Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ'ı Silivri'de ziyaret etti. Yanardağ, hakkında "siyasal casusluk" iddiasıyla açılan davayla ilgili 11 Mayıs 2026'da yapacağı savunmayla ilgili, "Bu kumpas olarak nitelendirdiğim iddianamenin amacı Tele1'e el koymak, beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı. Bu nedenle savunmamı 'karşı iddianame' olarak sunacağım." dedi. Yanardağ, tutukluluk koşullarından söz ederken, "Ailemle haftada bir 10 dakika telefonla görüşebiliyorum. 12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği görülmedi." ifadelerine yer verdi. TGC Yönetim Kurulu Yanardağ'ı ziyaretlerinin ardından açıklamalarda bulundu.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, 27 Ekim 2025'ten beri Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ'ı ziyaret etti.
Merdan Yanardağ, 27 Ekim 2025'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte "siyasi casusluk" suçundan tutuklanmıştı. Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın tutuklanmasının ardından Tele 1'in sahibi olan ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi'ne kayyum atanmış ve Tele 1'in İstanbul, Ankara ve İzmir'deki merkezlerinde toplam 144 gazeteci işten çıkarılmıştı. Merdan Yanardağ hakkında "siyasal casusluk" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması 11 Mayıs 2026'da görülecek. Duruşmayı TGC ve basın meslek örgütü temsilcileri de izleyecek.
"İddianamenin amacı beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı"
TGC Yönetim Kurulu'na 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü hakim karşısına çıkacağı duruşmada yapacağı savunmayla ilgili bilgi veren Merdan Yanardağ, "Bu kumpas olarak nitelendirdiğim iddianamenin amacı Tele1'e el koymak, beni ve arkadaşlarımı medyadan uzaklaştırıp işsiz bırakmaktı. Bağımsız, borçsuz bir medya kuruluşu olan Tele1'e kayyum atanması basın tarihinin en önemli olaylarından biridir. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne müdahaledir. Tele1'e müdahale tüm medyayı etkiledi. Bu el koyma işleminden önce bana Tele1'i satmam için teklif geldi. Tele1'i satmayı kabul etmediğim için ardından bu davayla Tele1'e kayyum atadılar." sözleriyle yaşanan süreci anlattı.
Yanardağ, savunmasını 'karşı iddianame' olarak sunacağını söyleyerek şöyle konuştu:
"Ben Türk Ceza Kanunu'nun devlet sırrını ele geçirip yabancı bir devlete, örgüte verme suçunu düzenleyen 328. maddesi ile suçlanıyorum. Ama iddianamede yabancı devlet yok, yabancı örgüt yok. Hakkımda somut ya da soyut delil yok. Yorum ve varsayıma dayalı ideolojik bir iddianameyle suçlanıyorum. 31 Mart 2024 seçiminde Ekrem İmamoğlu'nun seçilmesini sağlamakla suçlanıyorum. Biz Tele 1'de 22 Haziran'da Kemal Kılıçdaroğlu ile yayın yaptık. Bir gün sonra 23 Haziran'da Ekrem İmamoğlu'nu eleştiren bir yayın yaptık. Biz gazeteciyiz, eleştiririz. Bu iddianameye göre demokratik haklarını kullanmak, iktidar karşıtı olmak suç. Bu iktidar döneminde üçüncü kez tutuklandım. Önceki iki davada suçsuzluğum ortaya çıktı, mahkemeler hak ihlali kararı verdi. Yedi aydır cezaevindeyim, suçum gazetecilik yapmak."
"12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği görülmedi"
Tutukluluk koşullarından bahsederek sözlerine devam eden Yanardağ, "Ailemle haftada bir 10 dakika telefonla görüşebiliyorum. Bizim dışımızdaki tutuklu insanlar ise haftada 1 saat aileleriyle görüntülü görüşebiliyor. 12 Eylül döneminde bile böyle bir dava örneği görülmedi. 12 Eylül döneminde de ağır baskı vardı. Ancak hukuksuz yargılama olmadı. Ama ben bu kumpasa boyun eğmeyeceğim. Her hal ve şartta gazeteciliği, halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğim. Üyesi olduğum Türkiye Gazeteciler Cemiyeti her tutuklandığımda beni hiç yalnız bırakmadı. Tüm meslektaşlarımı ve basın meslek örgütlerini duruşmamı izlemeye davet ediyorum." cümleleriyle sözlerini tamamladı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Yanardağ'ı ziyaret ettikten sonra yaptıkları açıklamada şu sözlere yer verdi:
"Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü bu ülkede her görüşten insanın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının teminatıdır. Gazeteciyi gözaltına almak, tutuklamak toplumu gözetim altına almaktır. Üyemiz Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalıdır. Gazetecilik suç değildir. 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü biz de Merdan Yanardağ'ın duruşmasını izleyeceğiz."
Kaynak:T24
GÜNDEM 08 Mayıs 2026 Cuma, 22:01
Benzer Haberler