Aydın'da zeytin üreticileri, üretim maliyetleri karşısında ürünlerini zararına satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Zeytin üreticisi Engin Girgin, "Bu çiftçi nereye kadar dayanacak? Her şey bitik, hiçbir şey para etmiyor" dedi.
Aydın'ın Karacasu ilçesi Esençay bölgesinde zeytin üreticileri, artan üretim maliyetleri ve düşük satış fiyatları nedeniyle zor bir hasat dönemi geçiriyor.
Kilogramı 20-35 liradan satılan zeytinde, yağlık fiyatların 10 liraya kadar düşmesi üreticileri borç yükü altında bırakıyor.
Zeytin üreticisi Bahri Şenler, üreticinin zor durumda olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Zeytinlerimizde umduğumuz pazarı bulamadık. Köylü çok perişan halde. İşçi maliyetleri, gübre maliyetleri, ilaçlama ve mazot yüksek. O yüzden köylü şu anda ağacın başındaki zeytini toplamak bile istemiyor. Zaten toplasa anca amele ve işçi parasına yetiyor. Bu yüzden buna bir çare bulunması gerekiyor. Yoksa köylü perişan halde. Adam borcunu ödeyemiyor; kredi çekmiş ödeyemiyor, traktör almış ödeyemiyor. Gidip tarlasına bakmak bile istemiyor. Zeytin anca 15 liradan başlayıp 30-35 liraya kadar çıkıyor. 30-35 lira olan da kaliteli olanı. Üretici böyle olursa batar, yani çok perişan halde."
"ÜRETİCİ NE YAPSIN?"
Denizli'nin Serinhisar ilçesinde zeytin alım satımı yapan Hasan Erdoğan, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki çiftçilerin aynı sorunlarla karşı karşıya kaldığına işaret ederek, şunları söyledi:
"Tarım işi yapıyoruz, zeytini alıp satıyoruz. Şu anda artık Türkiye'de hangi mahsul olursa olsun para etmiyor. Karpuzcunun karpuzu kaldı, kavuncunun keza öyle. Elma ağaçları yere seriliyor. Zeytinin adama maliyeti 30 lirayı geçiyor ama satışı 20-25 lira görünüyor. Bu şartlarda bu insanın bu zeytini toplaması zor. Alıcı olarak markete gidiyorsun, marketteki fiyat çok yüksek. Bu sefer vatandaşın alım gücü olmuyor. Bunun önüne geçilmesi lazım ama nasıl geçilir? İnşallah devletimiz buna bir yol bulur. Bir şey kıt olduğu zaman afaki para ediyor, bu sefer vatandaş alamıyor; bol olduğu zaman çiğneniyor, üretici kepaze oluyor. Bu yıl tarımdaki hangi sektörde olursa olsun üreticinin hepsi zararda, yani kimsenin para kazanma şansı kalmadı. Üretici ne yapsın? Şimdi bunu toplamazsa seneye ağacına bakmaz. Adam bazı yerlerde ağaçları sökmeye başladı. Elma ağaçlarını kesmeye başladılar. Üretici ne yapsın? Hep zarar, zarar, zarar. Bir senede çok kazanırsa belki '3-5 sene sonra bir daha tutar' diye o seneyi bekler ama o seneler de şu anda gelmiyor. Ya ağaçta ürün olmuyor ya da bol oluyor ama para etmiyor.
"ÇİFTÇİ NEREYE KADAR DAYANACAK?"
Zeytin üreticisi Engin Girgin de şöyle konuştu:
"Zeytini nasıl anlatayım? Fiyatlar çok kötü. Maliyet yüksek. Çiftçi bitmiş ya, hiç böyle sürünmemişti. Şimdi bunun bana maliyeti 50 lira, ben satıyorum 30 liraya. Elediğin zaman yağlığı sana geliyor 10 liraya, bu zeytin geliyor 15 liraya. 50 lira maliyeti var, 15 lira dönüşü var; 45 lira zarar. Vallahi işçi maliyetleri yüksek. Bir işçi günlük 4 ya da 5 kasa yapar, en az 100 kilo toplar. 100 kilo zeytini de eleğe vurduğunda 25-30 liraya falan geliyor. Maliyetler yüksek, işçinin yevmiyesi de 2 bin lira; zeytin işçi parasını kurtarmıyor. Yani bu çiftçi nereye kadar dayanacak? Her şey bitik, hiçbir şey para etmiyor. Para eden bir şey var mı? Yok. Hangi çiftçinin malı para ediyor? Silajından tut buğdayına kadar hiçbir çiftçinin malı şu anda para etmiyor. Çiftçi olarak bittik yani. Son nokta."
Esençay'dan zeytin üreticisi Veli Kesici de "Zeytinin kilosu 20 lira, maliyeti 40 lira. Anlatacak bir durum yok, hepsi bu. Ne olacağını ben bilmem; ne olacağını Türkiye'yi idare edenler bilecek. Onlar önünü açacak, dışarı ihraç edecek, pazar bulacak. Bulmazsa sonuç böyle olur yani" dedi.
Kaynak:ANKA
GÜNDEM 23 Ekim 2026 Cuma, 20:22
Benzer Haberler