Yaman Kaya

yaman@baskagazete.com

Bursa'da tehlikeli usulsüz işlem iddiası!

30 Eylül 2026 Çarşamba, 12:21

Uludağ'da yaklaşık yüzde 26'lık kapasite artışına neden olacak imar planlarının askıya çıkarılmasından sonra tahribatın katlanacağı zaten netti.

Bölgeden gelen son fotoğraflar ise Bursa'nın doğal mirasının çoktan talan alanı olduğunu bir anlamda tescilledi.

Osmangazi ilçesi sınırlarında, Uludağ 1. ve 2. Gelişim Bölgesi arasındaki Mandıra mevkinde, Mandıra Telesiyej Tesisi alt tarafı ile telesiyej hattına paralel alanda ekskavatör çalıştırıldığı...

Yıkılan binalara ait molozun Sobran dere kaynağına yakın dere yatağına döküldüğü yönünde gelen ihbar üzerine bu şehrin vicdanı olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Bursa Şubesi harekete geçti.

Yapılan incelemede...

Tesviye için endemik türler ile Bursa'nın su kaynaklarından Kırkpınarlar mevkine ekskavatör sokularak, binlerce yıllık doğal yapının bozulduğu, arazi topoğrafyasının plansız biçimde keyfi olarak değiştirildiği fark edildi!

Ayrıca...

PTT tesisi üzerinde bulunan konaklama tesisinde, yapının eskiliği nedeniyle asbestli yalıtım malzemeleri olabileceği dikkate alınmadan yıkıma başlandığı, çıkan moloz ve çöpün de Mandıra Telesiyej Tesisi'nin hemen altına döküldüğü tespit edildi.

Şunun altı çizilmeli:

Arazi tesviyesi ve moloz, çöp dökümü amacıyla kullanıldığı belirlenen alan, geçmişte açılan davalardaki bilirkişi raporlarında yer aldığı üzere Uludağ'ın koruma statüsüne sahip bölgesi içerisinde!

Bu çalışmanın; bölgenin flora ve faunası ile diğer doğal yapısı, çevresel değerleri ve korunması gerekli nitelikleri açısından sakınca oluşturduğu açık değil mi?

Mevzuata aykırı olduğu iddia edilen arazi tesviyesi, yıkım ve döküm işlemlerinin derhâl durdurularak, özellikle asbest yayılımını engelleyecek önlemler alınması için Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından Uludağ Alan Başkanlığı'na resmî yazı gönderildi.

Söz konusu yazıda şu 6 sorunun da yanıtlanması istendi:

1- 5. Bursa Turizm Zirvesi'nde konuşan Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu'nun söz ettiği iki otelin yıkımından kastedilen yazımızda söz edilen yapılar mıdır?

2- Mandıra mevkinde yapılan arazi tesviyesine ilişkin planlama ya da program gereği bir içerik ve gerekçe oluşturulmuş mudur? Tesviye alanının sınırlarını belirten harita/kroki bulunmakta mıdır?

3- Yıkıldığı tespit olunan bina/binalar hakkında yıkım, döküm, planları ile ruhsatları ve diğer izinler düzenlenmiş ya da bulunmakta mıdır?

4- 1/50.000 ölçekli ÇDP'nin iptali hakkında açılan davadan haberdar olunmasına ve 1 Ekim 2026 tarihine kadar askıda kalacak alt ölçekli planlar uygulanabilir hâle gelmediği hâlde, doğal yapıyı tahrip eden, tesviye, yıkım, döküm vb. çalışmalar hangi yasal gerekçe ve belgeye dayanmaktadır? Kış sezonunun yaklaşması nedeniyle mi acele edilmektedir?

5- Moloz ve çöplerin döküldüğü yer hangi ölçütlere göre seçilmiştir? Dere yatağı, su kaynaklarının varlığı önemsenmiş, önlem alınmış mıdır? Binaların Yıkılması Hakkındaki Yönetmelik ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında bir izin, ruhsat düzenlenmiş ya da alınmış mıdır?

6- Sözü edilen iki otel yapısının da eskiliği dikkate alındığında asbest yayılımı riski ortadayken, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik gereğince yeterli önlem alınması yönünde herhangi bir hazırlık, izin, ruhsat söz konusu mudur?

Birileri için meyvesini vermek zorunda olan Uludağ Alan Başkanlığı bu soruları yanıtlayacak mı, göreceğiz...

Sorumlular hakkında suç duyurusunda da bulunulmalı, kontrolsüz talan acilen durdurulmalıdır düşüncesindeyiz.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar