin yer aldığı geniş tabanlı "ulusal birlik hükümeti" iddiası, son günlerde en fazla gündeme gelen senaryo olmuştu.
İsrail basını, Cumhurbaşkanı Herzog'un da 2019-2020 yıllarında 11 ayda üç seçimin yaşanması gibi bir senaryo ile karşılaşmamak için Netanyahu ve Eisenkot'un bir "ulusal birlik hükümetine" öncülük etmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu aktardı.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de sık sık Netanyahu'nun kendisiyle görüntü vermekten kaçındığını ve devre dışı bırakmaya çalıştığını belirterek Netanyahu'nun ulusal birlik hükümeti arayışında olduğunu iddia ediyordu.
Gerek Netanyahu gerek Eisenkot, seçim arifesinde, böyle bir geniş tabanlı hükümeti amaçlamadıklarını savunsa da bu ihtimal dışlanmıyor.
İsrail basını, Netanyahu ve Eisenkot'un liderlik edeceği olası bir hükümette, İsrail için de bir yük olmaya başladığı savunulan, Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerine öncülük ettiği için uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken Ben-Gvir'in olmayacağını, diğer bir aşırı sağcı bakan Smotrich'in durumunun ise belirsiz olduğunu değerlendiriyordu.
Eisenkot'un daha önce rotasyon süreçlerinde koltuğu ortağına bırakmayı reddederek siyasi kriz çıkaran Netanyahu'dan bu konuda güvence isteyebileceği, 7 Ekim olaylarına ilişkin devlet soruşturması ve yargı düzenlemelerinin durdurulmasını talep edebileceği ileri sürülüyordu.
Özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası yeni saldırılarının, muhalefet cephesini böyle bir koalisyon hükümeti için masaya oturmaya zorlayabileceği ve ulusal birlik hükümeti ihtimalini kuvvetlendireceği belirtiliyor.
POLİS, NETANYAHU'NUN "SEÇİMLER ÇALINDI " İDDİASINI MESNETSİZ BULDU
Öte yandan Başbakan Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi, İsrail vatandaşı Filistinlilerin seçimlere katılım oranının yüksek olması üzerine "seçimlerin Arap partileri tarafından çalındığını" iddia etti.
Likud, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını savunarak, Filistin asıllıların yoğun yaşadığı bölgelerdeki çok sayıda sandıkta oyların çalındığı iddiasına ilişkin polise, İsrail İç Güvenlik Teşkilatına (Şin Bet) ve Merkezi Seçim Komitesine yüzlerce ifade ve delil sunulduğu öne sürdü.
Ancak İsrail polisi, "Arap partileri seçimi çaldı" iddialarının mesnetsiz olduğunu bildirdi. İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, Likud Partisi'nin suçlamalarını destekleyen herhangi bir istihbarat verisinin bulunmadığı belirtildi.
İddialara ilişkin yürütülen incelemeler sonucunda, söz konusu usulsüzlük iddialarını doğrulayacak hiçbir somut delile ya da bulguya rastlanmadığı ifade edildi.
DÜNYA 29 Ekim 2026 Perşembe, 09:00
Benzer Haberler