Yaman Kaya

[email protected]

Bursa Bölge İdare Mahkemesi'nden kritik Nilüfer kararı! Belediyeyi gölgede bırakacak rant projesi...

28 Ocak 2026 Çarşamba, 07:52

Bugün fikri takip zamanı!

Bakın, yanlış yapıyorsunuz demiştik:

Göz göre göre inşa edilen belediyeyi gölgede bırakacak rant projesini bu köşede defalarca gündeme getirerek eleştirmiştik.

Şehrin vicdanı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından başlatılan yargı sürecine de değinmiştik.

Eski Belediye Başkanı Turgay Erdem döneminde ayyuka çıkan rant iddialarıyla gündemden hiç düşmeyen...

Deprem tehdidi kapıdayken 'tek imza' ile sayısız kent suçu işlenen...

Türkiye'de müteahhitlerin cenneti, imar yolsuzluğunun başkenti hâline getirilen Nilüfer'de işlerin tamamen çığırından çıktığı bir dönemdi!

Kanuna uymayan değil uyan inşaatların garipsendiği, kanun ve yönetmeliklere aykırı plan değişikliklerinin son derece normal karşılandığı günlerdi.

Ancak Nilüfer Belediyesi'nin hemen yanında bulunan, eskiden otopark olarak kullanılan maliye hazinesine ait ticaret alanı için yapılan plan değişikliği bu kadar da olmaz dedirtmiş, bir anlamda bardak taşmıştı.

Öyle ki plan değişikliğinin kabul edildiği Büyükşehir'deki meclis toplantısında, dönemin Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan şu ifadeleri kullanmıştı:

"Beni rahatsız eden bir şey var. Eğer kamu bir yeri satacaksa önceden plan değişikliği yapsın. Bedelini buna göre de tahsil etsin. Sattıktan sonra satın alan firmanın teklifi üzerine emsal artırıyoruz. Yükseklik artırıyoruz. Allah var, içimden geçen şudur bu konuda alınmış bütün kararları iptal etmemiz lazım. Çok sıkıntılı bir konu bu. Bütün meclis üyelerimiz sonunda bununla alakalı sıkıntıya düşecek, herkesin haberi olsun. Benim içime sinmiyor bu iş. Doğru iş değil. İhale ile satılmış, ihaleden sonra devletin sattığı yerin planında ederini yükseltecek hareketler yapıyoruz."

Nilüfer Belediyesi'nin hemen yanında otopark olarak kullanılan maliye hazinesine ait ticaret alanı 69 milyon liraya satılmıştı.

İhsaniye Mahallesi Emniyet caddesinde bulunan 7936 ada 2 parseldeki yer, Ona Gayrimenkul Geliştirme Yatırım ve İnşaat AŞ tarafından satın alınmıştı.

Bu satışın ardından dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, "Maliye hazinesine ait bu yerin satışından bizim belediyemize 5 kuruş girmedi. İmar planında ticaret alanı geçiyor ancak emsali yok. Bununla ilgili planın da satışın yapıldığı Ankara'da hazırlanacağını düşünüyoruz. 13 katlı bir yapı olmamalı. Sadece 3-4 katlı ticaret kullanımı olabilir ancak 13 katlı ticaret artı konut yapılacaksa yazık olur. İtiraz ederiz. Hanlar Bölgesi gibi açık çarşılı planlama gerçekleştirilmeliydi, mevcut planlarda ilk baştaki amacı buydu" açıklamasını yapmıştı.

Ancak sonra ne olduysa birdenbire değişmişti tavrı.

6187,29 metrekarelik satılan yer ve yanında bulunan Nilüfer Belediyesi mülkiyetindeki 500 metrekarelik arsa vasfındaki parselle ilgili plan değişikliğine gidilmişti!

Belediyeye ait parsel kat karşılığı verilmiş, plan değişikliğini Ankara değil, satışa karşı çıkan Nilüfer Belediyesi gerçekleştirmişti!

Üstelik söz konusu yer 1/5.000 Ölçekli Nilüfer Belediyesi Nazım İmar Planı'nda 'Tali İş Merkezleri Alanı' olarak tanımlıyken yani Agora Çarşısı, Hanlar Bölgesi gibi yüksek katsız mütevazı çarşı olarak planlanmışken Nilüfer Belediyesi'nin 1/1.000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile 21,50 metre yüksekliğinde (7 kat imar) belediyeyi gölgede bırakacak ticari yapı önerisi karşımıza çıkmıştı!

Turgay Erdem'in "Sadece 3-4 katlı ticaret kullanımı olabilir. Hanlar Bölgesi gibi açık çarşılı planlama gerçekleştirilmeliydi, mevcut planlarda ilk baştaki amacı buydu" ifadelerinin tam tersi bir planlamaya yine Turgay Erdem tarafından imza atılmıştı!

Kim bilir belki de alıcıya şöyle bir bakmış, gördüğü manzara onda derin 'sevgi' dolu duygular uyandırmıştı!

Zaten ilk andan itibaren bu satışa yüksek sesle karşı çıkmak, kamu arazilerinin özel şirketlerin kullanımına açılmasına tepki göstermek yerine kamu arazilerini özel şirketler için satıştan sonra daha değerli hâle getirecek plan değişiklikleri yapmak tam da Turgay Erdem'lik bir 'sosyal demokrat' duruştu açıkçası!

Bu plan değişikliğine imza atarak ne kadar ranttan uzak olduğunu, tam bir sosyal demokrat kimliğe sahip bulunduğunu; Ona Gayrimenkul Geliştirme Yatırım ve İnşaat AŞ'nin kazancına kazanç katacak plan değişikliği yaparak bir kez daha tescillemişti!

Kendisiyle çelişse de sosyal demokratlık uğruna çelişki içindeydi!

Kamu yararı bulunmayan, belediyeyi gölgede bırakacak, bölgenin dokusuna uyumsuz, Nilüfer'i âdeta hançerleyecek bir plan değişikliği üstelik seçim öncesi bizzat Turgay Erdem'in onayıyla hazırlanmıştı.

Ranta kurban edilmeye çalışılan parseller ilk olarak hastane alanı olarak planlıydı.

Daha sonra alan, Agora Çarşısı gibi yüksek katsız bir ticari alana çevrilirken Nilüfer Belediyesi'ni gölgede bırakacak bir kütle özel firma için onaylanmıştı.

Mimarlar Odası Bursa Şubesi, şu gerekçelerle plan değişikliğine itirazda bulunmuştu:

"Anılan parseller 1984 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli Fethiye-İhsaniye Uygulama İmar Planında 'Hastane Alanı' olarak planlanmıştır. Daha sonra Nilüfer Belediyesi'nce 14.03.2005 tarihinde yapılan plan değişikliği ile açıklama raporunda da belirtilen 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "Tali İş Merkezleri Alanı"na çevrilmiştir.

Tali İş Merkezi tanımı "Birçok iş görüler için kentin özeğine bağlı olmakla birlikte, çevresinde yaşayan küçük toplulukların tecimsel, ekinsel, dinlenme ve eğlenme ile ilgili vb. gereksinimlerini bir ölçüde karşılayabilen ve kent büyüdükçe sayıları da artan ikincil önemdeki kent özekleri" olmasına karşın söz konusu plan değişikliğiyle bu tanımdan uzak yoğun bir yapılaşma koşulu getirildiği...

Plan değişikliği yapılan parselin çevresindeki yol dokusuna bakıldığında zaten mevcut halinde trafik sorunu yaşandığı, en geniş yolun 12 metre olduğu ve Bursa Büyükşehir İmar Yönetmeliği 9. Madde a bendine göre en fazla 4 kat olabilecekken anılan parsel için plan değişikliğinde 7 kat verildiği...

Açıklama raporunda parsellerin çevresindeki yükseklikleri örnek gösterilen parsellerde yapılaşan inşaatların ise "Bursa Bölge İdare Mahkemelerince iptal edilen plan değişikliklerine sahip Kentsel Dönüşüm planları" olduğu ve emsal olarak alınamayacağı tespit edilmiştir."

Rant ittifakı da devredeydi o dönem malum, akademik itiraz dikkate alınmamıştı, plan değişikliği Büyükşehir'den de geçmişti!

İtirazın sonuçsuz kalması nedeniyle Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi'ne karşı plan değişikliğinin iptali istemiyle dava açmıştı.

Davanın gerekçesinde söz konusu plan değişikliğinin İmar Kanunu'na aykırılıkları tek tek sıralanmıştı.

Ayrıca plan değişikliği kararlarının yürütmesinin durdurulması da istenmişti.

Ancak yürütmeyi durdurma kararı verilmediği gibi Bursa 3. İdare Mahkemesi plan değişikliğinin iptali istemiyle açılan davayı reddetmişti!

Bunun üzerine istinaf yoluna başvurdu Mimarlar Odası Bursa Şubesi.

Gelelim yeni gelişmeye şimdi:

Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi'nden ibretlik bir karar geldi.

Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nin istinaf başvurusu kabul edildi.

Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi, Bursa 3. İdare Mahkemesi'nin davanın reddine yönelik kararını kaldırdı, dava konusu işlemin iptaline de karar verdi!

Kararın gerekçesinde şu ifadelere de yer verildi:

"Dava konusu plan değişikliğine konu alanın çevresindeki alanlarda yaygın yükseklik değerinin 5 kat olduğu, dava konusu taşınmazlar için belirlenen yükseklik değerinin (Yençok: 21,50 m) çevredeki yaygın yükseklik değeri olan 5 kat (yaklaşık 15,50 m) düzeyinin üzerinde belirlendiği...

Gerek dava konusu plan değişikliğine ilişkin plan açıklama raporunda gerekse bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazların çevresindeki yapılaşma koşulları ile uyumsuz bir yükseklik önerilmesinin imar mevzuatı uyarınca zorunlu olan bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelerinin yeterince ortaya konulamadığı...

Bu itibarla dava konusu plan değişikliğinde imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uyarlık, davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir."

Bakın...

Mahkemenin planını iptal ettiği parsel ilk başvuru yapıldığında böyleydi.

Şimdi ise durum bu!

Rant ittifakı akademik itirazları elbette kabul etmeyecekti ancak ilk başvurulan mahkeme yargı süreci tamamlanana kadar yürütmeyi durdurma kararı verseydi bugün planı iptal olan yerde bu yapılar inşa edilebilir miydi?

İki aracın yan yana zor geçtiği yerin böyle bir yoğunluğu kaldıramayacağı zaten belli değil miydi?

Belediyenin gözünün önünde imza atılan bu utanç birilerine yetecek mi?

Ne olacak şimdi?

Takip etmeye devam edeceğiz süreci.

Bu arada planı iptal edilen inşaatta bir hayli fazla emsal kullanımı olduğuna yönelik iddialar da var.

Hormonu da fazla kaçırdıkları öne sürülüyor yani!

Ancak sorun yok!

Türkiye'de her şey olunabiliyor, sadece rezil olunamıyor!

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar