Yaman Kaya
[email protected]Bursa'daki tarihi davada 3. gün: "Ağır bir hiyerarşik baskı kuruldu, onaylamaya zorlandım"
23 Temmuz 2026 Perşembe, 07:25Nilüfer'deki imar ve örgüt iddialarıyla ilgili aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de olduğu 63 sanığın yargılandığı, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasında ilk olarak Eski Nilüfer Belediyesi İmar Müdürlüğü çalışanı Selda Nartop dinlendi.
'Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Rüşvet Almak, İmar Kirliliğine Neden Olmak' suçlarından cezalandırılması istenen, iddianamede 7 ayrı olay kapsamında suçlama yöneltilen Nartop hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.
"Emsal artışı yetkim hiçbir zaman olmadı" ifadelerini kullandı, Turgay Erdem eski yönetmelikle dosya onaylama kararı aldığını beyan etti dedi.
Nartop'un Turgay Erdem suç örgütü iddianamesinde örgüt yöneticisi olarak yer alan Eski Nilüfer Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ayşegül Erkol'la ilgili söyledikleri dikkat çekiciydi:
- "Birim amirim Ayşegül Erkol tarafından üzerimde ağır bir hiyerarşik baskı kurulmuştur. Sunduğum mesaj kayıtlarında başkan çözelim dedi, ilçe başkanının işi, imzala canım bitsin, bulaşık kalmasın gibi ifadelerle dosya inceleme özgürlüğüm kısıtlandı."
- "Sistematik olarak üzerimde kurulan baskıyla dosyaları çok hızlı biçimde onaylamaya zorlandım. Üst düzey makam ve şahısların isimlerini söyleyerek acil onaylamamı aksi halde başımın ağrıyacağını ifade ettiği belgelerde görülüyor."
- "Kanuna göre ruhsat gibi resmî belgelere imza atma yetkisinin devlet memuru veya tam zamanlı sözleşmeli personelde olması gerekirdi ancak belediye yönetimi taşeron olmama rağmen ruhsatlarda imzamın bulunmasında sakınca görmedi."
Selda Nartop yüzlerce dosya baktığını, herhangi birinin içeriğini hatırlamasının mümkün olmadığını iddia etti.
Hakim, Nartop'a beyanlarında tek imza ile normalde ruhsat çıkmaz demişsin, 'tek imza' ile ilgili görüşünde değişen bir şey oldu mu diye sordu.
Nartop, "Olmadı; rutinde mimarın, belge görevlisinin ve müdürün imzası bulunur" dedi.
Nartop'un "2025 Nisan ayında belediyeden atıldım, işten atılma nedenim Turgay Erdem döneminde tek imza ile ruhsat verilen projeler Şadi Özdemir başkan olduğunda önüme geldi, ruhsatlarda tek imza olduğundan yönetmeliğe uygun olduğundan emin olamadım, imza atmadım, bu nedenle işten atıldım" şeklindeki beyanlarını da okuyan hakim sadece tek imza olduğu için mi emin olamadın sorusunu yöneltti.
Nartop, 'tek imza olduğu' için emin olamadım dedi ve ekledi:
"İmzalamayı reddettiğim tek belgeler onlar değil, başka türlü belgeler de vardı."
Hakim, onları da açıkla dedi.
Nartop, "Taşeronum, imza yetkim olduğunu düşünmüyorum. Yeni belediye başkanı döneminde müdür imzası atmam istendi. Müdür yerine imza atmam istendi ve bunun için bana yetki belgesi verildi kabul etmek istemediğim halde, imza atmayı reddettiğim için işten atıldım" iddiasında bulundu.
Hakim, materyal incelemesinde tespit edilen Nartop'un Erkol'a gönderdiği "Eksikleri tamamladılar, geçirecek miyiz" mesajını da sordu, eksiklik yoksa usulen reddetme, geçirmeme hakkınız var mı diye ekledi.
Nartop, "Eksikleri düzelttilerse reddetmem" dedi.
Hakim, bu yanıt üzerine reddetme hakkının olmadığı bir yerde Ayşegül'e niye geçirecek miyiz diye soru sorma gereği hissettin sorusunu yöneltti.
Nartop, "Bir sebepten sormuşum belli ki" dedi!
'Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Rüşvet Suçunun İşlenmesine Aracılık Etmek'le suçlanan Semih Atlı savunmasında suçlamaları reddetti, hiçbir zaman para almadığını, para götürmediğini öne sürdü.
Ardında binlerce mağdur bırakan Atış Yapı skandalı kapsamında tutuklu yargılanan, Nilüfer'deki iddialarla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında da üzerine atılı rüşvet vermek, imar kirliliğine neden olmak suçu iddiasıyla da tutuklama alan Ahmet Atış da dün savunma yaptı.
Atış Yapı'nın Üçevler Mahallesi'ndeki Atış West Point isimli projesi de iddianameye girmişti.
Bu projede de Turgay Erdem'in 'tek imza'sı vardı, Nilüfer Belediyesi İmar Müdürlüğü görevlisi Serkan Çağlar ile Ahmet Atış'ın WhatsApp yazışmalarında Çağlar'ın Atış'tan çek istediğine yönelik ifadeler iddianamede yer almıştı.
Atış savunmasında inşaat sektörünün durumundan, başka projelerinden, bürokratik sıkıntılardan, 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı Bursa tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık davasından söz edince hakim araya girmek zorunda kaldı; öbür yargılaman beni ilgilendirmiyor, rüşvetle ilgili bilgin, görgün varsa düzgün şekilde anlat dedi.
Hakim, beni müteahhitler ilgilendirmiyor, batar, çıkar, kimseyi tanımadığım için çok da mutluyum, yargı camiasından söz edildi ev almadık, evimiz yok, muhatap olmak istemiyorum kimseyle, sen kendi dosyanı anlatıyorsun git, orada konuş dedi.
Önceki savunmalarda hakim-savcı lojmanlarının da 'tek imza'lı olduğu gündeme getirilmişti.
Bu bağlamda Mahkeme Başkanı'nın verdiği yanıt kayda değerdi.
Ahmet Atış, üzerine atılı suçlamayı kabul etmedi, rüşvet vermedim dedi.
Serkan Çağlar'a bağımsız bölüm sattıklarını, metrekare oynaması olduğu için Çağlar'ın kendisinden bedel talep ettiğini iddia etti!
Ayşegül Erkol da hakkındaki suçlamaları reddetti, "Masam büyüktür, dosyalar yığılır, en son onay merciyimdir, karar merci hiçbir zaman olmadım" iddiasında bulundu.
"O kadar çok imza gelir ki bana bakmadan onay atarım, hiçbir şekilde bakacak durumum bile yok" dedi!
Selda Nartop'un "Birim amirim Ayşegül Erkol tarafından üzerimde ağır bir hiyerarşik baskı kurulmuştur" şeklindeki savunmasına ise Erkol, "Çocukken lakabımı akrabalarım kara tehlike diye koymuşlar. Ben hiperaktif bir çocuktum. Hiperaktifliğime vererek baskı kurmuş olabilirim. Zoraki imzalatmadım. Ben zorluklara direnen insanım" yanıtını verdi!
Hakim, Erkol'un iddianamede yer alan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Demiröz'le yaptığı "Bakgör'ler geldi Faruk Bakgör geldi bana dedi ki dört tane dosyamız var bunları geçirerek bitirelim geçirmeyeceğim dedim 20 Kasım'da biz karar verdik bitirdik dedim" şeklindeki konuşmasına değindi.
Hakim, Mahmut isimli kişiyle yaptığın görüşmelerde sürekli mevcut şu anki Nilüfer Belediye Başkanı kapsamında önceki döneme ilişkin bir sıkıntı varmış veya bir şeyi şimdilik görmüyoruz yoksa bunları şöyle yaparız şeklinde konuşmalar geçiyor, bu hususlar nedir diye sordu.
Erkol, "Faruk Bakgör'ün elemanı olan Semih diye bir çocuk 4 tane CD getirmişti, o gün Başkan yoktu, 4 CD'nin içeriğinde proje var mı yok mu bilmiyorum ama ben Başkan yokken bunu almam dedim. Basında da görüldüğü gibi Şadi Özdemir başkanıma karşı biraz sıkıntılıydı her şeyi suç görüyordu. Hep kötü niyetlilerdi ben de onlarla birlikte kötü niyetli olmaya çalıştım. Ben de onları onaylayıp başkan yardımcısı olmak istedim" yanıtını verdi!
Hakim, Erkol'a Demiröz'le yaptığı konuşmada söylediği "Kimse imzalamak istemiyor, kimse güvende değil" şeklindeki sözlerini de sordu.
Erkol, "Selda, başka insanlar işten çıkarıldı. Böyle durumlar mevcuttu" yanıtını verdi.
Hakim, Erkol'a aynı konuşmada söylediği "Şevket'ten alındı para" ifadesini de sordu.
Erkol, "Böyle bir cümle kullanmadım, karışıklık olmuş olabilir" dedi!
Erkol, Demiröz'le konuşmasına ilişkin "Beni niye çağırdılar oraya bir sıkıntı var, beni tekrar göreve almak gibi bir durum var" ifadelerini de kullandı.
Erkol-Demiröz konuşmasında geçen Erkol'un "Biz şöyle almıyorduk ki her dosyaya 200 euro 500 euro 1000 euro alınıyordu Mahmut Bey gerçekten bu kadar çok alınmıyordu sadece Ufuk'un işleri vardı bak size yemin ederim Ufuk'un işlerinde bir alengirli işler vardı yani bize başkana diyordu ki işte 2 lira verecek bu adam 3 lira verecek bu adam ama adam ordan 30 lira verdim 20 lira verdim diyordu" şeklindeki ifadeleri de iddianamede yer almıştı.
Hakim, Erkol'a eurolarla ilgili ifadeyi de sordu.
Erkol, Hakim'e "İşte onu ben de anlamadım sayın Başkan'ım hiç cevap vermek gibi bir durumum yok anlamadım bu ne demek eurolar yani" yanıtını verdi!
Ayşegül Erkol sağlık durumunun kötü olduğunu öne sürerek tahliyesini talep etti.
Sanığın sağlık durumuyla ilgili Bursa Şehir Hastanesi'nden gelen sağlık kurulu raporu kovuşturma dosyasına girmişti.
Erkol'un "Mevcut medikal tedavisinin devamının uygun olduğunu, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğini, cezaevinde infazı halinde hayati bakımdan tehlike arz etmediğini, cezasının tehirine gerek olmadığını" bildiren sağlık kurulu raporu 11 uzman doktorun imzasıyla ittifakla tanzim edilmişti.
Adli Tıp 11. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan mütalaa yazısı da mahkemeye geldi.
Yazıda, Erkol'un "cezaevi şartlarında kalmasında sağlığı yönünden engel bir durum tespit edilmediği oy birliği ile mütalaa olunur" denildi.
Erkol savunmasında Adli Tıp'a bir suçlamada bulundu, "Adli Tıp'ta beni ilk gören kadın doktor hangi davadan buradasın diye sordu. Uyuşturucudan, dolandırıcılıktan deseydim acaba çıkacak adli tıp raporum gelecek miydi" iddiasını dile getirdi.
Düzenlenen cezaevinde kalabilir şeklindeki iki ayrı resmî raporla ilgili nihai değerlendirmeyi mahkeme heyeti yapacaktır şüphesiz ki.
Turgay Erdem suç örgütünde örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Tamer İşler ise savunmasında yaptığı projelerden ötürü ödüllendirilmesi gerektiğini dile getirdi!
Müteahhit Sertaç Karaalp'in "Projeler için 35.000.000 TL parayı Tamer İşler aracılığıyla Turgay Erdem'e verdim" şeklindeki ifadesinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
Erdem döneminde Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı olduğunu, gelen çekleri spor kulübü için kullandığını, çeklere fatura ya da makbuz kesmediklerini çünkü acil ihtiyaçları olduğunu belirtti.
"Vergiden kaçtık, hülle yaptık" dedi ve ekledi:
"Bir bağış gelirse alırız, paraya ihtiyacımız var."
İşler, şirket çalışanlarının sadece çek ciroladığını, herhangi bir suçları bulunmadığını da söyledi.
18 ay spor kulübü başkanlığı yaptığı için bu dosyada yer aldığını iddia etti!
15 ayrı olay kapsamında, 'Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Rüşvet Almak'la suçlanan Eski Meclis Üyesi Şemsi Oğuz ise "Çantacı değilim" iddiasında bulundu.
"Hayatımda zerre leke yok, Özlüce'de doğan birinin hırsızlık yapma şansı sıfırdır" dedi.
Hakim, Oğuz'a sana mühürlemeyle ilgili mesajlar neden gönderiliyor, bana kimse göndermiyor, sana niye geliyor sorusunu yöneltti.
Oğuz, "Siyaset yapıyoruz, tanıdıkları için hani kaçak inşaatlarla ilgili şey olur mu onunla ilgili şey yapılıyor ama kesinlikle kimseye şey yapmam yani" yanıtını verdi.
Daha önce Şemsi Oğuz'un tarım alanlarına kurulan kaçak yapılarla ilişkisi olduğuna yönelik iddialar da kamuoyunun gündemine gelmişti.
Muttalip Koral da üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi, sadece belge görevlisi olduğunu, gelen evrakları sisteme işlediğini öne sürdü.
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
-
Bursa'daki tarihi davada ikinci gün: Turgay Erdem'in savunması, hakim ve savcının soruları...
22 Temmuz 2026 Çarşamba, 07:18 -
Bursa tarihinin en kritik davasından notlar: Bozbey'in savunması ve daha fazlası...
21 Temmuz 2026 Salı, 07:29 -
Bursa'daki olaylı günle ilgili soruşturma başlatıldı! Dosyada meclis üyeleri de var
20 Temmuz 2026 Pazartesi, 06:23 -
Baş butlancıdan Bursa operasyonu iddiası: CHP'li ilçe başkanları...
17 Temmuz 2026 Cuma, 11:50 -
Bursa Büyükşehir meclisindeki gayriahlaki ifadeler ve daha fazlası...
16 Temmuz 2026 Perşembe, 11:22 -
Bursa'da 13,2 hektarlık plan: 96 dönüm yeni toplu iş yeri alanı geliyor!
14 Temmuz 2026 Salı, 11:52 -
Bursa'nın tabutuna çakılan son çivinin satır araları, Atış Yapı isyanı...
13 Temmuz 2026 Pazartesi, 12:25 -
Atanmış butlancıların atadığı başkan yine tanınmadı, Bursa Büyükşehir'de tansiyon arttı
10 Temmuz 2026 Cuma, 12:34 -
Bursa'da ağır ihmal mi, bilinçli bir tercih mi?
09 Temmuz 2026 Perşembe, 12:33 -
Bursa'daki manidar işe müdürlük kanuna aykırı dedi!
08 Temmuz 2026 Çarşamba, 12:15