Dünya Kupası'nda İran'a ABD ablukası

Dünya Kupası'nda İran'a ABD ablukası

DÜNYA, 22 Haziran 2026 Pazartesi, 16:08
2026 Dünya Kupası'nda İran'ın Belçika ile golsüz berabere kaldığı karşılaşmanın önüne bir kez daha saha dışındaki gelişmeler geçti. ABD yönetiminin İran heyetine uyguladığı ayrımcı, ırkçı vize ve seyahat kısıtlamaları, turnuva boyunca devam eden güvenlik kontrolleri ABD'ye yönelik tepkileri büyüttü.

İran ile Belçika'nın Los Angeles yakınlarındaki Inglewood'da karşı karşıya geldiği Dünya Kupası G Grubu mücadelesinde gol sesi çıkmadı.

İran kalecisi Alireza Beiranvand'ın kurtarışlarıyla öne çıktığı karşılaşma 0-0 sona ererken, maçın ardından konuşulanlar yine futbol sahasının dışında yaşananlar oldu.

Karşılaşma öncesinde ve sonrasında İran yönetimine karşı protestolar düzenlendi. Stat çevresinde 1979'daki İran İslam Devrimi öncesinde kullanılan aslan ve güneş figürlü bayraklar açıldı.

Maçın bitiminde bu bayrağın yer aldığı bir tişört giyen taraftar, sahaya girmeye çalıştığı gerekçesiyle güvenlik görevlileri tarafından gözaltına alındı.

Stat dışında protestocularla bir taraftar arasında çıkan arbedenin ardından yaralanan bir kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı. İran'ın turnuvadaki ilk karşılaşmasına göre daha küçük çapta kalan gösterilere rağmen güvenlik önlemlerinin artırıldığı görüldü.

ABD'DEN 'DEVRİM MUHAFIZLARI' İDDİASI

Maç öncesinde ABD yönetiminden gelen açıklama ise İran heyetine yönelik vize tartışmasını yeniden büyüttü.

ABD yönetimi, İran Futbol Federasyonu tarafından heyete dahil edilmek istenen bazı kişilerin İran Devrim Muhafızları ile doğrudan bağlantılı olduğunu öne sürdü.

Washington, İran kafilesinde yer alması istenen herkesin bir futbol takımı için gerekli görevleri yerine getirmediğini ve bu nedenle bazı isimlerin ülkeye girişine izin verilmediğini savundu.

İran Futbol Federasyonu ise bu suçlamaları reddetti. Federasyon, resmiî bir temsilcinin ABD'ye girmek için kendisini başka bir görevde göstermeye çalıştığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını belirterek, Washington'un açıklamalarını ayrımcı uygulamaları örtme girişimi olarak nitelendirdi.

Böylece İran'ın Dünya Kupası boyunca karşı karşıya kaldığı seyahat sorunu, yalnızca sportif organizasyonla ilgili bir anlaşmazlık olmaktan çıkarak doğrudan ABD'nin ırkçı ve ayrımcı söyleminin parçası haline geldi.

ABD'DE KALMALARINA İZİN VERİLMİYOR

İran'ın Dünya Kupası hazırlıklarını başlangıçta ABD'nin Arizona eyaletindeki Tucson kentinde sürdürmesi planlanıyordu. Ancak ABD yönetiminin İran kafilesinin turnuva boyunca ülkede konaklamasına izin vermemesi üzerine takımın kamp merkezi Meksika'nın sınır kenti Tijuana'ya taşındı.

İran, ABD'de oynadığı grup maçları için Tijuana'dan Los Angeles ve Seattle'a gidip gelmek zorunda bırakıldı. Futbolcuların maçtan bir gün önce ABD'ye girmesine, karşılaşmaların ardından ise yeniden Meksika'ya dönmesine izin verildi.

Tijuana ile Los Angeles arasındaki uçuşun normal koşullarda oldukça kısa sürmesine rağmen İran kaptanı Mehdi Taremi, güvenlik ve göçmenlik kontrolleri nedeniyle ilk yolculuğun yaklaşık beş saat sürdüğünü açıkladı.

İran Teknik Direktörü Amir Ghalenoei de Yeni Zelanda ile oynanan ilk maçın ardından takımın dinlenme ve yenilenme çalışması yapmasına fırsat verilmeden ABD'den ayrılmak zorunda bırakıldığını söyledi.

Ghalenoei, siyasi gelişmelerin futbolcuların fiziksel ve zihinsel hazırlığını doğrudan etkilediğini dile getirdi.

İran'ın Belçika karşılaşmasından iki gün önce Los Angeles'a gelmek için yaptığı başvuru da kabul edilmedi. İran Futbol Federasyonu, bütün takımlara eşit hazırlık koşulları sağlanmadığını savunarak FIFA'ya resmî şikâyette bulunacağını duyurdu.

SORUN YALNIZCA UÇUŞ PROGRAMI DEĞİL

FIFA'nın turnuva düzenlemeleri, takımların genellikle maçtan bir gün önce karşılaşmanın oynanacağı şehre gitmesini ve maç günü ya da ertesi gün kamp merkezine dönmesini öngörüyor. Dünya Kupası'ndaki birçok ülke de benzer bir seyahat programı uyguluyor.

Ancak İran'ın karşı karşıya kaldığı durum yalnızca maçtan bir gün önce seyahat etme zorunluluğundan ibaret değil.

Takımın ABD'de bir kamp merkezi kullanmasına izin verilmemesi, çok sayıda federasyon yöneticisi ve destek ekibi çalışanının vize alamaması, futbolcuların uzun güvenlik kontrollerinden geçirilmesi ve maçların ardından ülkeden ayrılmalarının zorunlu tutulması krizin boyutunu büyütüyor.

İranlı futbolcu Mehdi Torabi'nin de ilk karşılaşmanın ardından ABD'ye yeniden giriş yapabilmek için Tijuana'daki konsolosluğa giderek yeni vize alması gerekti.

Yaşananlar takımın hazırlık programını bozduğunu ve rakiplerle eşit şartlarda mücadele etmesini engelliyor.

TARAFTARLARIN BİLET KRİZİ

Krizin bir başka boyutunu da İranlı taraftarların maçlara erişimi oluşturdu. İran Futbol Federasyonu, grup karşılaşmaları için kendisine ayrılan biletlerin geri çekildiğini ve ülkedeki taraftarlara bilet dağıtamaz hale geldiğini ileri sürdü.

FIFA ise İran Futbol Federasyonu ile birlikte, taraftarların maçlara katılmasını sağlayacak yöntemler üzerinde çalıştığını bildirdi. Ancak ABD'nin İran vatandaşlarına uyguladığı seyahat yasakları, vize kısıtlamaları ve ekonomik yaptırımlar nedeniyle İran'dan gelecek taraftarların turnuvaya ulaşması büyük ölçüde imkânsız hale geldi.

Los Angeles'taki maçlarda tribünlerde bulunan İranlıların önemli bölümünü ABD'de yaşayan geniş İran diasporası oluşturdu. Tribünlerde hem İran Milli Takımı'nı destekleyenler hem de Tahran yönetimine karşı çıkan gruplar yer aldı.

FIFA'NIN 'KAPSAYICI TURNUVA' SÖYLEMİ ÇÖKTÜ

FIFA Başkanı Gianni Infantino, turnuva öncesinde ABD yönetimiyle birlikte yürütülen vize programını tanıtırken ülkenin "dünyayı karşılayacağını" ve 2026 Dünya Kupası'nın tarihin en kapsayıcı organizasyonu olacağını ileri sürmüştü.

Ancak turnuva başladığında ortaya çıkan tablo bu sözlerle uyuşmadı. İran'ın yanı sıra farklı ülkelerden hakemler, futbolcular, yöneticiler, basın çalışanları ve taraftarlar da ABD sınırında vize, sorgu ve ülkeye giriş sorunları yaşadı.

FIFA ise ev sahibi ülkenin uygulamaları karşısında takımların ve taraftarların turnuvaya eşit erişimini güvence altına alamadı. Federasyonun İran'ın şikâyetleri karşısındaki tavrı, organizasyonun fiili kontrolünün FIFA'da mı yoksa ABD'nin güvenlik kurumlarında mı olduğu sorusunu gündeme getirdi.

İRAN'IN MÜCADELESİ

Dünya Kupası, ülkeler arasındaki sorunların geçici olarak geri plana bırakıldığı küresel bir spor organizasyonu olma iddiası taşıyor. ABD'deki uygulamalar ise turnuvanın ev sahibi ülkenin sınır, göç ve dış politika tercihlerinden bağımsız olmadığını bir kez daha gösterdi.

İran'ın sahadaki Dünya Kupası mücadelesi sürüyor. Ancak takımın turnuvadaki kaderini yalnızca aldığı sonuçlar değil, hangi yöneticisinin vize alabildiği, ABD'ye ne zaman girebildiği ve maçların ardından ülkede ne kadar kalabildiği de belirliyor.

DÜNYA 22 Haziran 2026 Pazartesi, 16:08

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

X'e erişim sorunu yaşanıyor

X'e erişim sorunu yaşanıyor

Sosyal medya platformu X'te (Twitter) anlık...
Eski Fed Başkanı Alan Greenspan 100 yaşında hayatını kaybetti

Eski Fed Başkanı Alan Greenspan 100 yaşında hayatını kaybetti

Fed'e 19 yıl liderlik eden ve ekonomi...
İBB yöneticisi Erhan Karaal'ın kaçırılma sebebi belli oldu: 'Olmayan 500 kilogram altın'ı istemişler

İBB yöneticisi Erhan Karaal'ın kaçırılma sebebi belli oldu: 'Olmayan 500 kilogram altın'ı istemişler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ...
Eyüpsultan'da pastanede doğal gaz kaçağı: 5 çalışan etkilendi

Eyüpsultan'da pastanede doğal gaz kaçağı: 5 çalışan etkilendi

İstanbul'un Eyüpsultan'da bir pastanenin bodrum...
Metroda başörtülü kadına hakaret eden şahıs tutuklandı

Metroda başörtülü kadına hakaret eden şahıs tutuklandı

İstanbul'da metroda başörtülü bir kadına...
Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce Ankara'da cenaze törenine katıldı: Özgür Özel'in gönderdiği çelenkt...

Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce Ankara'da cenaze törenine katıldı: Özgür Özel'in gönderdiği çelenkt...

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan...