Tıp fakültesinde kadavra krizi yaşanıyor: Türkiye'de bulunamıyor, ithal edecekler

GÜNDEM, 04 Kasım 2024 Pazartesi, 13:50

Türkiye'de beden bağışı sayısı az. Bu durum nedeniyle, tıp fakültesi öğrencileri en önemli eğitim materyalleri kadavra üzerinde el becerisi kazanamıyor. Uzmanlar, hekim adaylarının ilk hastasının kadavra olması gerektiğini belirtiyor. Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Servet Çelik, kadavra bulunmadığında ithal etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Tıp fakültelerinin en önemli derslerinden anatominin ana eğitim materyali olan kadavranın temin sorunu nedeniyle eğitimin kalitesi düşüyor.

Öğrencilerin el becerisi kazanması, beden üzerinde uygulama yapması için kadavra büyük önem taşıyor.

Türkiye'de beden bağışının az olması dolayısıyla büyükşehirlerdeki üniversitelerde bile bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda kadavra bulunuyor.

Çoğu tıp fakültesi öğrencisinin kadavra görmeden mezun olduğunu dile getiren uzmanlar, kadavra bulunamadığında ithal etmek zorunda kalındığını söylüyor.

400 ÖĞRENCİYE 40 KADAVRA GEREKİYOR

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve EÜ Girişimsel Anatomi Plastinasyon Uygulama Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Servet Çelik, 20 yıl önce bir kadavra üzerinde çalışabildiklerini vurgulayıp, "2010'dan sonraki yıllarda ufak ufak bağışlar artmaya başladı. 3-4 yılda bir kadavra gelirken, yılda 1-2'lere çıkmaya başladı." dedi.

Türkiye'nin son yıllarda bağış konusunda daha iyi bir konuma geldiğini belirten Çelik, "İzmir gibi büyükşehirlerdeki üniversitelerde bağış sayısı yılda 5-6 olabiliyor. Bağışlar artmaya başladı ama hala yeterli düzeyde değil. Batıdaki standartlara ulaşmamız için sadece EÜ Tıp Fakültesi'ndeki 400 1'inci sınıf öğrencisinin yılda 40 tane kadavrayla çalışması lazım." şeklinde konuştu

"HEKİMİN İLK HASTASI KADAVRA OLMALI"

Tıp fakültesi öğrencilerinin beden üzerinde uygulama yapması, el becerisini kazanmasını istediklerini dile getiren Prof. Dr. Çelik, "Beden bağışı eksik olunca eğitim, öğrencinin bire bir el becerisi kazanmasından ziyade kadavraların, organların, kasların, yapıların önceden anatomi hocaları tarafından hazırlanıp, öğrenciye gösterilmesine, yani müze formatına dönmüş oluyor." dedi.

Hekimin ilk hastasının kadavra olması gerektiğini vurgulayan Çelik, "En azından gerçekçi bir dokuyu görmelerini, bunun yanında ölmüş kişinin bedeniyle karşılaşmaları onları psikolojik olarak da hekimliğe hazırlıyor." diye konuştu.

Türkiye'de bire bir kadavrayla çalışan öğrenci sayısının az olduğunu söyleyen Prof. Dr. Çelik, şöyle devam etti:

"Bir yılda 15-20 civarında öğrencinin belli bölgeleri inceleme şansı oluyor. Günümüzde kadavrada çalışmayı bırakın, kadavra görmeden mezun olan çok sayıda sağlık profesyoneli var. Çoğu fakültede sadece var demek için bir veya iki tane kadavra var. Beceri kazanamadan hekimler mezun oluyor. Anatomi asistanları, uzmanlarının dahi çoğunun kadavrada çalışma şansı olmuyor."

"KADAVRALARA CİDDİ BEDELLER ÖDÜYORUZ"

Kadavra bulunmadığında ithal etmek durumunda kalındığını vurgulayan Prof. Dr. Çelik, "İthal kadavralara ciddi bedeller ödemek zorunda kalıyoruz. Bunlar ülkemizin parası. İhtiyacı karşılayacak kadar ithalat da yapılamıyor. İşin doğrusu bir bedene fiyat biçilmesini de doğru bulmuyoruz ama çok sayıda fakültemiz, öğrencimiz var. İhtiyaçtan dolayı da bakanlık bu yola gitmek zorunda kaldı. Öğrenciler en azından bir kadavra görsün diye üniversitelerde alımlar yapılıyor." diye konuştu.

GÜNDEM 04 Kasım 2024 Pazartesi, 13:50

Benzer Haberler

Lisedeki maç sırasında silahla ateş açıldı: Ölü ve yaralılar var

ABD'de lisedeki buz hokeyi maçı esnasında...

Dolar güne 43,7034 liradan başladı

Dolar endeksi 97'nin üzerinde işlem gördü ve...

Tapu için milyonları ilgilendiren düzenleme yolda

AK Parti tarafından hazırlanan kanun...

Samsunspor'da Thortsten Fink dönemi

Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, Alman teknik...

Victor Osimhen hakkında flaş iddia!

Galatasaray'ın Njjeryalı yıldızı Victor Osimhen...

Murat Dalkılıç, Kaan Tangöze ve İsmail Hacıoğlu gözaltına alındı!

Ünlülere yönelik yürütülen 'uyuşturucu'...