YENİ Parti lideri Özgür Özel'den Tuzla tepkisi: 'Eren de Akın Gürlek de hesap verecek'
SİYASET, 01 Ağustos 2026 Cumartesi, 20:33İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın gözaltına alınmasının üzerinden 500 gün geçti.
YENİ Partililer, 19 Mart'ta gözaltına alınan ve 23 Mart 2025'te tutuklanan belediye başkanları için bugün Beylikdüzü'nde dayanışma yürüyüşü gerçekleştirdi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kurucu İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ile beraber yürüdü.
"DARBENİN 500. GÜNÜ"
Yürüyüşte konuşan Özel, şunları söyledi:
"Bugün Ekrem Başkan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı için ön seçime girmesine dört gün kala, dört günlük yasal süresi de gözetilerek yapılmış olan 19 Mart darbesinin 500. günü. O gün bugün Ekrem Başkan'ın siyasete başladığı, ilk kez belediye başkanı olduğu Beylikdüzü'ndeyiz. Mehmet Murat Çalık'ın iki dönem belediye başkanlığı yaptığı Beylikdüzü'ndeyiz. Bugün Resul Emrah Şahan'ın da 500. günü tutuklu.
Bugün buradaki yoğun katılım, elbette partinin genel başkanı olarak ilk kez buradayız ama bu ne şahsıma ne partime; milletin yarınlarını hep birlikte kurtarma ümidine verdiği destektir. Cumhurbaşkanı adayımıza ve partimizin kurumsal kimliğine sahip çıkan vatandaşların kendi geleceklerine sahip çıkması anlamına geliyor bu buradaki yoğun katılım."
Yüzlerce yurttaşın katılım gösterdiği yürüyüş Beylikdüzü Belediyesi önünde başladı. Yürüyüşün varış durağı ise Beylikdüzü Yaşam Vadisi 6 Mayıs Sahnesi oldu.
ÖZGÜR ÖZEL KONUŞUYOR
Özel, yürüyüş ardından burada toplanan kalabalığa sesleniyor.
Özel'in konuşması şu şekilde:
"Masum insanlara kurdukları kumpaslara güveniyorlar. Bunların televizyonlarda, gazetelerde yer almasıyla birlikte bu insanların gözden düşeceğini, gönüllerde edindikleri yerleri kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Ama bir şeyi, bir şeyi hesap edemediler. Sizi, sizin vicdanınızı, ferasetinizi, cesaretinizi hesap edemediler.
İlk gün olduğu gibi bugün de buradan, hani diyor ya 'biz bu işin hiçbir yerinde yokuz', tam göbeğinde olana sesleniyorum. Ey Erdoğan, görüyor musun? Görüyor musun? Bir ay geçmedi, 10 gün geçmedi, 100 gün geçmedi. Tam üzerinden 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız, milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz.
Ve buradan, dosta düşmana haykırırım ki 500 gün geçti, bu meydan bir kişi eksilmedi. Bu yürek bir yürek eksilmedi. Her yürüyüşte ayaklarımıza yeni ayaklar eklendi, omuz başımızda yeni yoldaşlar belirdi. 500 gün geçti, Beylikdüzü geri adım atmadı, İstanbul geri adım atmadı, bu millet geri adım atmadı.
"500 GÜN GEÇTİ İSTANBUL SUSMADI"
500 gün geçti, İstanbul susmadı, Türkiye darbeye teslim olmadı. Haklıyı haksızdan ayıran, doğruyu yanlıştan ayıran, namusluyu namussuzdan ayıran ve evlatlarına sahip çıkan bu asil milletin hepinizin önünde saygıyla eğiliyoruz.
Milletin iradesine kasteden darbeciler bilsin ki, seçimle geldim ama seçimle gitmem artık, buralar bana kalacak diyenler bilsin ki, ne yapsanız boş. Millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır, zafer çok yakındadır.
Bugünler, bu zor günler eninde sonunda bitecek. Hep birlikte huzura ereceğiz. Sevdiklerimize kavuşacağız. Hak ettiğimiz gibi bir yönetime elbette kavuşacağız. Bu zor günleri tarih yazacak. Tarih bu 500 günü iki ayrı hikayeyle yazacak. Birinci hikayede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yer alacak. O sayfalarda tükenmiş bir iktidarın son çırpınışları yer alacak. Ama tarih zalime hak ettiği yeri verirken, millet o kitapta kendisine bembeyaz bir sayfa da açacak. Ve o sayfada milletin destana çevirdiği, 500 gündür sürdürdüğü, Saraçhane'de başlattığı ve bugüne kadar taşıdığı demokrasi destanı o kitapta yerini alacak.
O kitap, korkuyu evde bırakanları yazacak. O kitap omuz omuza verenleri, tehditten yılmayanları, şantaja teslim olmayanları yazacak. Bir tarafta saray düzeninin utanç sayfaları yer alacak, diğer tarafta milletin hanesinde cesaret, direniş ve zafer yazacak.
"EKREM BAŞKAN'IN HİKAYESİ BU KÜRSÜDE BAŞLADI"
Ekrem Başkan'ın hikayesi bir kez daha yine Beylikdüzü'nde 6 Mayıs 2019 gününde tam burada, bu sahnede, bu kürsüde başladı. Bu kürsü onun ceketini çıkardığı, beyaz gömleğinin kollarını sıvadığı, "gençliğimiz var" diye yola çıktığı kürsüdür bu kürsü.
Bütün Türkiye'de atılıyor bu slogan ama herhalde en çok buraya yakışıyor. Ve buradan bütün Türkiye'ye yankılanıyor.
İşte o gün "gençliğimiz var" diyerek çıktığı bu yolda 806.000 farkla İstanbul'u kazanmış, bu kez, bu kez herkesten, vicdanı olan herkesten, haksızlığa itiraz eden herkesten oy almış, çok daha güçlü bir şekilde yola koyulmuştu.
5 yıl boyunca görev yaparken neler yapmadılar neler. Otobüs kiralayıp yalandan yaktılar, filme çektiler. Metrolara, metroları kendileri kapatıp filme çektiler. Yürüyen merdivenlere taş sıkıştırdılar. Her türlü haksızlığı yaptılar. Her türlü haksızlığı yaptılar ama ilk seçimde 1 milyondan fazla fark yiyerek milletin demokrasi tokatını bir kez daha tattılar.
İşte, işte bizim hikayemiz öyle rastgele bir hikaye değildir. Bizim hikayemiz haksızlıklara uğrayan ama yılmayan, durmayan, teslim olmayan ve milletle birlikte sokak sokak büyüyen, sizlerle birlikte zafer zafer büyüyen bir hikayemiz var bizim.
Bu yüzden başımıza ne geldiyse, bu bizden korkanların "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder" deyip "İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır" diyenlerin artık Türkiye'yi yönetme sırasını Ekrem Başkan'a geldiğini, Türkiye'yi yönetme sırasını artık bizlere geldiğini görüp de buna karşı darbeye girişenlerin yaptıkları kötülüklerdir bunlar.
"MİLLET BUNA TESLİM OLMADI"
Unutmayalım, unutmayalım, Erdoğan'ı ve adaylarını dört kez yenen Ekrem Başkan 5. zaferini kazanmasın diye kendisine "hırsız" dediler olmadı. "Casus" dediler tutmadı. Diplomasını elinden aldılar, millet buna asla teslim olmadı. Yetmedi "terörist" bile dediler.
Ve onun tertemiz, sadece sizi düşünen, rantı rantiyelerle bölüşüp, rantçılarla bölüşüp, rantiyecilerle bölüşüp yüzde yirmisini alan, onunu Ankara'ya yollayan, onunu kendine zulalayanlardan olmadığı için, rantı size hizmete çevirdiği için, sizin için çalıştığı için iftiraya uğradı.
Hatırlayın... Hatırlayın, 500 gündür neler anlatıyorlardı? Neler neler. Neler neler. Bekleyin görüntüsü çıkacak. Bekleyin videosu çıkacak. Bekleyin kanıtları çıkacak dediler. Hiçbir şey çıkmadı. İlk gün, ilk gün gözlerinin içine baktığımda onun, Vatan Emniyet'ten ifade vermek için Çağlayan Adliyesi'ne geldiğinde, onun gözünün içinde dürüstlüğü, haklılığı ve cesareti gördüm. O günden beri de hep şunu söyledim; biz birbirimize güveniyoruz, biz evladımıza güveniyoruz, biz bu kumpasın, iftiranın karşısında sonuna kadar direndik, sonuna kadar direneceğiz.
Herkes şunu bilsin ki, Ekrem İmamoğlu 500 gündür 4 kez AK Parti'yi yendiği için, yapılacak seçimde bir kez daha yeneceği için, benim değil, partimin değil, 23 Mart'ta yapılan seçimle 15.5 milyon vatandaşın oyuyla milletin adayı olduğu için, milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapistedir.
"ÇALIK'A, ŞAHAN'A SELAM OLSUN..."
Gözyaşlarına, evlat nöbetine rağmen 500 gündür gözaltında tutulan, kelepçeyle kanser tedavisine, tetkiklerine götürülen ve yaptıkları zulüm bir türlü bitmeyen ama eğilmeyen, bükülmeyen evladınız, komşunuz Mehmet Murat Çalık'a da bir kez daha selam olsun.
Bu iki yiğit evladınız 500 gündür çile çekerken ama eğilmez, bükülmez, dimdik dururken yanlarında Şişli'nin seçilmiş belediye başkanı, 500 gündür orada kalan evladımız, kardeşimiz Resul Emrah Şahan var. Ona da selam olsun.
Kendisini önce kent uzlaşısından içeri alanlar, yani kendisinin emeği olan 'Eğer Kürtler batıda belediye başkanı çıkaramıyorsa, güçleri nispetinde belediye meclislerinde temsil edilsinler, söz söylesinler' diye emek veren Resul Emrah Şahan'ın bu davranışını terörizm diye niteleyenler, onu terör soruşturmasıyla tutuklayıp Şişli Belediyesi'ne kayyım atadılar. Halen daha o kayyımla yönetiyorlar.
Türkiye'de gelişen süreç, kayyımların geri iadesini gündeme getirince telaşa kapıldılar. 'E Resul Emrah Şahan çıkar gider' dediler. 'Onun tutukluluğunu yedekleyelim' dediler. Şişli'de imar rantı elde ettiği için değil, AK Parti'ye yakın iş adamlarının imar rantlarına engel olduğu için, kente karşı suç işlemediği, işleyenlere geçit vermediği için kendisini iftiralarla içeriye attılar. Onu da 500 gündür tutuyorlar. Resul Emrah Şahan'ın... Resul Emrah Şahan'ın tertemiz yüreğinin, apaçık alnının, dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz hep birlikte.
"AKP'Yİ İLK YENİLGİSİYLE TANIŞTIRDIK"
Biz, biz son seçimlerde yıllar sonra, 47 yıl sonunda partimizi birinci parti yapmıştık. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını kurulduğu günden beri Türkiye'de ilk kez yenilgiyle tanıştırmıştık.
O gün, 31 Mart 2024 gecesi İstanbul'da, bu güzel şehirde tam 26 belediye kazandık. Bunda doğru adayların, iyi adayların, büyük mücadelenin, Ekrem Başkanın, ekibinin ve şimdi yeni partinin kurucusu olan o günün İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve bütün örgütümüzün emeği vardır.
Bizim 26 belediye kazandığımız gece, Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul'a olan düşkünlüklerini şiirlere, şarkılara sığdıramayanlar, İstanbul'a karşı hançerleri saplayıp saplayıp en büyük kötülüğü yaptıklarını itiraf edip İstanbul'un bir türlü yakasından düşmeyenler milletin gözünden düşmüş, sadece 13 belediyeyle yetinmişlerdi. 26 belediye bizde, 13 belediye Recep Tayyip Erdoğan'ın gösterdiği adaylarda, partisinde kalmıştı.
Kararı millet verdi. AK Parti'yi değil, halkın adaylarını, bizim adaylarımızı seçti. Ve o güne kadar kazandığı her seçimden sonra 'milli irade, milli irade' diye övgüler düzenler, milli iradeyi yok saymaya, bu büyük başarıya gölge düşürmeye çalışmaya ve operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi'ne, onun seçtiği belediye başkanlarına, oradan seçilen belediye başkanlarına saldırmaya başladılar.
Seçimlerden beri tam 15... 26 seçilmiş belediye başkanımızdan 15'ini tutukladılar. Kimisine terörist dediler, kimisine hırsızlık yaptı dediler. Ama aynı şehirde bulunan 13 belediye başkanına, AK Parti'nin, asla dokunmadılar.
"500 KATI AKP'Lİ BELEDİYE BAŞKANLARINDA VARDIR..."
Allah şahit ki, herkes biliyor ki Beylikdüzü'nde ve İstanbul'un diğer 38 ilçesinde yaşayan, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne mensup herkesin ve tarihin önünde şunu ifade ederim ki; bizim 15 belediye başkanımızda şu kadar bir leke varsa, bunun 500 katı Adalet ve Kalkınma Partili belediye başkanlarında vardır.
Yalansa yalan desinler! Eğer AK Partili belediyelerde olanlar, CHP'dekilerin misliyle fazla değilse, buna inananlar bundan sonra da Tayyip Erdoğan'a oy versinler. Ama buradan açıkça söylüyorum; yıllardır kirliliklerine kendileri tanıklık edenler, 'Erdemliler Hareketi' diye kurulduk, yüzdeci bir parti oldu içeriden bilenler, kendi belediye başkanlarını parsel parsel kenti satmakla suçlayanlar ve AK Parti'nin paçasından yolsuzluk aktığını bilenlere diyorum ki; bundan sonra bu düzenin, AK Parti'nin kara düzeninin sürmesine artık hep birlikte izin vermeyeceğiz, hep birlikte!
"DEDETAŞ'A AK PARTİ'NİN YOLUNU İŞARET ETMEYE KALKTILAR"
İstanbullular... Son olarak Üsküdar'a, Sinem Dedetaş'a, göz bebeğimiz, çalışkan, pırıl pırıl bir Cumhuriyet kadınına, işinde, görevinde başarılı, ilçesinde destanlar yazan Sinem Dedetaş'a el uzattılar. Önce trolleriyle, medyada iftiracılarıyla hedef gösterdiler. Ve bir yandan da Sinem Dedetaş'a şantajda bulunmaya, AK Parti'nin yolunu işaret etmeye kalktılar.
Buradan şimdi bu akşam Çorlu'da olan, Çorlu'da namusuyla inancıyla bu kara düzene teslim olmadan cezaevini göze alan Sinem Dedetaş, bu iftiraların karşısında kaya gibi durdu. Bu tekliflere yüzünü dönmedi, namusuyla cezaevine gitti. Hapse girmeyi göze aldı ama Üsküdar'a ihaneti, Üsküdar halkının oylarına ihaneti göze almadı. Tıpkı İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet gibi. 'AK Parti'ye geçeceğime, paşa paşa hapis yatarım' dedi. Paşa paşa hapis yatarım.
Buradan, cezaevinde duran tüm arkadaşlarımızın bu onurlu duruşlarını selamlarken; kendisi cezaevine girmeden önce, üç hafta önce, iki hafta önce ve son gece gelip 'Gelirsen kurtarırız, yoksa içeri girersin' diyenlere, 'Ben Terzi Fikri'nin geleneğinden geliyorum' diyen Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu'yla selam duruyoruz. Hasan Mutlu'yla.
Oysa bugün Tuzla'nın, Çekmeköy'ün oylarını... Şile'de kendisine belediye meclisimizin verdiği vekaleti AK Parti'ye satanlara... Bunun bahanesi için 'Eşimi, evladımı gözaltına alacaklardı' diyen Çekmeköy'e, 'Damadımla tehdit ediliyorum' diyen Şile'ye... Ve AK Parti'nin geçmiş dönemde yaptığı, dünya siyaset tarihinin en büyük yolsuzluğu Tuzla'daki emsal transferine... Ortaya çıktığı gün, size söyleyeyim, söyleyeyim bu güzel akşamda; emsal transferi şudur: Burada bir yeşil alan, bunu kamuya bırakırsın, karşılığında bir başka yerinde üç dört kat fazla alırsın. Hak yerini bulmuş, buradaki katın karşılığı buradaki arsan, yeşil alan olmuştur.
"TUZLA'YI, DEVLETİ KANDIRMIŞLAR"
Ama bunu bir önceki Tuzla Belediye Başkanı Şadi, şöyle yapmış: Sistemin boşluğunu bulmuşlar. Bir yeşil alanı onlarca binaya mükerrer yazmışlar. Her birinden alacakları yerine, tek bir yeşil alanı bütün Tuzla'ya saydırıp Tuzla'yı kandırmışlar. Devleti kandırmışlar.
İlk birkaç aydan sonra, belediye bizdeyken bu iş ortaya çıkmış. Eren Ali Bingöl, Eren Ali Bingöl... Bunu görünce, İBB bunu fark edince, buna karşı Ekrem Başkan, sonra Başkan Vekilimiz, Başkan Vekilimiz, Teftiş Kurulu'nu harekete geçirince Teftiş Kurulu dedi ki: 'Bunu yapanlara işlem yapılsın. Bütün suçlular hesap versin. Bu kötülük Tuzla'ya yapılamaz.' Biz de dedik ki: 'Pisliği yapan geçen dönem, Şadi geziyor. Bir an önce buna ne yapacaksanız yapın. Ayrıca devlet olarak Tuzla'ya toplam kadar yeşil alanı bağışlayın. Bunu siz aktarın. Çünkü sizin belediye başkanınız yaptı ve göz yumdunuz. Bunun ilgililere bölünsün, haksız gelir elde eden müteahhitler parasını ödesin, Tuzla yeşil alanına, devlet para kaybından kurtulsun. Hak yerini bulsun, suçlu Şadi de cezasını çeksin.'
AK Parti bunu yapmak yerine; 'Şadi de dursun, Eren Ali Bingöl de AK Parti'ye katılsın, işin üstü örtülsün, bu iş bana yarasın' dedi.
"EREN DE AKIN GÜRLEK DE ENİNDE SONUNDA HESAP VERECEK"
Buradan, buradan şunu söylüyorum: Bu işe, bu işe başta Tuzla'ya bu kötülüğü yapan Şadi de, bununla uzlaşıp AK Parti'yle anlaşan Eren Ali de, biz şeffaf bir şekilde 'Tuzla'nın hakkını verin, devletin hakkını verin' demişken bu kumpas kurulsun diye bile bile buna 'lades' diyen bakanlık yetkilileri de...
Ve tüm bu işlerin başında, Tuzla'da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali'yi tehdit edip bana yollayan, 'Aman genel başkanım Akın Gürlek'e bulaşma, beni tutuklattırırsın' diyenlere söylüyorum... Bunu söylüyorum: Tuzla rezaletinin Şadi de, Eren de, bürokratların hepsi de, Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek!"
EKREM İMAMOĞLU: TEK DERDİ MİLLET OLANLAR KAZANACAK
Özgür Özel'den önce kürsüye çıkan YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gönderdiği mektubu okudu.
İmamoğlu mektubunda, şu ifadeleri kullandı:
"Bizleri 500 gündür rehin tutanlar, millete boyun eğdirmenin, Türkiye'yi bir hanedanlığa çevirmenin planlarını yapıyorlardı ama sizler bu plana geçit vermediniz, vermeyeceksiniz
Bizim derdimiz, davamız, milletin isteğini yerine getirmekten ibarettir. Tek derdi koltuk olanlar kaybedecek, tek derdi millet olanlar kazanacak"

SİYASET 01 Ağustos 2026 Cumartesi, 20:33
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Fenerbahçe'den Rafael Leao'ya yeni teklif hazırlığı
Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe ve...
Botan Çayı'nda acı son: 11 yaşındaki çocuk ölü bulundu, kayıp babası aranıyor
Siirt'te Botan Çayı kıyısında 11 yaşındaki bir...
Çorum'da alevlere teslim olan iki ev kül oldu
Çorum'un İskilip ilçesinde çıkan yangında iki...
Rusya: Moskova'daki patlamada 3 kişi öldü
Rusya İçişleri Bakanlığı, başkent Moskova'da...
Bakan İbrahim Yumaklı: "Yangını tamamen kontrol altına almak için çalışmalarımız sürüyor"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aydın'ın...