Özgür Özel: Onlar yolun sonunda, biz daha yolun başındayız

SİYASET, 27 Ekim 2026 Salı, 12:07

Partisinin İl Başkanları Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan YENİ Parti lideri Özel, "Bir tarafta hantallaşmış, yorulmuş, yaşlanmış, köhneleşmiş, siyaseti siyasetçilerin elinden alıp bürokratlara emanet etmiş bir siyaset var. Bir tarafta eskisi olmayan bir parti, heyecanı yüksek bir parti, baskılardan yılmamış, teslim olmamış, tüm saldırılardan küllerinden yeniden doğmuş, ayağa kalkmış çok güçlü bir parti var. Onlar yolun sonunda, biz daha yeni başındayız." dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde düzenlenen İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. İlk kongrelerin tamamlanmasının ardından 81 ilin temsilcileriyle bir araya gelen Özel, parti içi seçimlerden yeni dönem örgütlenme çalışmalarına, belediyelere yönelik operasyonlardan ekonomideki gelişmelere kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

YENİ Parti'nin kuruluş sürecine değinen Özel, hareketin yurttaşların iktidar değişikliği talebinden doğduğunu söyleyerek, "Biz bu binayı Ankara'da kurduk ama bu hareketin tapusu ne Ankara'ya kayıtlıdır ne Özgür Özel'e kayıtlıdır" ifadelerini kullandı.

"YENİ PARTİ'NİN MUHALEFETTEKİ TEK KURULTAYI OLACAK"

Partisinin 800 bine yaklaşan üyesi bulunduğunu belirten Özel, il başkanlığı seçimlerinin yüzde 65 katılımla gerçekleştirildiğini söyledi. Genel başkanın da doğrudan üyeler tarafından seçileceğini ifade eden Özel, parti içi seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte örgütlerin çalışmalarını sahaya taşıyacağını açıkladı.

Mahalle, ilçe ve il meclisleri oluşturacaklarını belirten Özel, sandık güvenliği çalışmalarının da yeni dönemde öncelikleri arasında yer alacağını söyledi.

YENİ Parti'nin iktidar hedefiyle kurulduğunu vurgulayan Özel, "YENİ Parti'nin önümüzdeki ay yapacağı ilk kurultay, muhalefette yapacağı tek kurultay olacaktır" dedi.

BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLARA TEPKİ

Denizli'de Merkezefendi Belediyesi'ne ve İstanbul'da Bakırköy Belediyesi çevresindeki isimlere yönelik operasyonları eleştiren Özel, Şeniz Doğan'ın gözaltına alındığını, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu'nun ise 86 yaşındaki babasının gözaltına alındığını söyledi.

Operasyonların dört belediye başkanının YENİ Parti'ye katılmasının planlandığı gün gerçekleştiğine dikkat çeken Özel, yaşananların siyasi baskı niteliği taşıdığını kaydetti.

Özel, "Bu zulmü edenleri de, kanun dışına çıkıp yargı yetkisini bir parti için kullananları da asla unutmayacağız" ifadelerini kullandı.

HALK TV VE FON KRİZİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Halk TV'ye yönelik müdahaleye de tepki gösteren Özel, medya kuruluşlarına yönelik işlemlerin fon krizine ilişkin iddiaların kamuoyuna ulaşmasını engellemeyi amaçladığını ifade etti.

Fon krizinin ekonomik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, YENİ Parti'nin daha önce 110 milyar dolar olarak açıkladığı toplam kaybın, uluslararası kuruluşların hesaplamalarına göre 114 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Krizin yalnızca fon yatırımcılarını değil, küçük ve orta ölçekli işletmelerden borsa yatırımcılarına kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini belirten Özel, "Bu krizin mağduru artık 86 milyondur" dedi.

"BÜYÜK BİR DİRENİŞTEN ÖRGÜTLENDİ"

Özel'in İl Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasının ilgili bölümleri şöyle:

"Kıymetli yol arkadaşlarım, milletimizin kurduğu, adını koyduğu, bütçesini oluşturduğu YENİ Parti'mizin genel merkezinde ilk kongrelerimizin tamamlanmasından sonra sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizler partimizin 81 ildeki temsilcilerisiniz.

Bugün bu salonda Anadolu'nun ve Trakya'nın derdini, tasasını, beklentilerini, umudunu ve mücadelesini konuşacağız. Biz bu binayı Ankara'da kurduk ama bu hareketin tapusu ne Ankara'ya kayıtlıdır ne Özgür Özel'e kayıtlıdır. Bu hareket büyük bir zaruretten, büyük bir mağduriyetten ve büyük bir direnişten örgütlenmiştir.

Doğrudan vatandaşın iktidarı değiştirme umuduna yapılan bir saldırıya karşı milletin verdiği tepkidir YENİ Parti. Yıllardır süregiden bir iktidar, o iktidarın yarattığı mağduriyetler; cumhuriyetin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti cumhuriyetin en önemli kazanımı sandığa olan inanç, bu inancın kırılmaya çalışılması... Ülkenin kurucu partisine, son seçimlerin birinci partisine, 25 yıllık bir iktidarı ilk kez yenen bir yönetime ve 47 yıl sonra yeniden birinci parti olmuş olan bir partiye adaysızlaştırma, kurumsallaştırma, lidersizleştirme çabasına karşı milletin arkasında durduğu, milletin kuruluş talimatını bizzat sokağa, iktidara verdiği... Bunu öyle bir kişiye verip de o bir kişinin gidip de sizi ikna ettiği, sizin de etrafınıza kurucular bulduğunuz bir süreci yaşamadık biz. Milletin doğrudan talimatı size verdiği, 900'ün üzerindeki ilçemizde yapılan bu büyük haksızlığa karşı milletin ayağa kalktığı, 81 ilde tüm Türkiye'de 'Biz iktidarı değiştirme umudumuza, kararlılığımıza uzanan eli ittiririz. Sandığa uzanan eli kırarız. İktidar yürüyüşümüzü durdurmaya çalışan kimse biz onunla mücadele ederiz. Onlarla iş birliği yapanla bizim işimiz olmaz. Bizim kararlılıkla yanımda duracak, arkamda duracak, gerektiğinde önümden yürüyecek, gerektiğinde birlikte mücadele edeceğim yeni bir siyasete ihtiyacımız var' dedi.

"YENİ PARTİ BU SİYASETİN PARTİSİ"

YENİ Parti bu yeni siyasetin partisidir. Siz de bu yeni siyasetin 81 ildeki kurucuları, sorumluluk üstlenenlerisiniz. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum, bir kez daha hoş geldiniz.

Hep birlikte çok zorluklar gördük. Az zamanda da çok iş başardık. Partimizi kurarken milletimize söz vermiştik: 'Yeni nesil siyaset yapacağız. Türkiye'ye demokrasi vadediyorsak demokrasiyi önce kendi evimizde kuracağız' demiştik. YENİ Parti'de ilçe başkanlarını, il başkanlarını ve genel başkanı doğrudan üyelerin seçeceğinin müjdesini vermiştik. Bu, tüm Türkiye'de siyasette geri adım atılamayacak, geri alınamayacak ileri bir adımdı. Yapıp yapamayacağımızı tartıştılar. Sizlerin deneyimine, gayretine, örgütümüzün inancına güvendik.

Ve hep birlikte hem bütün yasal prosedürleri eksiksiz yerine getirerek... Yani daha önce 'Bu delege sistemi kötüdür, bu delege sistemi partiyi içine kapatıyor. Bu delege sistemi tartışmalar başlatıyor mahalleden başlayarak. Terk edelim, bu işleri üyeyle yapalım' dendiğinde Siyasi Partiler Kanunu'nun önümüzdeki engelleri sıralanır, bu işin imkansızlığı dile getirilirdi. Kanuna karşı çıkmadan, kanunun öngördüğü mahalle delegelerini seçerek; kanunun öngördüğü ilçe delegelerini seçerek; kanunun öngördüğü il delegelerini seçerek; doğru günde listeleri askıya çıkararak; tam gününde indirerek; itirazlar varsa değerlendirerek; listeleri kesinleştirerek kanunun söylediğini A'dan Z'ye yaptığımız bir süreci de yaptık.

Söz verdiğimiz gibi partiye ilçeler için Ağustos sonuna, il için Ekim başına kadar gelip kaydolan herkesin oy kullanmasını da sağladık. Ve bütün üyelerimiz geldiler; ilçe başkanlarını seçtiler, il başkanlarını da Cumartesi sizi dinlediler, Pazar günü ilçelerde, büyük semtlerde kurulan sandıklarda yüzde 65 katılım oranıyla il başkanlarını belirlediler. Bundan sonraki süreçte de Türkiye siyasi tarihinde bir ilk olmak üzere genel başkanı doğrudan seçecekler.

Bu mesele iki kere normalden iki kat fazla çalışmayı, normalden iki kat fazla toplantı yapmayı, iki kere salon tutmayı, iki kere masraf etmeyi gerektiren zorlukları vardı. Bunları ilçelerimizdeki en yeni üyelerimizden bu salondaki en kıdemli il başkanımıza kadar herkesin bu konuda muhteşem bir emeği, büyük bir gayreti oldu.

Hem örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Ensar Aytekin'e hem 81 ildeki kurucu il başkanlarımıza ve yapılan kongrelerde göreve devam edenlere ya da yeni göreve gelenlere bu sürece yaptığınız büyük katkılar ve gerçekten her türlü takdirin üzerindeki emeğiniz için yürekten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.

Bu sayede, bu sayede 800 bine yaklaşan üyemizle iradenin milletin kendinde olduğunu, sözün, yetkinin, kararın artık üyede olduğunu ve YENİ Parti'ye üye olmanın artık şeklen siyasete dahil olmak değil her aşamasında doğrudan sorumluluk almak olduğunu gösterdik. Demokrasiyi bir vaat olmaktan çıkardık, kendi partimizde yaşanan bir gerçekliğe dönüştürdük. İnanıyorum ki YENİ Parti'de filizlenen bu demokrasi anlayışı yarın özellikle de YENİ Parti'nin iktidarıyla birlikte Türkiye'nin dört bir yanında yerleşecek, kurumsallaşacak bir yeni siyasi partiler düzenine, yepyeni bir demokrasiye, demokrasi için yepyeni bir aşamaya evrilecek.

Değerli yol arkadaşlarım, illerimizdeki parti içi seçimlerimizi artık tamamladık. Artık mücadelede bizden beklenen yeni bir evreye geçiyoruz. İktidar yürüyüşünü yepyeni bir partiyle, yepyeni bir isimle bütün tartışmaları geride bırakmış, yeni bir isim, yeni bir logo, yeni bir enerji ile birlikte yeni katılımlarla güçlenerek kapıları sonuna kadar ardına tutarak yepyeni bir aşamaya geçiyoruz. Parti içi mücadelenin ki bu konuda örgütümüz geçmiş tecrübelere bakıldığında çok istisnai birkaç durum dışında çok önemli bir başarı gösterdi, çok önemli bir sınav verdi. Ama artık...

Parti içi mücadelenin bittiği hep birlikte 81 ilimizde yüzümüzü dışarıya yani millete döndüğümüz, elimizi uzattığımız, vatandaşa dokunduğumuz, göz hizasında siyaset yaptığımız ve hep birlikte durmadan yorulmadan çalışmaya başladığımız bir dönem başlıyor artık. Bundan sonra kadrolarımızı daha çok sokakta, meydanda, çarşıda, pazarda, tarlada, fabrikada, işçi servislerinde, yani vatandaşa dokunabileceğimiz, seçmene dokunabileceğimiz her yerde göreceğiz.

Daha önceki toplantımızda 7 görev belirlemiştik. YENİ Parti'nin 7 hedefi ve örgütün 7 görevi. Buradan samimiyetle ifade etmeliyim ki kuruluş döneminin bütün zorluklarına rağmen kimi gittiğim yerde bunları broşür haline getirip dağıtanları, İl binasının duvarını asanları, her fırsatta bunu tekrarlayanları, yerel basında bu toplantıda aldığı 7 görevi ve partinin yedi büyük hedefini kendi illerinde çokça kullanan arkadaşlarımızı gördük. İlk toplantıdaki o 7 hedef konusundaki sahiplenmeniz benim için son derece değerliydi. Disiplinden yoldaşlık hukukundan taviz vermeden büyük bir gayretle çalışmak hepimizin birbirinden birinci beklentisi.

Yeni nesil siyasetin gereği olarak verdiğimiz bir diğer sözü de hayata geçirmek ve yeni nesil siyaseti buradan başlatma zamanı. Biz tüm üyelerle seçimi söylerken ayrıca şunu da söylemiştik. Kurultay delegeliği hukuki kanuni bir, ilçe delegeliği, il delegeliği, kurultay delegeliği, hukuki kanuni görevi bir işlem olacak. Ama esas yetki görev elbette üyede olacak. Ayrıca il yönetimi, ilçe yönetimi zamanı olanın bu konuda emek vermek isteyenin, hepimiz adına yapacağı teknik lojistik görevler olacak. Ama esas olarak siyaset mümkün olan her mahallede kuracağımız mahalle meclisleriyle, ilçelerde kuracağımız ilçe meclisleriyle ve illerde kuracağımız il meclisleriyle yapılacak. Yani YENİ Parti'de yarın partiye yeni gelen bir üyenin potansiyeli, yeteneği, yetkinliği bize verebileceği her türlü katkının değerlendirilebileceği, üyeyi tanıyacağımız ve doğru alana yönlendireceğimiz mahalle meclislerimiz olacak.

Siyaset yukarıdan aşağıya dayatılan kararlarla değil, ihtiyaç duyulduğunda aşağıdan daha yukarıya partinin hangi kararı vermesi gerektiğinin sorgulandığı mekanizmaların kurulduğu, planlandığı, tasarlandığı, bölüşüldüğü ve hayata geçirildiği bir süreç açısından mahalle meclislerini önemsiyoruz.

Sandık güvenliği ki Siyasi Partiler Kanunu gereğince son seçime girmemiş bir partinin resmi sandık görevlileri olmuyor. Bu yüzden işin sandıklara sahip çıkma noktasında hem müşahitlik, hem gönüllülük, hem de farklı yöntemlerle sandıklarda var olma noktasında tüm üyelerimize çok önemli görevler düşüyor. Daha önce 186.000 sandık görevlisi ile birlikte biz sandık görevlilerinin, sandık sorumlularının sadece seçim günü sandıkta görev yapan değil, şimdiden seçime kadar zamanında yapılırsa en az altı kez sandığında oy kullanacakları evlerinde, iş yerlerinde ziyaret ettiği, tanış olduğu mümkünse sandık ve ona adından hitap ettiği bir örgütlenmeden bahsediyorduk.

Bu kararlılıktan vazgeçmedik, bunu mahalle meclislerinde de konuşarak tartışarak yeniden organize etmeyi ve mahalledeki tüm seçmene, mahalledeki tüm üyemizle birlikte doğrudan temas etmeyi, vaatlerimizi doğrudan anlatmayı ve onlara kendimizi doğrudan o mahallenin diliyle, o mahalleli üyelerimizle ulaşmayı son derece önemsiyoruz. Bunun için olabilen tüm mahallelerde bu çalışmaların yapılması ve tüm ilçelerde ve tüm illerde mahalle meclislerinin, ilin de il ve ilçe meclislerinin, ilin ve ilçenin özellikleri de gözetilerek esnek bir modellemeyle ama tavizsiz bir kararlılıkla uygulanmasını son derece önemsediğimizi ifade etmek isterim.

Partinin kapılarını farklı görüşlere açtık, açık tutmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin birliği ile bütünlüğü ile bayrağıyla kurucu kadrolarıyla sorunu olmayan otokrasi yerine demokrasinin tarafında duran bugünkü kara düzenden rahatsız olan ve bizimle birlikte olmak isteyenHerkese YENİ Parti'nin kapıları bundan sonra da ardına kadar açık olacak. İllerimizden genel merkeze sadece sorun ve şikayetleri değil bu sıkıntıları nasıl çözeceğimize yönelik somut önerileri de taşıyacağız. Çünkü YENİ Parti'nin ana sloganı şudur, ana yaklaşımı şudur: YENİ Parti bir partimiz olsun diye kurulmuş bir parti değildir, iktidar olsun diye kurulmuş bir partidir. YENİ Parti bir muhalefet partisi olarak kendini konumlandıran bir parti değildir.

"MUHALEFETTE YAPACAĞI TEK KURULTAY OLACAK"

Yapacağı İlk kurultay, YENİ Parti'nin yapacağı önümüzdeki ay yapacağı ilk kurultay, YENİ Parti'nin muhalefette yapacağı tek kurultay olacaktır. YENİ Parti iktidar olmak için kurulmuştur. Bu yüzden hiçbirimiz unutmamalıyız ki sorunu söyleyen, sorunu anlatan, dertleri konuşan iyi bir muhalefet olur. Ama çözümü hazırlayan iktidar olur. Bunun için YENİ Parti, sorunlara nasıl çözüm getireceğini her fırsatta anlatan yarının iktidar partisidir. Siz de yarının iktidar partisinin 81 ildeki il başkanlarısınız.

Hepimiz zor ve karanlık bir dönemden geçiyoruz. Artık gitmekte olan bir iktidar var. Onlar yolun sonuna geldiler, biz daha yolun başındayız.

Muhalefetin kurumlarına ve seçilmiş siyasetçilere saldırıldığı, akademisyenlere, öğrencilere, sivil topluma saldırıldığı, medya kuruluşlarına, gazetecilere saldırıldığı, sosyal medya hesaplarının saatler içinde kapatıldığı ağır bir darbe döneminin içindeyiz.

Bugün sabah da erken saatlerde Denizli'de Şeniz başkanımızın gözaltına alındığı ve Merkezefendi Belediyesi'ne bir operasyon yapıldığı, Bakırköy'de ise belediye meclis üyelerimize, bürokratlarımıza operasyon yapıldığı,

Belediye başkanımız Ayşegül Ovalıoğlu'nun 86 yaşındaki babasının gözaltına alındığı bütün ailenin şaşkınlık içinde olduğu bir süreci izliyoruz.

Belediye başkanımız kendisi dışarıda 86 yaşında, belediyenin kapısından girmeyen, vaktinin çoğunu Bakırköy'ün dışında geçiren amcamızın gözaltına alındığı süreçteyiz. Başkanımız diyor ki, bugün biz dört ilçe birlikte Bakırköy'de YENİ Parti'ye katılacaktık.

Sabah YENİ Parti'ye uyanacaktım, operasyona uyandım. 86 yaşındaki babamı aldılar. Bu kadar kötülük niye başkanım, genel başkanım diye bana sabah sorduğu bir soruyla uyandım.

Pazar günü ise Şeniz Başkan beni Denizli'de karşılamış, sonra kendi belediyesinin bir etkinliğinin ödül törenine koşmuş gitmişti ama bütün Denizli Şeniz Başkan'a daha önce bir belediyeye yapılan operasyondan sonra hem birilerinin zorla itirafçı yapılmaya çalışıldığını hem de Şeniz Başkan'a ya gel AK Parti'ye katıl olmazsa hapse atıl noktasında büyük bir baskı kurulduğunu Şeniz Başkan'ın psikolojisinin hiç iyi bir noktada olmadığını bütün arkadaşlarımız ifade etmişti.

Şeniz Başkan'ın gözlerindeki hem o direnci hem o kaygıyı gördükten iki gün sonra ve bugün partimize dört belediye başkanının daha katılacağı törenden birkaç saat önce iki kadın belediye başkanına aileleriyle birlikte yapılan bu zulmü de bir kez daha bu toplantıda kayda geçiriyoruz.

Her şey bitecek arkadaşlar, her şey bitecek ve bittiğinde vatandaşa birçok vadimizi yerine getirmek için görevin başında olacağız. Partinin genel başkanı olarak ifade ediyorum ki, benim vaadim milletimize şudur: Herkese emin olsun asla unutkan olmayacağız.

Bu zulmü edeni de, bu zulmü edenleri de, kanun dışına çıkıp yargı yetkisini bir parti için kullananları da, 86 yaşındaki babalara, analara ya da 6 yaşındaki çocuklara zulmedenleri de, bunlara direnenleri de, bu süreçte teslim olup gidip işbirliği yapanları da asla unutmayacağız. Asla unutkan olmayacağız.

Olağanüstü koşullara karşı olağanüstü mücadele pratikleri gerekir. O yüzden YENİ Parti'nin politikalarını, tespitlerini, teşhislerini ve tedavi önerilerini milletimize ulaştırmak birinci vazifeniz.

Örgütümüzün her temsilcisini, her bir üyesini YENİ Parti'nin mesajlarını millete ulaştıracak birer nefer olarak görüyoruz. Onlar televizyonları kapatabilirler, sosyal medya hesaplarını engelleyebilirler. Ancak bizim üyemizin komşusuna, akrabasına, eşine, dostuna çalışmasını, onun derdine çözümü söylemesini engelleyemezler.

YENİ parti ne söylüyorsa 81 ilde dilden dile ulaştırmak örgütümüzün vazifesidir. Bu konuda örgütüme de güvenim tamdır; okumayı seven, dinlemeyi seven, araştıran, sorgulayan, tartışan, derdini iyi anlatan çok güçlü bir üye yapımız var.

Son dönemde ilk kez siyasete dahil olan üyelerimizin heyecanı, teknolojik yatkınlıkları, pratikleri de bu konuda bize son derece elverişli bir siyaset zemini yaratıyor.

Kapatılan televizyonlara, erişim engeli gelen hesaplara, gazetelere üzülmek ve bunlar için mücadele etmek evet. Ancak bunun yerine yepyeni iletişim olanaklarını kullanmak ya da klasik iletişim olanaklarını bir büyük seçim ordusu eliyle hayata geçirmekte karşımızdakilerin baş edemeyeceği ve bizimle yarışamayacakları bir alan.

Bir tarafta hantallaşmış, yorulmuş, yaşlanmış, köhneleşmiş, siyaseti siyasetçilerin elinden alıp bürokratlara emanet etmiş bir siyaset var. Bir tarafta eskisi olmayan bir parti, heyecanı yüksek bir parti, baskılardan yılmamış, teslim olmamış, tüm saldırılardan küllerinden yeniden doğmuş, ayağa kalkmış çok güçlü bir parti var. Onlar yolun sonunda, biz daha yeni başındayız başkanlarım.

Değerli arkadaşlar, son dönemde medyaya yöneltilen saldırıların bir şey sebebi de hiç şüphesiz asrın soygununun yeterince millete ulaştırılmaması, ulaştırılmasına engel olmak. Fon vurgununun hakikatlerinin özgürce konuşulmasını engel olmak istiyorlar.

"BUNU HALK TV'Yİ KARARTARAK YAPIYORLAR"

Bunu Halk TV'yi karartarak da yapıyorlar. Diğer televizyonlara 'Halk TV fon vurgununun üstüne çok gidiyordu, bak ne hale geldi' diyerek korku salarak da yapmaya çalışıyorlar. Ama bizim görevimiz bu soygunu unutturmamak, mağdurların hakkını da sonuna kadar savunmaktır.

Milletimiz geçim derdinde kıvranırken İktidar Partisi'nin açtığı yolda bizzat İktidar Partisi'nin mensupları tarafından vurgun yapılmıştır. Bu vurgunun 86 milyona maliyeti her geçen gün artmaktadır. Erdoğan'ın dediği gibi fonların yüzde 4.6'sında sınırlı bir iştir diyerek küçük göstermeye çalıştığı meselenin nasıl ikincil, üçüncül etkileri olduğu her yeni gün yeniden ortaya çıkmakta, uzmanlar tarafından ifade edilmekte.

Tüketici güven endeksinde ölçülmeye başladığı günden beri tarihin en büyük aylık düşüşünün yaşandığı da, memleketteki iktidara güven, tüketicinin yarınlara güveninin tamamen ortadan kalkmakta olduğunu göstermektedir.

Ekonomiye doğrudan maliyet ilk günlerde 20 milyar dolar olarak ölçüldü. Birkaç gün içinde diğer etkileri ile birlikte 90 milyara çıktığı söylendi. Geçtiğimiz hafta YENİ Parti'nin ekonomi eşgüdüm konseyi 110 milyar olduğunu söyledi ve açıkladım; parti sözcülerimiz, grup başkan vekillerimiz, parti sözcümüz, ilgili arkadaşlar söyledi.

Nihayet bizim bu açıklamamızdan 3 gün sonra dünyanın bu konuda en önemli kuruluşlarının yaptığı açıklamalarda tam 114 milyar dolarlık Türkiye'nin toplam bir kayıpla karşı karşıya olduğu ortaya çıktı.

Yani krizin mağduru 455.000 tekil yatırımcı, 2 milyon vatandaş ya da 5,5 milyon borsa mağduru değil, bu krizin mağduru artık 86 milyondur.

Bu soygunun arkasında perde arkasında çok acı hikayeler var. Parasını bir umut fona yatırıp borçlarından kurtulmaya çalışan KOBİ'lerin; 'şu fon çok getiriyormuş, parayı burada büyütelim, uygun kredi bulamıyoruz, faiz ödemek yerine aksine parayı birkaç kata katlarsak düze çıkarız' diyen mağdur KOBİ'lerin günü gelmiş borçlarını ödeyemediği, işçilerinin maaşlarını ödeyemediği bir süreçteyiz.

Bir ay dursun nemalansın diye ev kirasını fona koyanların ev sahibiyle davalık olmaya başladıkları süreçteyiz. Ameliyat parasını günü gününe kadar fona yatıranların ameliyat olamadığı günlerdeyiz.

Maaşından arttırdığı birikimiyle fona girenlerin mağdur olduğu, perişan olduğu günlerdeyiz. Hatta garanti olsun diye Türkiye'nin en büyük şirketlerine borsada yatırım yapan milyonlarca insanın bile parasının neredeyse üçte birini kaybettiği günlerdeyiz."

SİYASET 27 Ekim 2026 Salı, 12:07

Benzer Haberler

Galatasaray'dan Süper Lig'de yeni rekor: Fenerbahçe'yi geride bıraktı

Galatasaray, Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ederek...

Özgür Çelik: "Belediyeleri hizmet edemez hale getirmeye çalışıyorlar"

YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik,...

Isparta-Antalya kara yolunda yolcu otobüsü devrildi: Ölü ve yaralılar var

Isparta-Antalya kara yolunda yolcu otobüsü...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Bahçeli'yi kabul edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel...

'Paymix' soruşturmasında 5'inci dalga: 17 kişi tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından...

Dünyanın farklı noktalarında ölümün resmen yasaklandığı yerleşim yerleri bulunuyor

Dünyanın farklı noktalarında ölümün resmen...