Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey'den önemli açıklamalar

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey'den önemli açıklamalar

BURSA, 28 Ocak 2026 Çarşamba, 10:02
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2026 yılının ilk değerlendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulunuyor. Başkan Bozbey alttan yapılacak Çalı-Üçevler, Üçevler-Terminal ve Terminal-Demirtaş metro hattının müjdesini verdi.

Başka Gazete / Haber Merkezi

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2026 yılının ilk değerlendirme toplantısını ulaşım gündemiyle gerçekleştiyor.

Başkan Bozbey'in konuşmasından satır başları şöyle:

2026 yılının ilk ayında Bursamızın en temel başlıklarından biri olan, araştırmalarda ilk üç sorun arasında görülen ulaşım konusundaki çalışmalarımızı ve projelerimizi paylaşmak üzere karşınızdayız. Bir kentin geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmenin en önemli başlıklarından biri de elbette ki ulaşımdır. Şehirlerin gerçek gelişimi, sosyal, eşitlikçi ve güvenli ulaşımda sağlanır. Bizler biliyoruz ki herkes için erişilebilir ulaşım, daha adil bir toplumun temelini oluşturur. İşte bu anlayışla 2026 yılında Bursa'da kent içi ulaşımı daha güvenli, daha hızlı ve daha erişilebilir hale getirecek hizmet ve projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza hız verdik.

Zaman zaman sizlerin de yakından takip ettiği üzere ulaşımdaki sıkıntılara yönelik çeşitli eleştirilerle karşılaşıyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir gerçek var: Biz bu kentte görevi devralalı daha iki yıl bile olmadı. Buna rağmen yıllardır biriken sorunların tüm sorumluluğunu bugüne yüklemek ne gerçekçi ne de vicdanidir. Bu noktada herkesi daha vicdanlı bir değerlendirme yapmaya davet ediyorum. Ulaşım, kısa sürede çözülebilecek, günü kurtaran müdahalelerle sonuç alınabilecek bir alan asla değildir. Aksine uzun vadeli bir bakış, güçlü bir planlama ve kararlı bir uygulama gerektirir.

Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde geçmişte yapılan plansız büyüme, yanlış yer seçimleri; örneğin özel okulların bir bölgeye, sanayinin aynı bölgeye, özel hastanelerin aynı bölgelere yapılmış olması gibi yanlış yer seçimleri ve bütüncül bakıştan uzak kararlar almak yatıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı 2025 verilerine göre Bursa genelinde trafiğe kayıtlı araç sayısı 1 milyon 300 bini aşmış durumda ve son bir yılda bu sayı %7 artış göstermiştir. Bu tablo yalnızca araç sayısı arasındaki artış değil, aynı zamanda kentleşme anlayışındaki eksikliklerin de bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Konutların, alışveriş merkezlerinin, eğitim ve sağlık alanlarının, spor tesislerinin ve sosyal donatıların plan bütünlüğü içinde ele alınmaması Bursamızı bugün taşıyamadığı bir yükle karşı karşıya bırakmıştır.

Biz bu tabloyu değiştirmek için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Kentin belirli noktalarında sıkışmasını değil, denge içinde yayılmasını esas alıyoruz. Bu nedenle 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı çalışmalarımıza büyük önem veriyoruz. Bu planın bu yıl içerisinde onaylanması ile birlikte Bursa artık gerçek anlamda bir dönüm noktasına ulaşmış olacaktır.

Elimizde planlı gelişimin temelini oluşturan bir kent anayasasını da oluşturmuş, var etmiş olacağız. Bursa Kent Anayasası son derece kıymetli ve önemlidir. Bununla birlikte ön yeterlilik aşaması 6 Ocak 2026 tarihinde yapılan ve 2 Mart tarihinde ihalesi yapılacak olan 2120 vizyonlu ulaşım haritamızı da netleştiriyoruz. Katılımcı planlanan bu plan, toplu taşımayı, yaya ve bisiklet önceliğini merkeze alan bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Hangi hattın ne zaman devreye alınacağı, hangi aksların güçlendirileceği, farklı ulaşım türlerinin nasıl entegre edileceği bu plan çerçevesinde somut biçimde tanımlanmış olacaktır.

Bugün dünyada modern kentler, çevre dostu, enerji verimliliği yüksek ve karbon salınımını azaltan ulaşım çözümlerini tercih etmektedir. Çünkü sürdürülebilir ulaşım, çevreyi korurken ekonomiye katkı sağlayan ve insanların yaşam kalitesini yükselten bir anlayışı temsil ediyor. Biz de bu anlayışı hayata geçiriyoruz. Sahada da çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bugüne kadar asfalt yüzü görmemiş pek çok noktada yeni yollar oluşturduk. Trafiği rahatlatmak adına kritik kavşaklarda düzenlemeler yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz.

"Birileri konuşur, biz iş yaparız"

Toplu ulaşımda ise araç filomuzu gençleştiriyoruz. Daha çevreci, daha güvenli ve daha konforlu araçları Bursamızın hizmetine sunuyoruz. Diyeceksiniz ki bunları yaptığınızda temel atmadınız, açılış yapmadınız. Ama bunlara gerek yok, çünkü vatandaş zaten kullanıyor. Hele bir bölgemizde, oraya gittiğimizde onu söyledim; 25 yıldır muhtarların söylediği, "25 yıldır dilenci olduk bu yolu yaptırmak için," diye söylediler. Bizi davet ettiler, gece gittik, orada bir inceleme yaptık arkadaşlarımızla ve geçen yıl o yolu bitirdik. Muhtarlarımız bize teşekkür üzerine teşekkür etti. "25 yıldır dilenci olduk," dediler. Yani birileri konuşur, biz iş yaparız; bunu özellikle belirtmek istiyorum.

Otobüs, tramvay ve bisiklet gibi alternatif ulaşım modellerini yaygınlaştırarak karbon ayak izimizi azaltmayı ve gelecek kuşaklara daha temiz bir kent bırakmayı hedefliyoruz. Toplu taşımaya erişimin hızlı olması, güvenli ve kesintisiz olması bizim en temel önceliğimizdir. Farklı ulaşım araçları arasında güçlü bir entegrasyonu sağlayarak hem zaman hem de enerji kaybını en aza indirmeyi esas alıyoruz. Amaç ve hedefimiz çok net: Herkes için erişilebilir, güvenli, konforlu ve sürdürülebilir bir ulaşım sistemi.

2026 boyunca alanında, özellikle ulaşımlarda hayata geçireceğimiz pek çok projemiz var. Öncelikle 2026 ile birlikte planlama, altyapı ve üstyapı yatırımları ile birlikte bütüncül biçimde ele aldığımız kapsamlı bir çalışma dönemine giriyoruz. Yıl boyunca hem sahada hem de yapım yatırımlarıyla, inşa yatırımlarıyla ve geleceği şekillendirecek proje çalışmalarıyla Bursa'nın ulaşımını kalıcı biçimde rahatlatacak adımları atıyoruz. Bugüne kadar yaptıklarımızın haricinde yine 2026 yılı boyunca kent genelinde çok kapsamlı yol üstyapı çalışmalarını hep birlikte yürütmüş olacağız: 300.000 ton sıcak asfalt, 350 km sathi kaplama, 260.000 m² istinat duvarı, 300.000 m² parke taşı parke yolu, 12 km bisiklet yolu, 25 km imar yolu, 30 km oto korkuluk ve 110 adet köprü, menfez, duvar gibi sanat yapısı imalatlarını 2026 yılında hep beraber gerçekleştireceğiz.

Fiziki yatırımlarımızın yanı sıra ulaşımın planlama ve proje tarafında da güçlü bir şekilde ilerliyoruz. 30 kilometrelik yol için proje tasarımlarını yapıyoruz. 40 kilometrelik yol için uygulama projelerini hayata geçiriyoruz. 19 km bisiklet yolu projelendirmesini şimdiden hazırlıyoruz. 23 kavşakta düzenleme projelerini gerçekleştiriyoruz. Bu yıl dokuz farklı kavşak projesini gerçekleştireceğiz. Beş köprü ve beş küçük sanat yapısının projelerini hazırlayacağız.

Bursa'nın ulaşımını günlük çözümlerle değil, uzun vadeli bir vizyon ve bakış açısıyla ele alıyoruz. 2050 hedef yılıyla hazırlanmakta olan sürdürülebilir ulaşım ana planı, kısa, orta ve uzun vadeli kararları içeriyor. Bu planla toplu ulaşıma odaklı, mevcut kapasiteyi verimli kullanan ve kentin gelecekteki gelişimini gözeten bir ulaşım sistemini hedef olarak önümüze koyuyoruz. Bu kapsamda oldukça geniş bir veri çalışması yürütüyoruz. Yaklaşık 24.700 kişiyle birebir anket çalışması yapılacak. Trafik sayımları, kavşak etütleri, 30 km sirkülasyon planı, 45 hemzemin ve yedi farklı kavşak projesi ile de hazırlanmış olacak.

Bu çalışmaların sonucunda Bursa ulaşımı için net, uygulanabilir ve bilimsel temellere dayanan -- tekrar vurgulamak istiyorum, bilimsel temellere dayanan -- kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaç ve öncelik eksenli çözümler içeren sürdürülebilir bir ulaşım ana planı ortaya çıkmış olacak. Bu planın ihale süreci de adım adım ilerliyor.

Şimdi sizlerle 2026 yılında sahada devam eden yapım çalışmalarını yine paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz, Geçit Bademli Kavşağı, bu çalışma devam ediyor. Muhtemelen Mayıs sonu, Haziran'da tamamlamayı hedefliyoruz. Ancak orada bir yan yol kısmı var. Burayla ilgili kamulaştırma çıktı ortaya, onunla ilgili görüşmeler hızlandı, çözmek üzereyiz ve bir an önce burasını tamamlayacağız. Aynı zamanda Esenevler, Yiğitler, Otosansit, Kestel yine güzergâhında olan bu alanla ilgili de kamulaştırma çalışmalarımız aralıksız sürdürülüyor ama Kestel ilçemizi Yıldırım'a bağlayacak olan bu ana yolu da tamamlamayı yine 2026 yılına hedef olarak koymuş durumdayız.

Bunun yanında Otosansit Erdoğan Caddesi sanat yapıları ile ilgili burada yine çalışmalarımızı artırarak devam ettiriyoruz. 11 Eylül Bulvarı'yla Gürsu bağlantı yoluna aynı şekilde kesintisiz ulaşımı sağlayacak biçimde iki adet köprü inşa edecek ve bu da 2026 projeleri içerisinde yer alıyor. Burada 11 Eylül Bulvarı'nı direkt Gürsu'nun 35 metre yoluna entegre edeceğiz ve böylece Ankara Yolu'nda ve Gürsu Kavşağı'nda önemli bir yığılmayı da ortadan kaldırmış olacağız.

Karacabey Harmanlı arasında yıllardır sorun olan ve yıkılmaya yüz tutmuş olan köprüyle ilgili ihale aşaması devam ediyor, yakın süre içerisinde başlayacağız. Nilüfer ilçemizde Kayapa çevresinde, oralarda yine yeni yerleşmeleri biliyorsunuz, orada yine Atlıçayır, Nasrettin Hoca ve Çamlık Bulvarı'nda çok önemli çalışmaları aralıksız olarak sürdürüyoruz. İmar uygulamaları tamamlanan alanlarda imalatları hızla hayata geçiriyoruz. Bu çalışmalarla birlikte bu gelişen bölgemizde de yine güvenli ve akıcı bir ulaşım sistemini de kurmuş olacağız.

Tuna Caddesi'nde yıllardır şikâyet edilirdi, orayı toparladık. Şu anda orada etap etap kaldırım çalışmalarını da tamamladıktan sonra gerçekten artık insanlarımız konforlu bir yolda bir yerden bir yere ulaşmış olacaklar. Tabii ki bazı projelerimiz park et-devam et sistemi. Yıllarca tartışılan 150 araçlık bir otoparkı Beşevler'de planlıyoruz ve hazırlıkları da yaptık. Çünkü artık insanlarımızın şehrin içine kendi araçlarıyla değil, oraya otoparka bırakıp şehrin içine gitsin toplu ulaşım aracıyla, ya da BursaRay'la, dönüşte de yine bu sistemleri geliştiriyoruz. Yer teminini oluşturduğumuz yerlerde bunu yapmaya da devam edeceğiz.

Bir eksiklik de İzmir Yolu üzerinde Orhaneli Kavşağı'ndan FSM'ye, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'ndan Çalı'ya, Çalı'dan Alaaddinbey'e, Alaaddinbey'den de Üniversite Kavşağı'na kadar servis ve yan yol projelerini hayata geçiriyoruz, başlattık ve buralarda yine yan yollardaki farklı çıkışların da önüne geçiyoruz, geçeceğiz. Oradaki uygulamalarımızı bir süre sonra zaten göreceksiniz. Yan yol direkt ileriden bağlanacak, trafiğin sıkışmasını önlemiş olacağız. Bunların hazırlıklarının hepsi yapıldı, devamı da gelecek.

Ayrıca geçmişte imalat hataları ve yanlış uygulamalar nedeniyle kazalara neden olan Çalı Yolu'ndaki aydınlatma sistemini de çözdük, onu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Nilüfer ilçesi Yolçatı Mahallesi'nde yine orada da yine yol genişletme çalışmalarımız devam ediyor. Hem sanat yapıları açısından hem de yol açısından çok önemli bir kapasite artacak ve yol güvenliği de artırılmış olacak. Gürsu içerisinde Karanfil ve Özgüven Caddeleri, Kestel ilçesi Eğitim Caddesi'nde asfalt kaplama, bordür imalatları sürmektedir. 2026 yılının tamamlanacak olan çalışmalarda ilçe merkezlerimizde güvenli ulaşımın, konforlu ulaşımı da sağlamış olacağız.

Yine İnegöl ilçesinde Akhisar, Huzur, Karalar ve Baykoca mahallelerinde imar yolu çalışmalarımız devam ediyor. Bunları da bu yılın sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Yaklaşık olarak 15 kilometrelik bir yol planlamamız o bölgede mevcut. Yenişehir ilçesinde Subaşı TOKİ bölgesinde orada yine imar yoluyla ilgili çalışmalarımız sanat yapılarımızla birlikte devam ediyor. Bölgenin gelişimine destek olarak ulaşım altyapısını da güçlendirmiş olacağız. Bu da yine 2026 yılında tamamlanan projeler arasında yer alacak.

Bursa, Bilecik, İznik yollarının altı yolunun tek bir modern döner kavşakta birleştirilmesini planladık. Yakın zaman içerisinde ihale süreçleri devam ediyor. 2026 yılında da bu kavşağı tamamlamış olacağız.

Bursa genelinde planlama ve proje aşaması devam eden yatırımlarımızı da paylaşmak istiyorum. Bilim insanları ile ulaşım uzmanları ile yaptığımız değerlendirme sonucunda bu hatta öncelikle yolcu talebini ve gerçek ihtiyacı görmek istedik. Mudanya hızlandırılmış otobüs hattı ile ilgili bu nedenle tercihli yolda öncelikli otobüs hattı ile başlayacağız. Çünkü bilim insanlarının daha önce metrobüs hattı olarak değerlendirdiğimiz ancak yolun bölünmesi ile ilgili bir sorunla karşı karşıya kaldığımız bu yolda, hızlandırılmış bir otobüsle ulaşım sistemi ile 16-30 kilometrelik bu güzergâhta, BUDO İskelesi'ne kadar varacak olan bu yolla birlikte hem deniz ulaşımı ile ilgili Bursa ile entegre bir hâle getirmiş olacağız. Aynı zamanda Bursa'dan denizden, İstanbul'dan gelenin Uludağ'a kadar çıkacağı bir güzergâhta da entegre bir sistem olarak da kurmuş olacağız.

Kavşak projeleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Çünkü benim de dediğim gibi biz bilimsel olarak, bilimin ışığında özellikle vurgu yapmak istiyorum ve bilim insanlarıyla tartışarak buna göre kavşak düzenlemelerini ve yol düzenlemelerini gerçekleştiriyoruz. Yine Çelebi Mehmet Bulvarı ile Avrupa Konseyi Bulvarı arasında kesintisiz ve güvenli bir bağlantı sağlamak amacıyla projelerimizi yürütüyoruz. Projeler hazır ve arkadaşlarımız Soğanlı ve Alemdar mahallelerinden Avrupa Konseyi Bulvarı'na bağlanan noktada da bir kavşak çalışması ile birlikte Soğanlı, Alemdar'dan gelen o yolu bir taraftan İzmir Yolu'na, diğer taraftan da yakın çevre yolu diye tabir ettiğimiz yola bağlayıp Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı'yla devam edecek, oradan da Ata Bulvarı'na kadar kesintisiz bir ulaşımı öngörüyoruz.

Bunlarla ilgili projeleri hazırlıyoruz. Bazı yerlerde kamulaştırmalar var, o kamulaştırmalarla ilgili yoğun şekilde çalışıyor arkadaşlarımız. Bazı yerlerde kentsel dönüşümle ilgili de projelerimizi hazırlıyoruz, o şekilde devam ediyoruz. Yine Odunluk ve Soğukkuyu mahalleleri arasında bağlantıyı sağlamak üzere Acemler bölgesinde trafik yükünü azaltmayı amaçlıyoruz. Yine orada da bir köprü projemiz var. O köprü projesi ile birlikte hem hastanenin açılması ile birlikte direkt karşıya geçecek bir proje çalışması devam ediyor ama fizibiliteleri hazırlanıyor. Bunları da çözmek zorundayız.

Aynı şekilde Beşevler Kavşağı'nda yaşanan yoğunluk var, biliyorsunuz. Bunu çözmek amacıyla da Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü ile koordinasyon içerisindeyiz. Karayollarına ait bir yol. Orada da yine üstten geçiş, battı-çıktı değil arkadaşlar, farklı bir projeyi tartışıyoruz arkadaşlarımızla. Uzun süredir bunun analizini de yapıyorlar. Birçok yerde tepe varsa battı-çıktı yapılır ama tepe yoksa üstten geçerek, hem ileride iklim değişiminden kaynaklanan yoğun yağışlar oluyor, zaman zaman birdenbire yağış oluyor ve battı-çıktılarda yoğun olarak sudan dolayı mağduriyet yaşanıyor. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Bunu da düşünmek zorundayız. Onun için battı-çıktıdan ziyade üstten geçişle bir yol anlayışımızı ortaya koymaya çalışıyoruz.

Orhaneli Yolu üzerinde, hem Beşevler Kavşağı sonrasında da biliyorsunuz Çamlıca Kavşağı var, orada da aynı anlayışı ortaya koyarak kesintisiz ulaşımı direkt oraya aktarma düşüncesindeyiz. Alttan geçişlerle bağlantı yapacağız. Eğitimciler Caddesi var, Beşevler Caddesi'nden sonra, orada da bir tıkanıklık var, orada da bir lamba var. Bunu yaptığımız zaman oradaki yolu da alttan bağlayacağımız için hiç orada trafik kesilmeyecek ve yoğunluk da yaşanmayacak. Bununla ilgili proje çalışması devam ediyor. Hızlı bir şekilde Karayolları ile görüşüyoruz, bunun talebini yapacağız ve Büyükşehir Belediyesi olarak biz üstlenmiş olacağız.

Ata Bulvarı'nda, Çalı Yolu üzerinde yoğun bir trafik var, sizlerin de bildiği gibi. Kırmızı Cadde, Yetmişbeşinci Yıl, Yılmaz Durmazlar ve Hafize Hatun Caddesi'nde, Durmazlar Kavşağı'nda üstten geçiş; Hafize Hatun Camii'nin oraya geldiğimizde Küçük Sanayi'den çıkışı düşünün, orada alttan geçeceğiz, batık olacak çünkü orada kot ona göre kurtarıyor. Bunun hazırlığını yapıyor arkadaşlarımız, projelerinin çalışmalarına devam ediyorlar.

Tabii Tuna Caddesi ile ilgili de Tuna Caddesi'ni biz direkt Hürriyet tarafına bağlamayı, Mudanya Yolu'ndan döndüğünüzde ama İzmir Yolu'ndaki sıkışıklığı almak için oradan bir bağlantı planlıyoruz. Arkadaşlarımız şu anda yoğun biçimde altyapı çalışmalarını vesairelerini çalışıyorlar. Ya tünelle geçeceğiz, biraz zor görünüyor Tuna Caddesi'ne, ya da üstten; biraz daha mesafe uzayacak ama üstten geçip Tuna Caddesi'ne oradan girme imkânına sahip oluyoruz. O zaman hem İhsaniye, Karaman ya da Esentepe bölgelerine gidecek olan hat, Ataevler'e gidecek olan bir kesim İzmir Yolu'nu kullanmayacak, oradan gelip Tuna Caddesi üzerinden oraya ulaşmış olacak, Fethiye'ye kadar ulaşmış olacak. Tabii burada dediğim gibi BursaRay geçtiği için tünel çalışmasının daha avantajlı görünmesine rağmen o konuda arkadaşlarımız da bilim insanlarıyla oturup değerlendirmesini yapıyorlar. Hangisi bizim için hem yapım hem maliyet açısından elverişli ise onu yapacaklar. Ama o yol o şekilde kullanılmayacak. O yolun Tuna Caddesi'nden geçtikten sonra diğer tarafta da Alman Kanalı'na kadar bir güzergâh belirliyoruz. Kentsel dönüşümle beraber yol açılacak ve Hürriyet'e giden yola kadar, Alman Kanalı'na kadar o yolun devamını sağlıyoruz. Böylece Alemdar'dan gelen yol yakın çevre yoluna gittiğinde oradan direkt olarak Yenikaraman, Hürriyet üzerinden Tuna Caddesi'ne geçme imkânına sahip olacak. Bunları yoğun bir çalışma sonucunda ortaya koyduk arkadaşlar.

Diğer taraftan köprüler ve sanat yapıları konusunda birçok projeyi yönetiyoruz, hazırlıklarımız da var. Bunları yapmak için de iş makinelerine ihtiyacımız var değerli arkadaşlar. İlk etapta 29 iş makinesi aldık ama bu yılın sonuna kadar 115 civarında iş makinesine çıkaracağız, planlamamızı ona göre yaptık. Çünkü bunları kendi bütçemizle alıyoruz, krediyle değil. Nasıl alıyoruz? İyi planlayarak, hem hizmet üreterek hem tasarruf ederek, ihaleleri de açık, şeffaf yaparak bunları çok rahatlıkla elde edebiliyoruz.

Bursa'daki raylı sistemle ilgili yol haritamızı paylaşacağım şimdi. Bunlar günübirlik kararlarla yönetilebilecek işler asla değildir. Her attığımız adımın ulaşım ana planı içerisinde yer alma şartı var. Belediyenin kendi sınırları içerisinde imar ve ulaşım planlamalarını çalışmak ve uygulamakla sorumlu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu nedenle belediyeler, imar planı ile ulaşım ana planı arasında eşgüdümü sağlamak ve ulaşım ana planının imar planına uygunluğunu da temin etmekle yükümlüdür.

Diğer yandan 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu'na dayanılarak 2 Mayıs 2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme uyarınca nüfusu 100.000'in üzerinde olan belediyeler, kentsel ulaşım ana planlarını ulusal ulaştırma ana planı ile uyumlu olarak hazırlamak zorundadır. Bu planlar 15 yıllık dönemler için yapılır ve her beş yılda bir kalkınma planları, orta vadeli planlarla uyumlu olacak şekilde de gözden geçirilir. Ayrıca 2018 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince de metro, tramvay, teleferik, monoray projeleri Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmak zorundadır.

Bursa'da yürürlükte olan ulaşım ana planı 2018 verilerine dayanmaktadır. 2018'den bugüne kadar gerçekten hiç ele alınmamış. Aslında 2023'te güncellenmesi gereken plan hiç dikkate alınmamış ve bilmenizi isterim ki hafif raylı sistem araç alım işi projesi için Hazine garantisi olmaksızın dış finansman kullanımı konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan 30 Aralık 2022 tarihinden itibaren bir yıl geçerli olacak şekilde izin alınmış ancak bu süre içerisinde herhangi bir finans kuruluşu ile kredi anlaşması ve hafif raylı sistem aracı alımına yönelik bir sözleşme yapılmadığı için, üzülerek belirtmem gerekiyor ki verilen izin 2023 yılı Aralık ayı sonunda sona ermiştir. Belgeler elimizde, belgeli konuşuyoruz. Keşke o süreç içerisinde araç alım işi yapılsaydı. Birazdan anlatacağım, altı ile sekiz dakikaya çıkan araç aralığı da kısa süreye düşecekti. Gerekli başvuru yapılmadığından izin sürecinin yeniden başlatılması zorunlu hale gelmiştir, mevzuat zorunlu hale getirmiştir. Belediye ve belediyeye bağlı şirketlerin dış finansman izni alabilmesi için vergi ve SGK borcu bulunmaması şartı getirilmiştir. Bu nedenle bugün itibarıyla sürecin Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde yeni mevzuata uygun şekilde yeniden başlatılması gerekmektedir.

İşte bu süreçte Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından verilen emre göre, biliyorsunuz Şehir Hastanesi dışında Bursa'nın son on yıllık büyümesine ve yapılaşmasına karşılık gelen yeni bir raylı sistem projesi çalışılmamış ve Bakanlık onayı sürecine de dâhil edilmemiştir. Biz bu nedenle güncelliğini yitirmiş verilerle yapılan planları yeniden ele aldık. Bilimsel ve gerçekçi bir yaklaşımla süreci yeniden gözden geçiriyoruz. Bu kapsamda Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü onayı, Cumhurbaşkanlığı yatırım programı ve finansman modeli ile birlikte yürütülmektedir. Ulaşım ana planı tamamlanana kadar süreci yavaşlatmamak adına meclis kararı ile kontrollü çözümleri de ortaya koyuyoruz.

Göreve geldikten sonra Raylı Sistem Daire Başkanlığı kuran bir kurum olarak yaklaşık 60 kilometrelik planlanan hattı; güzergâh, yolcu talebi, hat entegrasyonu, depo alanları, raylı sistem araç ihtiyacı ve işletme birimleri ile birlikte bütüncül bir şekilde ele almış bulunuyoruz. Bu çalışmaların ilgili bakanlıklar ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ile eşgüdümlü olarak yürütüldüğünü sizlerle paylaşmak istiyorum.

BURSARAY'da bugün itibarıyla 300.000'in üzerinde yolcu taşıyoruz arkadaşlar. Pik saatlerde, özellikle sabah saatlerinde 06.50 ile 09.00 arasında inanılmaz bir yoğunluk var. Doluluk oranı neredeyse %100 civarında. Altyapımız 2 dakikalık sefer aralığına uygun olmasına rağmen maalesef biraz önce bahsettiğim araç alım işi gerçekleşmediği için sefer aralıkları altı-sekiz dakikaya kadar uzadı arkadaşlar.

En son araç alımı 2015'te yapıldı. Tekrar belirtmek istiyorum, mevcut 138 aracımıza ek olarak 68 hafif raylı sistem aracı Cumhurbaşkanlığı tarafından alınmıştır. 2020 yılında yapılan fizibilite ile 2035 yılına kadar 186 hafif raylı sistem aracının mutlaka sisteme dâhil olması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak öz kaynaklarla araç alımı şartnamesini hazırlamış, 2026 yılında ihale yapılmasını da planlamaya almış bulunuyoruz.

Ayrıca bakanlık tarafından da yine 20 araç satın alındı, ihalesi yapıldı ve Emek-Şehir Hastanesi hattı ile birlikte sisteme dâhil olması bekleniyor. Bildiğiniz gibi bakanlık tarafından üstlenilen sistem hatları ayrı sistem hatlarıdır ve araçların alımlarını da yatırım tamamlandıktan sonra, yani işin bitiminin ardından belediye olarak bizler bunun bedelini yine bakanlığa geri ödemekle yükümlüyüz, sorumluyuz. Sistem bize devredildikten sonra bunu bakanlığa her ay ya da üç ayda bir olmak üzere geri ödemesi yapılacaktır. Yani bu yatırımlar belediyeler açısından, aslında bakanlığın yaptığı yatırımlar bir finansman modelidir, bir kredi modelidir ve TL ile olması da bizim en büyük avantajımızdır.

YENİ METRO HATTI GELİYOR

Aynı zamanda Çalı-Demirtaş hattı kentin büyük bir boşluğunu dolduracak. Ancak bu hat 2018 yılında Bursa ana planına dâhil edilmiş ancak ulaşım ana planına tabi ilerleme sağlanmadığını biliyoruz. Göreve geldikten sonra bu projeyi, ki bizim seçim öncesinde de savunduğumuz, bizim projelerimizde de yer alan güzergâhta bulunan sondaj çalışmaları AYGM tarafından Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yürütülüyor.

Hattı üçe böldük: Çalı-Üçevler, Üçevler-Terminal ve Terminal-Demirtaş olmak üzere üç etapta planlanmaktadır. Öncelikle Üçevler-Terminal hattı olarak değerlendirdiğimizde bu proje özellikle Üçevler'de bu hat civarında yer altından gidecek ve dokuz istasyondan oluşan, iki noktada da Bursaray'la kesişen aktarma istasyonları olarak planlanmaktadır. Aynı şekilde terminalden uzatarak bunu da kendi imkânlarımızla yapmayı planlıyoruz. 3,7 km uzunluğunda ve yedi istasyondan oluşacak ve Demirtaş'taki mezarlığın oraya gidecek ve güzergâhı o güzergahtan yolcuyu alıp kent merkezine, Osmangazi İstasyonu'na ulaştırmış olacak.

Orada arkadaşlar hem T1 hattını hem T2 hattını buluşturacağız. Buradaki hafif raylı sistemle bir entegrasyon sağlamış olacak. Yani Demirtaş'tan çıkacak, binen bir yolcumuz terminale, terminalden direkt kent merkezine, Osmangazi İstasyonu'na gelecek. Osmangazi İstasyonu'nda indikten sonra ister Heykel'e T1 ile çıkacak, ister Bursaray'la birlikte ya doğuya ya batıya gidecek. Yolcunun da zaman kaybetmeden ister Bursaray'ı ister T1'i ya da T1'le geldiyse T2'yi kullanma imkânını güçlü bir şekilde oluşturmuş oluyoruz.

TELEFERİK

Teleferikle ilgili de projemiz var. Özellikle biliyorsunuz, Hanlar Bölgesi, Yeşil Türbe, Ulu Cami, çarşı çok kıymetli. Onun için yapmış olduğumuz analizlerde teleferiği heykele getirmenin ve orada Kent Müzesi'nin arkasında bir alanımız var, oraya getirmenin çok daha fazla kişinin kullanımını etkileyeceği gibi aynı zamanda tarih bölgemizin de canlanmasına, heykelin canlanmasına, Altıparmak'ın canlanmasına da bu şekilde önayak olmuş olacağız. Bunların da yine izinlerinin alınması gerekecek. Bu çalışmaları bitirdiğimiz zaman, diğer çalışmalarımızı tamamladıktan sonra hemen bunun ihalesini de gerçekleştirmiş olacağız.

Bizim Bursaray hattı hastanede devreye girdiğinde, Şehir Hastanesi'ne kadar uzadığında, yine Aygm tarafından yapılacak olan Balkan Mahallesi'ne kadar gittiğinde 40 km'yi geçen bir hat haline dönüşüyor. Kestel'den düşünün, Kestel'den binen 40 km gidebiliyor. Bunu da zaman zaman sizler de şahit oldunuz, eleştiriler de geldi, arızalar da sistem kitleniyor, bu defa bir sorun oluşuyor. Onun için tek bir gidişinde olması sistem olarak da mümkün görünmüyor. Bilimsel verilere dayanarak söylüyorum, bunu bölmek gerekiyor. Böleceğimiz yerde aktarma istasyonları planladığımız yer Acemler'dir. Çünkü daha önce biliyorsunuz aktarma istasyonunun planlandığı yer Osmangazi İstasyonu'ydu, doğru yerde, çok doğru yerde ama yapılamadı, gerçekleştiremediler. Şimdi oralarda alan da yok. Kentin de batıya doğru büyüdüğü düşünüldüğünde Acemler çok doğru bir lokasyon olarak ve yerimiz de var orada. Bu yerleri de kullanarak, Şehir Hastanesi'nde biliyorsunuz faaliyete geçecek yoğunluk da var, orada bir aktarma istasyonu ve sistemi bölen, daha sağlıklı çalışmasını sağlayan, bir arıza durumunda en az etkilenen ya da etkilenmeyecek bir düz düşünceyle bir aktarma istasyonu planlıyoruz ve yine 2026 yılı projelerimiz içerisinde de yer aldığını da sizlerle paylaşmak istiyorum. Onun da bilincindeyiz, kolay değil ama yapmak zorundayız, sistemin geleceği için, özellikle raylı sistemin geleceği için bunu yapmak zorundayız.

Bursa'da bir mobilite merkezi projesini hayata geçirmek için yola çıktık. Bu merkez, sürdürülebilir ulaşım, afetlere karşı dirençli altyapı hedeflerinin hepsini bir araya getiren bir proje. Günde 5.000 araçlık bir park kapasitesi ile 20.000 yolcuya hizmet verilmesini öngörüyoruz. Bu sayede karbon salınımında bir azalma sağlayacağımızı öngörüyoruz. Park et-devam et hizmetini ücretsiz olarak bu bölgede sunacağız. Fizibilite ihalesi tamamlandı, çalışmalar devam ediyor.

Diğer taraftan üniversitedeki hafif raylı sistem depo sahası başladı, Aygm tarafından yapılıyor ve burada yaklaşık 110 dönüm büyüklüğündeki alanda hafif raylı sistem araçlarını hem tamir atölyeleri hem de 100 araçlık bir alan oluşturmuş olacağız. Yine Aygm'nin yaptığı hafif raylı sistem hattı devam edecek.

Kızılcıklı Mahallemiz ile Çalı Şehir Hastanesi arasında planladığımız projelerimiz var. Aynı zamanda Şehir Hastanesi ile birlikte Üçevler'e bir raylı sistem hattını öngörüyoruz. Burada yaklaşık 10 km uzunluğunda ve yedi istasyondan oluşacak. Bunların proje ihalesini tamamladık, 2025'te ihalelerini yaptık. Ulaşım ana planı tamamlanmadığı için de projelerimiz koordineli bir şekilde devam ediyor. T3 projemizi de hayata geçiriyoruz. Bu hat fazla kullanılmıyor maalesef. Biz bu hattı Gökdere-Mimar Sinan hafif raylı sistemi kapsayacak şekilde planlamayı öngörüyoruz. Bunu yaptığımız takdirde çok daha fazla yolcuyu taşıyacağını ölçümlemeler sonucunda karar verdik ve bu şekilde onun da proje ihalesini 2025'te yaptık. Yine Kızılcıklı-Çalı raylı sistem hattı, dediğim gibi bu hat çok uzun bir hat, yedi istasyonlu, 13 kilometrelik bir hat. Onun da hazırlıkları yapıldı, devam ediyor. Aynı zamanda bu projelerle birlikte ulaşımda ileriki projelerimizi hazırlıyoruz, fizibilitemizi çıkartıyoruz. Ağırlıklı olarak yine Aygm ile birlikte yürüttüğümüzü de belirtmek istiyorum.

Burulaş 2025 yılı boyunca birçok çalışmaya önem verdi. 2026 yılında da planlanan projelerimiz var. Bursa genelinde yaklaşık 300.000.000 yolcu binişi olduğunu sizlere belirtmek istiyorum. 210 milyona yakın biniş otobüslerde sağlanmıştır. 105 milyon civarında biniş raylı sistemlerde sağlanmıştır. Gece seferlerimizle orasını önemsiyoruz. İlk defa bu sene gece seferleri kondu biliyorsunuz, Bursaray'la birlikte 108.000 biniş sağlanmıştır. Bu, gece ulaşımının bir lüks değil gerçek bir ihtiyaç olduğunu da göstermektedir. 85 milyon öğrenci binişi sağlanmıştır. Daha önce bu sayı yoktu. Biz %25'e indirince öğrenci biletini artık birçok öğrenci o indirimli biletten faydalanarak toplu ulaşım araçlarını kullanmaya başlıyor. Biz onlar adına halk otobüslerine tam bilet ödüyoruz, o ayrı ama en azından öğrencilerin servisle gitmesinin önüne geçtik. Bu kıymetli bir şey, trafik açısından kıymetli bir şey, bunu da değerlendiriyoruz. Diğer taraftan öğrenci biletleri konusunda hemen hemen birçok belediyenin çok altındayız. Birçok yerde yüzde ellidir, öğrenci bileti tam biletin yarısı kadardır ama bizimkisi dörtte biridir. Bir de 1 milyonun üzerinde hemşehrimiz de ücretsiz parklanmaktan faydalanıyor.

Yine deniz otobüslerimizde 710.000'in üzerinde bir biniş sağlanmıştır. Yine BBBUS ise 1.700.000 biniş sağlamıştır. Burulaş otobüslerimiz de 134 hatta, özel halk otobüsleri ve alt işletici araçları ile birlikte toplam 402 hatta hizmet veriyoruz. Günlük ortalama da 595.000'in üzerinde, aylık ise 14 milyonu aşan bir biniş sağlanıyor. Sadece bu alanlarda yaş ortalamamız otobüslerde on civarında ancak filomuza 42 araç ilave ettik ve yaş ortalamamızı aşağı düşürmeye çalışıyoruz. Engelsiz ulaşım uygulamalarını yaygınlaştırdık, özellikle yolcularımızın seyahat konforunu da o seviyede artırmış olduk.

Yapay zekâ destekli takip sistemimizle de hizmet kalitemizi yükselttik. Şoförlerimize yönelik eğitimlerimizi artırdık, işaret dili de dâhil olmak üzere eğitim veriyoruz, ilk yardım eğitimlerini veriyoruz. Mobil yıkama aracımızla da araç temizliğini daha düzenli olarak yapıyoruz. Aynı şekilde Bursa'da ulaşımı daha çevreci, daha ekonomik, daha entegre hale getirmek için de paylaşımlı bisiklet sistemini hayata geçirmek için başlangıç yaptık. Sanırım Nilüfer'den Nilespit'i bize devrediyorlar, onlarla birlikte istasyonlarda sistem kuruyoruz, hazırlıklar yapıyor arkadaşlarımız. Özellikle Bursaray istasyonlarında kuracağımız ve mahalle merkezlerinde kuracağımız sistemle oradan bisikletle gidip gelmesini de sağlamış olacağız.

Yine raylı sistemlerle otobüs hatları arasında bütünleşik bir entegrasyona önem veriyoruz. T1 ve T2 hatlarına paralel çalışan otobüs seferlerini kademeli olarak kaldırıyoruz. Kentimiz büyük, 6,5 km eninde, 40-45 km boyunda bir kentten bahsediyorum, daha da uzuyor. Onun için bizim paralel hatlardan, yani raylı sistemlerle çalışan paralel hatları direkt taşıyacak bir anlayışı, bir aktarma sistemini kent olarak yaşama geçirmek zorundayız. Zor olduğunu biliyoruz, şikâyetler olacağını, sıkıntılar olacağını biliyoruz ama bu konuda önemli bir adım attık ve atmaya da devam ediyoruz. Acemler'de yapmış olduğumuz aktarma sistemi ile birlikte tabii ki bazı alışkanlıkları çok çabuk ortadan kaldırmak mümkün görünmüyor ama gerçekleri bizim ortaya koyup vatandaşlarımızın da buna uymasını bekliyoruz.

Neden? Hem trafik yükü açısından hem orada oluşacak olan çevre kirliliği açısından, hava kirliliği açısından bunları düşünerek hareket etmek zorundayız ve bu aktarma istasyonlarında vatandaşlarımızın sağlıklı bir şekilde, güvenli bir şekilde bir yerden bir yere ulaşmasını da sağlamak zorundayız. Bugün kentimizin herhangi bir yerinden çıkıp herkesin "Ben heykele gitmek istiyorum." dediğini biliyoruz. Herkes diyor ki "Ben mahallede oturayım, koltuğa oturayım, heykelde ineyim." ama mümkün değil. Heykel trafiğindeki rahatlamayı gördünüz mü, farkında mısınız bilmiyorum ama orada yapmış olduğumuz aktarma programları ile birlikte Heykel-Altıparmak trafiğinde önemli bir rahatlama oldu. Bunlar daha da olacak. Onun için bunu önemsiyoruz çünkü bunları yapmazsak eğer kentin içini boğarız, zaten boğulmuştu.

Değerli arkadaşlarım, aynı zamanda Burulaş hatlarında, özel halk otobüsü hatlarında yine optimizasyon çalışmaları yürütüyoruz. Pik saatler var ama diğer saatlerde boş gidip geldiğini ve orada yolcunun çok az olduğunu tespit ettiğimiz alanlar var. Dedim ya, insanların alışkanlıklarını ortadan kaldırması zor olduğunu biliyoruz ama biz zoru severiz. Doğruyu, bilimsel verilere dayanarak, bilimin ışığında doğruyu uygulayarak kente faydalı bir sistem haline dönüştürmeye çalışıyoruz, onu bilesiniz. Otobüs sayımızı da yine çoğaltıyoruz. Bu operasyonları yürütmek için de komuta kontrol merkezini hayata geçireceğiz. Hem kentin doğu ve batı akslarında toplu taşıma araçlarını, varsalarını hayata geçireceklerimiz var. Gürsu'ya yine aktarma merkezi yapacağız. Diğer taraftan Karacabey Otogarı ile Bursa Terminali arasında yeni bir hattı devreye sokacağız. 904 numaralı hattı devreye alarak oradaki talebi de karşılamış olacağız, onu da karşılamış olacağız.

BBBUS KRİZİ

BBBUS ile ilgili tartışmalar devam ediyor. 1.700.000 civarında biniş sağlamış, özellikle memnuniyeti %98 seviyesinde olan bir hattımız. Sabiha Gökçen'e götürüyorduk, oradan alıyorduk, Bursalıları getiriyorduk ve fiyat dengesini oluşturuyorduk; yani en önemli kriterlerden bir tanesi de bu. Şimdi ne oldu? Bakanlık şirketi devretmiş, orasını şirket ihale yaptı. Biz de teklif verdik ama teklifler açıldığında gördük ki alınan paranın tamamını, hatta %100 cepten de üstüne koyarak teklif verenleri gördük. Orada Bursa gidişi değil de Sabiha Gökçen dönüşü aklına geliyor. Biz şimdi gidiş gelişte aynı parayı alıyoruz. Demek ki bu firmalar teklif verirken ne yaptılar? Gidişi yukarıda tutup gelişi düşük tutup bölge bir operasyonla bir şey yapacaklar. Tabii bakanlık buna ne kadar izin verir, o ayrı mesele.

Şunu gördük: Bizim teklifimiz çok aşağıda kaldı. Biz aslında BBBUS otobüslerimizin hem iki havaalanına da Bursa'nın yolcularını taşımasını ve bir denge oluşturulmasının devamını istiyoruz. Bunu milletvekillerimizin bir kısmı ile paylaştık ve destek olacaklarını söylüyorlar. Birçok siyasi ile konuştuk, onu da söyleyeyim. Ancak sonuç alamadık. Havaş diye bir firmayla sözleşme yaptılar, devrettiler. Nasıl yapılacağını tabii mutlaka hesaplıyordur çünkü %100 teklifi, hatta %101 yani Sabiha Gökçen-Bursa arasındaki yolcuların tamamını verecek ve cepten de verecek şekilde sözleşme imzalanmış durumda.

Bunu kent adına kabul etmemiz mümkün değil. Neden? Eğer biz o hattan çekildiğimiz andan itibaren fiyatların yukarı çıkacağını görüyoruz, fiyat dengesi bozulacak. İkincisi, iyi hizmet veren bir kurumu siz ortadan kaldırıyorsunuz. Gelecek olan kurumun nasıl hizmet vereceğini bilmiyoruz. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu konudaki davalar da devam edecektir.

Ama biz ısrarla şunu söylüyoruz: Belediye otobüslerimizin, BBBUS'un yine daha önce biz göreve geldikten sonra İstanbul Havalimanı olmak üzere, Atatürk Havalimanı olmak üzere her iki havaalanına da Bursa'dan yolcu taşımasını istiyoruz. Bu net. Ama en kötü ihtimalle, en azından Sabiha Gökçen'e taşımayı devam ettirme kararının bize verilmesini Bursalılar adına bekliyoruz. Yılda 2 milyona yakın taşıma sağlanmış, %98 de memnuniyet var.

Diğer taraftan deniz işletmeleri ile ilgili de orada 700.000 civarında bir biniş olduğunu gözlemliyoruz. Her ne kadar burada BBBUS'tan biraz gelir oluyor ancak deniz işletmelerinden gider oluyor. Aslında biz sübvanse ediyoruz ama orada da Bursalılar en azından Mudanya'dan İstanbul'a taşıma imkânına sahip oluyorlar. Yine körfez içi seferlerle ilgili çalışmalarımız devam ediyor, bu yıl da devam edecek.

Güzelyalı Yat Limanı ile ilgili çok gecikme oldu, bakanlıktan bir an önce onay bekliyoruz. Burmarin adını verdiğimiz bu proje, eğer bakanlık imzaladığı takdirde kısa zaman içerisinde buranın faaliyetine başlanacak. Bursa'nın da ihtiyacı var. Bursa'da tekne sahibi olan insan toplumu, biliyorsunuz ülkemizde %10'u para açısından söylüyorum, %80'ini, %90'ını kontrol eder duruma geldiği için yüzde onluk kesimi hesap edersek 8 milyon; çocukları çıkartın 6 milyon insan her türlü lüksü yaşayabiliyor, kalan %90'ı yaşayamıyor hiçbir şey.

Kruvaziyer gemileri ile ilgili ISPS programına dâhil oldu. Bu yıl Kever gemiyi Bursa'da bekliyoruz, ağırlayacağız diye düşünüyoruz.

Burulaş'la ilgili tartışma konusu olan yeni nesil BursaKartlarla ilgili konuya gelelim. Bakın, 47 çeşit kart vardı. 47 çeşit kartı siz yönetemezsiniz; nerede kaçak olduğunu, nerede suistimal olduğunu, olup olmadığını takip edemezsiniz. Böyle bir yönetim sistemi yok. Biz bunu dörde düşürdük, 47 çeşidi dört çeşide düşürdük.

Burada öğrencilerle ilgili söylüyorum: Dörtte bir, %25 alıyoruz. Dörtte bir indirim yaptık. Ne yaptık biliyor musunuz? Daha önce 160 bin kart satılıyordu öğrencilere, ortalaması yüksekti. Öğrencilerin binişine baktığımızda 70-80 civarında, bilemedin 90 ortalaması vardı; gerisini bilmiyordu ama her ay başında sıfırlanıyordu. Dedim ki, "Arkadaşlar, olmaz. Biz öğrenciyi korumamız lazım." Ama ortalamadan bahsediyorum. Biz bunu, ne kadar yüklerse kart yüklemelerinde %10 da indirim var, ne kadar yüklerse tamamını kullansın diye o sisteme geçtik.

Bakın, ister 100.000'lik alın, ister 200.000'lik alın; ayda yılda geçse onu sonuna kadar kullanabiliyorsunuz. Doğrusu bu. Burada yanlış anlaşılmalar var, farklı anlatımlar var ama ben şuna inanıyorum: En azından şu anda o kusursuz ve kontrolsüz binişlerin önüne geçtik. Çok net söylüyorum, bazı hatalar var; bunların tespitleri de var zaten, kart iptalleri de var. Ücretsizlerle ilgili söylüyorum: Ücretsiz kartı kişinin haricinde hiç kimsenin kullanmaması lazım. Bunu da denetliyoruz. Daha da bu konuda teknolojiyi, yapay zekâyı kullanacağız ama biliyorsunuz teknolojiyi kullanırken yasaların devreye girdiğini biliyoruz. Yasal mevzuat çerçevesinde biz teknolojiyi geliştirerek birebir...

Ben bir günlüğüne gece gittim, gece geldim. B40 zirvesinde herkes tramvaya biniyor, herkes girerken kartını okutuyor, hemen tramvayın kapısında alıyor cep telefonundan. Kimse bilet sormuyor ama girdiğinde sistem onu orada olarak algılıyor ve ona göre giriyorsun içeri. Yani teknoloji bu konuda bize denetim açısından büyük bir olanak sağlıyor.

Diğer taraftan parklarla ilgili, otoparklarla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Yeni otopark alanlarını inşa etmeye devam edeceğiz ama amacımız şu: Gerçekten bir kısım yerde ücretsiz ama kartlı vesaire yerlerde de ücretli olarak bunları devam ettirmeye karar verdik. Diğer taraftan Bursa'nın lojistik ihtiyacı var. Tır parklanmaları, kamyon park alanları ile ilgili bunlarla ilgili iki bölgede kararımızı aldık; iki bölgede bunları faaliyete geçireceğiz.

Anne kart uygulamalarımızı başlattık, devam ediyoruz. Yine günlük dört biniş olarak annelerimize veriyoruz. Diğer taraftan kendi tükettiğimiz enerjinin en azından bir kısmını geri alabilmek adına temiz enerji sistemlerine de yönelmiş durumdayız. Bursaray işletme ve bakım ünitesindeki yaklaşık 1,6 MW civarında olan sistemi hayata geçirdik ve yakın zaman içerisinde de yine farklı bir bölgede, özellikle Söğüt köyümüzde o bölgede yaklaşık 3,4 MW civarında bir sistemi yaşama geçireceğiz. Diğer taraftan arıtma tesislerinin üstlerinde de BUSKİ'de de bu çalışmayı yürütüyoruz.

Hedefimiz şu: 2028'de kendi toplam tükettiğimiz, belediye olarak, büyükşehir olarak, şirketler dâhil tükettiğimiz enerjinin %25'ini temiz enerjiden elde etmeyi hedefliyoruz. Bu da 60 MW civarında bir ölçüye tekabül ediyor.

ULAŞIM ZAMMI

Eleştirilerden, ulaşım ücretlerine zam yapıyorsunuz vesaire gibi bunlarla ilgili de, değerli arkadaşlar, hemen hemen Türkiye'deki ulaşım sistemlerinin hepsini inceliyoruz. Bakın, biz bazı konularda cesaretliyiz ve doğru inandığımız konularda cesaretimiz en üst seviyeye çıkıyor. Bunu yapmak zorundayız. Biz sadece kişileri değil, kurumları yaşatmak ve geleceğe de derecede hazırlamak zorundayız. Her konuda, ulaşım konusunda, su konusunda, çevre konusunda bizim kadar duyarlı bilemiyorum, Bursalıların birçoğu da öyledir; bizim kadar duyarlılığı olan çok az insana rastladım.

Evet, eleştiriler olabilir, olacaktır. Bazen de "el insaf" diyorum çünkü mukayese yapıyoruz. Yaptığımız mukayeselerde bizim yapmış olduğumuzun çok da öyle geçmiş dönemlere göre, tam tersine düşük olduğunu da görüyoruz. Ancak enflasyonun getirdiği, yine parçalarda maliyet artışı, personel maliyet artışı, enerji maliyeti artışı; bunları hesapladığınızda aslında bizim uyguladığımız sübvansiyon daha fazla artıyor.

Bakın, bizim %10'luk, %14'lük, %15'lik bir fiyat artışı öngörmüşüz bazı hatlarda. Durumu görün: Burulaş'ı batırmak değil, Burulaş'ı sübvanse ederek ama oranını da düşük oranda sübvanse ederek, bir taraftan da yatırım yapmak zorundasın, yaşatmak zorundayız arkadaşlar. Geçtiğimiz yıl 3,5 milyar TL sadece Burulaş'a para aktardık. Ne demek biliyor musunuz bu? 3,5 milyar TL, çok basit bir şey söyleyeyim, yedi tane kavşak demektir en basit haliyle. Bir yılda yedi tane kavşak yapabilirsiniz.

Vagon aldınız, 3 milyon Euro, 3.500.000 Euro civarında bir vagon. Sadece bir vagondan bahsediyorum. Kaç tane vagon alırsınız? Çok basit, bunlardan gidin. Ya da 200.000.001 vagon aldığınızda 3,5 milyar TL'ye daha fazla alırsınız. Elbette ki ulaşım haktır ama paylaşmak lazım, dayanışmak lazım, kentle dayanışmak lazım. Biz yatırım yapmak da zorundayız. Yani sisteme hem yatırım yapmak, hem sürdürülebilir hale getirmek, hem sistemi sürdürülebilir hale getirmek son derece kıymetli, önemli.

Biz bunları anlatacağız. Elbette ki Türkiye'nin ekonomik koşulları zorlasa da bunları paylaşmak, anlatmak zorundayız. Aksi takdirde tamam, yapmayalım, belediyenin bütçesini olduğu gibi aktaralım oraya. O zaman kimse yarın demeyecek mi "Şuraya kavşak yapacaktınız, yapmadınız; yeni araç alacaktınız, alamadınız; işte yeni raylı sistem yapacaktınız, yapmadınız?" Onun için bu çelişkilerden herkesin kurtulması gerekiyor. Olumlu katkıları varsa gelsinler sunsunlar.

Kent bizim değil arkadaşlar, kent hepimizin. Burulaş hepimizin, Bursa hepimizin, bütün şirketler belediye Bursalılar, benim değil ki. Bizler gelip geçeceğiz. 15.000 çalışanımız var, 15.000 çalışan da gelip geçici. Kalıcı olan kurumlardır. Sürdürülebilir bir şekilde yine kalıcılığının devam etmesi lazım. Bunun için de akıllı olmak ve burada yapılması gerekenleri doğru biçimde yapmak, tasarruf yapmak, korumak ve geleceğe bu kurumları en iyi şekilde aktarmak zorundayız.

Biz bunu yapıyoruz. Adil davranmak, samimi olmak; samimiyiz arkadaşlar. Benim hiç kimseden çekincem yok, hiçbir derdim de yok ama bu kentin sorunlarının çözümlerine karşı derdim var. Çünkü sorunların torunlarımıza yansımasını istemiyoruz. Sorunların, bu büyük sorunların torunlarımıza kalmasının önüne geçmeye çalışıyoruz. Gece gündüz çalışıyoruz.

Ben 15.000 arkadaşıma da teşekkür ediyorum. Birçok proje üretiliyor. Yakın zamanda inşallah genel başkanımız gelecek, orada da inşallah sunarız. Şunu söyleyeyim, çeşitli eleştiriler var. Hem BUSKİ zamlarını hem ulaşım zamları ile ilgili söyledim, paylaşıyorum. Bir şey söyleyeyim arkadaşlar, Allah aşkına, siz göreve 2020'nin sonunda geldiniz. Seçime kadar üç yılınız, dört yılınız vardı. Siz oradayken demediniz mi çevreyle ilgili çöp işini ne yapacağız, çözelim ya da suyla ilgili bakan geldi.

Sayın Bakan çok net söyledi. Dedi ki: "Biz 2022-2023, özellikle kuraklık olacağını yıllar öncesinden biliyorduk, bunu da ilettik, tedbir alın dedik. Hatta Çınarcık Barajı ile ilgili her şeyi hazırladık, Tarım Orman Bakanlığı olarak DSİ'ye söyledik, 2024'te Bursa Çınarcık suyunu kullansın diye hazırlıkları yaptık." Siz de oradaydınız, konuşanlar da oradaydı. Bir yerlerde söylüyorlar ya, o zaman Bakan'ı mı yalancı hâle sokmaya çalışıyorlar? Bakan çok net söyledi.

Ben mayısta diyorum, sürprizi bekleyin. Onun için yoğun bir şekilde çalışıyoruz Çınarcık Barajı için ve yapamadıkları, beceremedikleri, bir telefonla dahi çözülebilecek sorunları nasıl değerlendiriyorsa, telefon etme gereği duymadan sorunu biz çözdük. Onu dahi yapamayan bir anlayıştan Bursa kurtuldu.

Suya %30, yediler. Sen bu kentte yaşıyorsun da belediye başkanlarına katı atığı, daha önce senin döneminde katı atığı iptal ettirip katı atığı tekrar getirin deme cüretini sen değil misin? Maliyeti, çevreyle beraber yaklaşık 180-190.000 katı atık; 50 liralık su faturası olan da aynı para, 100 liralık olan da aynı para. Sen bunun öncüsüsün. Onun için hem Bursa'yı tanımıyorlar, bilmiyorlar hem de çözümler noktasında destek olmak yerine nasıl köstek oluruz diye bazı girişimler yapılıyor.

Onun için biz Bursa'yız. Hiçbir siyasi parti gözetmeksizin hizmetlerimizi sunarız. Aynı zamanda Bursa olarak bütünleşik, birçok şeyi beraber çözmenin yollarını da ortaklaşıp bulmalıyız ve buluruz da. Bunu öngörüyoruz, değerli arkadaşlar.

Bir konuyu daha dile getireyim. Yine bir yerde ben diyorum ya, köylülerle ilgili köy yerleşik alanlarını 100 binlik plan çerçevesinde 300 metreye çıkarıyoruz, yasa da buna izin veriyor ancak bu çalışmalar devam edecek. Üstelik de merkezden köye gidişi de kolaylaştırmış olacağız, buna göre yöneteceğiz diyorum. "Zaten 2021'de biz kararı almıştık" demiş. Değerli arkadaşlar, konuyu bilmediği için; 2021'de alınan karar ne biliyor musunuz? Vergiye dâhil olması köyde, yani vergi ödemelerinin önünün açılması. Konu o değil ya. Ama arkadaş tabii teknik olmayınca bazı hataları yapabiliyor.

Dediğim gibi bu kent hepimizin. Bu kentte yaşıyoruz, bu kentin havası hepimizi ilgilendiriyor, bu kentin suyu hepimizi ilgilendiriyor, güven içerisinde ulaşım hepimizi ilgilendiriyor. Sadece beni değil, sizleri de ilgilendiriyor, hepimizi ilgilendiriyor. Bakış açımız bu. Ama bunu kendi bütünleştirdik; kent ayrışmadan bıkmıştı, kent bütünleşti. Şimdi hizmetlerde de her konuda da kent bütünlük hâlinde hareket ediyor. Buna karşı çıkanlar sahanın dışına itilecek, onu bilesiniz.

BURSA 28 Ocak 2026 Çarşamba, 10:02

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

Bursa'da Ramazan öncesi sıkı denetim!

Bursa'da Ramazan öncesi sıkı denetim!

Bursa'da yaklaşan Ramazan ayı öncesi Ticaret İl...
Başkan Bozbey'den ulaşım zammı açıklaması

Başkan Bozbey'den ulaşım zammı açıklaması

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa...
İnegöl Belediyesi'nden 25 noktada 2017 araçlık yeni otopark

İnegöl Belediyesi'nden 25 noktada 2017 araçlık yeni otopark

İnegöl Belediyesi 2025 yılında Fen İşleri...
Gemlik Belediyesi'nde duygu sömürüsüne geçit yok

Gemlik Belediyesi'nde duygu sömürüsüne geçit yok

Gemlik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, ilçe...
Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel'den çiftçiye 464 bin euro'luk müjde!

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel'den çiftçiye 464 bin euro'luk müjde!

Yenişehir Belediyesi, Avrupa Birliği ve Türkiye...
Osmangazi Belediyespor çifte başarıya imza attı

Osmangazi Belediyespor çifte başarıya imza attı

Osmangazi Belediyespor Tenis Takımı...