Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'bilirkişi' davası ertelendi: Mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım

Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'bilirkişi' davası ertelendi: Mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım

SİYASET, 30 Mart 2026 Pazartesi, 12:41
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'bilirkişi' davasında 4'dördüncü duruşma bugün gerçekleştirildi. İmamoğlu, savunmasının başında, "Mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım. Diğer salonda 4 bin sayfalık bir iddianame var; benim tabirimle çöptür. Burada Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Her salonda bir kumpas var" ifadelerini kullandı. Mahkeme duruşmayı 13 Temmuz 2026'ya ertelendi.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, bilirkişi S.B'ye yönelik açıklamaları nedeniyle "yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs" ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamalarıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması bugün Silivri'deki Marmara Cezaevi duruşma salonunda yapıldı.

Aynı günde iki davada hakim karşısına çıkacak olan İmamoğlu, saat 10:40 sularında duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu savunmasında Adalet Bakanı Akın Gürlek'e göndermede bulundu. Gürlek'in bakan, birlikte çalıştığı isimlerin de bakan yardımcılığı gibi görevlere atandığını belirten İmamoğlu, "Bu millet de bunu yiyecek, ha? Yemez. Geçici bir bahar... Hani derler ya, 'yalancı bahar.'" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun duruşma sonrası Silivri Marmara Cezaevi'nde, 1 numaralı salonda dördüncü haftası bugün başlayan İBB Davası'na getirilmesi bekleniyor.

İşte "bilirkişi" davasında anbean yaşananlar...

12:30 | ERTELEME KARARI

Duruşma, 13 Temmuz 2026 günü saat 10:00'a ertelendi.

12:20 | "KİME SALDIRACAKLARINI ŞAŞIRDILAR"

İmamoğlu, savunmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Tapu listesi çıkınca kime saldıracaklarını şaşırdılar. Antalya, İstanbul, Kuşadası... Yetmedi, Çağlayan Adliyesi'nin koridorlarında kadınlar, ünlüler, iş insanları...

Bize yapılan haksızlıkları anlattıktan sonra birileri çıkıyor, 'benim babam üzülüyor' diyor. Vah benim mini minnacığıma. Efendim onun babasına kimse bir şey demesin ama diğer aileler sinir krizi geçirsin, anneler feryat etsin. Anayasal düzenle oynamanın bedelini adil yargıda herkes görecek, hesap verecekler."

11:50 | "BİR DAVA İÇİN SALON YAPILIR MI?"

Ekrem İmamoğlu savunmasının devamında İBB davası için Silivri'de yapılmakta olan duruşma salonuna değinerek, "Bir dava için duruşma salonu yaptırılır mı? Yukarıda üç haftadır yargılanıyoruz işte. Bir buçuk milyar lira, bir duruşma salonu için harcanır mı? Bu ancak inşaatçılığa, gayrimenkule meraklı bir yargı mensubunun aklı olabilir. Artık mesele sadece bir kişi ya da bir dosya değildir. Mesele, yargının nasıl yönlendirildiğinin açıkça gösterilmesidir. Burada kurulan düzen; hukuka göre değil, beklentiye göre karar verenleri ödüllendiren, hukuka sadık kalanları ise cezalandıran bir düzendir" dedi.

Akın Gürlek'in bakan, birlikte çalıştığı isimlerin de bakan yardımcılığı gibi görevlere atandığını belirten İmamoğlu, "Bu millet de bunu yiyecek, ha? Yemez. Geçici bir bahar... Hani derler ya, 'yalancı bahar.'" dedi.

Tutuklanmadan önce bir savcının kendisine "Ekrem Başkan, cumhurbaşkanı olup bu tarafa geçince de siz bizi yargılarsınız" dediğini anlatırken savcıya "Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç işlediğinizi mi düşünüyorsunuz? Siz kim, biz kim? Neyin tarafıyız? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz" diye yanıt verdiğini aktaran İmamoğlu, "Bu düşünce de bir sorun. İşte o ifademden sonra tutuklandım" dedi.

11:00 | İMAMOĞLU SAVUNMASINA BAŞLADI

Savunmasının başında, "Mahkeme fırtınasıyla karşı karşıyayım" diyen Ekrem İmamoğlu, söz konusu davada üç kez hâkim değiştirildiğini hatırlattı:

Diğer salonda 4 bin sayfalık bir iddianame var; benim tabirimle çöptür. Burada Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Her salonda bir kumpas var. Bu kumpasa karşı verilen mücadele, tarihimizin en büyük demokrasi mücadelelerinden biridir.

Milletin önünde bize kasıtlı iftiralar atılırken kendimizi savunmayıp 'Yarabbi şükür' diyecek hâlimiz yok. Milletin, dünyanın en güzel ve en iyi yönetileceğine inanan bir aklı ve mantığı ortaya koyarak, daha önce görülmemiş şekilde 15 milyon 500 bin insanın ön seçimde oy kullanmasıyla bize bir yetki verilmiştir. Dolayısıyla ben yalnızca kendi hakkımı değil, millete ait olan hak ve hukuku savunuyorum. Aynı dosyada ya da farklı dosyalarda benim gibi mücadele eden binlerce insan var."

Bu bilirkişi yalnızca rapor yazmıyor; insanların hayatını da etkiliyor. Örneğin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, onun raporu nedeniyle 1 yıl 10 gün tutuklu kaldı. Bu haince raporlarla insanlar tutuklandı, itibarları zedelendi. Yargı, bilirkişi ve medya iş birliğiyle ailelere haysiyet cellatlığı, itibar suikastları yapıldı. Ne kadar basit değil mi? Meseleye sadece 'bilirkişi' diye bakmak ne kadar basit kalıyor. Bu ülkenin saygın bürokratları, siyasetçileri ve emekçileri kelepçelerle sıraya dizildi. Biz ne yapacağız? 'Yarabbi şükür' deyip izlemeye devam mı edeceğiz? Bizim milletimizin karakterinde bu yok. Söz konusu bilirkişi, AK Partili belediyelere ilişkin dosyalarda ise 'aklayıcı' raporlara imza atıyor. Ne kadar enteresan, değil mi? Bugün bu davanın, diğer salonda görülen ve 100 bin kişilik İBB kurumunun suç örgütü ilan edildiği dava ile ya da hakkımda açılan diğer davalarla ilgisi yok diye düşünmeyin.

"Sayın yargıç, adil yargılamanın nasıl etkilendiğine dair örnekleri size göstereceğim" diyen İmamoğlu, kendi davalarına atanan hâkim ve mahkeme heyetlerinin HSK kararnamesiyle başka illere gönderilmesine ilişkin örnekler sıraladı.

NE OLMUŞTU?

İmamoğlu, kendisi için iki yıldan dört yıla kadar hapis ve siyasi yasak istenen söz konusu davada, Saraçhane'de düzenlediği "Turpun Büyüğü" başlıklı basın toplantısında sürekli kendi davaları ve CHP'nin davalarına atandığını belirttiği S.B. adlı bir bilirkişi hakkındaki sözleri nedeniyle yargılanıyor.

Davanın görüldüğü İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi, aralık ayında açıklanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Kararnamesi ile başka bir mahkemeye atanmış ve 12 Aralık'ta yapılan son duruşma, dosyanın yeni hakiminin izne ayrılması nedeniyle geçici hakim tarafından yönetilmişti. Geçici hakim, esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı 108 gün sonraya ertelemişti.

SİYASET 30 Mart 2026 Pazartesi, 12:41

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

28 Yıldırım Belediyesporlu sporcu, 6 farklı branşta Milli forma için mücadele ediyor

28 Yıldırım Belediyesporlu sporcu, 6 farklı branşta Milli forma için mücadele ediyor

Yıldırım Belediyesi, Türkiye Milli takımlarına...
Bursa'da Uluabat Gölü'nün su seviyesi yükseldi

Bursa'da Uluabat Gölü'nün su seviyesi yükseldi

Bursa'da 2 gündür etkili olan sağanak nedeniyle...
Bursa'da toprak kayması nedeniyle evinde mahsur kaldı

Bursa'da toprak kayması nedeniyle evinde mahsur kaldı

Bursa'da etkili olan sağanağın ardından meydana...
Yıldırım Belediyesi'nden öğrencilere sınav desteği

Yıldırım Belediyesi'nden öğrencilere sınav desteği

Yıldırım Belediyesi, üniversite hayali kuran...
İlber Ortaylı'nın ailesinden sosyal medya açıklaması

İlber Ortaylı'nın ailesinden sosyal medya açıklaması

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Prof. Dr....
BTÜ'de havacılıkta başarının formülü konuşuldu

BTÜ'de havacılıkta başarının formülü konuşuldu

BTÜ Konuşmaları'nın konuğu olan Turkish Technic...