Mabel Matiz olarak bilinen şarkıcı Fatih Karaca hakkında "Perperişan" isimli şarkısı nedeniyle "müstehcenlik" suçundan soruşturma başlatıldı. Karaca, ifade vermek için polis eşliğinde adliyeye geldi.
Cumhuriyet'in haberine göre, 'Perperişan' isimli şarkısının sözleri nedeniyle hakkında 'müstehcenlik' soruşturması başlatılan Mabel Matiz, ifade vermek için polis eşliğinde Çağlayan Adliyesi'ne geldi.
Savcılıktan yapılan açıklamada, "Mabel Matiz olarak bilinen şarkıcı Fatih Karaca hakkında, yazdığı "Perperişan" isimli şarkının sözlerin nedeniyle İçişleri Bakanlığı müracaatı üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TCK m.226 (müstehcenlik)suçu iddiası ile soruşturma başlatılmıştır. İddialar kapsamında şüphelinin ifadesine başvurulacaktır" ifadelerine yer verildi.
Mabel Matiz'in gözaltına alınmadığı öğrenildi.
NE OLMUŞTU?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Mabel Matiz'in "Perperişan" adlı şarkısı hakkında "kamu düzeni ve genel sağlığa aykırılık" gerekçesiyle erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştu.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sunulan dilekçede, şarkının içeriğinin aile kurumuna zarar verebileceği, çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebileceği, kamu düzenini bozabileceği ve toplumda infiale yol açabileceği ifade edilmişti. Şarkı hakkında bu talebin ardından erişim engeli kararı verilmişti.
Ardından ise önce İçişleri Bakanlığı, sonra Büyük Birlik Partisi şarkıcı hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
'SANATIN GÜZEL YANI BUDUR'
Mabel Matiz ise şarkısının erişime engellenmesinin ardından şu açıklamayı yapmıştı:
"Sofrada bereket, sokakta selamet, insanda dürüstlük ve daha niceleri gibi dertlerimiz varken, başka bir derdimiz yokmuş gibi günlerdir yazdığım şarkı sözleri sosyal medyada konuşuluyor. Kasıtlı, son derece art niyetli ve aklıselim biri tarafından algılanması imkansız olacak şekilde bambaşka bir yerlere çekiliyor. Şaşkınlıkla izliyorum.
100'ü aşkın eserin söz yazarı olarak, ilk ve son kez, Perperişan şarkısı özelinde kafaları biraz netlemek gereğini görüyorum. Şarkılarım her zaman hayatın pek çok alanından ilham almış ve hayatın kendisini anlatmıştır. Benim yazım tarzımla ortaya çıkmış bir üründe herkes, her dinleyen, kendine ait, kendine dair kişisel anlamlar bulabilir. Sanatın ve edebiyatın çekici ve güzel yanı da budur zaten.
Bu şarkı halk edebiyatı geleneğine öykünerek, metaforlar üzerinden bir aşk hikayesini anlatıyor. Dinleyenlerimin son derece aşina olduğu muzip bir anlatım tarzı. Misal, kuş dediğin yuva da kurar göklere de uçar. Artık nereden almak istersen. Sadece bir noktayı son derece net olarak ifade etmem gerekir ki, şarkıda geçen "toy bebe", "kelek / ham / hayattan derslerini almamış ruh" manası taşımaktadır. (Kuşkusuz biçimde ve de tabii ki!)
Benim bu hikayenin neresinde olduğumun yorumunu ise sizlerin temiz kalplerine bırakıyorum. En kadim kültürel değerlerimiz arasında olan "ozanlık" gereği, bunun şahit olanı ve anlatıcısı da olabilirim.
Son olarak, kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına inanmak istiyorum. Bu algı yaratma çabaları arasında, zihni ve kalbi rencide olan ne kadar sevenim varsa her birine yürekten sarılıyorum."
GÜNDEM 22 Eylül 2025 Pazartesi, 15:09
Benzer Haberler