TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan deprem uyarısı: "Dirençlilik değil kırılganlık üreten düzenden kurtulmalıyız"
BURSA, 06 Şubat 2026 Cuma, 18:09Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Mücadelede kazanılan deneyimler ve çıkartılan dersler bizlere bir şeyi açık ve net olarak göstermektedir ki; başta depremler olmak üzere volkanik faaliyetler, heyelanlar, kaya düşmeleri, sıvılaşma, tsunami, sel, taşkın ve kuraklık gibi doğa kaynaklı olaylar gezegenimizin jeodinamik süreçlerinin doğal ürünüdür. Bu olayları afete dönüştüren, toplumların sahip olduğu ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal kırılganlıklardır ve bu kırılganlıklar azaltılabildikçe, riskler düşürülebildikçe afet zararları da azalmaktadır.
Maalesef ülkemiz her afet olayında, daha önce hiçbir afet yaşamamış gibi hazırlıksız yakalanan ve her seferinde ağır faturalar ödeyen bir ülke görünümündedir. Sıradan doğa olaylarının felakete dönüşmesini engelleyemeyen, doğal çevremizi yok eden, bizlerin ve doğadaki diğer canlı varlıkların yaşam hakkını korumayan, adı ve kaynağı ne olursa olsun bir türlü çalışmayan ya da çalıştırılmayan ve güncel bilgi ve teknoloji çerçevesinde yenilenmeyen "İmar, Afet, Planlama, Yapı Üretim ve Denetim, Kentsel Dönüşüm, Afet Risk Azaltma, Afetlere Müdahale" yasaları gibi çoğunluğu kâğıt üzerinde kalan stratejiler, planlar, yasal mevzuat ve belgeler bizleri korumuyor.
Dirençlilik değil, kırılganlık üreten düzenden derhal kurtulmalıyız.
Sistemsel bir altyapı ve toplumsal bir değer yaratmadan ve onun etrafında bütünleşmeden bu olumsuz döngüden kurtulmak mümkün değildir. Ülkemizi kurtaracak olan, her kişi ve kurumun sahip çıkabileceği nitelikte bir ulusal afet risk yönetim sistemidir.
Kamu yararı ve sosyal hukuk devleti ilkelerinin hâkim olduğu bir ulusal afet risk azaltma yönetimidir.
Sadece insanı odağına alan değil, tüm doğal çevre ve varlıkların afet güvenliğine odaklanan bir ulusal afet risk yönetimidir.
Başta Anayasa'nın 135'inci maddesi olmak üzere 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde faaliyet sürdüren kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşu olan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak sadece afetlerin nedenlerini söylemekle yetinmedik; neler yapılması gerektiğini de kamuoyu ile her zaman paylaştık ve paylaşmaya devam edeceğiz. 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümünde bu konudaki yaklaşımımızı bir kez daha sizlerin aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmak isteriz.
Sadece bina ve yapılı çevreye odaklanmış bir afet risk yönetimi doğru değildir, başarılı da olamayacaktır. Yapılı çevrenin dirençli kılınması elbette çok önemlidir. Ancak hiçbir afet risk yönetim sistemi yapılı çevreyi insanlardan ve doğal çevresinden kopararak münferit olarak değerlendiremez. Afetin sosyal ve psikolojik boyutuna, kültürel ve doğal değerlere ve tüm varlıklara etkisine bütüncül bakan bir afet yönetim döngüsü inşa edilmelidir.
Yapı, imar, çevre ve afet mevzuatı yeniden oluşturularak dünyada afet risk yönetim anlayışının genel kabul gören belgelerinde vurgulanan yaklaşım esas alınmalı; teknik düzenlemeler, yetki, görev, sorumluluk ve organizasyonlar yeniden tanımlanmalıdır.
Bu kapsamda ulusal afet risk yönetim sistemini destekleyen bir afet hukuk sistemi oluşturulmalı ve alanında uzmanlaşmış afet mahkemeleri kurulmalıdır. "Afet suçları" için özel yasalar çıkarılarak veya Türk Ceza Kanunu'na eklemlenerek bu suçları işleyen kişi ve kurumlar için ağır cezalar tanımlanmalıdır.
İmar, yapı üretim ve denetim, afet ve risk azaltma mevzuatı yeniden oluşturularak jeoloji mühendisliği yaklaşımları bu yeni mevzuata entegre edilmelidir. Bu çerçevede jeoloji mühendisliğini görmezden gelen yapı üretim ve denetim mevzuatı yerine bilimsel ve kamu yararı ekseninde yeni bir mevzuat geliştirilmelidir.
1968 yılında yayımlanan "Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik" ile zorunlu hale getirilen ancak sonraki yıllarda alınan yanlış kararlar nedeniyle geri plana itilen zemin ve temel etütleri, 1999 depremlerine kadar unutulmuştur. Ne yazık ki bu sürecin benzerinin yeniden yaşandığı görülmektedir. Zemin ve temel etüt çalışmalarını bir yük olarak gören, bu çalışmaların ana bileşeni olan jeoloji mühendislerini yok sayan örnekler artmıştır. Planlama ve yapı üretim ve denetim süreçlerinde jeoloji mühendisliği hizmetlerine hak ettiği değeri ve önemi veren bir yaklaşım geliştirilmelidir.
Sonuç olarak, etkin bir mevzuat altyapısını, güçlü kurumsal yapılanmayı, afet güvenliğini önceleyen bir ekonomiyi, tedbirleri kararlılıkla uygulayan bir siyaseti ve afet farkındalığı yüksek bir toplumu ancak bu temelde mücadele edenler yaratabilir.
Evet, bugün 6 Şubat. Sonraki tarihin ne anlama geleceğini ise hep birlikte belirleyeceğiz."
BURSA 06 Şubat 2026 Cuma, 18:09
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Bursa'da sular kesilecek!
BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan...
Araç muayene istasyonunda çalışanların darbettiği polis hayatını kaybetti
Ankara'da aracını götürdüğü muayene istasyonu...
ABD Başkanı Donald Trump'tan ırkçı paylaşım!
ABD Başkanı Donald Trump'ın Truth Social...
Çocuk istismarı soruşturması : 51 şüpheli tutuklandı
İstanbul'da düzenlenen operasyonda, çevrim içi...
Filenin Efeleri'nin, 2026 Milletler Ligi maç programı belli oldu
A Milli Erkek Voleybol Takımı'nın 2026 FIVB...
