Yaman Kaya
[email protected]5 milyon metrekarelik büyük kıyım tehdidi: Bursa bir holding mi?
05 Ocak 2026 Pazartesi, 10:26"Ben istedim, oldu" zihniyetiyle gerçekleştirilen rant hamleleri nedeniyle felaketin eşiğine sürüklenen...
Tarım alanlarını her geçen sene biraz daha yitiren Bursa bugünlerde hava kirliliği, su gibi pek çok krizle boğuşuyor.
Özel imtiyazlarla kollanan belirli zümre servetlerine servet katarak zenginleşirken koca şehir daima kaybediyor.
Yurttaş yoksullaşıyor, temel yaşam hakları elinden alınıyor.
Bursa bir holding değilse; sadece kentin değil, ülkenin de geleceğini tehdit eden bu düzene artık dur denilmesi gerekiyor.
Türkiye'nin en nitelikli tarım arazilerine ev sahipliği yapan Yenişehir'de Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına yönelik girişimlere değinmiştim.
Şehrin iradesi baypas edilerek...
Bursa'nın daha sonra asla geri getirilemeyecek bereketli topraklarının üzerinde, 5.000.000 metrekare yani 5 bin dönümlük bir alanda OSB kurulacağı söyleniyor ki bu yaklaşık 700 futbol sahası büyüklüğünde bir tarım alanına denk geliyor!

Gerekli izinlerin alındığı da kaydediliyor!
Konu önemli olduğu için şu soruları yinelemek isterim:
Hangi izinler, hangi kurumlardan, hangi tarihlerde alındı?
Mutlak mı, sulu mu, kuru mu; nedir 5 bin dönüm alanın toprak sınıfı?
Gıda sanayi temiz, masum görünse de yüksek su tüketimi, yoğun organik atık ve enerji ihtiyacı nedeniyle esasında çevre üzerinde baskısı yüksek bir sektör.
Yenişehir'de planlanan da yaratılmaya çalışılan algının aksine öyle uçsuz bucaksız tarım alanlarında üretim yapılan 'yeşil' bir Tarım OSB değil.
Bu OSB'de çok sayıda fabrika kurulacak.
O fabrikalardan bolca organik yüklü atık su, koku, arıtma çamuru, ambalaj atığı çıkacak.
Planlanan OSB'nin su ihtiyacı nasıl karşılanacak, atık su arıtma standardı ne olacak, deşarj nereye yapılacak?
Yer seçimi çalışmalarını, kim, neye göre planladı?
OSB'nin kurulacağı yerin tamamının şahıs arazisi olması...
Yenişehir'de OSB'nin kurulacağı söylenen alanda son bir yılda gözlenen tarım arazilerindeki el değiştirme sıklığı...

Sarı sitede metrekaresi 1000 liraya dayanan milyonlarca liralık ilanların, Yenişehir'de Gıda OSB bölgesinde satılık arazi başlığı ile pazarlanması sürecin Bursa'daki akademik odalardan, kent paydaşlarından ve kamuoyundan gizli biçimde neden yürütüldüğünün bir anlamda yanıtı!

Bu konuda en yüksek hassasiyeti göstermesi gereken bakanlıklardan birinin İl Müdürü'nün, planlaması tamamlanmamış, ova için açık bir tehdit oluşturan alanla ilgili sahaya inmesine ne demeli peki?
Tanıtım yapar gibi dillendirilen açıklamalarda İl Müdürü'nün isminin geçmesinin, piyasada oluşan beklenti ve rant algısını doğrudan beslediği açık değil mi?
'Sorumlu' bir kamu görevlisi böyle hareket eder mi?
Açık konuşalım:
Bu tutum, "izinler alındı" söyleminin rant odaklı çevreler tarafından nasıl bu kadar rahat dolaşıma sokulabildiğinin net bir göstergesi!
Bu sütunların okuyucuları, Bursa'nın holding patronlarının istekleriyle değil, bilim insanlarının rehberliğinde, tüm kent paydaşlarının katılımıyla şekillenecek, 'ortak akıl'la harmanlanan bir kent anayasasına ihtiyacı olduğunu sürekli vurguladığımızı biliyor.
Büyükşehir Belediyesi, 'ortak akıl' bağlamında hayli doğru bir adım atarak Bursa Planlama Ajansı'nı kurdu.
Yeni Çevre Düzeni Planı, alanında uzman çok sayıda bilim insanı tarafından, katılımcı bir anlayışla hazırlanıyor.
Ajans bünyesinde bir Danışma Kurulu da faaliyet gösteriyor.
Bu kurulda şehrin vicdanı akademik odalar, üniversiteler, kent konseyinden temsilciler yer alıyor.
Danışma Kurulu'nun başkanlığını Bursa'nın kamucu Milletvekili Kayıhan Pala üstleniyor.
Bursa Kent Konseyi'nin başında Ziraat Mühendisi Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy gibi senelerdir yaşam savunuculuğu yapan isimlerden biri bulunuyor.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği örgütlülüğünün, Bursa Barosu'nun şehir için ne kadar hayati bir misyon üstlendiğinden ise herhâlde bahsetmeye gerek yok.
Yeni Çevre Düzeni Planı'yla ilgili hazırlıklar sürerken...
Planın katılımcı bir anlayışla hazırlanmasının mimarı olan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kent anayasasına tarımla ilgili özel bir maddenin konulacağını, tarım arazilerinin korunacağını belirtmiş, "Bazı tarım arazileri maalesef sanayi bölgelerinin altında kaldı. Bunlar dönüşebilir mi? Biraz süreç lazım... Ancak mevcutları korumanın ve doğru orantıda tampon bölgeleri oluşturmanın mutlaka yolunu bulmamız lazım. Bunu da çok net biçimde ortaya koyacak bir anlayışa sahibiz. Hiç kimseden çekincemiz yok" demişken...
Hatta "OSB arazilerinin kişi mülkiyetinde olmamasını savunuyorum. Bu anlayışla üretimi artıramayız, gerçek sanayiciyi de koruyamayız, sadece alsat yapan rantçıya fayda sağlamış oluruz" şeklinde cesur bir çıkış sergilemişken...
Herkesi devre dışı bırakarak; bu şehrin vicdanı akademik odalar, diğer tüm kent paydaşları ve kamuoyundan gizli bir şekilde dev bir sanayi bölgesinin hazırlığını yapmak kabul edilebilir değildir.
Çok sayıda çiftliğiniz olabilir ancak Bursa kimsenin babasının çiftliği değildir.
Holding patronunun parası varsa...
Bu şehrin de mevcuda teslim olmayacağını açıkça belirtmiş seçilmiş bir siyasi iradesi, kamucu anlayışın başında olduğu bir danışma kurulu, şehrin vicdanı akademik odaları, barosu, kent konseyi ve DOĞADER'i var.
Daha önce de söylemiştim:
'Gıda OSB' fikrine kategori olarak karşı değilim.
Doğru tasarlanırsa gıda sanayine düzen getirebilir, şehir içindeki dağınık ve verimsiz yapıyı azaltabilir.
Ancak Bursa'nın içinde binlerce patlamaya hazır bomba gibi bekleyen kaçak sanayi alanları dururken, dağınık üretimi toparlamanın yolu tarım alanına yeni sanayi açmak değil; şehir içindeki bu düzensizliği doğru mekânsal planlamayla tasfiye etmektir.
Şeffaf değil kapalı kapılar ardında yapılacak bir süreç yönetimi, yanlış yer seçimi 'gıda' tabelası altında katledilmiş tarım toprakları gibi bir garabeti beraberinde getirecektir.
Yenişehir'de planlandığı gibi, birinci sınıf tarım alanlarının tam ortasında ve üstelik ova koruma bandının hemen sınırında, tarımı açıkça tehdit eden bir OSB kurmak gerçekten kaçınılmaz bir zorunluluk mudur?
Tarımı büyütmek için ille de tarım toprağını sanayi parseline çevirmek mi gereklidir?
Tarım alanlarını koruyarak da sanayi kurmak mümkün değil midir?
Yenişehir'in gelişmesi için tarım alanlarını sanayiye biraz daha kurban etmek tek çare midir?
Gıda OSB fikrinden önce; yer seçimini ve sürecin şeffaflığını tartışmak gerekir.
5 bin dönüm, bir holding patronunun keyfine göre belirlenecek, iki-üç cümleyle geçiştirilebilecek bir karar değildir.
Alınacak böyle kararlar şehrin ve Türkiye'nin tarım, su ve gıda güvenliğini kökten etkileyebilir.
Bursa'nın artık bir metrekare dahi tarım toprağını kaybetme lüksünün kalmadığı ise tartışmasız bir gerçekliktir.
Kapalı kapılar ardında sürdürülen rant girişiminin detaylarını takip etmeye devam edeceğiz.
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
-
Bozbey'e yapılan alçak saldırı, CHP'de kritik kriz toplantısı!
07 Ocak 2026 Çarşamba, 13:00 -
Bursa'daki sistematik suç ortaklığının faturası kime çıkacak?
06 Ocak 2026 Salı, 11:25 -
Bursa'da zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma davası!
29 Aralık 2025 Pazartesi, 11:23 -
Mustafa Bozbey: Genel Merkezimiz gereğini yapacaktır
27 Aralık 2025 Cumartesi, 08:50 -
Faruk Çelik kime meydan okudu?
26 Aralık 2025 Cuma, 07:22 -
Bursa'da ruhsatsız skandallar: Derin uykudalar!
25 Aralık 2025 Perşembe, 08:23 -
Bursa'da ovaya bir OSB daha mı geliyor?
24 Aralık 2025 Çarşamba, 12:35 -
Bursa'da manidar bir iş!
23 Aralık 2025 Salı, 10:38 -
Bozbey: Çürüklerle işimiz yok, nifak sokanları lanetliyorum!
22 Aralık 2025 Pazartesi, 10:18 -
Bursa'da yeni risk! Atış Yapı mağdurlarına Bozbey ne dedi?
19 Aralık 2025 Cuma, 11:46