Yaman Kaya

[email protected]

Bursa'daki tarihi davada 5. gün: Simsar uyarısı!

27 Temmuz 2026 Pazartesi, 07:04

Nilüfer'deki iddialarla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında olduğu 63 sanığın yargılandığı Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5. duruşması geçen cuma yapıldı.

Şevket İlhan, Abdülkadir Alkan, Orhan Çelebi, Mehmet Necati Çelebi, Alper Biçer, Metin Yaşar Çelik, Ersel Çakır, Tarık Tarım, Murat Hasan, Sertaç Aşlak, Fatih Salman, Bahadır Ablay, Kübra Ablay, Berk Ovatman, Berat Göral, Tolga Şen, Ümit İrven'in savunmaları alındı.

Gelişmeleri Bursa Bölge Adliye Mahkemesi koridorlarında takip ettim zira hakim 5. duruşmayı da basına kapattı.

Bu nedenle savunmaları bizzat izleyemedim ancak bazı bilgiler edindim:

7 olay kapsamında 'Rüşvet Suçunun İşlenmesine Aracılık Etmek'le suçlanan Mehmet Necati Çelebi'nin kendisine ait olduğu tespit edilen ve ilgili kararla el konulan cep telefonuna ilişkin giriş mahiyetinde şifrelerini kolluk kuvvetleri ile paylaşmadığı tespiti iddianamede yer almıştı.

Hakkındaki suçlamaları reddeden Çelebi'nin bu konuyla ilgili soruya; kendim teslim oldum, beni asayişten çeşitli bürolara çıkardılar, konuşma geç dediler, o psikolojiyle vermiyorum dedim şeklinde savunma yaptığı öne sürüldü.

Eski Nilüfer Belediyesi İmar Müdürlüğü çalışanı Mehmet Fatih Çelebi'nin Genç Çelebiler inşaat firması sahibi Mehmet Necati Çelebi'ye Odunluk Mahallesi'nde imar mevzuatına aykırı olduğu iddia edilen projeyle ilgili "Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nı bu rant üçgenini durdurması için göreve davet ediyorum" ifadeleriyle paylaşılan bir mesajı gönderdiği...

Mehmet Necati Çelebi'nin bu mesaja "İlgilenirim" yanıtını verdiği...

Yine 3 olay kapsamında 'Rüşvet Suçunun İşlenmesine Aracılık Etmek'le suçlanan Mehmet Faruk Çelebi'ye Mehmet Fatih Çelebi'nin "Anlamıyorsunuz bir de konuşuyorsunuz 5 metre çekmeyi herkes yapıyor adam sana 5 metreyi bırak diyor sen 10 cm bile bırakmıyorsun, yazsın Necati Efendi Ayşegül'e, burnumdan getirdiniz" şeklinde mesajlar gönderdiği...

Mehmet Faruk Çelebi'den ise Mehmet Fatih Çelebi'ye "Emsal, emsal deyip duruyorsun, tüm belediyede bu işler böyle ilerliyor; sen gereken imzalarını at, gerisini Necati halleder" ifadeleriyle gönderilen mesajlar iddianamede yer almıştı.

Mehmet Necati Çelebi'nin savunmasında; Fatih Çelebi'nin bir firmasına belediyede işe başlamadan önce gayriresmî ortak olduğunu, belediyede işe başlayınca danışmanlık verdiğini, teknik kısımları sorup akıl aldıklarını, Fatih'in kendisinden danışmanlık için ücret istediğini, bunun için ödeme yaptıklarını, Fatih'in kendi firmalarına ait arsalarda uygunsuzluk gördüğü projeleri onaylamadığını öne sürdüğü iddia edildi.

Çelebi'nin kendisine sorulan 'tek imza'yla ilgili dedikodu mahiyetinde duyduğum konulardı dediği de öne sürüldü.

8 olay kapsamında 'Rüşvet Vermek' ve 'İmar Kirliliğine Neden Olmak'la suçlanan, NPT olarak da bilinen Nilüfer Tasarım İnşaat isimli şirketin sahibi Şevket İlhan da hakkındaki suçlamaları reddetti.

İddianamede 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen, 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme', 'Rüşvet Almak', 'İmar Kirliliğine Neden Olmak', 'Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi' suçlamaları yöneltilen Eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem yurt dışına çıkmak isterken pasaportu iptal edildiği için ülkeden ayrılamamıştı.

Soruşturma aşamasında uygulanan CMK 135 tedbiri kapsamında yapılan araştırmalarda şüpheli Zeynep Terzioğlu Erdem'in soruşturma dosyasına yansıyan tape içeriğinde, herhangi bir operasyon gerçekleştirildiği takdirde gerekirse gemi ile adalara kaçmak istenildiği şeklinde görüşmelerin olduğu da iddia edilmişti.

Ayrıca Erdem'in eşi Zeynep Terzioğlu Erdem'in "Olası bir gözaltıyla ilgili yurt dışı yasağı o anda mı oluyor? Yani hemen her sınır noktası bilgi sahibi oluyor mu, bu kararlar hemen çıkar mı, sabah eve geldiler 2 saat sonra çıkmış olur mu mesela o zaman mı telefon sinyallerine bakılır" şeklindeki mesajları da iddianameye girmişti.

05.10.2025 tarihinde Turgay Erdem ve Zeynep Terzioğlu Erdem'in telefon baz bilgilerinin yapılan takibinde hareketlenme tespit edildiği...

Mudanya ilçesinden başlayarak sırasıyla...

Saat 08.18 itibarıyla Karacabey ilçesi...

Saat 09.37 itibarıyla Balıkesir ili Bandırma ilçesi...

Saat 09.52, saat 11.21 itibarıyla Çanakkale ili Biga ve Lapseki ilçeleri...

Saat 12.16 itibarıyla Edirne Keşan ilçesini takiben Edirne İpsala Kara Hudut Kapısı civarında bulundukları bilgilerinin aktarıldığı...

Turgay Erdem'in saat 12.58.54 sıralarında Edirne İpsala Kara Hudut Kapısı'ndan 'Çıkış' yapmak istediği ancak 'Uyap-Kihbi-Tahdit' işlem açıklamasıyla 'Çıkış' işlemlerinin iptal edildiği...

Şahısların 16 BBA 616 plakalı siyah renkli Mercedes marka araç ile sınır kapısına geldiğinin tespit edildiği de iddianamede yer almıştı.

İşte o siyah renkli Mercedes, Şevket İlhan'ın sahibi olduğu Nilüfer Tasarım İnşaat'a aitti.

İddianamede Nilüfer Tasarım'ın bazı projelerinde emsalin %182, %145, %120 oranlarında aşıldığına yönelik tespitler ve 'tek imzalı' projeleri de yer almıştı.

Turgay Erdem, Balıkesir'den aldığı yazlığın ödemesinde Emin Adanur'un 1 milyonluk çekinin kullanıldığını iddianamede öğrendiğini savunmuştu!

Erdem'in Burhaniye'deki yazlığının alımına ilişkin tanık olarak ifadesine başvurulan Güney Güney'in iddianamedeki beyanları kısaca şöyleydi:

"Turgay Erdem bizden bu projeden bir villa satın aldı fakat bu satış NPT yetkilisi Şevket İlhan aracılığıyla gerçekleşti.

Ortak olduğumuz için kendisi buradan bir villa satmış. Dosyaya ibraz etmiş olduğum söz konusu bağımsız bölümün satışına ilişkin fatura tarihinin 25/03/2025 olmasının sebebi şudur Turgay Erdem Belediye Başkanı ve kamu görevlisi olması sebebiyle tapu devrini almadı. Ancak satın aldıktan sonra buraya yerleşti.

O tarihte Turgay Erdem bu villayı iki milyon iki yüz bin TL'ye satın aldı. O tarihte bir milyon iki yüz bin TL'yi NPT yetkilisi Şevket İlhan'a elden verdi. Şevket İlhan da bu parayı getirip bana verdi. Biz de bu parayı inşaat masraflarına kullandık.

01/08/2022 tarihinde Turgay Erdem bu sefer ERGÜNKENT san. tic. lim. şirketi adına olan bir milyon TL'lik çeki NPT yetkilisi Şevket'e verdi. Şevket İlhan da bu çeki getirip bana teslim etti. Ben de bu çeki şoförüme verdim. O da bu çeki götürüp tahsil etti ve bu parayı teslim alıp şirket hesabına yatırdım. Şu anda burada bulunan villaların değeri yaklaşık otuz milyon TL'dir."

İddiaya göre Şevket İlhan savunmasında benim tarafımdan verilmiş böyle bir çek yok dedi!

Turgay Erdem'in elden ödeme yaptığını iddia ederek varsa ellerinde evrak, yazı gerekirse imza beyanlarımın alınmasını talep ediyorum dediği öne sürüldü.

Hakimin Şevket İlhan'a iddianame sonrası bir beyanın oldu mu sorusunu yönelttiği, İlhan'ın hayır yanıtını verdiği de iddia edildi.

Mahkeme başkanının kovuşturma sırasında hakimle görüşüldüğüne yönelik iddialara değinerek bunları sert bir dille yalanladığı, "böyle bir şey yok, ben kimseyle görüşmem" vurgusunu yaptığı da öne sürülüyor.

Bu sözlerle bir anlamda simsarlara dikkat edilmesine yönelik önemli bir uyarıda bulunulması kayda değer.

Mahkeme başkanının esasında ilk günden itibaren bu hususa dikkat çektiğini belirtmeliyim.

Davayla ilgili spekülasyonlara karşı çok net bir tutum sergilediğini ifade etmek isterim.

Nitekim bazı sanık avukatları da hakimin bu tutumundan savunmalarında övgüyle söz ediyor.

Mahkeme başkanının yargı bağımsızlığından taviz vermeyen, hukuk ekseninde hareket eden bir hakim olduğunu duruşma salonunun dışında dillendiren savunma avukatlarının sayısı da az değil.

Mevcut konjonktürde bir yargılama süreciyle ilgili ifade edilen bu cümleler de kayda değer değil mi?

Turgay Erdem suç örgütünde örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Tamer İşler, savunmasında şirket çalışanlarının sadece çek ciroladığını, herhangi bir suçları bulunmadığını söylemişti.

Duruşmada dinlenen İşler'le geçmişte birlikte çalışmış sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddetti.

Emin Adanur da daha önceki beyanlarında çalışanların İşler'in talimatlarını yerine getirdiğini öne sürerek suçsuz olduklarını iddia etmişti.

Davayla ilgili notlarımı bitirirken Başkan Bozbey'in tüm savunmaları büyük bir dikkatle dinlediğini, önündeki deftere sürekli not aldığını ekleyeyim.

Yazının sonunda kısaca YENİ Parti'den de söz edeceğim.

Ne örgütte ne de toplumda herhangi bir karşılığı olmayan, nereye hizmet ettiği tescilli Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki kontrollü yıkım ekibi, Özgür Özel'in tarihî adımıyla artık her anlamda yok hükmünde olmaya bir adım daha yaklaştı.

Ateşten gömlek giyildi, mücadelede 'YENİ' evreye geçildi.

Bu hafta YENİ Parti'nin il başkanlığında CHP'li meclis üyelerinin toplu olarak istifa ederek yola YENİ Parti ile devam etmesi bekleniyor.

Geçen cuma duruşmadan sonra Nilüfer örgütünün 'İktidar yürüyüşümüzü başlatıyoruz' sloganıyla CHP İlçe Başkanlığı'ndan YENİ Parti'nin Nilüfer İlçe Başkanlığı olarak hizmet verecek ilçe binasına düzenlediği yürüyüşü de takip ettim.

CHP'yi Türkiye'nin birinci partisi yapan değişimin baş aktörlerinden biri olan Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve yönetiminin görevden alınma yazısında da imzası olan baş butlancı Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın "İçeride kimse var mı" yazılı posteri ilçe binasına asılmıştı.

Bursa siyasetinde alternatifi olmayan bir Özgür Şahin realitesi var.

Nilüfer'i özgürleştiren Başkan, YENİ Parti'ye en hazır örgüt olduklarını bir kez daha gösterdi.

Atanmış butlan yönetimi, CHP Nilüfer İlçe Başkanlığı'na Turgay Erdem'in avukatı Deniz Baykalatamıştı.

Özgür Başkan, atanmış butlancıdan ismini anmadan şöyle söz etti:

"Arabulucu, Avukat, Seçilememiş Muhtar Azası Adayı, Seçilememiş Milletvekili Adayı, Seçilememiş Belediye Başkan Adayı, Seçilememiş PM Adayı, Seçilememiş YDK Adayı, Atanmış Butlan İlçe Başkanı!"

Başka söze gerek var mı?

Daha önce de söylemiştim, yineleyeyim.

Bugün itibarıyla gözüken şu:

Nilüfer, Türkiye genelinde YENİ Parti'ye en hazır örgütlerden biri olarak ön plana çıkarken uygulanacak yeni çalışma modeliyle değişim iradesinin kalesi pozisyonunu koruyacak gibi gözüküyor.

Butlan yönetimi, butlana karşı keskin tavrı dikkat çeken CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin'i de görevden almıştı.

Dün Yıldırım örgütü de YENİ Parti'ye yürüdü.

Batıda Şahin, doğuda Keskin...

Değişim iradesi kenetlendi diyebilirim.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar