Özgür Özel'den 'emekli maaşı' tepkisi! 'Millet senden zam değil, sandık bekliyor!

Özgür Özel'den 'emekli maaşı' tepkisi! 'Millet senden zam değil, sandık bekliyor!

SİYASET, 21 Ocak 2026 Çarşamba, 19:54
CHP'nin 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin bu haftaki adresi Çekmeköy. Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu gönderdiği mesajda "Hiç kimseyi piyasanın acımasız koşulları karşısında çaresiz bırakmayacağız. Herkes devletin adaletli, merhametli, güçlü elini yanında bulacak. Kimse kendini yalnız, güvencesiz ve bir başına hissetmeyecek" ifadelerini kullandı.

CHP tarafından düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingine bu hafta İstanbul'un Çekmeköy ilçesi ev sahipliği yapıyor. 

Söz konusu miting için yurttaşlar alanda toplanırken, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu aktardı:

"Ne güzelsin Çekmeköy, ne güzelsiniz Çekmeköylüler İstanbul'un bir ucu Silivri'den, Çekmeköy'e kocaman bir merhaba. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, cesur gençler, canım çocuklar; sizlere özlemle sarılıyorum, her birinizi tek tek hasretle kucaklıyorum. Çekmeköy'ün öz evladı, Orhan Çerkez Başkanım, bu güzel ilçemizde Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı ve icraatçı uygulamalarının en güzel örneklerini sergiliyor. Kendisine teşekkür ediyor, canla başla milletin hizmetinde olduğu için tebrik ediyorum. Cesur yoldaşlığını can-ı gönülden hissediyorum."

"GÖREVE GELDİĞİMİZ GÜNDEN BU YANA HİÇ DURMADIK, HİÇ YORULMADIK"

"Çekmeköylüler 2019'dan bu yana bizleri, bu güzel ilçeye yaptığımız hizmetlerle çok iyi tanıdı. Göreve geldiğimiz günden bu yana hiç durmadık, hiç yorulmadık. İstanbul'un her noktasına aynı özenle, aynı sevgiyle, aynı adaletle hizmet ettik. İstanbul ve Türkiye tarihinin en kapsamlı, en büyük metro yatırımını yapan yönetimiz. Bu çerçevede, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattımızın ilk etabını hizmetinize sunduk. İkinci etapta çalışmalarımız hızla devam ediyor. Şile yolundaki önemli bir trafik problemini çözmek için, Taşdelen-Yenidoğan Kavşağı'nın temelini attık. Dere yataklarının, yeşil alanların imar rantına kurban gitmesine asla izin vermedik, Serindere Yaşam Vadisi'ni ve Rahmi Demir Kent Ormanı'nı açtık. Hamidiye ve Sultançiftliği mahallerimizde kreşlerimizi çocuklarımız ve aileleriyle buluşturduk. Merkez mahallemize de çok yakında bir Yuvamız İstanbul kreşi geliyor. Çocuklarımıza ücretsiz Halk Süt ulaştırdık. Annelerimiz Anne-kart sahibi oldu. Gençlerimize ve çocuklarımıza burs imkanları sağladık. Çiftçilerimize, üreticilerimize daha önce hiç görmedikleri destekleri sunduk. Hiçbir ayrım yapmadan darda olanın, zorda kalanın yanında olduk, olmaya devam ediyoruz."

"HERKES EMEĞİNİN, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI SONUNA KADAR ALACAK"

"Bu hizmetleri bir kişiye yaranmak için, bir koltuğun sevdasıyla ya da bir makamın hevesiyle yapmadık. Tüm gücümüzle, tüm vatanseverliğimizle, yalnızca ve yalnızca milletin hakkını millete vermek için çalıştık. Çok daha fazlasını tüm Türkiye'de yapacağız. Her şeyden önce, temelini adaletten alan, bir kişinin değil, kurumların, kuralların üstün olduğu bir devlet yapısı kuracağız. Devlet, bazı kişilerin, kesimlerin değil, herkesin hak ve hürriyetlerinin güvencesi olacak. Her vatandaş insanca ve onurlu yaşama koşullarına sahip olacak. Herkes emeğinin, alın terinin karşılığını sonuna kadar alacak. Emekçiler de alacak, emekliler de alacak. Tarlada, atölyede, ofiste, fabrikada... Nerede olurlarsa olsunlar, bu ülkenin bütün üreticileri, girişimcileri en sağlıklı, en karlı üretim, yatırım ve ticaret koşullarına kavuşacak." 

"HİÇ KİMSEYİ PİYASANIN ACIMASIZ KOŞULLARI KARŞISINDA ÇARESİZ BIRAKMAYACAĞIZ"

"Hiç kimseyi piyasanın acımasız koşulları karşısında çaresiz bırakmayacağız. Herkes devletin adaletli, merhametli, güçlü elini yanında bulacak. Kimse kendini yalnız, güvencesiz ve bir başına hissetmeyecek. Devletin bütün yöneticileri, vatandaş karşısında haddini bilecek. Milletimiz, bu ülkenin ve devletin tek sahibi olduğunu bilecek, görecek, hissedecek. Ülkeyi şu ya da bu partinin evlatları değil, milletin evlatları yönetecek. Hepimiz için, hep birlikte başaracağız. Herkes için, her yerde adaletin ve hürriyetin egemen olduğu, insanca, hakça bir düzen kuracağız. Her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak; çünkü biz haklıyız, yılmayacağız. Her şey çok güzel olacak; çünkü biz çok çalışacağız. Kalın sağlıcakla. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."

CHP lideri Özgür Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde: 

"Özellikle Sayın Erdoğan, Çekmeköy gibi yerde kışın ortasında, 21 Ocak akşamında ve hava sıfırın altında ve burada birileri seni istifaya davet ediyorsa Çekmeköy ilçe teşkilatının, il başkanlığının korkaklığındandır. Yazıklar olsun hepinize. Bunlar daha akıllanmadı. 31 Mart seçimlerini kaybedince ne yapacaklarını şaşıranlar, bizi durdurmak için İstanbul'un iradesine, belediye başkanlarımıza, Cumhurbaşkanı adayımıza saldıranlar 19 Mart günü bir sivil darbeye kalkıştılar. Cumhuriyet Halk Partisi'nin değil, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı adayını ve İstanbul'un seçtiği Büyükşehir Belediye Başkanı'nı gözaltına aldılar. O gün bütün İstanbul'u Saraçhane'ye, yani İstanbul'un iradesinin karargahına, sembolik mekanına davet ettik. Biz öyle yapınca aynı bugün olduğu gibi hemen İstanbul Valiliği'ne 'Yasak getir, toplanamasınlar' dediler. Valilik, beş gün boyunca üç kişi bir araya gelmeyi, toplanmayı, yürümeyi yasakladı. Dedik ki 'Bu yasak bize sökmez. Ne olacaksa bu akşam olacak, İstanbul Saraçhane'de olacak.' Ne yaptılar? Otobüsleri durdurdular, metroları kapattılar. Köprüleri kaldırdılar, vapurları bağladılar. Ama 19 Mart akşamı 110 bin aslan yürekliye mani olamadılar. İlk gece 110 bin, sonra 155 bin, sonra 260 bin, 23 Mart akşamı 1 milyon 100 bin kişi tarihi yarımadadaydı, Saraçhane'deydi. Dron gitti, gitti, menzili bitti ve çekemedi kalabalığın ucunu, bucağını. Şimdi sen o kitleye 'Çekmeköy'de Şahinbey'i vermeyeyim de otursun evinde' diyorsun. Oturur mu be evinde? 19 Mart'ta Saraçhane'ye gelip darbeyi püskürtenlere, 23 Mart'ta bir büyük rekoru kıranlara, o gün bugündür iradesine, adayına sahip çıkanlara ve bu akşam Çekmeköy'de bu meydanı hınca hınç dolduranlara helal olsun, selam olsun."

"KANUNSUZ EMİR VERDİNİZ, MAHKEMEDE DE BİZ KAZANDIK"

"Bu konuda son hatırlatmam da şudur. İstanbul Valisi'ne, ayrıca İstanbul Emniyeti'ne, ayrıca Çağlayan'daki savcılara ve nöbetçi hakimlere hatırlatıyorum. Kanun dışı, anayasaya aykırı, kanunsuz emir aldınız. Maalesef bu kanunsuz emire boyun büktünüz, teslim oldunuz. O gün oraya yasak koydunuz. Oraya akıp gelen 301 gencecik evladımızı tutuklayıp, Silivri'ye koydunuz. Bir bayramı orada geçirdiler. Ben de bayramı orada geçirdim, onları koğuş koğuş ziyaret ettim. Dedim ki 'Tarih sizi haklı çıkaracak.' Şimdi o arkadaşların her biri serbest kaldı, yargılandı, beraat etti ve mahkeme dedi ki 'Orayı yasaklamak anayasaya aykırıdır. Bu gençleri gözaltına almak anayasal hakkın ihlalidir. Tutuklamak hak ihlalidir. Gerekirse tazminat ödeyeceksiniz. Bu gençlerden özür dileyeceksiniz.' Şimdi o gün 'Kanuna aykırıdır, toplanamazsın, eylem yapamazsın' diyenlere şunu söylüyorum. Hem meydanda biz kazandık. Hem vicdanda biz kazandık. Hem de en sonunda mahkemede biz kazandık. Buradan açıkça söylüyorum. Ahlaki üstünlük bizdedir. Psikolojik üstünlük bizdedir. Çoğunluk enerjisi bizdedir, bu meydandadır. Biz kazanacağız."

"ORHAN BAŞKAN 'YAPILMAZ' DENİLENLERİ YAPTI"

"Çekmeköy 1994'te Ümraniye'ye bağlı bir belde olarak kuruldu. 2008'de ilçe oldu ve 2009'da ilk belediye başkanını seçti. Bu ilçeyi, son yapılan seçime kadar Cumhuriyet Halk Partisi hiç kazanamadı. Ancak Çekmeköy'e ne gücendik, ne alındık, ne de Çekmeköy'de kusur bulduk. Hatayı ve kusuru kendimizde aradık. Çalıştık, doğru bir aday belirledik. Orhan Çerkez'i seçimlerde size emanet ettik. Yüzde 50 oyla seçtiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugünden önce 4 Ekim 2024'te buraya gelip birçok açılış yapmıştık. Toplu açılış törenine katılmıştım. Orhan Başkan seçildiği günden beri bu kent ve bu ilçeye hizmet ediyor. 'Yapılmaz' denilenleri yapmasıyla, büyük emekleriyle takdiri hak ediyor. Her birisini saymak mümkün değil ancak bu kadar başarılı, bu kadar emek veren bir belediye başkanının seçildiği günden bugüne 36 bin ton asfalt serdiğini, 8 bin 800 metre tretuvar ve bordür döşediğini, 2 bin 900 metre yağmur suyu hattı yaptığını söylemezsem olmaz. Ama o gün geldiğimde şunu söylemiştim. Dedim ki 'İnan Güney belediyesi Beyoğlu sınırları içinde olan okullarda içme suyu için su sebili, okul sebili uygulaması yapmış.' Orhan Başkan'a dedim ki 'Başkanım senden de bekliyorum.' Bugün memnuniyetle gördüm ki Çekmeköy'de 54 okula ücretsiz arıtma suyu sebili konuldu. Hepsinde var. Sözünü tutmuş, 'Yaptım Başkanım' diyor. Buradan Türkiye'ye duyuralım. Okul suyu şudur: Okulda zil çalınca çocuklar iki tarafa koşar. Cebinde parası olanlar, anasından ve babasından iyi bir harçlık alanlar kantine koşar. Oradan iyi ve kaliteli suyu kana kana içer. Öbürleri bu yana döner, tuvalet musluklarına gider, su içer. İşte bu olmasın diye okulların her birine arıtma suyu, arıtma sebili koyup bütün çocukların aynı suyu içmesini, zengin ile fakirin içi yandığında su içerken bile ayrılmamasını sağlayan Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı belediyeciliğidir. Şu anda Silivri'de olan ve bu uygulamayı başlatan, ardından Çekmeköy, Tuzla derken bütün İstanbul ve Türkiye'ye yaydığımız bu uygulama için İnan Güney kardeşimi selamlıyorum. Belediye Başkanım Orhan Çerkez şahsında tüm başkanlara teşekkür ediyorum."

"ÇEKMEKÖY'DE KREŞ SAYIMIZI SIFIRDAN 13'E ÇIKARDIK"

"Ayrıca partinin verdiği talimat doğrultusunda ilçedeki tüm okullara düzenli olarak temizlik hizmeti veriyoruz. Yedi kreş açıldı. Partimizin verdiği en önemli hizmet kadını istihdama kazandıran, çocuğu erken yaşta eğitime alan, yeteneklerini kazandıran, geliştiren, varsa bir eksikliği erkenden tespit edip, müdahale edilmesini sağlayan kreş uygulamasında biz sıfırdan başladık. Şu ana kadar yedi kreş açıldı. Dördü hazır. 11 kreşimiz şu anda faaliyette. İki de İBB'ninkiyle Çekmeköy'de kreş sayımızı sıfırdan 13'e çıkardık. Birinin adına da Manisamızın evladı, kaybettiğimiz Gülşah Durbay'ın adını verdiler. Yürekten teşekkür ediyorum. İkisi açılmış, beşi kurdele kesilmesini bekler; yedi taziye evi, Emekli Kültür Evi, Kadın Emeği Pazarı ve Halk Kafe hizmete girdi. Yaşar Doğu Sosyal Tesisleri hizmet veriyor. Biri kadınlara özel iki spor salonu okulu açıldı. Kadın Emeği Merkezi, Engelsiz Etkinlik Merkezi kuruldu. Çocukların güvenle oynayabileceği Susam Sokağı inşa edildi. Yaklaşık 10 bin ihtiyaç sahibine gıda desteği veriliyor. Spor tesisi, cami, yaşam ve mesire alanı, köy pazarı inşaatları tamamlanmak üzere. Orhan Çerkez'e bir kuvvetli alkış hemşerilerinden. Helal olsun Başkan'a."

"EKREM BAŞKAN 'ELİMİ ÇEKMEKÖY'DEN ÇEKMEYECEĞİM' DEDİ"

"Çekmeköy için Orhan Başkan çalışıyor ama bir başkan daha çalışıyor. Kim çalışıyor? Ekrem Başkan. Cumhurbaşkanı adayımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız burada yaptığı mitingte söz vermişti. 'Siz Orhan Başkan'a sahip çıkın, ben elimi Çekmeköy'ün üzerinden çekmeyeceğim' demişti. Bu gece burada olsa sizlere Çekmeköy'e yaptıklarını söyleyecekti. Ben söyleyeceğim. İstanbul Büyükşehir, bu ilçede 8 bin 289 haneye nakdi yardım yapıyor. 23 bin 600 aileye gıda kolisi ulaştırıyor. Bin 708 haneye halk ekmek desteği veriyor. 5 bin 400 çocuğa halk süt ulaştırıyor. Bin 670 çocuğa Yeni Doğan Destek Paketi verdi. Bin 71 haneye bebek beslenmesi desteği sağlanıyor. İki kreşinde 195 çocuk var. 34 bin 770 öğrenciye ulaşım kartı verildi. Altyapıya 4,4 milyarlık İSKİ yatırımı yapıldı. Kırsal mahallelerde, eski köylerde 1,5 milyon fide dağıtıldı. Tohum, yem, gübre, mazot, sulama destekleri sağlandı. Serindere Yaşam Vadisi, Rahmi Demir Kent Ormanı açıldı. Yeni yollar ve otoparklarla ulaşım kolaylaştırıldı. Çocuk Sanat Merkezi, İBB Kadın Merkezi açıldı."

"O DUVAR, O DUVARLARINIZ VIZ GELİR BİZE"

"Bu hizmetler yapılırken, kimsenin partisine ve görüşüne bakılmadı. İşte bu yüzden siz istediğiniz kadar Ekrem Başkan'ı içeride tutun. O sizin için, Çekmeköy için çalışmaya devam ediyor. Çünkü Ey Erdoğan 'O duvar, o duvarlarınız vız gelir bize vız.' Bu yüzden şimdi bir Çekmeköy'e soralım. Biz demiştik ki 2024 seçimlerinde 'Oyu verin Orhan Çerkez'e, pişman olmayacaksınız. Oyu verin Ekrem Başkan'a, en iyi hizmeti çok daha hızlı alacaksınız.' Siz de bir karar verdiniz. Biz demiştik ki 'Pişman olmayacaksınız.' Verdiğiniz oydan memnun musunuz? Orhan Başkan'dan memnun mısınız? Ekrem Başkan'dan memnun musunuz? Ya Erdoğan senin savcıların var, onların iddiaları ve iftiraları var. Haksız yere tutukladıkların içerilerde dururlar. Ama senin, şu garibin yaptığını yapabilecek durumun yok. Meydandayım, 10 binlerin içindeyim. Göz gözeyim ve soruyorum. Memnun musunuz? İşte özgüvenli siyaset. Kendine güvenen, arkadaşlarına güvenen, ne yaptığını bilen, insan için olan, insan içinde olan siyaset bu. Kışın sıcak salonların, yazın soğuk salonların siyaseti artık sonuna geldi. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi, meydan meydan büyümeye devam edecek. Bu meydanın; bu gece dolmayacağını umdukları, bizi küçük düşüreceklerini umdukları bu meydanın bu hale gelmesi normal birşey değildir. Şu anda Çekmeköy'de, şu anda İstanbul'da normal bir duygu durumu yoktur. Bir değişim yaşanıyor, bir devrim yaşanıyor. Bir devir kapanıyor, bir devir açılıyor. Bakan evlatlarının devri bitiyor, vatan evlatlarının devri başlıyor. Çünkü bu büyük haksızlık karşısında kimse artık sinmiyor. Kimse bir kenarda durmuyor. Asla insanlar kendini bu mücadelenin dışında bırakmıyor. Halen daha bu mücadeleye hak verip de evinde oturan, elinde kumanda ve altında pijama bu meydana bakan varsa, o pijamalıya söylüyorum. Çık meydana ve katıl aramıza. Birlikte değiştireceğiz bu düzeni. Birlikte değiştireceğiz."

"HERKESİ YOKSULLUKTA EŞİTLEDİLER"

"Bugün üç asgari ücreti toplasan 98 bin lira olan yoksulluk sınırına ulaşmıyor. Bugün dört emekli bir araya gelse yoksulluk sınırı üzerine çıkamıyor. Yeni veriler açıklandı. Tarım sektörünün yıllık ortalama geliri, 237 bin lira. Yani köylü, çiftçi yılda ortalama 237 bin lira kazanıyor. Aya bölersen 19 bin 700 lira. Yani emekliye hak görülen 19 bin lira, bin lira artışla belki 20 bin lira olacak maaş maalesef tarım sektöründekilerin de aylık geliri haline geldi. Bu iktidar hem emeklileri, hem emekçileri, hem de çiftçileri yoksullukta, en aşağıda, ayda 20 bin liralık gelirde eşitlemeyi başardı. Şimdi maalesef tam olarak bu durumdayız. Meydandaki bu gecenin özel bir anlamı var. Meydandaki emekliler bir ellerini kaldırsın göreyim. Git gide çoğalıyor emekliler. Şimdi bütün meydan bu emeklilerin haklı mücadelesini bir alkışlasın, duyalım. En düşük emekli maaşı 18 bin 938 lira. Buna itiraz ettik, dedik ki 'Bunu Meclis düzeltsin.' 'Olmaz' dediler, bundan 11-12 gün önce kalkıp gittiler. 'Nereye gidiyorsunuz?' dedik ve Meclis'te emekliler için Meclis'i terk etmeme eylemi başlattık. O gün bugün Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde emekli nöbetinde. AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani emeklileri hiç ellemeseler, hiç dokunmasalar bugün en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı. Ama bunlar çıkardıkları yasayla, 5510 ile aylık bağlama oranlarıyla oynadılar ve bugün en düşük emekli maaşı 0,7 asgari ücrete kadar düştü."

"ERDOĞAN'IN SÖYLEDİĞİNE RENÇBER BAĞ-KUR'U DERLER"

"Bugün ne oldu biliyor musunuz? Ülkenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin Meclisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde partisinin grup toplantısında kürsüye çıktı ve hiç utanmadan, hiç sıkılmadan şu yalanı attı. Dedi ki 'Biz geldiğimizde diyor ki Özgür Özel en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti.' Dedi ki 'Biz geldiğimizde en düşük emekli maaşı 66 liraydı, asgari ücret 184 liraydı.' Kulaklarıma inanamadım. Ve hemen dedim ki 'Bu akşam beni iyi dinlesin.' Değerli Çekmeköylüler, Erdoğan geldiğinde 184 liraydı asgari ücret, en düşük SSK emeklisi 257 lira alıyordu. En düşük memur 376 lira alıyordu. İki katı. Peki 66 lira kim alıyordu? Tarım BAĞ-KUR'u diye bir şey vardı. 'Rençber BAĞ-KUR'u' derler bizim orada. Adam yıllar önce devlete tütün satmış, yıllar önce PANKOBİRLİK'e gitmiş, şeker pancarı vermiş. Üzüm vermiş TARİŞ'e. Pamuk vermiş devlete. Onun koçanını bulursa, o koçanı getiriyordu. O günden bugüne kadar sürenin primini borçlanıyordu. Ama iş kazası olmamış ya onun primi yok. Sakatlık primi yok. O yok, bu yok. Ondan belli ödeyebileceği bir miktar ve faizsiz primler alınıp o emekli yapılıyordu. Kolayca ömür boyunca ödemese de bir sene parayı çıkarıp ödeyerek olunan, ama çok küçük olan ve Türkiye'de toplam o gün 10 bin kişinin, nüfusun yüzde 0,1'inin aldığı bir dandik emekli maaşını bulmuş, o gün olan. Diyor ki 'En düşük emekli maaşı oydu.' Erdoğan, ona bakarsan bugün 4 bin lira, 5 bin lira yetim aylığı da var. Benim dediğim en düşük emekli maaşı herkesin bildiği, Türkiye'de 4 milyon 900 bin kişinin böyle 10 bin tane koçanla emekli olmuş rençber BAĞ-KUR'lusunun değil, tarım sigortalısının değil, 5 milyon SGK emeklisinin aldığı en düşük maaş, o gün 1,5 asgari ücretti, bugün 0,7 asgari ücret. Burada Çekmeköy'den Türkiye'ye ilan ederim ki; Erdoğan bitmiştir. Erdoğan tükenmiştir. Bir ülkenin yürütmenin başı, Başbakan olsun Cumhurbaşkanı olsun. Meclis kürsüsünden milletin gözüne bakarak yalan rakam vererek paçayı kurtarmaya çalışıyorsa, o çoktan bitmiştir. Erdoğan tükenmiştir. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bu bir tükenmişlik sendromudur. Millete yalan, iktidarın dönülmeyen son virajıdır. Savruldun, beceremiyorsun ve artık yalana sarıldın. Düş milletin yakasından. Getir sandığı. Millet senden zam değil, sandık bekliyor."

"ZAFERİ BİZ KAZANACAĞIZ"

"Bu arada şurada bir kardeşim var. Ben emekli maaşı dedikçe 'Bir hesap söyle' diyor. Ne hesabı yapayım? Ver mikrofonu bağırsın. Ne hesabı yapalım? 'Altın hesabı yap' diyor. Erdoğan kızıyor. Ama o istediği kadar kızsın ben seni kırmayacağım. Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi Erdoğan gidiyor, en düşük emekli maaşı 2 çeyrek altın alıyor. Bu iki, Erdoğan'ın utanç ikisidir. Ama iktidara gelişimizin müjdesidir. Zaferi biz kazanacağız, biz kazanacağız. Biz kazanacağız. Altın hesabı şaşmaz. Ve şunu söyleyeyim. Emekliye 650 milyar lazım, 'Yok' diyorlar. Ama 768 milyarı zengin şirketlerin hesabından siliyorlar. Emekliye lazım paranın dört katını faize veriyorlar. Burada yoksuldan alıp zengine veren düzenin adı; AK Parti'nin kara düzenidir. Ben sorayım o zaman hazırsanız. Yoksuldan alıp zengine veren düzenin adı AK Parti'nin kara düzenidir. AK Parti'nin kara düzenidir. Hazır mısınız? AK Parti'nin kara düzenini yıkmaya hazır mısınız?"

"BURADAN MECLİS'E GİDECEĞİM"

"Bugün buradan Türkiye'deki tüm emekçileri, tüm çiftçileri, tüm esnafları, tüm işsizleri, tüm gençleri Meclis'te emekliler için verilen mücadeleye omuz vermeye, destek vermeye  davet ediyorum. Bugün birazdan ben buradan inince hızla Meclis'e gideceğim. Ya bu gece sabaha karşı, ya yarın akşam saatlerinde Meclis'te oylama yapılacak. Aslında AK Parti dışında herkes o ücrete 'sefalet ücreti' diyor. CHP'nin, DEM'in, Yeni Yol'un ve MHP'nin milletvekili sayısı tamamen emeklilerin istediği maaşı geçirmeye yetiyor. AK Parti'nin 275 milletvekili var. MHP'nin 47. MHP, AK Parti'ye destek verince 300'ü onlar geçiyor, biz azınlıkta kalıyoruz. MHP bu tarafa destek verse, emekliler çoğunluğa geçiyor. Ben bir kez daha buradan herkesi sözünün arkasında durmaya, AK Parti'nin kara düzeninin değil emeklinin haklı talebinin, anasının ak sütü gibi helal zam talebinin arkasında durmaya davet ediyorum. Tüm emeklileri dostu, düşmanı ayırmak için Meclis'i izlemeye, emekliye oy vermeyene artık sokakta selam vermemeye davet ediyorum. AK Partili, MHP'li, CHP'li, İYİ Partili, DEM'li, Saadetli, Gelecekli, DEVA'lı, hepsi bunlar kardeş. Hepsi arkadaş. Onlara dostluk eden hepsinin dostudur, emekliye düşmanlık eden artık emekliye düşmanlık eden partinin emeklilerle de işi yoktur. Madem ki hep beraber söylediniz, emekçinin de çiftçinin de esnafın da işsizin de gençlerin de emeklilerle birlikte ortak hareket etmesi gerekir. Çünkü kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Bunun için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz. Bizim mücadelemiz bu."

"BU DÜZEN DEĞİŞECEK"

"AK Parti'nin kara düzeni Türkiye'yi yoksullukta Avrupa birincisi, yüksek faizde Avrupa birincisi, işsizlikte Avrupa birincisi, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi yaptı. Biz Türkiye İttifakı olarak AK Parti'nin kara düzenine karşı Türkiye'nin bütün demokratları, Türkiye'yi bu acımasız, haksız sarmaldan kurtaracağız. AK Parti'nin ne kadroları, ne becerisi, ne enerjisi bu sorunları çözmeye yetmez. Türkiye herkesin her geçen gün biraz daha dibe gömüldüğü, boğulduğu bir bataklığa dönüştü. Bir yanda uyuşturucu, bir yanda sanal bahis bir yanda sokakta çeteler bir yanda yoksulluk bir yanda işsizlik bir yanda güvencesizlik. Bu bataklık kurumadan kimse kurtulmaz, hiçbir çözüm olmaz. Sivrisineklerle uğraşmayı bırakıp bataklığı kurutacağız. Bataklığı bu hale getiren AK Parti'nin kara düzenidir. Ondan kurtulacağız. Yargıya güvenin yüzde 20'lere düştüğü, AK Partili kadın seçmenin çocuğunun aldığı eğitimden memnuniyetinin yüzde 18'e düştüğü, 19 Mart darbesinden beri 307 günde yüzde 15 olacak dedikleri enflasyonun yüzde 30'larda çıktığı. Yani geçen sene 600 lira olan kıyma 800 lira olacakken ki ona da isyan ediyorduk. Bin lira olmasının sebebi bu darbe düzenidir. Bunlara karşı yatırımcıları kaçıran, faizi azdıran, borcu çoğaltan, hayatı zorlaştıranlara karşı tek çare vardır; birlikte mücadele, birleşik mücadele. Kredi kartından yüzde 96 gecikme faizi alan düzen, AK Parti'nin kara düzenidir. Emekliyi açlığa mahkum eden, çocukların geleceğini çalan, çeteleri sokağa salan, devlet eliyle kumar oynatan Türkiye'de herkesin perişan olmasına sebep olan AK Parti'nin kara düzenidir. Bu düzen değişecek, bu düzen değişecek. Hakça bir düzen, halkın düzeni kurulacaktır."

"ERDOĞAN, SENDEN ZAM DEĞİL SANDIK İSTİYORUZ"

"Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bak senden zam isteyen yok. Senden iş isteyen yok. Millet senden bir şey istiyor, aç kulağını da dinle bak Erdoğan. Ey Erdoğan adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önünde istiyorum. Duydun mu Erdoğan? Zam isteyen yok, iş isteyen yok. Sandık istiyoruz, millet kurtuluşu sandıkta görüyor sandıkta. Bu bir şey soracağım. Bu Erdoğan 2025 yılı bitti ya karne aldık. Bu Erdoğan karne almış. Türkiye'deki dokuz anket şirketinin ortalamasında kararsızlar dağıtılmadan Erdoğan'ın notu 28,5'tan 29. Ne yapmış Erdoğan? Çakmış. Gösterin bir Erdoğan ne olmuş? Şimdi buradan Erdoğan'a sesleniyorum, Erdoğan'a. 28,5'tan 29 Erdoğan. Seni orada oturtmam. Seni orada oturtmam. Şimdi size soruyorum. Bu Erdoğan'ı seçim sandığına kadar ben kovalayacağım, seçim sandığında siz kovalayacak mısınız? Erdoğan milletle bu sıfır derecenin altında Ocak'ın 21'inde görevleri paylaştık. Sen kaç, ben seni sandığa kadar kovalıyorum. Millet de seni sandıkta kovalayacak."

"İDDİANAMEYE KOYAMADILAR ÇÜNKÜ YALANDI"

"Hatırlayın Ekrem Başkan'a 'yolsuz' dediler olmadı. 'PKK'lı' dediler, 'casus' dediler tutmadı. Bütün yalanları ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Şimdi buradan boynumun borcu, hatırlatacağım. Bütün baharı, bütün yazı, bütün sonbaharı geçirdik, kara kışın ortasındayız. Şimdi '560 milyar yolsuzluk' diyorlardı, 560 kuruş ispatlayabildiler mi? Şimdi onu ağzına alan var mı? Bin 200 cep telefonu diyen bir yalancı vardı. Bu iftirayı televizyonlarda atıyordu. Onu da birileri konuk kalıyordu TGRT'de. Bin 200 cep telefonunu ağzına alan var mı? Peki 'Gizli toplantılarda para dolu çantalarla çıktılar, görüntüsü var' diyorlardı. Bu görüntüleri iddianameye koyabildiler mi? Çünkü yok. Peki 'Ekrem İmamoğlu'nun lüks araçları' dediler, MHP'li bir milletvekiline ait çıktı. 'Para dolu valizler var' dediler, Özgür Başkan açtı içinden jammer çıktı. 'Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin kasasından dolar çıktı' dediler, mühür çıktı.' Mustafa Akın'ın yayla evindeki dandik kasadan Euro çıktı' dediler, 48 tane mermi çıktı. Bu iftiraların her bir tanesinin şimdi tekrar edebiliyorlar mı? 'Stok görüntü kullandım boş kasa yoktu, yanlışlıkla dolar dolu kasa gösterdim' diyen TRT'ye inanan var mı ? A Haber sesin çıkıyor mu? TGRT o haysiyet cellatlığı sekiz iftiradan birini tekrar edebiliyor musun? O TGRT'ye çıkıp da Ekrem Başkan'a kara çalanlara, bu partiye kara çalanlara o gün söyledim. 'Bu yaptığınız haysiyet cellatlığıdır. Gün gelecek hesap vereceksiniz' dedim. And içerim ki o hesabı soracağız. O hesabı soracağız. Ekrem Başkan'la baş edemediler. Diplomasını iptal ettiler. Bu kadar iftira ettiler. En son şimdi bir uçak yalanı çıkmıştı duydunuz mu? Bakın uçak yalanını attılar, utanmadan Sabah gazetesinde her gün yalan yazan kendiyle övünen kibirli, yalancı, yok efendim Silivri'de Ekrem Başkan gazeteciyi görmüş, doğrusunu herkesten dinledik. Zaten mümkün değil metrelerce öteden 'Geçmiş olsun', 'Sağ ol başkanım.' Bir karış yalan yazdı. Ben gittim. İçeriye girmiş gazeteci kardeşim. 'Geçmiş olsun' dedim, ziyaret ettim. Bir karış yalan yazdı. Bir kelimesi doğru değil."

"HAYSİYET CELLATLIĞI YAPILDI"

"Şimdi bu uçak yalanından ne haysiyet cellatlıkları yaptılar. Ne oldu biliyor musunuz? Çekmeköy'e nasip olsun bu da. O uçağın sahibi AK Partili çıktı, 'Ben Reisçiyim' dedi. Uçağı işleten AK Partili çıktı, 'İmamoğlu'na hiç vermedik. Biz siyasetten uzak durduk. Zaten AK Partiliyiz' dedi. Sonra o uçakla gezen Murat Gülibrahimoğlu için 'Ekrem İmamoğlu'nun adamı' dediler, AK Partili çıktı. Önceki AK Parti İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe'nin 2019'a kadar ortağı, yani AK Parti'de iken İBB o zamana kadar ortağı çıktı. Şimdi çıkmış, diyor ki '2019'a bıraktım.' Bizim burada anlattığımız adamın AK Parti ile ilişkisi. Yetmedi, daha önceden AK Parti İl Başkan Yardımcılığı yaptığı çıktı. İstanbul Valisi'nin bu kişiye daha geçen yıl devletin koruma polisini verdiği ortaya çıktı. Cebeci hafriyat alanının Enerji Bakanlığı'nda olduğu, döküm muvafakatnamesini Gülibrahimoğlu'na Enerji Bakanlığı'nın verdiği, Enerji Bakanlığı'nın Gülibrahimoğlu'na 'İstanbul Valiliği'ne destek olacaksın, para vereceksin, onu ortak edeceksin' dediği ortaya çıktı. Bu sorgulamalar sırasında Gülibrahimoğlu'nun elemanına sorular sorulurken 4 milyon Euro'luk bir yere gelince aklandığı, 'Bunu niye sormuyorsun?' denince 'Onu geç' dendiği, o paranın banka şubesinde AK Partililere verildiği ortaya çıktı."

"KENDİNE GÜVENİYORSAN TUTUKLU YARGILAMAYI BİTİR"

"Buradan şu kadar bizimle ilgisi olmayan konudan uçak yalan uyduranlara, haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum. Ne yaparsanız yapın. Tayyip Bey bundan 10 - 11 ay önce çıktı ve dedi ki 'Bir aya kalmaz, sokağa çıkamayacaklar. Bir aya kalmaz, birbirinin yüzüne bakamayacaklar. Bir aya kalmaz, ailelerin gözünün içine bakamayacaklar.' Bak Erdoğan, Çekmeköy'deyim. 21 Ocak gecesindeyim. Eksi bir derece sıcaklıktayım. Otobüsün üstünde insanların arasındayım. Bir ay sonra değil, 11 ay sonra insanların yüzüne bakıyorum. Sende cesaret var mı? Gelesin Çekmeköy'e, çıkasın meydana. Gözlerinin içine bakarak söylüyorum; ben arkadaşlarıma güveniyorum. Ekrem İmamoğlu masumdur. Arkadaşlarımız, başkanlarımız, bürokratlarımız masumdur. Kendine güveniyorsan tutuklu yargılamayı bitir, tutuksuz yargılamayı getir. Kendine güveniyorsan söz verdiğin gibi canlı yayını getir. TRT'den verilsin, isteyen kanallardan verilsin. Kendine, savcına güveniyorsan canlı yayına 'Evet' dersin. Biz kendimize güveniyoruz."

"SİZİ ELİMİZDEN HİÇBİR ŞEY KURTARAMAZ"

"Geçen hafta İstanbul AK Parti İl Başkanlığı haksız, hukuksuz, kanuna aykırı bir şekilde kayyım atanan billboardlara iftiraları doldurdu. Sert kayaya çarptılar. Onlar dediler ki 'Metrolar ilerlemiyor.' Metroların ışık hızıyla ilerlediği, Guinness Rekorlar Kitabı'na kaydederek dünya rekoruna İstanbul'un gittiği ortaya çıktı. 'Yandı' dedikleri otobüslerin, 'Film çekiyoruz' diye jimmy jib kamera kurup kendilerinin yaktıkları ortaya çıktı. Metroların merdivenleri çalışmasın diye onları sabote ettikleri ortaya çıktı. Milletin tepkisi ayyuka çıktı. O bütün bilboardlar apar topar toplandı. Kuyruğu kıstırdılar, bir kenara çekildiler. AK Parti'nin Türkiye'deki ve İstanbul'daki insan kaynağı sıkıntısı belediye başkanından istifa ettirip il başkanı bulmasındadır. Koca AK Parti, koca İstanbul'da il başkanı bulamamış ve ilçe belediye başkanından il başkanı icat etmiş, o da panoyla, parayla siyasete kalkışmıştır. Ey Erdoğan, bak benim İl Başkanım Özgür Çelik. Seviyor musunuz Özgür Çelik'i? Nasıl Başkan? Bak Erdoğan, il başkanı bulacaksan panoyla siyaset yapan, parayla siyaset yapan değil; bizim gibi yüreği ile siyaset yapanları bulacaksın. Yüreksizlere, ciğersizlere, iftira ile pano doldurup, bir gece yapıştırıp ve üç gece sonra kaçanlara söylüyorum; kaçın, kaçın. Sandığa kadar kaçarsınız. Sizi elimizden hiçbir şey kurtaramaz. Perişan olacaksınız. Buradan sizlere şunu söylüyorum. Kar atıştırmaya, rahmet yağmaya başlıyor. İstanbul susuz kalsın diye, 'yağmur yağmasın' duası edenlere söylüyorum. Rahmet geliyor."

"HEP BİRLİKTE YÜRÜYELİM"

"Milleti aç bırakanlara söylüyorum. Seçim geliyor. Gençlere kıyanlara söylüyorum. Adalet geliyor. Korkmayan, aslan gibi sizlere söylüyorum. Zafer geliyor. Hep beraber AK Parti'nin kara düzenini yıkmaya, hazır mısınız? Hep birlikte iktidara koşmaya hazır mısınız. Ekrem Başkan yerine kapı kapı, sokak sokak dolaşmaya hazır mısınız? Birlikte yürüyecek miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yürüyelim, yolumuz açık olsun. Yolunuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar."

Kaynak: Cumhuriyet

SİYASET 21 Ocak 2026 Çarşamba, 19:54

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

Sanatçı Güllü'nün ölümüyle ilgili kızının eski nişanlısı gözaltına alındı

Sanatçı Güllü'nün ölümüyle ilgili kızının eski nişanlısı gözaltına alındı

Şarkıcı Güllü'nün ölümüyle ilgili kızı Tuğyan...
Sakarya TEM Otoyolu'nda feci kaza: 1 ölü, çok sayıda yaralı...

Sakarya TEM Otoyolu'nda feci kaza: 1 ölü, çok sayıda yaralı...

TEM Otoyolu'nun Sakarya geçişinde yolcu...
Bakan Memişoğlu açıkladı: Sigara yasağı kapsamı genişliyor

Bakan Memişoğlu açıkladı: Sigara yasağı kapsamı genişliyor

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sigara içilen...
Depremde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Velioğlu Apartmanı ve Meral İş Hanı davalarında karar

Depremde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Velioğlu Apartmanı ve Meral İş Hanı davalarında karar

Depremde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Velioğlu...
RAMS Park'ta ikinci gol geldi! Galatasaray 1-1 Atletico Madrid

RAMS Park'ta ikinci gol geldi! Galatasaray 1-1 Atletico Madrid

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 7....