Cübbeli Ahmet'ten "Süleymancılar" operasyonuna ilişkin açıklama: Devletimiz böyle bir operasyon yapmak mecburiyetinde kalmıştır

Cübbeli Ahmet'ten "Süleymancılar" operasyonuna ilişkin açıklama: Devletimiz böyle bir operasyon yapmak mecburiyetinde kalmıştır

GÜNDEM, 16 Ağustos 2026 Pazar, 18:41
Kamuoyunda 'Cübbeli Ahmet' olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen cemaate yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Ünlü, bu operasyonun tasavvuf ehline yapılmadığını söylerken, "Burada devlet nezdinde suçlar tespit edilmiştir. Ayrıca bu suçlar ile bu kişilerin yargılanmaması durumunda şu anda zaten Almanya'nın elinde olan bu örgüt merkezinin daha aktif rol alacağı ve FETÖ gibi 150 kadar ülkede faaliyetlerini artıracağı ve FETÖ ile iltisak kurduğu gibi tespitler mülâhazasıyla devletin ve milletin bu gibi yapılardan zarar görmemesi için hükümetimiz ve devletimiz İslam'a ve Müslümanlara zarar getirmeyecek şekilde medreselere dokunmaksızın gayri meşrû işlere bulaşmış olan yönetim kadrosuna böyle bir operasyon yapmak mecbûriyetinde kalmıştır" ifadelerini kullandı.

Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş dahil 32 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kuriş'in "mal varlığı değerlerinin meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak, kamu kurum ve kuruluşlarının aleyhine dolandırıcılık, suç örgütü kurma" suçlarından tutuklandığı belirtildi.

'Cübbeli Ahmet' sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, günümüzde bazı tarikatların geldiği duruma ilişkin olarak, "Ne zaman ki mübârek dedelerinin rahle-i tedrîsinden geçmiş ve tarîkatın usûl ve erkânını bilen Hüseyin Kaplan, Hüseyin Kumaş, Hüseyin Yağcı ve Mehmet Emre gibi hasbî âlimlerden yönetim alınıp, Süleyman Efendi Hazretleri'nin koyduğu ilmî icâzet ve tekâmül şartları ihlâl edilerek sadece 'soyundan gelme' vasfıyla hareket edilmeye başlandı; sonrasında ise devamlı holdingleşme, dış güçlerle irtibat, sürekli güç devşirme ve en nihâyetinde Mossad ve CIA'in en büyük aparatı olan FETÖ'yle birleşme ve gaye birliği yapıldı. İşte Süleyman Efendi Hazretleri'mizin kurmuş olduğu bu mübârek medrese ocağının başındaki yönetim bugün; bütün gayrimeşrû faaliyetlerin, yolsuzlukların, soysuzlukların, kara para aklamaların, at yarışlarının, it yarışlarının tâkip edildiği bir merkez hâline geldi" ifadelerini kullandı.

Cübbeli Ahmet, ters düştüğü eski cemaatine dair de "Şimdi İsmailağa'da da Mahmûd Efendi Hazretleri'nin en yakınında yıllarca hizmet etmiş olan ve hatta Ali Haydar Efendi Babamızdan bereketlenmiş İbrahim Efendi vesair Şûrâ Hocaları gibi zatlar ile istişâre terkedilip, bu işlere birkaç senedir başlamış olup Mahmûd Efendi Hazretleri'nin usûl ve erkânından zerre kadar haberi bulunmayan Abdullah Kılıç gibi birinin genel sekreterliğe getirilmesi ve istişare heyetine sokularak bütün bürokratlarla görüşmelerde başı çekmesi, İsmailağa Cemaati açısından da aynı sorunun yaşanacağı konusunda büyük bir sinyal vermektedir" dedi.

Cübbeli Ahmet'in sosyal medya paylaşımı şu şekilde:

"Devletimiz böyle bir operasyon yapmak mecbûriyetinde kalmıştır"

"Alihan Kuriş Suç Örgütüne Yapılan Operasyon Asla Tasavvuf Ehline Yapılmış Olarak Kabûl Edilemez

AK Parti hükümeti asla Müslümanlara ve tasavvuf ehline zulüm yaparak baskın yapan bir yönetim şeklini benimsememiştir. Bunun ispatı için delile bile hâcet yoktur. Ancak FETÖ gibi dış güçlerle irtibat kuran ve memleketi işgal ettirmek için darbe yapmaya kalkışan yapılardan ders çıkaran devletimiz şu anda FETÖ olma yolunda hızla ilerleyen Alihan Kuriş suç örgütüne bir operasyon yapmıştır.

Burada devlet nezdinde suçlar tespit edilmiştir. Ayrıca bu suçlar ile bu kişilerin yargılanmaması durumunda şu anda zaten Almanya'nın elinde olan bu örgüt merkezinin daha aktif rol alacağı ve FETÖ gibi 150 kadar ülkede faaliyetlerini artıracağı ve FETÖ ile iltisak kurduğu gibi tespitler mülâhazasıyla devletin ve milletin bu gibi yapılardan zarar görmemesi için hükümetimiz ve devletimiz İslam'a ve Müslümanlara zarar getirmeyecek şekilde medreselere dokunmaksızın gayri meşrû işlere bulaşmış olan yönetim kadrosuna böyle bir operasyon yapmak mecbûriyetinde kalmıştır.

Görüldüğü üzere; konuyu kıymetli İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi Beyefendi açıklamıştır ki kendisi Hâfız-ı Kur'an olan bu kıymetli bakanımızın Müslümanlara kumpas kuracağı ve İslâmî yapılara zarar vereceği hayâl bile edilemez. Onun için olayları birbirine karıştırmak isteyenler burada tasavvuf ehline ve dindarlara operasyon yapıldığı gibi göstermek istiyorlarsa da milletimiz bu yalana kanmayacak kadar akıllı ve uyanıktır. AK Parti'ye rey vermedikleri için kendilerine operasyon yapıldığını söyleyenler kezzâbtır.

Zira bu yapı AK Parti kurulduğundan beri bir kere dahî AK Parti'yi desteklememiştir. Ondan evvel merhûm Erbakan Hocamızı da desteklememiştir. Dolayısıyla işlerine gelen şekilde nerede kim daha güçlüyse ondan tâvîz kopararak o yapıyı dindar dinsiz fark etmeden desteklemişlerdir.

"Geç kalınarak ele alınmış olmakla beraber 'Zararın neresinden dönülürse kârdır' kabîlinden değerlendirilmelidir"

Artık hak ortaya çıkmıştır. Haktan sonra dalaletten başka bir şey kalmamıştır. Onun için Müslümanlar uyanık olmalı ve bu cemaate mensûb olanlar da Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinden okumuş hocaefendilerden kalanların veya onların okuttuğu ehli sünnet itikadına sâhib hocaefendilerin gösterdiği yolda Süleyman Efendi Hazretleri'nin Ehli sünnet hassasiyeti üzere hareket etmelidirler.

Dinler arası diyaloga kapı açan FETÖ'cülerle iş tutan ve şu anda görüldüğü üzere bütün FETÖ kanalları tarafından desteklenen Alihan Kuriş'in hak üzere olmadığının en büyük delili zaten FETÖ'cülerin onu methetmesi ve savunmasıdır. Onun için büyüklerin buyurduğu gibi: 'Bir yere bir darbe vurulduğu zaman sesin nereden geldiği' çok önemlidir. Biz sizi daha önce birçok vesileyle bu yapılanmanın Alman devleti güdümünde FETÖ ile iltisaklı bir şekilde çalıştığı ve milli değerlerimize cebhe aldığı hususunda uyarmıştık. Birçok mesele gibi bu da maalesef geç kalınarak ele alınmış olmakla beraber 'Zararın neresinden dönülürse kârdır' kabîlinden değerlendirilmelidir.

Süleymancıların FETÖ ile ilişkisi 2000'li yıllardan başlıyor. Şöyle ki 2009'da FETÖ terör örgütünün sözde TSK yapılanması imamı Hamdullah Öztürk Ümraniye'de. o zaman Süleymancıların reisi olan, Ahmet Arif Deniz Olgun'u ziyaret ediyor ve beraber yemeğe çıkıyorlar ve ondan sonra birlik hareket etme kararları alınıyor.

Süleymancıların kadîm hocalarından Erdal Arıkan Hocaefendi'nin de beyan ettiği gibi: 'Biz medreselerde Üstaz Süleyman Efendi Hazretleri'nin öğrettiği medrese usûlü dersleri okutmakla meşgul olduk. Ama başımızdaki yöneticilerin FETÖ'cülerle görüştüğünden hiç haberimiz olmadı. Lakin özellikle 2000'lerden sonra Süleyman Efendi Hazretleri'nin tekâmül icâzetiyle yetişmemiş, onun tekâmülünden nasîbi olmayan ve tarîkat usûl ve âdâbını zerre kadar bilmeyen insanlar başımıza yönetici oldu. Biz de neler döndüğünden haberdar olamadık' diyor.

Süleymancılardaki bozulma ne zaman başladı?

"İsmailağa Cemaati açısından da aynı sorunun yaşanacağı konusunda büyük bir sinyal vermektedir"

Süleyman Efendi Hazretleri gibi büyük bir velînin yetiştirdiği en yakın hocaefendileri yönetimden ve istişâre heyetlerinden uzak tutma eğilimiyle başladı. Ne zaman ki mübârek dedelerinin rahle-i tedrîsinden geçmiş ve tarîkatın usûl ve erkânını bilen Hüseyin Kaplan, Hüseyin Kumaş, Hüseyin Yağcı ve Mehmet Emre gibi hasbî âlimlerden yönetim alınıp, Süleyman Efendi Hazretleri'nin koyduğu ilmî icâzet ve tekâmül şartları ihlâl edilerek sadece 'soyundan gelme' vasfıyla hareket edilmeye başlandı; sonrasında ise devamlı holdingleşme, dış güçlerle irtibat, sürekli güç devşirme ve en nihâyetinde Mossad ve CIA'in en büyük aparatı olan FETÖ'yle birleşme ve gaye birliği yapıldı. İşte Süleyman Efendi Hazretleri'mizin kurmuş olduğu bu mübârek medrese ocağının başındaki yönetim bugün; bütün gayrimeşrû faaliyetlerin, yolsuzlukların, soysuzlukların, kara para aklamaların, at yarışlarının, it yarışlarının tâkip edildiği bir merkez hâline geldi.

Bu şu anda diğer bazı tarîkatlerin -tümünü tenzih ederim- hâline ne kadar da benziyor, değil mi? İşte mantıktaki kâide üzere: 'suğrâ, kübrâ neticeye gittiği' gibi, bu gidişatla da diğer bazı cemâatlerde aynı netîcenin hâsıl olmaması muhâldir.

Şimdi İsmailağa'da da Mahmûd Efendi Hazretleri'nin en yakınında yıllarca hizmet etmiş olan ve hatta Ali Haydar Efendi Babamızdan bereketlenmiş İbrahim Efendi vesair Şûrâ Hocaları gibi zatlar ile istişâre terkedilip, bu işlere birkaç senedir başlamış olup Mahmûd Efendi Hazretleri'nin usûl ve erkânından zerre kadar haberi bulunmayan Abdullah Kılıç gibi birinin genel sekreterliğe getirilmesi ve istişare heyetine sokularak bütün bürokratlarla görüşmelerde başı çekmesi, İsmailağa Cemaati açısından da aynı sorunun yaşanacağı konusunda büyük bir sinyal vermektedir.

"FETÖ gibi siyonist oluşumların kimi tutup kimi tutmadığına iyi bakılmalıdır"

Görüldüğü üzere; Süleymancılarda da 'Dâmât ve Torunlar Vakası'nı müşâhede ediyoruz. Özellikle de dedelerinin yolundan ayrılan, ehliyet, liyâkat ve tekâmülü bulunmayan Alihan Kuriş gibi biri cemaatin başına geçtikten sonra, dedelerinin çizdiği yoldan tamamen ayrılan bu örgütün başlarına gelenler birilerine ibret olmalıdır. İsmailağa'da da maalesef aynı şeyler gözlenmekte olup iş ehliyet ve liyâkattan çıkarılıp oğul, damat, torun ve kayınbirader noktasında şekil aldığı zaman tarihin tekerrür etmesi kaçınılmaz olacaktır. Eskilerin deyimiyle: 'Tarih tekerrürden ibârettir. Ama ibret alınsaydı hiç tekerrür eder miydi?!' İşte bu noktada FETÖ gibi siyonist oluşumların kimi tutup kimi tutmadığına iyi bakılmalıdır. Görüldüğü üzere bütün FETÖ'cü siteler şuan Alihan Kuriş lehine açıklamalar yapmaktadır. Peki bu firârî Hamdullah Öztürk teröristi şu anda kimi zemmediyor? Bu kardeşinizi zemmediyor. Peki Kimi methediyor? Ahmet Usta Osmanlıoğlu'nu ve Mahmut Eren'i methediyor. Dolayısıyla vech-i şebehler bir değil, elvân elvân.

Dolayısıyla Müslümanlar artık uyanmalıdır. Kaç senedir bu uyarıları yapıyoruz. Lakin polis baskınları yemeden, birileri hapislere atılmadan maalesef ihvân ve ehavât denilen cemaat meseleyi anlayamıyor. Çünkü bilgiyi doğru kaynaktan almıyor, akıllarını kiraya vermişler, at gözlüğünü takmışlar ve "Etrafımızda neler dönüyor?" diye düşünmeden sadece sağmal inek gibi para yardımı, kurban yardımı yapmak sûretiyle şeffaf olmayan yönetimlere ve topladıkları paraları kuyumcularda buharlaştıran yapılara kendilerini hizmetçi ediyorlar.

Allâh-u Teâlâ, bu ümmeti, özellikle tarîkat ehlini hâb-ı gafletten ikâz eyleyip, yöneticilerinin içerisinden şerli olanların zararını kendilerine bir an önce göstererek, maddî ve mânevî, dünyevî ve uhravî hasârlardan halâs eylesin. Âmîn!

GÜNDEM 16 Ağustos 2026 Pazar, 18:41

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

Eskişehir'de trafikte dehşet anları: Taşla camını kırdıkları aracın sürücüsünü darbettiler

Eskişehir'de trafikte dehşet anları: Taşla camını kırdıkları aracın sürücüsünü darbettiler

Eskişehir'de iki sürücü arasında çıkan...
Samsun açıklarında balıkçılar tarafından konteyner bulundu

Samsun açıklarında balıkçılar tarafından konteyner bulundu

Samsun açıklarında sahilden 3 mil uzaklıkta...
Kolombiya'nın eski lideri Petro'dan Golan Tepeleri'nde İsrail'in egemenliğini tanıyan karara tepki

Kolombiya'nın eski lideri Petro'dan Golan Tepeleri'nde İsrail'in egemenliğini tanıyan karara tepki

Kolombiya'nın eski Cumhurbaşkanı Gustavo Petro,...
Cristiano Ronaldo'dan emeklilik mesajı

Cristiano Ronaldo'dan emeklilik mesajı

Suudi Arabistan Ligi ekibi Al Nassr forması...
Bakan Bak'tan Fenerbahçeli çocuğun formasının çıkarılmasına ilişkin açıklama

Bakan Bak'tan Fenerbahçeli çocuğun formasının çıkarılmasına ilişkin açıklama

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak,...