Nilüfer ilçesi Organize Sanayi Bölgesi'nde Pakkens Valf fabrikasında bir kişinin işten çıkarılmasıyla işçiler, iş bıraktı. Fabrika sahibinin zorunlu izne çıkardığı işçiler, arkadaşlarının işe iadesi ve sendika yetkisinin tanınması için günlerini fabrika önündeki ağacın gölgesinde geçiriyor.
Pelin Akdemir
Yol kenarındaki yeşil alana sabitlenmiş "Seninle direndik, seninle kazandık" yazısını okuyabilirsiniz Nilüfer ilçesinde Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Pakkens Valf binasının önünden geçerken. Binanın önünde az da olsa bazı yaprakları sararmış ağacın gölgesinde oturan işçileri de görebilirsiniz. İşçilerin kimisi yeşil kamp sandalyelerinde, kimisi siyah hasırlı sandalyelerde, erkek işçiler ise yere serilmiş kilimin üzerinde oturuyor. Altı gün önce işten çıkarılan arkadaşları Çetin Manay için direniş başlatan işçiler, sendika temsilcileriyle birlikte bütün gün ve gece fabrika önünde bekliyor.
'TALEPLERİMİZE TEHDİT VE MOBBİNGLE KARŞILIK VERİLDİ'
Türk Metal Sendikası, Şubat 2022'de Pakkens Valf fabrikasının iki şubesinde örgütlenmeye başladı. 1976 yılında Erdoğan Çümen tarafından kurulan fabrikada otomotiv, savunma ve havacılık sektörleri için vanalar, basınç ve sıcaklık ölçüm cihazları üretiliyor. 450 çalışanın olduğu fabrikada sendikanın yetki alması üzerine mevcut işveren İsmail Çümen, itiraz ediyor. Sendika, itiraz üzerine mahkemeye gidiyor. Mahkeme süreci devam ederken yaşananları ve neden sendikalı olduklarını işine son verilen Manay anlatıyor:
"Maaş ve çalışma şartlarından dolayı haksızlığa uğrayan arkadaşlarımız için sendikalı olmaya karar verdik. Aynı yıl işe giren arkadaşlarımız arasında maaş farklılıklarının olmaması için sendikalı olduk. Taleplerimize tehdit, işten çıkartılma ve mobbingle karşılık verildi. Ve tüm arkadaşlar toplanarak Türk Metal Sendikası'na geçiş yaptık."
'FABRİKADA OLMAYAN BÖLÜMÜ KAPATARAK İŞTEN ÇIKARTTILAR'
Manay, bir buçuk yıldır devam eden sendikalaşma sürecinde son iki aydır işçilere mobbing uygulanmaya başlandığı söylüyor. Kadın işçiler için tuvaletleri belirli saatlerde kullanma izni getirildi. Yemekler kötüleşti. İzin almak isteyen işçilere izin verilmemeye başlandı. Fazla mesai yapılması istendi. Fazla mesaiye kalmak istemeyen işçiler tutanak tutulmakla tehdit edildi. Manay, işçileri mesai saatleri ve fazla mesai konusunda bilgilendirince iş veren temsilcileri tarafından dikkat çektiğini "Oklar benim üzerime döndü" cümlesiyle anlatıyor. Çalıştığı alanın değiştirilmeye çalışıldığını söyleyen Manay, "Beni sindirmeye çalıştılar ama ben boyun eğmedim. 'Sonuna kadar fabrikadayım. Eğer çok çıkartmak istiyorsanız sabah geldiğimde çıkışını verdik, dersiniz' dedim. Öyle de oldu" diyor.
İşten çıkarılan işçi Çetin Manay
İŞÇİLER ZORUNLU YILLIK İZNE ÇIKARILDI
12 Haziran Pazartesi sabahı işe giden Manay'ı fabrika güvenliği içeriye almadı. Manay, içeriye girmek için kartını denedi, kartı çalışmadı. Kendisine iş akdinin sonlandığı söylendi. Verilen evraklarda iş akdinin sonlanma sebebi, çalıştığı bölümün kapatılması olarak gösterildi: "'Biz senin bölümünü kapattık, başka bölüme verdik, sen de geçmiyorsun' dediler. Olmayan bir bölümü kapattılar. Derme çatma bir yerde çalışıyorum, bunu 'kapattık' dediler. Ben bakımcıyım. Aynı zamanda internet üzerinden bakımcı da arıyorlar."
Manay'ın işten çıkartılması üzerine işçiler, destek vermek için üretimi durdurdu. Fabrika sahibi, 13 Haziran Salı gününden 3 Temmuz'a kadar işçileri zorunlu yıllık izne çıkardı.
'ANAYASAL HAKKI GASP ETMEKTİR'
Türk Metal Sen Osmangazi Şube Başkanı Erdinç Sazbiçer, Manay'ın kendilerine haber vermesi üzerine fabrikaya geldiklerini anlatıyor: "Pazartesi sabahı 7 buçukta Çetin arkadaşımız işten çıkarıldıktan sonra iş yerindeki arkadaşlar işi bıraktılar. Arkadaşlarımızın mücadelesine maddi manevi ortak olmak için sendika olarak biz de o günden itibaren yanlarındayız. İşverenin burada yapmak istediği tek olay, sendikasızlaştırmaktır. Bu anayasal hakkı gasp etmektir."
Türk Metal Sen Osmangazi Şube Başkanı Erdinç Sazbiçer
İşveren temsilcileriyle iletişime geçmeye çalıştığını söyleyen Sazbiçer, "Uzattığımız eli hiçbir zaman sıkmadılar. Zaten sürecimiz mahkemede devam ediyor. Burada sendikayla masaya oturmadan bu eylemi sonlandırmayacağımızı dile getirdik. Biz iletişim kurmaktan yanayız" diyor. Taleplerinin iş barışını sağlamak olduğunu aktaran Sazbiçer, işçilerin toplu izne çıkarılmasıyla fabrika önünde piknik yaparak, eğlenerek vakit geçirdiklerini söylüyor. 3 Temmuz'dan sonra ne olacağını ise "Biz haklı mücadelemizde sonuna kadar kararlılıkla devam edeceğiz" cümlesiyle ifade ediyor Sazbiçer.
'ARKADAŞIMIZ İŞE NE ZAMAN GERİ ALINIRSA...'
Kadın işçilerden Seda Soyaslan, beş gündür fabrika önünde beklediklerini, "Arkadaşımız işe ne zaman geri alınırsa..." sözleriyle fabrikanın önünde daha ne kadar bekleyeceklerini ifade ediyor. Soyaslan, bir haftayı "Birlikte olduğumuz zaman sıkıntı yok. Beyaz yakalar önce bize ters bakıyorlardı ama şimdi en azından selam vermeye başladılar. Hepimizin çocuğu var. Evlerimize sadece yarım saat için gidip geliyoruz. Yorucu oluyor" sözleriyle anlatıyor. İşçiler, fabrikanın beyaz sürgülü kapısının bitiminde, önünde pembe güllerin olduğu "Asla yalnız yürümeyeceksin" yazısındaki gibi ellerinde Türk Bayrağı ve sendika flamasıyla yan yana sloganlarını atıyorlar.
İşçi Seda Soyaslan
İşçi kenti Bursa'da, fabrika isimleri değişse de işçilerin anayasal hak olan 'sendikalaşma hakkı' için mücadeleleri devam ediyor.
BURSA 17 Haziran 2023 Cumartesi, 11:01
Benzer Haberler