Yaman Kaya
[email protected]Bursa'nın tabutuna çakılan son çivinin satır araları, Atış Yapı isyanı...
13 Temmuz 2026 Pazartesi, 12:25Çelişkilerle doluydu.
Sözde çevreci dilin foyasını daha başlangıçta belli ediyordu.
Bursa'nın tabutuna çakılan bir anlamda son çivi olan Uludağ Alan Başkanlığı'nın 2027-2031 Stratejik Planı'nın ayrıntılarını aktarmıştım.
Planın 5 yıllık toplam tahmini maliyet büyüklüğü 1 milyar 92 milyon 843 bin lira olarak açıklanmıştı.
Planın birinci amacının "Uludağ Alanındaki ekosistem bütünlüğünü koruyarak ve dengeli kullanımını sağlayarak gelecek kuşaklara aktarmak" olduğu belirtilmişti.
Bu hedefin hemen altında ise şu ifadelere yer verilmişti:
"Alan planlarına ilişkin yasal çerçeve ve uygulama esasları açık hale getirilerek, sit statüleri yeniden değerlendirilecek ve kullanım alanları belirlenecektir."
Normalde çivi dahi çakılmaması gereken zirvede; 3., 4., 5., 6. oteller bölgesinin önü mü açılacak endişesini doğuran bu ifadelerin yarattığı kaygıyı plandaki şu tespit pekiştirmişti:
"Alanda turizm faaliyetleri, organizasyonlar, etkinlikler vb. yürütülmektedir. Bu amaç için kullanılabilecek alanlar yetersiz kalmaktadır."
Turizm faaliyetleri, organizasyonlar ve etkinlikler için uygun alanların belirlenmesi bir ihtiyaç olarak da kaydedilmişti!
"Kış turizmi sezonunda yoğun talep dolayısıyla oluşan turizm ve yapılaşma baskısının altyapı ve kapasite sorunlarını ortaya çıkarması; flora ve fauna üzerinde, sit alanlarında ve tabiat varlıklarında tahribata ve daralmaya yol açması"ndan planda bir tehdit olarak söz edilmişti.
Peki, planın kendisinin tehdit olarak tarif ettiği bu baskıyı azaltmanın yolu, talebi ve yapılaşma iştahını daha da kabartacak yeni kullanım kararlarından mı geçiyor sorusuna ise yanıt verilemedi!

Stratejik plandan söz ettiğim yazıda askıya çıkan Uludağ Alanı 1/50.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın akademik odalar tarafından mercek altına alındığını belirtmiştim.
Hem Şehir Plancıları Odası (ŞPO) hem de Mimarlar Odası Bursa şubelerinden söz konusu plana itiraz geldi.
Akademik itirazların satır araları Bursa'nın tabutuna çakılan son çivideki çelişkileri de ortaya çıkardı.
ŞPO'nun itirazından bir bölümü aktarmak istiyorum:
- "47,96 ha Turizm Bölgesi, 329,61 ha Kayak Alanı, 91,86 ha Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı ile çeşitli teknik altyapı alanları kararlaştırılmıştır. Bu kullanım kararlarının tamamı, üst ölçekli plandaki 'Orman Alanı' sınıflandırmasıyla doğrudan çelişmektedir."
- "Planlama alanının tamamı korunan statüde olmasına karşın, korunan alanlar ile planlanan kullanımlar arasındaki denge sayısal olarak ortaya konulamamaktadır."
- "Özellikle 1. ve 2. Derece Doğal Sit statüsündeki alanlarda yer alan Turizm Bölgelerinde (47,96 ha) emsal, yapı yüksekliği ve taban alanı katsayısı gibi temel parametrelerin bu ölçekte belirlenmemiş olması; korunan statünün planlama aracıyla güvence altına alınmadığını göstermektedir."
Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nin her yaşam savunucusunun altına imza atacağı yaklaşımı ise şöyle:
- "Uludağ'ın ihtiyacı yeni plan kararları değil, mevcut doğal değerlerini koruyacak daha güçlü koruma mekanizmalarıdır."
- "Koruma altındaki doğal alanlarda başarı göstergesi yatırım miktarı, tesis sayısı veya ziyaretçi yoğunluğu değil; ekolojik bütünlüğün ve doğal süreçlerin korunma düzeyidir."
- "Uludağ bir ekonomik kaynak olarak değil, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak doğal miras olarak değerlendirilmelidir."
Evet normalde böyle değerlendirilmelidir ancak daha önce de ifade ettiğim üzere bilim insanlarının, çevre örgütlerinin, Bursalıların tüm itirazlarına rağmen 2023'te kurulan Alan Başkanlığı birileri için meyvelerini vermek zorunda!
Bitirirken Atış Yapı mağdurlarından da söz etmek istiyorum.
Hak arayışlarına devam eden, konut sahibi olmak isterken tüm birikimlerini yitiren yurttaşlar dün de eylemdeydi.

Protestonun adresi bu kez Nilüfer Belediyesi'ydi.

Malum, Atış Yapı mağduriyetine yol açan projelerin neredeyse tamamı Nilüfer ilçesinde.

Belediyenin önünde basın açıklaması yapan mağdurlar tabloyu şöyle özetledi:
"Bizleri görmezden geldiniz. Sorunlarımızı çözmek yerine sessiz kalmayı tercih ettiniz. Sadece Atış Yapı mağdurlarını değil, tüm Nilüfer'i derin bir mağduriyetin içine sürüklediniz."
Daha sonra kısa süreli oturma eylemi de gerçekleştirildi.
Atış Yapı'yla ilgili yazılarımda defalarca şunların altını çizdim:
"Ne yaptılarsa herkesin gözü önünde yaptılar.
Bursa'nın göbeğinde devasa kent suçları işlerken, siyasetteki rant ittifakından onay aldılar.
Her yere sponsor oldular, başköşede ağırlandılar.
Bu düzenden nemalanlar gün gibi açıkken şimdi tüm suçu paralarını kaptıran yurttaşlara atmaya çalışıyorlar!"
Bir kişi aksini söyleyebilir mi?
Bu düzeni seyreden, siyaset eliyle suskun kalanların sistematik suç ortaklığının faturası sadece vatandaşa çıkarılmamalı, kayıp milyarların izi sürülerek yurttaşın mağduriyeti ortadan kaldırılmalıdır.
Atış Yapı'ya kayyum olarak atanan TMSF de ne yapacağını artık açıklamalıdır.
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
-
Bursa'da 13,2 hektarlık plan: 96 dönüm yeni toplu iş yeri alanı geliyor!
14 Temmuz 2026 Salı, 11:52 -
Atanmış butlancıların atadığı başkan yine tanınmadı, Bursa Büyükşehir'de tansiyon arttı
10 Temmuz 2026 Cuma, 12:34 -
Bursa'da ağır ihmal mi, bilinçli bir tercih mi?
09 Temmuz 2026 Perşembe, 12:33 -
Bursa'daki manidar işe müdürlük kanuna aykırı dedi!
08 Temmuz 2026 Çarşamba, 12:15 -
Butlancıların Bursa'daki atama listesinde kimlerin izi var?
07 Temmuz 2026 Salı, 12:00 -
Bursa'daki hileli hareketlerde yeni perde!
06 Temmuz 2026 Pazartesi, 11:18 -
Bursa'da 79 dönümlük yeni rant hamlesi!
03 Temmuz 2026 Cuma, 11:17 -
CHP Bursa örgütü iradesine sahip çıktı, yeni yürüyüş butlancıya salvolarla başladı!
02 Temmuz 2026 Perşembe, 12:41 -
Bursa'da 2245 gayrimenkulü suç geliri olarak edindikleri tespit edildi!
01 Temmuz 2026 Çarşamba, 12:08 -
CHP Bursa'daki direnişte yeni evre!
30 Haziran 2026 Salı, 11:53