Yaman Kaya

[email protected]

Bursa'da çarpıcı iddialar: Rüşvet vermedim, zorunlu bağış yaptım

04 Ağustos 2026 Salı, 07:41

Nilüfer'deki imar iddialarıyla ilgili aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davada ara karar geçen hafta açıklandı.

16 sanık tahliye edildi, tutuklu sayısı 21'e indi.

Savcı 28 sanık hakkında tutukluluğun devamını talep etmişti.

Mütalaada tutukluluğun devamına ilişkin talebin gerekçeleri arasında Sırrı Aydın, Sertaç Karaalp ve Emin Adanur'un savunmaları da gösterilmişti.

Bugün, savcının mütalaasında da atıf yaptığı Karaalp'in savunmasıyla ilgili edindiğim bazı bilgileri paylaşacağım.

Basın mensupları salona alınmadığı için duruşmayı bizzat izleyemediğimi belirterek başlayayım.

Önce iddianameye bakalım:

4 olay kapsamında 'Rüşvet Vermek' ve 'İmar Kirliliğine Neden Olmak'la suçlanan Alpiş İnşaat'ın sahibi Sertaç Karaalp'in "Toplamda projeler için 35.000.000 TL parayı Tamer İşler aracılığıyla Turgay Erdem'e verdim. Ben bu parayı vermeye mecbur bırakıldım. Bu paraları verdiğime de pişmanım. Bu paraları verirken işimin görülmeyeceği endişesi taşıdığım için bu paraları verdim" şeklindeki beyanları iddianamede yer almıştı.

HTS analizleri ve çeklere de yer verilen iddianamede, Karaalp'in kendisinden zorla para alındığı ve usulsüz bir işi bulunmadığı yönündeki beyanlarına karşılık, söz konusu ödemenin haklı bir işin görülmesi amacıyla yapılmadığı değerlendirmesi yer alıyordu. Eylemin irtikap değil, rüşvet suçunu oluşturduğu; Karaalp'in usulsüz emsal artışı sonucunda haksız maddi menfaat temin ettiği ileri sürülüyordu.

Duruşma salonundan gelen notlara göre hayli çarpıcı ifadeler kullandığı öne sürülen Karaalp'in savunmasına şu sözlerle başladığı iddia edildi:

"33 yıllık müteahhitlik hayatımda ve diğer sektörlerdeki çalışmalarım sonucunda hiçbir suretle mahkemelik olmamış bir iş adamı olarak ayağımda elektronik kelepçeyle karşınızda olmanın verdiği büyük bir üzüntü ve utanç içinde olduğumu belirtmek isterim."

"Yaptığımız inşaatlarda bir metrekare emsal fazlası yoktur" dediği öne sürülen Karaalp'in savunmasında, 2015'te dava konusu olan 4 arsayı satın aldıklarını, o dönemde şehir merkezine olan uzaklığından dolayı imalat yapmadıklarını ancak 2018'de bakanlık tarafından ülke genelinde gerçekleştirilen imar değişikliklerinden ve bu değişiklikler sonrası oluşabilecek imar hakları kayıplarından dolayı ruhsatları almaya karar verdiklerini, projelerin mimari çizimlerini alelacele hazırlattıkları yönünde beyanlarda bulunduğu iddia edildi.

Sertaç Karaalp'in 2022 yılında bölgenin hızla gelişmesiyle projelerinde hafriyat çalışmalarına başladıklarını, satış süreci başlayınca bölgenin ihtiyaçları ve müşterilerin 2+1 dairelere yönelik taleplerinden dolayı tadilat ruhsatı alma ihtiyacı hissettiklerini kaydettiği öne sürüldü.

Tadilat ruhsatı için belediyeye müracaatta bulunduklarını ancak belediye tarafından eski imar yönetmeliğine göre burayı aldıkları için yeni ruhsat alacakları zaman eğer hiçbir değişiklik olmazsa herhangi bir sorunun olmadığını ama daire tiplerinde değişiklik olursa bunun hak kaybına sebep olacağının belirtildiğini ifade ettiği öne sürülen Karaalp'in "Ancak biz belediye olarak bu tür durumlarda bağış karşılığında yardımcı olabiliyoruz denildi bize. Biz de yönetimle yaptığımız istişare sonucunda bizden talep edilen bu bağışı yapmak zorunda olduğumuz kararını verdik. Aksi takdirde bırakın emsal almayı önceki haklarımızın bile alınamayacağı bize bildirildi" dediği iddia edildi.

"Turgay Erdem'e bizzat kendim gittim. Herhangi bir aracı, ne Tamer İşler ne de başka biri yoktu. Bize başkanımızın söylediği Nilüfer Belediyespor Kulübü'müz var orada çok ihtiyaçlarımız var. 3-4 tane branşımız var senin destek olmanı istiyoruz sen destek olursan ben aşağıdakilere söyleyeyim onlar da size bu konuda yardımcı olsunlar" şeklinde beyanda bulunduğu öne sürülen Sertaç Karaalp'in "Hem Turgay Erdem hem de Ayşegül Erkol savunmalarında eski imar yönetmeliği ile emsal vererek binlerce ruhsat verdiklerini beyan ettiler.

Turgay Erdem bize Tamer İşler'i yönlendirdi. Ben o güne kadar Tamer Bey'le tanışmamıştım. Dedi ki Başkan Bey sizde bağış çeki olduğunu söyledi, onları almaya geldim. Sonra onları hazırladım bu çekleri Tamer Bey'in elemanları vasıtasıyla onlara teslim ettim. Çeklerin ne bir belediye çalışanı ne de bir siyasi erk tarafından tahsil edilmemiş olması bu çeklerin rüşvet karşılığı verilmediğini gösteriyordur. Bunlar rüşvet değil bağış amacı doğrultusunda Nilüfer Belediyespor Kulübü'ne verildi. Eğer rüşvet maksadıyla bu ödemeleri yapsaydık şirketin resmi çeklerini verecek kadar bilgisiz değiliz" dediği iddia edildi.

İddiaya göre Karaalp'in savunmasında...

"2024 yılı Mart ayına kadar bizden alınan zorunlu bağışlardan sonra sanki samimiyet olabilir, sevgisinden olabilir ya da bizim firmamızın büyüklüğünden dolayı Nilüfer Belediyespor Kulübü bize zimmetlemiş gibi bütün ihtiyaçlarını bizim üzerimizden görmeye başladılar.

Tekrar tekrar bütün işlemlerle ilgili bağış istediler bizden.

Daire satmışız, inşaat bitmiş, yapı kullanma izin belgesi alınması gerekiyor bir sürü işlemler var projeden kaynaklı bunlarla ilgili peyderpey biz bunları verdik.

Kurumsal bir firma olduğumuz için bu çekleri teslim tutanağı ile Tamer İşler'in elemanlarına imza karşılığı verdik.

Gerek çekleri almaya gelen gerek çekleri tahsil eden elemanları ben hayatımda ilk kez 4 Nisan sabahı adliye nezarethanesinde gördüm.

Hatta bir tanesi espri yaptı 'ağabey senin yüzünden buradayız' dedi. 'Hayırdır, benim seninle ne işim var kardeşim' dedim, 'ağabey ben sizin çekinizi tahsil ettim' dedi. Bu çocukları hayatımda görmedim ve bu çocukların bir suçu günahı yok. Bizde de aynı sistem vardır kim müsaitse gider o çekleri tahsil eder. Bu çocuklarla ilgili sanki biz bir şey yapmışız gibi suçlu hissediyorum, üzülüyorum da" şeklinde ifadelerde bulunduğu da öne sürüldü.

Olayın asıl kopma nedeninin 2024'teki seçimlerden sonra Nilüfer Belediye Başkanı değişince zorunlu bağışlar karşılığında eski yönetmelikten verilen haklarla ilgili verdikleri çeklerin belediyede herhangi bir kaydının olmadığını öğrenmeleri olduğu yönünde açıklamalarda bulunduğu da iddia edilen Karaalp'in "Yeni yönetim işlem için her gittiğimizde önümüze duvar çekti. Burada size verilen eski yönetmelikle ilgili hak var, biz bunu kabul etmiyoruz denildi. Onlar işinizi çözsün dediler. Bizim hiçbir işlemimizi yapmadılar. Turgay Bey döneminde iş bitirme belgesi alınan bir projemizin yapı kullanma belgesi iki sene geçmesine rağmen bize verilmedi. Bunun üzerine ben de Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek müşteki olarak ifade verdim. Bizimle ilgili herhangi bir işlem olmadı, 31 Mart'taki operasyonda ben de gözaltına alındım. 4 günlük gözaltından sonra ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi" dediği de öne sürülüyor.

Müşteki olarak başladığı süreçte nasıl sanık durumuna geldiğini de anlattığı iddia edilen Karaalp'in, savcılıktaki ifadesinde kendisinden yaşananları kısa ve öz biçimde aktarmasının istendiğini ve bu nedenle teknik ayrıntılara girmediğini savunduğu...

Savcılığın, ifadesinden sonra; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne yazı yazarak dört projenin incelenmesini istediğini...

"Sonuçta bu 4 projeyle ilgili bağış yaptık demiştik" dediğini kaydeden Karaalp'in inceleme sonucunda usulsüzlük yaptığı ve kendisini kurtarmak amacıyla başvuruda bulunduğu değerlendirmesinin ortaya çıktığını söylediği de iddia edildi.

4 projemizde de eski imar haklarının dışında bize verilmiş bir şey yok iddiasında bulunan Karaalp'in bu değerlendirmeyi kabul etmediği de öne sürüldü.

Karaalp'in savunmasının sonunda ise "Pişman mıyım, bin kere pişmanım. Keşke tadilat projesini hiç yapmasaydım. Keşke daireyi farklılaştırmasaydım. Kesinlikle ben rüşvet vermedim. Yaptığım inşaatlar kanun ve yönetmeliklere uygun olmasına rağmen işlerimin yürümesi için zorunlu bağış yaptım" dediği iddia edildi.

Hâkimin sen o bağışı yapmasaydın iş sürüncemede kalıp bir şekilde çıkacak mıydı yoksa belediyenin reddetme ya da yapmama gibi bir imkanı var mı yönündeki sorusu üzerine ise Karaalp'in "Talebimiz zaten 4 ay boyunca reddedildi. Bağışı yaptık, çekleri teslim ettik, 10 gün sonra bizim ruhsatımız yazıldı. Eğer biz bu bağışı yapmasaydık bizim işlemimiz kesinlikle yapılmayacaktı" yönünde beyanda bulunduğu öne sürüldü.

Savcının, çekler üzerindeki bedelleri, bağış yapılacak miktarı kimin belirlediğine ilişkin sorusunu ise Karaalp'in "Belediye tarafından parça parça belirlendi" şeklinde yanıtladığı...

"Yalnızca ilk projede Turgay Erdem ile görüştüm. Ondan sonrasında belediyenin imar müdürlüğü bizim teknik arkadaşlara bilgi verdi. İmar müdürlüğünde kimin söylediğini bilmiyorum" ifadelerini kullandığı da iddia edildi.

Kendisi gibi başka müteahhitleri duyup duymadığına dair soruya ise Karaalp'in "Bilmiyorum başkasını ama bağışlar yapıldığını biliyoruz tabii. Parasal olarak olmasa da kreş yapıldı, şu yapıldı, bu yapıldı karşılığında bu tür işlerin yapıldığını biliyoruz" ifadeleriyle yanıt verdiği öne sürülüyor.

Mahkeme, ara kararında Sertaç Karaalp'in 'konutu terk etmemek', 'yurt dışına çıkamamak' şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin, atılı suçların niteliği ve mevcut delil durumu itibarıyla aynen devamına karar vermişti.

Bağışların 'zorlama' boyutu ve diğer iddialarla ilgili nihai değerlendirmeyi de yargılama sürecinin sonunda kuşkusuz mahkeme heyeti yapacaktır.

Bitirirken ekleyeyim:

Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen, 21 sanığın yargılandığı Turgay Erdem suç örgütü iddianamesi davasında dün bazı tanık ifadeleri alındı.

Dava kapsamında tek tutuklu sanık olan Eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in tutukluluk hâlinin devamına karar verildi

Mahkeme heyeti, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava dosyasının, bu davayla birleştirilmesine yönelik taleplerin değerlendirilmesi için 2. Ağır Ceza'ya müzekkere yazılarak dosyanın gönderilmesini ve celse arasında birleştirmeye yönelik değerlendirme yapılmasını da kararlaştırdı.

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi de dosya içeriklerinin kapsamlı olması nedeniyle 19. Ağır Ceza'daki duruşmanın akıbetini bekleyip birleştirilme hususunu celse arasında değerlendirmeye karar vermişti.

Davalar birleşecek mi, birleşirse hangi mahkemede birleşecek merak konusu!

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar