Yaman Kaya

[email protected]

Bursa'daki tarihi davada ikinci gün: Turgay Erdem'in savunması, hakim ve savcının soruları...

22 Temmuz 2026 Çarşamba, 07:18

Dün de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu'ndaydım.

Nilüfer'deki imar ve örgüt iddialarıyla ilgili aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de olduğu 63 sanığın yargılandığı, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasını takip ettim.

İlk gün kimlik tespitinin ardından sadece Başkan Bozbey'in savunması alınmıştı.

Dün duruşma hızlandı; Turgay Erdem, İldam Aydın Bozbey, Muhkim Demirtaş, Ramiz Bozbey, Naci Kale ve Bahri Atalay savunma yaptı.

İddianamede 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen...

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme, Rüşvet Almak, İmar Kirliliğine Neden Olmak, Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi suçlamaları yöneltilen...

Belediye başkanlığı döneminde ayyuka çıkan rant iddialarıyla gündemden düşmeyen Turgay Erdem kendisine yöneltilen 62 suçlamaya yanıt verdi.

Hakkındaki tüm iddiaları reddetti, 'tek imza' ile ilgili Bozbey'den talimat almadığını, Bozbey'in kendisine asla bir telkinde bulunmadığını kaydetti.

'Tek imza' ile kamu zararı değil kamu yararı oluştuğunu iddia etti!

Çalışma metodunun müteahhitlerin SGK primleri, vergi gibi borçları ödemesini sağlayarak kamunun zarara uğramamasını sağladığını öne sürdü!

Bu sütunlarda daha önce defalarca ifade etmiştim:

Turgay Erdem'in tamamen kendi inisiyatifiyle attığı fahiş emsalli 'tek imza'ların meclis kararı, yönetmelik ve kanun yönünden herhangi bir dayanağı yoktu.

Nitekim Erdem de mahkemede 2018'de değişen yeni yönetmelik yerine eski yönetmeliği uyguladıklarını, bu sayede hak kayıplarını önlediklerini iddia etti!

Yine bu köşede pek çok kez değindim:

Yönetmelik farklılığından kaynaklandığı ileri sürülen emsal artışları kabul edilse bile, bunun çok daha ötesine geçen fahiş emsal artışlarına da imza atılmıştı!

Soruşturma dosyasında usulsüz emsal artış oranlarının bazı projelerde %215'e kadar çıktığı tespit edilmişti!

%182, %175, %161, %152, %145, %120, %99 oranında usulsüz emsal artışı yapılan projelere de dosyada yer verilmişti.

Turgay Erdem vatandaşların, müteahhitlerin işlerini kolaylaştırdık; kimseden rüşvet almadım dedi.

Erdem, Balıkesir'den aldığı yazlığın ödemesinde Emin Adanur'un çekinin kullanıldığını iddianamede öğrendiğini savundu.

Ödemeyi firmanın gayriresmî ortağı olan dosyadaki sanıklardan arkadaşı Şevket İlhan'a yaptığını söyledi.

Konu önemli, yazı uzayacak olsa da hatırlatmak gerekli:

Erdem'in Balıkesir Burhaniye'deki yazlığının alımına ilişkin tanık olarak ifadesine başvurulan Güney Güney daha önce şunları kaydetmişti:

"Turgay Erdem hatırladığım kadarıyla bizden bu projeden bir villa satın aldı fakat bu satış NPT yetkilisi Şevket İlhan aracılığıyla gerçekleşti.

Ortak olduğumuz için kendisi buradan bir villa satmış. Dosyaya ibraz etmiş olduğum söz konusu bağımsız bölümün satışına ilişkin fatura tarihinin 25/03/2025 olmasının sebebi şudur Turgay Erdem Belediye Başkanı ve kamu görevlisi olması sebebiyle tapu devrini almadı. Ancak satın aldıktan sonra buraya yerleşti.

O tarihte Turgay Erdem bu villayı iki milyon iki yüz bin TL'ye satın aldı. O tarihte bir milyon iki yüz bin TL'yi NPT yetkilisi Şevket İlhan'a elden verdi. Şevket İlhan da bu parayı getirip bana verdi. Biz de bu parayı inşaat masraflarına kullandık.

01/08/2022 tarihinde Turgay Erdem bu sefer ERGÜNKENT san. tic. lim. şirketi adına olan bir milyon TL'lik çeki NPT yetkilisi Şevket'e verdi. Şevket İlhan da bu çeki getirip bana teslim etti. Ben de bu çeki şoförüme verdim. O da bu çeki götürüp tahsil etti ve bu parayı teslim alıp şirket hesabına yatırdım. Benim ERGÜNKENT isimli firmayla aramda herhangi bir ticari ilişkim yoktur. Alacak vereceğimiz yoktur. Bu çek yukarıda bahsettiğim gibi alınan villa karşılığında bizlere verilmiştir. Turgay Erdem de o tarihten sonra oturmaya başlamıştır. Şu anda burada bulunan villaların değeri yaklaşık otuz milyon TL'dir."

Turgay Erdem, Güney Güney'in tekrar dinlenmesini talep etti, çekin kayıtlara nasıl geçtiği araştırılmalı dedi.

Bazı müteahhitlerden çekle ilgili yardım talebinde bulunduğumu itiraf ediyorum, spor kulübüne yönlendiriyordum sponsorluk için, çeki kullanmak için salak olmak lazım dedi.

Erdem, Emin Adanur'un iftira attığını iddia etti, Bakgör firmasının uygun ödeme koşullarıyla çok sayıda kişiyi ev sahibi yaptığını belirtti, diğer firmalar bize gelip onları şikâyet ediyordu ifadelerini kullandı.

Yurt dışına çıkmak isterken pasaportu iptal edildiği için ülkeden ayrılamamıştı Turgay Erdem.

Şüpheli Zeynep Terzioğlu Erdem'in soruşturma dosyasına yansıyan tape içeriğinde, herhangi bir operasyon gerçekleştirildiği takdirde gerekirse gemi ile adalara kaçmak istenildiği şeklinde görüşmelerin olduğu da iddia edilmişti.

Ayrıca Erdem'in eşi Zeynep Terzioğlu Erdem'in "Olası bir gözaltıyla ilgili yurt dışı yasağı o anda mı oluyor? Yani hemen her sınır noktası bilgi sahibi oluyor mu, bu kararlar hemen çıkar mı, sabah eve geldiler 2 saat sonra çıkmış olur mu mesela o zaman mı telefon sinyallerine bakılır" şeklindeki mesajları da iddianameye girmişti.

Erdem, kaçma iddiasını yalanladı, 2 günlük bir ziyaret planladıklarını birkaç ay önce de yurt dışında gezi yaptıklarını söyledi.

Hakim, Turgay Erdem'e, telefon materyal incelemesinde tespit edilen Emin Adanur'la olan yazışmalarına değinerek, Emin ile sizin aranızda muhabbet var, sosyal ilişkiniz ne zaman sona erdi diye sordu.

Erdem, "Pek çok müteahhitle görüştüm. İşleri hızlandırmak için ivedilikle incelenmesini talep etmiştir. Sosyal olarak yakınlığım yok bana bunu neden yaptı çünkü talepleri fazlaydı, eski yönetmelikten fazlaydı" dedi.

Hakim, Basın Fırat Yılmaz olarak kayıtlı numaraya "Yine birileri benim üzerimden para alışverişi yapıyor" şeklinde gönderdiği mesajı da sordu.

Erdem, adımızı kullanıp para talep edenler oluyordu dedi.

Sanık Ayşegül Erkol'la arasındaki "Ayşegül yarın şu projeleri geçirelim, kurtar beni bunlardan" mesajı için de "O kadar çok inşaat vardı ki bana çok baskı geliyordu, gecikmiş iş varsa imar müdürüne söylüyorduk" savunmasını yaptı.

Tamer İşler'e Fırat Yılmaz'ın hesap bilgilerini atarak "Bu hesaba 350 bin lira göndermek mümkün mü acil" şeklindeki görüşmesini ise 2024'teki adaylık faaliyetiyle açıkladı.

Bazı arkadaşlardan yardım talep ediyorduk, Tamer Bey çorbada tuzum olsun diye tekrar adaylık için masrafı karşıladı dedi.

Duruşma savcısı, Bakgör'den Zeynep Terzioğlu'na geçen daireleri de sordu.

Turgay Erdem, "Benim ilgim yok, 2021'de evlendik" dedi.

Savcı, Erdem'in yanıtı üzerine "Fuat Bakgör bu durumla ilgili sosyal medyada haberi gördükten sonra sizi aradığını sizin de ona bu işi oğlu olan Faruk Bakgör'le hallettiğinizi söylüyor bilginiz olmadığını söylediniz neden bu şekilde beyanda bulundunuz" sorusunu yöneltti.

Erdem, "Hallettik konusu doğru değil, böyle bir ifade söylemedim. Oğlu idare ediyordu işleri, o süreçten haberi olmadığını soruyu sorduğunda anladım. Başkanlığım bitmişti, Fuat Bey beni yeni aradı, bitmiş bir daire karşılığında yeni inşaatta iki daire alındığını ve üzerine paralar ödendiğini oğlunuz çok iyi biliyor, size bilgiyi aktarır dedim" yanıtını verdi.

Bu yanıttan sonra eline mikrofonu alarak "Şarkı söylemeye başlayabilirim" diyen, dosyada hakkında en fazla suçlamada bulunulan sanıklardan biri olarak öne çıkan, aylık gelirinin 100 bin lira olduğunu beyan eden Faruk Bakgör'ün avukatlığını üstlenen Ersan Şen, savcının sorduğu soruları Emin Adanur'un yönelttiğini zannederek Adanur'a bazı sorular sordu.

Şen, diğer avukatların uyarısıyla soruları savcının yönelttiğini anlayınca bu kez Turgay Erdem'e Faruk Bakgör'den rüşvet karşılığı daire aldınız mı, almadınız mı, kıvırmadan söyleyin diye sordu.

Erdem, almadığını belirtti.

Hakim, üslupla ilgili olarak Şen'i uyardı.

Erdem'den sonra İldam Aydın Bozbey'in savunmasına geçildi.

Emin Adanur'un beyanlarının kendisini çok üzdüğünü kaydetti, aramızda hiçbir sorun olmamıştı dedi ve ekledi:

"Bundan üç ay önce yolda görsem sarılıp öperdim, 3 aydır şimdi onun yüzünden hapisteyim."

İldam Aydın Bozbey hakkındaki suçlamaları reddetti, erkek egemen bir sektörde emeğiyle var olduğunu söyledi.

Bozbey'in savunmasından sonra bu davada ilk kez söz alan Emin Adanur ise İldam Aydın Bozbey'i tanık gösterdiğini, şikâyet etmediğini belirtti.

Pırlanta yüzük, pasta kutusunda rüşvet gibi suçlamalarda adı geçen Naci Kale'nin hakkında öne sürülen iddiaların yalan olduğunu öne sürdüğünü de ekleyeyim.

Savunmada bulunan diğer sanıkların da haklarındaki suçlamaları reddettiğini belirterek bitireyim.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar