Uludağ'da yapılaşmaya tepki: Yıllar önce yaptığımız uyarılar bugün plan kararlarında somutlaşıyor

Uludağ'da yapılaşmaya tepki: Yıllar önce yaptığımız uyarılar bugün plan kararlarında somutlaşıyor

BURSA, 10 Eylül 2026 Perşembe, 14:35
Bursa Barosu ve TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Uludağ Alan Başkanlığı'nın yeni imar planlarına tepki gösterdi. Açıklamada, "Uludağ'ı korumak; yeni yapılaşma hakları tanımlamak değil, doğal eşikleri planlamanın tek ve temel belirleyicisi haline getirmektir. Daha en başında TMMB de Alan Başkanlığı kuruluşuna karşı çıkarken dile getirilen koruma aleyhine olan tehlikeler gerçekleştirilmiş halde önümüze konulmuştur. Milli Park düzeni dışına çıkılarak yaratılan statüden kaynaklı rejim ve yönetim kaygılarının bugün alt ölçekli planlarla somutlaşmasını kabul etmiyoruz" denildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bursa İl Koordinasyon Kurulu, Bursa Barosu, DOĞADER, Tarım Orkam-Sen ve Türkiye Ormancılar Derneği tarafından yapılan basın açıklamasını Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun okudu. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Uludağ için bugün geldiğimiz nokta, Uludağ Alan Başkanlığı'nın kurulması gündeme geldiği ilk andan itibaren yaptığımız hukuki, bilimsel ve kurumsal uyarıların adım adım somutlaşmasından ibarettir. Uludağ'ın Milli Park statüsünün zayıflatılarak farklı bir yönetim ve planlama rejimine tabi tutulması gündeme geldiğinde; Bursa Barosu, TMMOB Bursa bileşenleri, Akademik Meslek Odaları, meslek dernekleri ve çevre örgütleri olarak temel itirazımızı açık biçimde ortaya koyduk: Uludağ'ın korunması gereken doğal, ekolojik ve kültürel değerleri; turizm, yapılaşma ve ticari işletmecilik ihtiyaçlarının gerisine bırakılamaz.

7432 sayılı Kanun teklifi görüşülürken de vurguladığımız üzere; Uludağ'ın Milli Park rejimiyle korunması gerektiğini, Alan Başkanlığı modelinin ise koruma dengesini kullanım lehine bozarak ciddi ekolojik riskler üreteceğini ifade etmiştik. Bugün gelinen noktada itirazlarımızın doğruluğu ne yazık ki plan kararlarıyla kanıtlanmıştır.

İtirazlarımızın odağında yalnızca bir yönetim modeli tercihi değil; kararların hangi hukuki yetkilerle, hangi aktörlerin etkisiyle ve hangi kamu yararı anlayışıyla alınacağı meselesi yatmaktadır. İlan edilen planlardan kamusal bakış açısıyla değil, sadece yatırımcının ve orta üst gelir grubunun kayrılmasına yönelik tutum alındığı anlaşılmaktadır.

7432 sayılı Uludağ Alanı Hakkında Kanun ile oluşturulan yönetim yapısı incelendiğinde, karar alma mekanizmasının niteliği açıkça görülmektedir. Kanun uyarınca oluşturulan Uludağ Alan Komisyonu; idari yargı yolu açık olmak üzere "kesin" kararlar alma yetkisine sahiptir. Komisyon, yalnızca imar ve planlama süreçlerinde değil, alanın en temel koruma kalkanı olan doğal sit alanlarının tescili, derecelendirilmesi ve sınır değişiklikleri konusunda da doğrudan yetkili kılınmıştır. Koruma statülerinin belirlenmesi ve değiştirilmesi yetkisinin bu yapıda toplanması, alanın ekolojik geleceği bakımından ciddi bir hukuki risk oluşturmaktadır.

Karar ve danışma mekanizmalarının bileşimi, sistemin koruma odaklı mı yoksa kullanıcı ve sektör odaklı mı tasarlandığını açıkça ortaya koymaktadır. Danışma Kurulu bünyesinde Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GUMTOB) ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü gibi ağırlıklı olarak turizm, ticaret ve işletme odaklı aktörlerin yer alması; ekolojik ve bilimsel temsilin ise geri planda kalması, kamu yararı ilkesi açısından temel bir çelişkidir.

Bu kurumsal yapı; koruma hukuku, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları çerçevesinde bağımsız, ekosistem odaklı ve kamusal denetimi esas alan bir yönetim anlayışından ziyade, turizm ve kullanım taleplerini merkeze alan bir karar alma rejimini somutlaştırmaktadır.

ÇEVRE DÜZENİ PLANINDAKİ ŞÜPHELERİMİZ ALT ÖLÇEKLİ PLANLARDA GERÇEKLEŞMİŞ VE DAVAMIZIN HAKLILIĞI ORTAYA KONULMUŞTUR

Nitekim 1/50.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) geçtiğimiz aylarda askıya çıkarıldığında tam olarak bu risklere dikkat çekmiş; plan metnindeki korumadan çok, kullanıma yönelen, yeni yapılaşmalara kapı aralayan düzenlemeler sebebiyle Uludağ Alan Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/50.000 ölçekli planın iptali için Bursa Barosu ve TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak dava açılmıştı.

Açılan iptal davasında;

* Üst ölçekli plan kararları ve koruma ilkeleriyle uyumsuzluğu,
* Mevcut koruma statülerinin ve orman alanlarının planda zayıflatılmasını,
* Ekolojik/hidrojeolojik eşikler ile taşıma kapasitesinin göz ardı edilmesini,
* Koruma-kullanma dengesinin kullanım ve yapılaşma lehine bozulmasını hukuki gerekçelerimiz olarak yargıya taşınmıştır.

1/50.000 ölçekli ÇDP hakkında açılan davanın sonucu bile beklenmeden, Uludağ Alan Başkanlığı bu kez de 1/5.000 ölçekli ve 1/1.000 ölçekli alt ölçekli planları askıya çıkarmıştır. Askıya çıkarılan 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli alt planlar, 1/50.000 ölçekli ÇDP hakkındaki şüphelerin ve davanın ne kadar haklı olduğunu somut olarak kanıtlamıştır.

1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında yer alan Milli Park, Orman ve Uzun Mesafeli Koruma Alanı kararlarının 1/50.000 ölçekli planda yer almaması, planların kademeli birlikteliği ilkesini ihlal etmektedir.

Üst ölçekli planda uyardığımız kullanım odaklı yaklaşım; bugün alt ölçeklerde yeni konaklama alanları, mevcut yapılaşma haklarının sürdürülmesi, planlama alanında ilk kez tanımlanan 52,77 hektarlık rekreasyon alanı, genişletilen spor ve kayak eğitim alanları, yeni mekanik tesisler ve genişleyen hizmet alanları şeklinde doğrudan fiziksel müdahale kararlarına dönüşmüştür.

PLANLARDA YAPILAŞMA KARARLARI ARTIK SOMUTTUR

Sorun yalnızca otel binaları değildir, mesele koruma amaçlı olması gereken planların, idari ve hukuki yapı vasıtasıyla sürekli yeni yapılaşma ve kullanım hakkı üreten bir araca dönüştürülmesidir.

Askıya çıkarılan alt ölçekli planlarda;

* Günlük kullanım alanlarının konaklama alanlarına dönüştürülmesi: 1/1.000 Plan Açıklama Raporu (bölüm 10.4.2) ile günübirlik bir tesis olan kafenin plan kararıyla konaklama tesisine dönüştürülmesi bunun en net kanıtıdır.
* Yeni konaklama ve tesis alanlarının tanımlanması: Mevcut yatak kapasitesi 3.546'dan 4.481'e (+935 yatak, %26,4 artış) çıkarılmaktadır.
* Hassas Ekosisteme Yeni Müdahaleler: Mevcut durumda hiç bulunmayan 52,77 hektarlık rekreasyon alanı ile 36,93 hektarlık güvenlik tampon bölgesinin tanımlanarak hassas ekosisteme müdahale edilmektedir.
* Yeni mekanik tesis kararlarıyla alandaki insan ve araç baskısının artırılması: Ö1-Ö7 notasyonlu 7 yeni mekanik hat (telesiyej) ile kapasite saatte 6.450 kişi artırılmaktadır. Bu kararlar bütüncül bir çevresel tehdit oluşturmaktadır.

Planlama hukukunda bir alanın taşıma kapasitesi yalnızca mevcut yatak veya bina sayısı ile ölçülemez. Ulaşım, otopark, altyapı, enerji, su kullanımı, atık yönetimi ve yapay müdahalelerin kümülatif etkileri bilimsel olarak hesaplanmalıdır.

1/50.000 ölçekli ÇDP Plan Açıklama Raporu'nda bir göletin inşası ile yetersiz yağış dönemlerinde kış sporları için yapay karlama göleti olarak planlanması, kurulan yönetim rejiminin mantığını açıkça özetlemektedir: Uludağ'ı koruma iddiasındaki bir yönetim ve planlama yaklaşımı; doğal koşulların yetersiz kaldığı yerde doğanın ekolojik sınırlarını esas almak yerine, daha fazla yapay müdahaleyle turizm kullanımını zorlamayı benimsemiştir. Bu anlayış, ekolojik koruma ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

%52,18 ORANINDAKİ "DOĞAL ARAZİ" PLAN KARARLARIYLA TAMAMEN SIFIRLANMAKTADIR!

Planlama alanının mevcut durumunda %52,18'i (305,33 hektar) "Doğal Arazi" statüsündedir. Askıdaki imar planları ise bu koruma altındaki sınıfı tamamen ortadan kaldırmakta; 572,41 hektarlık planlama alanının tamamını insan müdahalesine açık kullanımlara tahsis etmektedir. Bu durum, "Uludağ ne kadar korunabilir?" sorusunun en somut ve kaygı verici sayısal karşılığıdır.

ULUDAĞ İÇİN ASIL SORU: "NE KADAR DAHA KULLANILABİLİR" DEĞİL, "NE KADAR KORUNABİLİR?" OLMALIDIR.

Planlama anlayışının merkezinde turizm kapasitesini zorlamak değil, alanın korunması gereken ekolojik eşiklerini belirlemek yatmalıdır. Kararlar "Buraya daha ne yapılabilir?" sorusuyla değil, "Bu hassas ekosistem daha ne kadar müdahaleyi kaldırabilir?" sorusuyla alınmalıdır.

SONUÇ OLARAK;

Bursa Barosu ve TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu olarak;

1. Uludağ Alan Başkanlığı yönetim ve karar alma mekanizmalarının, kamu yararı, ekolojik öncelikler, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına göre yeniden değerlendirilmesini,
2. 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli alt planlarda öngörülen yapılaşma, konaklama ve kullanım kararlarının derhal durdurularak ekolojik taşıma kapasitesi ve kümülatif çevresel etkiler çerçevesinde ihlallerin ortadan kaldırılmasını,
3. Sit alanları ve koruma statüleri üzerindeki tasarrufların ticari/turistik kaygılardan bağımsız, bilimsel kurulların ve kamusal denetimin katılımıyla yürütülmesini,
4. Plan kademelenmesi ilkelerine aykırı olan ve koruma-kullanma dengesini kullanım lehine bozan tüm kararlardan vazgeçilmesini

talep ediyoruz.

Uludağ'ı korumak; yeni yapılaşma hakları tanımlamak değil, doğal eşikleri planlamanın tek ve temel belirleyicisi haline getirmektir. Daha en başında TMMB'de Alan Başkanlığı kuruluşuna karşı çıkarken dile getirilen koruma aleyhine olan tehlikeler gerçekleştirilmiş halde önümüze konulmuştur. Milli Park düzeni dışına çıkılarak yaratılan statüden kaynaklı rejim ve yönetim kaygılarının bugün alt ölçekli planlarla somutlaşmasını kabul etmiyoruz.

Uludağ, şimdinin maddi çıkarlarının talan alanı değil, gelecek kuşakların ortak doğal mirasından ibarettir."

 

BURSA 10 Eylül 2026 Perşembe, 14:35

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

Iğdır FK'dan ayrılan Hikmet Karaman, Esenler Erokspor'un başına geçti

Iğdır FK'dan ayrılan Hikmet Karaman, Esenler Erokspor'un başına geçti

1. Lig'de çıktığı ilk 6 haftada galibiyetle...
Özgür Özel'in Bursa programı netleşiyor: Ulu Cami'de cuma namazı kılacak, halkla buluşacak

Özgür Özel'in Bursa programı netleşiyor: Ulu Cami'de cuma namazı kılacak, halkla buluşacak

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in 18 Eylül...
Tünel inşaatında facia: Demir ve iskele arasında sıkıştılar, 1 işçi öldü

Tünel inşaatında facia: Demir ve iskele arasında sıkıştılar, 1 işçi öldü

Gaziantep'te Dülük Tüneli inşaatında betonu...
Sakarya ve Kocaeli'de deniz yasağı

Sakarya ve Kocaeli'de deniz yasağı

Sakarya'nın Karadeniz'e kıyı ilçelerinde ve...
Bursa'da 11 Eylül'de ulaşımda değişiklik: Bu yollar kapanıyor

Bursa'da 11 Eylül'de ulaşımda değişiklik: Bu yollar kapanıyor

Bursa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104....
Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri ile diplomatik ilişkilerini sonlandırdı

Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri ile diplomatik ilişkilerini sonlandırdı

Ceyazir Dışişleri Bakanlığı, iki ülke...