Yaman Kaya

[email protected]

Bursa'da binlerce kişi tüm birikimini kaptırdı: "Satış yapılıp yapılmadığını tam hatırlamıyorum" beyanı!

06 Mart 2026 Cuma, 12:51

Bursa'da on binlerce kişinin mağdur olduğu...

Kent tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık iddiasının soruşturulduğu Atış Yapı skandalına ilişkin...

Cumhuriyet Savcısı Emre Duman imzalı, yoğun ve titiz bir çalışmanın ardından hazırlanan 457 sayfalık iddianamede Ahmet Atış, Hüsamettin Atış, Metin Atış ve Ercan Tepegöz'ün üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçlaması iddiasıyla 534'er kez cezalandırılması istenmişti.

Ahmet Atış'ın iddianamedeki bazı ifadelerini aktarmıştım.

Önce Atış Yapı'nın konkordato davasından kısa bir anımsatma:

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı'na sunulan 'Geçici Mühlet Konkordato Dönemi Komiser Raporu'nda Atış Yapı'nın muhasebe kayıtları incelendiğinde grup şirketlerinden ve şirket ortağı olan Hüsamettin Atış'tan yaklaşık 6 milyar lira alacağı bulunduğunun tespit edildiği iddia edilmişti.

Söz konusu 6 milyar lira civarındaki alacağın yaklaşık 3 milyar 900 milyon lirasını, tutuklu bulunan Hüsamettin Atış'a verilen avans hesap borcunun oluşturduğu öne sürülmüştü.

İşte o Hüsamettin Atış'ın "Geçimimi 16-17 bin TL emekli maaşım ve halen konkordato olan Atış Yapı isimli şirketimden almış olduğum 80.000 TL maaşımla geçimimi sağlarım. Herhangi bir birikimim yoktur" ifadeleri iddianamede yer aldı.

Arazisiz satışların gerçekleştirildiği Kayapa'daki Smart projeleri de soruldu Atış'a.

İddianamede Hüsamettin Atış'ın "Kayapa Smart 4-5 projesinin mülkiyeti Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne aittir. Burayı ihale yoluyla Büyükşehir Belediyesi'nden aldığımız doğrudur. Mali krize girmemiz sebebiyle buranın ihale taksitleri ödenememiştir ve belediye tarafından söz konusu satış sözleşmesi feshedilmiştir. Bu fesih tarihinden sonra biz büyük bir şirket olduğumuz için satış yapılıp yapılmadığını ben tam hatırlamıyorum. Ancak biz o dönem belediye ile görüştüğümüzde oranın tekrardan ihaleye çıkacağını söyledi. Biz de bununla alakalı gerekli başvuruları yaptık. Burada dolandırıcılık kastımız yoktur.

Biz uzun yıllardır inşaat sektöründe faaliyet gösteren büyük bir firmayız bu zamana kadar hiç kimseyi mağdur etmedik, etmeyiz. Burada devam edenlerdeki projelerdeki amaç ticari hayat içerisinde şirketin faaliyetini çevirebilmek amacıylaydı art niyetimiz yoktu" ifadelerine de yer verildi.

Kamuoyunda çokça tartışılan Carrefour projesine ilişkin ise Hüsamettin Atış'ın "Carrefour arazisini biz Katılımevim ile birlikte yüzde 85'ini Katılımevim yüzde 15'ini de bizde olacak şekilde şirketle birlikte satın aldık. Bu şirket Bainbridge gayrimenkuldür. Daha sonra biz bu gayrimenkul şirketiyle gelir hasılat paylaşımlı bir sözleşme yaptık. Anlaşmamız şu şekildeydi burayı Atış Yapı olarak biz yapacaktık. Her satıştan yüzde 10 bizim olacaktı. Malın satışı da bizim olacaktı.

Bu şekilde bir sözleşme imzaladık. Bu sözleşmede her ne kadar satışlardan elde edilecek paranın ortak hesaba geleceği belirtilmiş ise de bizim Katılımevim ile yaptığımız şifai görüşmelerde Katılımevim yetkilileri bize ilk satışlardan gelen parayı siz alın sizin ihtiyacınız var dedi. Bu şekilde aramızda şifahi bir anlaşmamız oldu. Burada süreci yürütülen avukatların hatası olmuştur. Burada bizim bir dolandırıcılık kastımız yoktur" iddialarına da iddianamede yer verildi.

Katılımevim'in daha önce yaptığı açıklamalarda hakkındaki tüm iddiaları reddettiğini hatırlatmak isterim.

Atış'ın "Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bizim Atış Yapı olarak yurt dışına götürdüğümüz, gönderdiğimiz veya taşıdığımız bir para yoktur" şeklindeki beyanları da iddianamede yerini aldı.

Altını yine çizeyim:

Son sözü söyleyecek olan mahkemedir.

Atış'ın beyanların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, suçtan kurtulmaya yönelik olup olmadığı dosyadaki delillerle birlikte yargılama sürecinde mahkemece değerlendirilecektir.

İddianamenin kabul edilmesiyle kovuşturma aşamasına geçildi.

16 Nisan'da görülecek ilk duruşmayla şekillenmeye başlayacak davanın seyri çok sayıda ailenin kaderini de yakından ilgilendirecek şüphesiz ki...

Skandalın kayıp milyarlar, siyasi bağlantılar boyutu da uzun süre konuşulmaya devam edecek kuşkusuz.

Dün bu şehrin vicdanı olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısındaydım.

Orada da Atış Yapı skandalı gündeme geldi.

Başkan Şirin Rodoplu Şimşek, göz göre göre işlenen kent suçlarına seneler önce dikkat çektiklerini hatırlattı.

O dönem yapılan uyarıları kimse umursamamıştı!

Şirketin usulsüz imar hareketleri önlenseydi bu kadar insan mağdur olmayacaktı.

Gerçi o dönem yapılan uyarılar nasıl umursanacaktı!

Çoğu kent yöneticisi, iktidar mensupları kurdelenin ucunu tutma telaşındaydı!

Skandal patladıktan sonraysa üç maymunu oynama yarışı başladı!

Kamucu mücadelenin kalesi olan Mimarlar Odası Bursa Şubesi'ne bu dönemde de çok iş düşeceği ortada.

Holding patronlarının keselerini biraz daha doldurmak için tarım alanlarını katlederek, Türkiye'nin en bereketli topraklarını sanayiye dönüştürmeye yönelik girişimleri sürüyor zira.

Yenişehir ve Gemlik'te 'Gıda OSB' adı altında sürdürülen girişimleri Soğuksu'daki gibi yakından izlediklerini belirtti Şimşek.

Sanayiye fazlasıyla doyan Bursa'da, üstelik daha kent içindeki binlerce kaçak sanayi tesisi ortadan kaldırılmadan, girişilen rant hamlelerine karşı olduklarını kaydetti.

Usulsüz imar hareketleri de mercek altında!

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar