Su kıtlığı dünya nüfusunun yarısını etkiliyor

GÜNDEM, 25 Mart 2026 Çarşamba, 15:57

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asude Hanedar, su kıtlığının dünya nüfusunun yarısını etkilediğini belirtti.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asude Hanedar, NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Su Farkındalık" panelinde yaptığı konuşmada, 1980'lerden bu yana dünya nüfusunun ve buna bağlı sorunların hızla arttığını söyledi.

Su talebinin nüfus artışından daha hızlı yükseldiğini belirten Hanedar, insanların daha fazla ve kaliteli beslenme isteği, artan endüstriyel üretim ve teknolojik gelişmelerin su tüketimini artırdığını ifade etti.

Değişen yaşam tarzının da suya bağımlılığı artırdığına dikkati çeken Hanedar, "Günümüzde yaklaşık 4 milyar insan yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşıyor. 2050 yılına geldiğimizde ise su talebinin, nüfus artışı ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle yüzde 30 daha artacağı öngörülüyor." dedi.

Hanedar, iklim değişikliğinin etkisiyle su sıkıntısının daha fazla insanı etkileyeceğini vurgulayarak, sıcaklıktaki her 1 derecelik artışın atmosferin yaklaşık yüzde 7 daha fazla nem taşımasına neden olduğunu kaydetti.

Bu durumun su döngüsünü hızlandırdığını ancak dengeyi bozduğunu anlatan Hanedar, yağışların daha düzensiz hale geldiğini, ıslak bölgelerin daha fazla yağış aldığını, kurak bölgelerin ise daha da kuraklaştığını dile getirdi.

Hanedar, kar örtüsünün daha erken erimesinin özellikle yaz aylarında su kaynaklarının azalmasına yol açtığını, kuraklığın süreç içinde etkisini artırdığını söyledi.

Kuraklığın yağış eksikliğiyle başladığını belirten Hanedar, şunları kaydetti:

"Ardından toprak nemi azalır, tarımsal kuraklık ortaya çıkar ve süreç hidrolojik kuraklığa, yani su kaynaklarının tükenmesine kadar ilerler. Bu zincirleme etki artık çok daha hızlı yaşanıyor. Özellikle ani kuraklık olayları daha sık görülmeye başlandı. Bunun yanında uzun süreli ve yıkıcı etkiler bırakan mega kuraklıklar da giderek daha büyük bir risk haline geliyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, bu açıdan en hassas bölgelerden biri. Kuraklık ile su kıtlığı aynı şey değildir. Kuraklık doğal bir süreçtir, su kıtlığı ise daha çok yönetimle ilgilidir."

Panel, akademisyenlerin sunumlarının ardından sona erdi.

Programa, rektör yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Özyavuz, Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

GÜNDEM 25 Mart 2026 Çarşamba, 15:57

Benzer Haberler

Bursaspor'dan kombine transferi ve Erokspor maçı biletlerine ilişkin açıklama

Bursaspor Kulübü, kombine sahiplerine tanınan 5...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Muhalefetin ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefete...

Muzaffer Çilek, yeniden Bosna Hersek Bursa Fahri Konsolosluğu'na atandı

İş insanı Muzaffer Çilek, 16 yıldır sürdürdüğü...

Eker I Run, 13'üncü yılında koşu tutkunlarını Bursa'da buluşturmaya hazırlanıyor

Türkiye'nin en kapsayıcı koşu festivallerinden...

Özel'den Erdoğan'ın o çıkışına yanıt: 'Milletin umudu olan seçimler atlatılmaz'

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Yaklaşan...

Bursa'da sular kesilecek!

BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan...