Kamuoyunda "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin yıllardır devam eden davada karar açıklandı. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, Ümitcan Uygun'u "intihara teşvik etme ve intihar kararını kuvvetlendirme" suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Uygun, "eziyet" suçundan ise beraat etti. Kararın ardından Esen ailesinin avukatı Umur Yıldırım, yargılama boyunca bazı taleplerinin karşılanmadığını ve dosyada yanıtlanmamış soruların bulunduğunu söyledi. Olay yerinde keşif yapılması ile HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğini belirten Yıldırım, davanın genç bir kadının ölümüne ilişkin olmasına karşın bazı temel noktaların açıklığa kavuşturulamadığını ifade etti.
Cumhuriyet'ten Gülnur Saydam'ın haberine göre Yıldırım, yargılama sürecinde olay yerinde keşif yapılmasını defalarca talep ettiklerini söyledi.
Esen'in cesedinin bulunduğu yerde fiziki koşulların incelenmesini istediklerini aktaran Yıldırım, özellikle bornoz ipinin kapı arasına sıkıştırılmasıyla bir kişinin yaşamını yitirmesinin fiziksel olarak mümkün olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini belirtti.
Bu talebin kabul edilmediğini söyleyen Yıldırım, olayın koşullarına ilişkin bazı çelişkilerin giderilmeden dosyanın karar aşamasına geldiğini ifade etti.
Yıldırım, Esen'in yaşamını yitirdiği gün yaptığı belirtilen bazı davranışların da dosya kapsamında araştırılması gerektiğini söyledi. Esen'in sigarasını yarım bıraktığı, telefonunu şarja taktığı ve üç kişilik bir sofra hazırladığı yönündeki bilgileri hatırlatan Yıldırım, bu ayrıntıların ölümün gerçekleşme biçimine ilişkin değerlendirilmesi gerektiğini savunarak "İntihar etmeyi düşünen bir kişinin içtiği sigarayı yarım bırakması, şarjda olmayan telefonunu ölümünden hemen evvel şarja takması ya da oturulmayı bekleyen bir sofra kurması hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır" dedi.
Dosyada yanıt beklediğini belirttiği sorulardan birinin de Ümitcan Uygun'un Esen'in öldüğü gece nerede bulunduğu olduğunu aktaran Yıldırım, Uygun'un ailesiyle birlikte evde olduğunu söylediği saatlerde aile üyeleriyle telefon görüşmelerinin bulunduğunu belirtti. Yıldırım, "Aynı evde, hatta belki aynı odada bulunduğunuzu iddia ettiğiniz aile üyelerini neden telefonla arama ihtiyacı duydunuz?" sorusunu yönelttiklerini ancak buna yanıt alamadıklarını söyledi.
Olay gecesine ilişkin telefon numaralarının araştırılması, HTS kayıtları ile baz verilerinin incelenmesi yönündeki taleplerinin de mahkeme tarafından kabul edilmediğini belirtti.
Mahkemenin Uygun hakkında "eziyet" suçundan beraat kararı vermesi de avukat Yıldırım'ın değerlendirmelerinde öne çıktı. Esen'in Uygun tarafından darbedildiği ve bayıltıldığı görüntülerin sosyal medyada canlı olarak yayımlandığını hatırlatan Yıldırım, Esen'in evde şiddet gördüğü sırada yardım istediği anlara ilişkin ses kaydının da dosyada bulunduğunu söyledi.
Duruşmada dinlenen tanıkların Esen'in Uygun tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığını anlattığını belirten Yıldırım, dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yıldırım, bu delillere rağmen "eziyet" suçundan beraat kararı verilmesini anlamakta zorlandıklarını söyledi.
Yıldırım, Uygun'a "intihara teşvik etme ve intihar kararını kuvvetlendirme" suçundan verilen 4 yıllık hapis cezasının alt sınırdan uygulandığını belirtti. Verilen cezanın infazı bakımından Uygun'un kısa süre içerisinde tahliye edilebileceğini savunan Yıldırım, yargılama sürecinde sanığın tutuklanması yönündeki taleplerinin de kabul edilmediğini söyledi.
"Biz bu dosyada hiçbir zaman peşinen bir hüküm kurulmasını istemedik" diyen Yıldırım, taleplerinin ölümün tüm yönleriyle araştırılması olduğunu belirtti.
"Adalet yalnızca bir 'karar' ile sınırlı değildir. Asıl adalet; gerçeğin kamuoyunda hiçbir soru işareti bırakmadan ortaya çıkarılmasıdır" ifadelerini kullanan Yıldırım, mahkemenin kararını bir üst mahkemeye taşıyacaklarını açıkladı.
GÜNDEM 23 Eylül 2026 Çarşamba, 16:42
Benzer Haberler