Yaman Kaya

[email protected]

Bursa'yı kim hortumluyor?

10 Şubat 2026 Salı, 13:24

Geçen dönemde şehri esir alan mevcuda teslimiyet zihniyeti kenti malum kaderine terk etmişti.

Vizyon eksikliğinden ötürü geleceğe dair perspektif çizemeyen, suçu hep geçmişe yükleyen, sorumluluk almaktan çekinen, popülizmden beslenen anlayış sadece rant projeleriyle ilgilenmişti.

Bu tutum büyük deprem tehdidi kapıdayken gerçek kentsel dönüşümlerin yapılmasını engelledi; şehrin hava, su, ulaşım gibi kronik sorunlarını daha da kökleştirdi.

Bugünlerde ferah cepheler peşinde koşarak problemlerin baş sorumlusu kendisi değilmiş gibi sosyal medyada paylaşımlar yapan anlayış, bolca bağışlanmada rekorlara ulaşan bürokratı ve şimdilerde mat renkli tavuk çiftliklerinde arsa simsarlığı yapan eskinin çokbilmiş daire başkanıyla çok sayıda kent suçu da işledi.

Mevcuda teslim olmayı bilinçli şekilde tercih eden 'yönetim' nedeniyle sayısı en son resmî olarak 8 bin olarak tespit edilen, Bursa'yı her anlamda mahveden, her an patlamaya hazır bir bomba gibi şehrin içinde bekleyen, ovayı işgal eden düzensiz üretim tesislerine yüzlercesi eklendi!

Söz konusu anlayışın kendisi de 800, pardon 8 dönümlük bir tarım alanında sanayici olduğundan, yine kendi ifadesiyle 'harıl harıl' iş yaptığından bu durumu umursayacak vakti olmamıştı belki.

Neticede önceliklerinin farklı olduğu kamuoyunun bildiği bir gerçeklikti.

İmar affından yararlanması, faaliyet gösterdiği yerin tarla olduğu gerçeğini değiştirmemişti, başka imar afları da çıkar diye düşünmüş, plana ne gerek var demiş de olabilirdi!

Bugüne dönersek...

Çevre ve şehircilik özelinde senelerdir felaketi yaşayan Bursa'da kentin anayasası hüviyetini taşıyacak, şehrin istikbaline yön verecek 2050 Yılı 1/100.000 Ölçekli Bursa İli Çevre Düzeni Planı çalışmalarını hızlandırdı Büyükşehir'in yeni yönetimi.

Artık sona yaklaşılan planın Stratejik Çevresel Değerlendirme Kapsam Belirleme Taslak Raporu görüşe açıldı.

Su krizi yaşayan Bursa'da suyla ilgili raporda yer alan bazı bölümleri aktaracağım şimdi.

Rapordaki tespitler kentin sınırlı kaynakların birileri tarafından hortumlandığını da gözler önüne serdi:

"Bursa ilinde 2023 yılı sonu itibarıyla sadece BUSKİ yönetiminde 847 kuyu bulunmaktadır. İşletmelerin birim ürün başına su kullanım değerleri ile resmi su tüketim kayıtları arasındaki uyumsuzluk, endüstriyel amaçlı kullanılan ancak resmi kayıtlarda yer almayan kuyuların varlığını işaret etmektedir. Ancak, DSİ ve BUSKİ tarafından bu konuda kapsamlı ve detaylı bir envanter çalışması henüz gerçekleştirilmemiştir. İnegöl (%58,36), Mustafakemalpaşa (%57,67) ve Yenişehir (%57,06) oranları ile en yüksek kayıp/kaçak oranına sahip ilçelerdir. Bu oranlar, altyapı sorunlarına veya izinsiz su kullanımına işaret edebilir."

Raporda son yıllarda yaşanan kuraklık ve artan su talebi nedeniyle su kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığına, bu durumun Bursa'nın su güvenliği açısından ciddi riskler taşıdığına da dikkat çekildi:

"Bursa merkez ve organize sanayi bölgelerini kapsayan içme ve kullanma suyu ihtiyacı, nüfus artışı, sanayi faaliyetleri ve yaşam standartlarındaki yükselme doğrultusunda düzenli bir artış eğilimi göstermektedir. Bursa Çınarcık Barajı İçmesuyu Tesisleri Proje Teknik Raporu'nda yer alan projeksiyonlara göre, Bursa Merkez+OSB alanında toplam yıllık brüt su ihtiyacı 2015 yılında yaklaşık 219 hm³/yıl seviyesindeyken, 2025 yılında 258 hm³/yıl, 2050 yılında ise 359 hm³/yıl düzeyine ulaşmaktadır.

Aynı dönemde maksimum günlük brüt su ihtiyacının 2015 yılında yaklaşık 902.000 m³/gün iken, 2050 yılında 1.473.000 m³/gün seviyesine yükselmesi öngörülmektedir. Bu artış, mevcut su temin sistemleri üzerinde önemli bir baskı oluşturmaktadır."

Çınarcık Barajı bu sene tam kapasiteyle devreye girecek olsa da su talebini azaltıcı mekânsal kararlar devreye alınmazsa artan nüfus ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık koşulları altında, su arz-talep dengesizliğinin orta vadede daha sık ve daha uzun süreli su kesintileriyle sonuçlanması kaçınılmaz olacak!

Peki, tablo buyken Bursa'nın gündeminde ne mi var?

Özel imtiyazlarla kollanan holding patronlarının kentin tüm dinamiklerini, şehrin iradesini baypas ederek kapalı kapılar ardında hazırladığı planlar var!

Üstelik rantçılar bu planlarını Bursa'nın en verimli topraklarında hayata geçirmek istiyor!

Senelerdir yer toplanan, arazilerin sarı sitede uzun süredir pazarlandığı...

4 bin 200 dönümlük bereketli devasa tarım alanlarında kurulacak, yoğun su tüketimini beraberinde getirecek yeni sanayi oluşumlarında Bursa'nın artık bir metrekare dahi tarım toprağını kaybetme lüksünün kalmadığı apaçık ortadayken kamu yararından söz edilebilir mi?

Suskunluk suça ortaklık değil mi?

Kent katilleriyle mücadele etmek için aday oldu

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi'nde yapılacak seçimde Çağdaş Mühendisler'in 20. Dönem Başkan Adayı olan Ferdi Tercanlıoğlu Başka Gazete'yi ziyaret etti.

Yenişehir'i katleden Lübnan sermayeli maden şirketine karşı düzenlenen protestolarda sahada olan isimlerden biriydi Tercanlıoğlu.

Maden şirketinin peşin para teklifine rağmen onlarla çalışmayı reddetmişti.

"Halkın karşı çıktığı bir işe paydaş olamayız" diyerek sergilediği duruşu bugün kaç kişi gösterebilir?

Tercanlıoğlu, sohbetimizde, İMO'daki vesayet düzenine tepki gösterdi.

"Hiçbir seçimde aday olmayan ancak perde arkasından odayı dizayn etmeye çalışan bir klik var. Her iki grup için de söylüyorum bunu. Kendisini kanaat önderi sanan ancak kanaat önderi olmayan birileri var" sözleri kayda değerdi.

Hormonlu inşaatlarla büyük yolsuzluklara imza atılan Bursa'da sektörün içine sürüklendiği durumu da konuştuk.

Tavrı netti:

"Kim yanlış yaptıysa bedelini ödesin, bunun sağı-solu yok" sözleri kıymetliydi şüphesiz ki.

İMO'daki mevcut yapıyı siyasetin arka bahçesi olduğu için eleştirdi ki hiç haksız değildi!

"Göreve gelirsek siyasetin arka bahçesi olmayacağız, sadece kamu yararına çalışacağız" sözlerinin de altı çizilmeli.

Tercanlıoğlu, görüşmemizde, kent suçlarıyla mücadeleye ayrı bir parantez açtı.

Yine bu işin sağı-solu yok vurgusu yaptı.

Kent katilleriyle sonuna kadar mücadele edeceğini belirtti.

Yapısal sorunlara somut çözüm önerileri sunan, inşaat mühendislerinin hukuki problemlerine yönelik projeler hazırlayan, yeşil pasaportu gündemine alan, ata tohumları üretip ücretsiz dağıtan Tercanlıoğlu seçimi kazanırsa İMO'yu bambaşka bir seviyeye taşıyabilir diyebilirim.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar