YENİ Partili isimden 'sandık' çıkışı: 'Bir tek o kaldı elimizde, size vermeyiz'
GÜNDEM, 06 Ağustos 2026 Perşembe, 00:09YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, iktidarın "3Y" olarak ifade ettiği yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk başlıkları üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Bülbül, "Yıl 2010, Nazilli İlçe Başkanıyım. O zaman 2002-2010, sekiz yıl olmuş AKP iktidarı. Ben de çıktım, konuşma yapıyorum. 3Y'den bahsettim, 3Y'nin geldiği durumdan bahsettim. Şimdi yıl olmuş 2026, yine 3Y'den bahsetmek durumundayım" dedi.
Bülbül, "3Y"nin yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk olduğunu belirterek, yolsuzlukla ilgili davalara ilişkin, "Neydi? AK Parti'nin geldiği noktada 3Y'ydi. Yolsuzluk, evet, yolsuzluk, yolsuzluk... Yolsuzluktan hakkında dava açılan kamu görevlisi var mı? Hepsi ne? CHP ve Yeni Parti'nin ya da muhalif partilerin belediye başkanları. Var mı? Yok. GRECO kuralları nerede, uygulama var mı? Yok; Avrupa Konseyi bu konuda denetimini yapamıyor" dedi.
"BUGÜN ŞEHİT YAKINLARI, GAZİLER İÇERİ GİREMEDİLER"
"Yasaklar" başlığı üzerinden de eleştirilerde bulunan Bülbül, TBMM'de Milli Savunma Komisyonu toplantısına girmek isteyen şehit yakınları ve gazilerin içeri alınmadığını söyleyerek "Bugün şehit yakınları, gaziler içeri giremediler, kendi yasal düzenlemeleri için toplantıya girmek istediler, Millî Savunma Komisyonu toplantısına giremediler" dedi. Bülbül, Çankaya Kapı önündeki mülakat mağdurları ve özel okullarda çalışan öğretmenlere de değinerek, "Nerede Anayasa? Anayasa'nın 11 ila 19'uncu maddeleri nerede? Ölçülülük nerede? Nerede? Yok" ifadelerini kullandı.
"20 BİN LİRAYLA EV KİRALAYAMAZSINIZ"
Bülbül, "3Y"nin üçüncü başlığının yoksulluk olduğunu belirterek, emeklilerin ve asgari ücretlilerin geçim koşullarını eleştirdi. Kendi babasının Sümerbank işçisi olarak emekli olduğunu ve emekli maaşıyla ev sahibi olduğunu anlatan Bülbül, şöyle konuştu:
"Benim babam Sümerbank emeklisi, Sümerbank işçisi olarak emekli oldu, bir ev aldı. Şimdi hadi alsınlar bakalım ev. Yahu, emekli olan, Sümerbank'tan emekli olan emekli maaşının üçte 1'ini kiraya, üçte 1'ini torunlara, üçte 1'iyle de ev ihtiyaçlarını karşılıyordu. Hiç unutmam, bizim Aydın'da huzurevleri var, huzurevine girecek insan, eski Türkiye'de o emekli maaşının veriyordu üçte 1'ini, geri kalan üçte 1'ini gene torunlarına, üçte 1'iyle de kendi ihtiyaçlarını karşılıyordu."
Günümüzde emeklilerin kira ödemekte zorlandığını belirten Bülbül, "20 bin lira parayla, artırımla beraber 23 bin 555 lira parayla siz ev kiralayamazsınız. Nasıl ev kiralayacaksınız? Açlık sınırı olmuş 36 bin, siz çıkmışsınız, asgari ücretliye 28 bin 78 lira veriyorsunuz, emekliye verdiğiniz en az maaş 23 bin 555 lira, çıkıp da 'Emekliye hakkını verdik' diyorsunuz. Yazık ya, yazık" diye konuştu.
"TÜRK ÇİFTÇİSİNİ BİTİRDİNİZ"
Çiftçilerin üretim yapamadığını savunan Bülbül, Büyük Menderes Havzası'nda pamuk üretiminin gerilediğini ve pamuk ithalatı yapıldığını söyledi. Bülbül, "Büyük Menderes havzasında pamuktan geçilmiyordu, gittiniz Yunanistan'dan, Kazakistan'dan pamuk aldınız, Türk çiftçisini bitirdiniz. Yalan mı? Urfa'da aynı şekilde değil mi? Pamukçu mu kaldı?" dedi.
Bülbül, esnafın da durumunun kötü olduğunu savunarak, "Bir memlekette 4,5 milyon aileye siz Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, Aile Bakanlığı tarafından yoksulluk yardımı yapıyorsanız ve yoksulluk sınırı olarak da 24 milyon kişi devletten yardım bekliyorsa, siz çıkmışsınız, hangi 'Y'lerden bahsediyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
"VATANDAŞ GELECEĞİNİ KURAMIYOR"
Gençlerin işsizlik ve geçim sorunları nedeniyle geleceklerini kuramadığını söyleyen Bülbül, mimar, mühendis ve doktorların da ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade ederek "Vatandaş geleceğini kuramıyor; gelecek kaygısı olan gençler, işsiz gençler, mimar olmuş, mühendis olmuş, doktor olmuş, geleceğini kuramayan insanlar. Mimar çıkmış Mimar Sinan'dan, en iyi üniversiteden, 35 bin lira para veriliyor, 35 bin lira. 1+1 ev kirası 20 bin lira, 15 bin lira kalacak, anne babası yardımcı olacak. Eski Türkiye'de emekli anne babası yardımcı oluyordu, şimdi olabilir mi? Evlendiler, ne olacak? 70 bin lira olacak. Ya, 70 bin lirayla bu çocuklar sağlığa mı, eğitime mi, kendi çocuklarının geleceğine mi bakacaklar? Yazıklar olsun, geldiğimiz noktaya bakın" diye konuştu.
"HUKUK BİTMİŞ, ADALET ÇIĞLIKLARI HER TARAFTA"
Bülbül, konuşmasının devamında "hukuk" başlığı üzerinden eleştirilerde bulundu. Anayasa Mahkemesi'ndeki bireysel başvurulara ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi davalarına ilişkin değerlendirmeler yapan Bülbül, "Hukuk bitmiş, adalet çığlıkları her tarafta, Anayasa Mahkemesinde 92 bin derdest dosya var ya bireysel başvuru hakkını kullanan, adil yargılama hakkı ihlalleri var, kişi güvenliği ihlalleri var, özgürlük ihlalleri var. AİHM davalarında 1'inci sıradayız Türkiye olarak, sonra çıkmışsınız hukuktan, adaletten bahsediyorsunuz" dedi.
Muhaliflere yönelik operasyonları ve tutuklamaları da eleştiren Bülbül, Veli Ağbaba'nın 19 yıllık danışmanı Özlem Hanım'ın farklı cezaevlerine götürüldüğünü söyledi. Bülbül, "Ankara'dan alıyorsunuz İzmir'deki soruşturma nedeniyle Şakran Cezaevine götürüyorsunuz, Aliağa'ya. Oradan alıyorsunuz Silivri'ye götürüyorsunuz, Silivri'den Sincan'a getiriyorsunuz. Ne bu zulüm ya! Ne bu zulüm ya!" diye konuştu.
"ÖRGÜTE SOKUYORSUNUZ, SORU SORMADIĞINIZ ŞEYDEN DOLAYI TUTUKLUYORSUNUZ"
Çankaya Belediye Başkanı'na yönelik operasyonlara da değinen Bülbül, soruşturma kapsamında dijital verilerin kopyalarının verilmediğini, avukatların ve Hukuk İşleri Müdürü'nün içeri alınmadığını iddia ederek şöyle konuştu:
"Çankaya Belediye Başkanı yurt dışına çıkmış, evine operasyon yapıyorsunuz, ondan sonra ofisine operasyon yapıyorsunuz, belediyeye operasyon yapıyorsunuz, CMK 170'e aykırı olarak aldığınız dijital verilerin kopyalarını vermiyorsunuz, avukat sokmuyorsunuz oraya, Hukuk İşleri Müdürünü dahi sokmuyorsunuz, ondan sonra yurt dışından geliyor, suçlama şu: Rüşvet verme, rüşvet alma, örgüt ve yanı başında ihaleye fesat karıştırma. Emniyette soru yok örgütten, rüşvetten, savcılıkta soru yok, sulh ceza hâkiminde soru yok. İhaleye fesat karıştırmadan Danıştayın 13'üncü Dairesinin soruşturma izni olmadığına ilişkin kararı var, bir de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının vermiş olduğu takipsizlik kararı var. Siz CMK'ye göre takipsizlik kararını kaldırmadan işlem yapamazsınız ama tutukluyorsunuz. Neden tutukluyorsunuz? Örgüte sokuyorsunuz, soru sormadığınız şeyden dolayı tutukluyorsunuz arkadaşlar."
Bülbül, Çankaya Belediye Başkanı'nın eşinin ve annesinin bulunduğu sırada cezaevi nakillerine de tepki göstererek, "Sincan Cezaevinde iki tane F tipi, yüksek donanımlı cezaevi olduğu hâlde götürüyorsunuz Kırşehir'e. Yazık ya, yazık!" dedi.
"DEMİRTAŞ'A YAPTIĞINIZ ZULMÜ SÜRDÜRÜYORSUNUZ"
Bülbül, önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Edirne Cezaevi'nde tutulmasına da değinerek, "Demirtaş'a yaptığınız zulmü sürdürüyorsunuz. Demirtaş'ı alıyorsunuz, Edirne'ye gönderiyorsunuz, eşi, çocukları her hafta Diyarbakır'dan ta Edirne'ye gidiyor" ifadelerini kullandı.
Etimesgut Belediye Başkanı'nın tutuklanmasını da eleştiren Bülbül, "Etimesgut Belediye Başkanımıza ne yapıyorsunuz? Alıyorsunuz, tutukluyorsunuz haksız, hukuksuz yere, ondan sonra yandaş basınla yok, şunu kullandı, bunu kullandı yapıyorsunuz, ondan sonra nereye? Konya'ya, Konya'ya. Zulmünüz bitmiyor, zulmünüz bitmiyor" diye konuştu.
Bülbül, adil yargılanma, yüz yüzelik, bulunduğu yerde duruşmaya çıkma ve savunma hakkına ilişkin, "Hani adil yargılama hakkı ihlali? Hani yüz yüzelik? Hani bulunduğu yerde duruşmaya çıkma hakkı? Hani savunma hakkının kullanılması? Zulüm yapıyorsunuz, zulüm, zulmünüz bitmiyor" dedi.
"DEMOKRASİNİZ BATSIN SİZİN"
Bülbül, Manisa İl Başkanı İlksen Hanım'ın gözaltına alındığını ve İstanbul Belediyesine yönelik 13 operasyon yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu olduğunu söyledi. Bülbül, iktidarın "demokrasi" ve "adalet" söylemlerini eleştirerek, "Şimdi bugün de çıkmışsınız, demokrasi, demokrasi, demokrasi; demokrasiniz batsın sizin!" diye konuştu.
Bülbül, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'in, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında fezleke hazırlanacağına ilişkin iddialara verdiği yanıtı da eleştirdi. Bülbül, Güler'in "Biz yargının işleyişine karışmıyoruz, bağımsız ve tarafsız yargının işlerine karışmıyoruz. Hiçbir milletvekilinin suç işleme özgürlüğü yok" yönündeki açıklamasını aktararak, "Ya, yazıklar olsun ya, Abdullah Bey! Çık dışarı ya, çık dışarı! Adalet çığlıklarına bakın ya!" dedi.
"BU İNSANLARIN ÇOCUKLARI VAR, BU İNSANLARIN AİLELERİ VAR"
Bülbül, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullananların, ifade özgürlüğünü kullandığı için cezaevine giren gazetecilerin ve hak arayan maden işçilerinin durumuna dikkat çekti. Bülbül, "Bu memlekette toplantı ve gösteri yürüyüş hakkını kullandı diye yerlerde sürüklenenlere bakın, ifade özgürlüğünü kullandı diye cezaevine yatan gazetecilere bakın, hak aramasını yaptığı için yollarda direnen o maden işçilerine bakın! Nerede, saçlarından sürüklediğiniz öğretmenler nerede?" ifadelerini kullandı.
Bülbül, farklı belediyelerdeki uygulamalara da değinerek, "Rozet takınca aklanan belediye başkanlarına bakın; Aydın'a bakın, Afyonkarahisar'a bakın! Gidin de Antep'in Şehitkamil'ine bakın ve son olarak da gidin de Tuzla'ya bakın! Yok öyle bir şey, yok öyle bir şey!" dedi.
Bülbül, yargı süreçlerine ilişkin eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Bu memlekete en çok hak, hukuk, adalet gerekiyor. Çıkmışsınız 'Bağımsız yargı'ymış. Ey cumhuriyet savcıları, çıkıyorsunuz, gözaltına alıyorsunuz operasyonlarla, CMK'ye aykırı, her kanuna aykırı, İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı; ondan sonra, içeri atıyorsunuz. Bir bakıyoruz, Allah Allah, on ay geçmiş, iddianame yok. Bir bakıyoruz, bir sene geçmiş, iddianame yok. Ya, sen kimsin savcı olarak ya, sen kimsin ya?"
Bülbül, Bayrampaşa, Şişli ve Adalar belediye başkanlarının durumuna değinerek, "Bayrampaşa Belediye Başkanı on aydan beri cezaevinde, nerede iddianamesi? Şişli Belediye Başkanı içeride, nerede iddianamesi? Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat cezaevinde, nerede iddianamesi? Ya, nerede, nerede? Nerede bağımsız yargı, nerede bu savcılar?" diye sordu.
"İTİBAR BÖYLE KORUNMAZ"
Bülbül, Hatay'ın iradesi olduğunu belirttiği Can Atalay'ın cezaevinde bulunmasını da eleştirdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a seslenen Bülbül, "Hiç rahat uyuyor musun Hatay'ın iradesini cezaevine Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı göndermekten, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararına uymaktan dolayı?" dedi.
Bülbül, TBMM'nin itibarının milletvekillerinin haklarının korunmasıyla sağlanacağını belirterek, "Ondan sonra çıkıyorsunuz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Gazi Meclisin itibarını koruyorsunuz. İtibar böyle korunmaz, itibar kendi vekilinin haklarını korumakla korunur" ifadelerini kullandı.
"BİR TEK SANDIK KALDI ELİMİZDE, O SANDIĞI SİZE VERMEYİZ"
Bülbül, konuşmasının son bölümünde demokrasi tanımının yalnızca sandıktan ibaret olmadığını belirterek, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve ifade özgürlüğüne vurgu yaptı. Bülbül, şöyle konuştu:
"Her şeyin bir vakti var, zamanı var. Demokrasi ne demek? Sandık demek değil sadece, demokratik kitle örgütleri demek, STK'ler demek, ifade özgürlüğünü kullanan özgür vatandaşlar demek. Özgür vatandaşları cezaevine soktunuz, STK'leri, gerekli demokratik kitle örgütlerini kapatıyorsunuz. Bir tek sandık kaldı elimizde, o sandığı size vermeyiz. O sandık gelecek, bu faşizm, bu diktatörlük sona erecek arkadaşlar."
Kaynak: ANKA
GÜNDEM 06 Ağustos 2026 Perşembe, 00:09
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Adıyaman'da komşu dehşeti: 1 kişi hayatını kaybetti, 5 yaşındaki çocuk yaralandı
Adıyaman'da aynı binada oturduğu öğrenilen...
Adana'da feci kaza: Eski belediye başkanının yeğeni yaşamını yitirdi
Adana'nın Pozantı ilçesinde otomobil ile...
SPK'dan 3 şirketin bedelsiz sermaye artırımına onay
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Derlüks Yatırım...
Kayseri'deki cinayet şüphelilerine İHA destekli operasyon: 2 kişiye gözaltı
Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde çıkan bıçaklı...
Sinem Dedetaş, başkanvekili seçilen Sibel Tan Çetinkaya'yı tebrik etti
Tutuklu bulunan Sinem Dedetaş, belediye...