Brüksel'de İmamoğlu'na uluslararası ödül
GÜNDEM, 05 Mart 2026 Perşembe, 14:03İmamoğlu, 9 Mart'taki ilk duruşma öncesi dünyaya seslendiği mesajında, "Bugün ülkemin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle özgürlüğüm kısıtlı, ama umudum özgür, iradem özgür. Daha da önemlisi milletimin iradesi hala özgür. Türk halkının iradesini ve özgürlüğünü savunmaya, bana getirilen tüm kısıtlamalara rağmen devam edeceğim" ifadelerini kullandı.
"Bugün bu ödül töreni, 19 Mart 2025'te başlayan tutukluluğumun birinci yılına günler kala yapılıyor. Ve 9 Mart'taki ilk duruşma tarihinden hemen önce. Yalanlarla. Kumpaslarla. Tuzaklarla. Hiçbir geçerli delil olmadan tutuklu bulunuyorum. Ama bizler kin tutmuyoruz, bizim hedefimiz gerilimi büyütmek değil, hukuka dönüşü gerçekleştirebilmek. Bu temelde adil ve tutuksuz yargılanma hakkını savunuyoruz. Bu hak her demokratik toplumun ortak zemini olmalıdır" diye konuşan İmamoğlu, "Sadece Türkiye'de değil, dünyada demokratik gerileme büyüyor. Muhalefet baskılanıyor. Basın zayıflatılıyor. Yargı siyasallaşıyor. Ancak aynı zamanda, demokrasiye sahip çıkanlar da çoğalıyor. Ben kendimi millete emanet ettiğim gün şunu söyledim: Milletime güveniyorum. Bugün de aynı yerdeyim. Üzülmeye ve mahzun olmaya gerek yok. Umudumuz sapasağlam yerinde" dedi.
Avrupa Parlamentosu, bugün yerel demokrasiyi savunma kararlılığının simgesi haline gelen tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Belediye Başkanı Paweł Adamowicz Ödülü'nün bu yıl Ekrem İmamoğlu'na layık görülmesiyle ilgili törende konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, bu takdirin kendilerine güç verdiğini ve yalnız olmadıklarını gösterdiğini belirtti. Aslan, ardından Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'den gönderdiği mektubu katılımcılarla ve kamuoyuyla paylaştı.
"Özgürlüğüm kısıtlı, ama umudum özgür, iradem özgür"
İmamoğlu, Aslan tarafından paylaşılan mektubunda şu ifadeleri kullandı:
"Bugün çok istememe rağmen aranızda değilim. Ancak sizlerin, yani demokrasiye inanan dostların gösterdiği dayanışma, en az bu ödül kadar anlamlı ve kıymetli. Dayanışmamız, sınırları aşan ortak vicdanımıza ve bu vicdanın yön verdiği adalete işaret ediyor. Bunu hissediyor ve biliyorum.
Bugün ülkemin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle özgürlüğüm kısıtlı, ama umudum özgür, iradem özgür. Daha da önemlisi milletimin iradesi hala özgür. Türk halkının iradesini ve özgürlüğünü savunmaya, bana getirilen tüm kısıtlamalara rağmen devam edeceğim. Bu ödüle adını vermiş, Paweł Adamowicz gibi, seçilmişlerin iradesinin hukukun güvencesi altında olması ilkesini savunmaya devam edeceğim.
"Esas hedef seçmenin iradesidir""
Türkiye'de yaşadığımız demokratik gerileme giderek daha da ağırlaşmakta. Ve bu gerileme ilk aşamada halen muhalefetin elinde olan yerel yönetimleri hedef almakta. Ne yazık ki ülkemde iktidar, yıllardır devleti ve milleti tekeline almaya çalışıyor. Muhalefeti, eleştiriyi, hatta bazen sadece farklılığı bile hedefe koyabiliyor. Farklı görüşlere saygı, sadece iyi yönetişim meselesi değildir. Aynı zamanda toplumsal istikrarın da temelidir. Seçilmiş yerel yöneticilere dönük baskılar, sadece belediyeleri hedef almamaktadır, bu baskıların esas hedefi seçmenin iradesidir.
Bugün bu ödül töreni, 19 Mart 2025'te başlayan tutukluluğumun birinci yılına günler kala yapılıyor. Ve 9 Mart'taki ilk duruşma tarihinden hemen önce. Yalanlarla. Kumpaslarla. Tuzaklarla. Hiçbir geçerli delil olmadan tutuklu bulunuyorum. Ama bizler kin tutmuyoruz, bizim hedefimiz gerilimi büyütmek değil, hukuka dönüşü gerçekleştirebilmek. Bu temelde adil ve tutuksuz yargılanma hakkını savunuyoruz. Bu hak her demokratik toplumun ortak zemini olmalıdır.
"Sadece Türkiye'de değil, dünyada demokratik gerileme büyüyor"
Sadece Türkiye'de değil, dünyada demokratik gerileme büyüyor. Muhalefet baskılanıyor. Basın zayıflatılıyor. Yargı siyasallaşıyor. Ancak aynı zamanda, demokrasiye sahip çıkanlar da çoğalıyor. Ben kendimi millete emanet ettiğim gün şunu söyledim: Milletime güveniyorum. Bugün de aynı yerdeyim. Üzülmeye ve mahzun olmaya gerek yok. Umudumuz sapasağlam yerinde.
Avrupalı dostlarım, Benim mücadelem bir kişinin mücadelesi değil. Bu, bir ülkenin geleceği meselesi. Ve bu mücadele sadece Türkiye için de değil. Demokratik gerileme yaşayan bütün ülkeler için bir anlam taşıyor. İnsanlığın ortak mirasının bir göstergesi olan evrensel değerleri savunmaya devam etmeliyiz.
"Sessiz kalmak suça ortak olmaktır"
Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları hepimizin hak ettiği değerlerdir. Bu temel değerlerin ihlal edildiği dönemlerde sessiz kalmak suça ortak olmaktır. Bu zor dönemde tüm Avrupa kurumlarının sorumluluğu büyüktür. Avrupa Birliği kurumlarının ve Avrupa Konseyi sisteminin, yerel demokrasiyi korumada özel bir rolü vardır. Bu rol, Türkiye'yi dışlamak için değil; demokratik standartları güçlendirmek için kullanılmalıdır. Türkiye, Avrupa ile tarihsel ve toplumsal bağlara sahip bir ülkedir. Bizim hedefimiz, bu bağları ortak değerlerimiz ve evrensel hukuk ilkeleri üzerinden güçlendirmektir.
Türkiye'nin yeri demokratik Avrupa ailesinin içindedir. Bu sadece bir temenni değil, tarihsel bir yön ve toplumsal bir iradedir. Bugün bana verilen bu anlamlı ödülü, Türkiye'de demokrasiyi savunan herkese, Seçilmiş belediye başkanlarına, Gençlere, Hukukçulara, Gazetecilere, Sivil topluma, Ve her şeye rağmen sandığa sahip çıkan milletimize adıyorum. Bu ödülü onların adına alıyorum.
Kendi mısralarıyla tamamladı
Ben Türkiye'nin geleceğine inanıyorum. Çünkü milletimiz, zor zamanlarda bile kendi iradesini korumayı bilir. Bizim arzumuz, Türkiye'nin yeniden tam anlamıyla demokratik hukuk devleti çizgisine dönmesidir. Sözlerimi, Nazım Hikmet'in memlekete dair o büyük umudundan esinlenerek yazdığım bir dörtlükle bitirmek istiyorum:
Ve bir gün...
Söz, korkudan büyük olacak.
Hak ve adalet temelli düzen kurulacak
Ve memleket yeniden nefes alacak.
Demokratik şehirler, halkın evi olacak."
İBB Başkanvekili Nuri Aslan: Bu ödül bizlere güç veriyor
İmamoğlu'nun mektubunu okumadan önce ve ödül teslimi sırasında konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Avrupa Bölgeler Komitesi içinde oluşan siyasi uzlaşının ve güçlü kurumsal sahiplenmenin önemine değindi.
Aslan, "Paweł Adamowicz Ödülü'nün bu yıl Ekrem İmamoğlu'na layık görülmesi, bizlere güç vermekte ve yalnız olmadığımızı göstermektedir" diyerek sürece katkı sunan PES Grubu Başkanı Luca Menesini, Maria Freitas ve Türkiye Çalışma Grubu üyelerine şükranlarını sundu. Yerel demokrasiye yönelik baskılara kayıtsız kalmayan tutumun Türkiye için kıymetli olduğunu vurgulayan Aslan, ödülü İmamoğlu adına kabul etti.
Kaynak:T24
GÜNDEM 05 Mart 2026 Perşembe, 14:03
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
İnsan Hakları İzleme Örgütü: İsrail'in Lübnanlılara yönelik tahliye emri endişe verici
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail...
67 ilde uyuşturucu operasyonu: 638 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, son 5 gün içinde 67 ilde...
Bakan Şimşek eşel mobil açıklaması: Şokun etkisini azaltacağız
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,...
Yıldırım'da genç çiftlere 'aile' eğitimi
Yıldırım Belediyesi, evlilik hazırlığındaki...
Fransa ABD'nin Orta Doğu'daki üslerini kullanmasına izin verdi
Fransa, ABD-İsrail'in İran'a saldırdığı ve...