Eğitim-İş Başkanı Özbay: 969 okul yöneticisi BakanTekin'in konuşmasına 'plansızca' çağrıldı

Eğitim-İş Başkanı Özbay: 969 okul yöneticisi BakanTekin'in konuşmasına 'plansızca' çağrıldı

GÜNDEM, 16 Mayıs 2026 Cumartesi, 19:44
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in konuşması için 969 öğretmenin plansız bir şekilde salona getirilmesine tepki gösteren Egitim-iş Genel Başkanı Kadem Özbay, "Dinlenme hakkı gasp edilen yöneticiler, bazı illerde 200-300 kilometreyi bulan yolları kendi imkânlarıyla gitmek zorunda bırakılmıştır. Buna rağmen tek kuruş yol ücreti ya da harcırah ödenmemesi kabul edilemezdir" ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın hayata geçirdiği "Yönetici Yetiştirme Eğitimi" uygulaması, eğitimcilere göre eğitimi ciddiye almayan yönetim anlayışının yeni bir örneği haline geldi.

Eğitimciler, söz konusu uygulamayla okul müdürleri ve müdür yardımcılarının; plansızlığın, keyfiliğin ve "ben yaptım oldu" anlayışının bedelini ödemeye zorlandığını belirtti. 

"EĞİTİMCİYE YÖNELİK AÇIK SAYGISIZLIK"

Uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, bugün yalnızca Ankara merkez ve ilçelerinden tam 969 okul yöneticisinin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in sadece 20 dakikalık bir konuşması için sabahın erken saatlerinde Talim ve Terbiye Kurulu salonuna çağrıldığını duyurdu.

Özbay, tarihi günler öncesinden belli olan bir organizasyonun bu şekilde yürütülmesinin basit bir koordinasyon sorunu değil, eğitimcilere yönelik açık bir saygısızlık olduğunu dile getirdi.

"YÖNETİCİLER PLANSIZLIĞIN MAĞDURU OLDU"

Katılımın başvuru şartı yapılıp aynı anda "isteğe bağlı" gibi sunulduğunu ve bunun bir dayatma olduğunu kaydeden Özbay, şu ifadeleri kullandı:

"Hafta sonu, bayram tatili, özel yaşam demeden eğitim emekçilerinin hayatını yok sayan bu anlayış; üstelik çoğu yalnızca slayt sunumlarından oluşan içerikleri yüz yüze katılım zorunluluğuyla dayatmaktadır.

Uzaktan yapılabilecek eğitimlerin özellikle yüz yüze yapılmasında ısrar edilmesi, eğitimin niteliğiyle değil, 'katılım göstermiş olma' görüntüsüyle ilgilenildiğini ortaya koymaktadır. Erasmus görevi nedeniyle yurt dışında bulunanlar, sınav görevi olanlar, aylıksız izinde bulunanlar ya da aylar öncesinden program yapmış yöneticiler bu plansızlığın mağduru olmuştur. Üstelik bu mağduriyet yalnızca Ankara'yla sınırlı değildir. Türkiye'nin birçok ilinde eğitim yöneticileri benzer dayatmalarla karşı karşıya bırakılmıştır."

"KENDİ İMKANLARIYLA GİTMEK ZORUNDA KALDILAR" 

Bakanlığın çevrim içi eğitim taleplerine kulak tıkarken; 40 kişilik salonlara yöneticileri doldurup video ve sunum izletmeyi "yüz yüze eğitim" olarak sunduğunu ifade eden Özbay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tablo, eğitim kavramının içinin nasıl boşaltıldığını açıkça göstermektedir. Dinlenme hakkı gasp edilen yöneticiler, bazı illerde 200-300 kilometreyi bulan yolları kendi imkânlarıyla gitmek zorunda bırakılmıştır. Buna rağmen tek kuruş yol ücreti ya da harcırah ödenmemesi kabul edilemezdir. İşin daha da vahim tarafı ise eğitimde görevlendirilen eğitmenlerin önemli bir kısmının görevlendirildiklerini 1-2 gün önceden, hatta bazı durumlarda bir akşam önce gelen telefonlarla öğrenmiş olmasıdır.

Birçok eğitimci "Akşam aradılar, sabah eğitime geleceğimi o zaman öğrendim" diyerek yaşanan plansızlığı bizzat ifade etmiştir. Sadece eğitimciler değil, kursun yapılacağı okullara bile bazı yerlerde 1-2 gün önceden bilgi verilmiştir. "Akademi" tarafından yürütüldüğü söylenen bu eğitimlerin akademik bir planlamadan uzak olduğu, yükün doktora yapmış öğretmenlere, müfettişlere ve il-ilçe yöneticilerine bırakıldığı görülmektedir. Ortada gerçek anlamda bir akademi değil; her zamanki gibi 'mış gibi yapan' bir anlayış vardır."

"EĞİTİMCİLERİ DEĞERSİZLEŞTİRMEKTEN VAZGEÇİN"

Özbay son olarak şunları söyledi:

"Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortaya koyduğu bu tablo, eğitime ve eğitim emekçisine bakışının özetidir: Plansızlık, ciddiyetsizlik ve dayatma... Yusuf Tekin ve Milli Eğitim Bakanlığı şunu bilmelidir: Eğitim emekçilerini yok sayarak, gerçek sendikaların uyarılarını dikkate almayarak, eğitimcileri değersizleştiren uygulamalarla ne nitelikli yönetici yetişir ne de eğitim sistemi güçlenir. Eğitim, günü kurtarma işi değildir; ciddiyetin, planlamanın ve liyakatin işidir.

"Mış gibi yönetim" anlayışıyla ancak "mış gibi eğitim" düzeni kurulabilir. Bugün yaşanan tam da budur: İçeriği zayıf, planlaması eksik, yükü eğitim emekçisinin sırtına bırakılmış bir gösteri organizasyonu... Milli Eğitim Bakanlığı'nı bu plansız ve sorumsuz uygulamadan derhal vazgeçmeye, eğitim emekçilerinin taleplerini dikkate almaya çağırıyoruz. Eğitimcileri değersizleştirmekten vazgeçin!" 

Kaynak: Cumhuriyet

GÜNDEM 16 Mayıs 2026 Cumartesi, 19:44

Yorumlar

Öne Çıkanlar

Diğer Haberler

USS Gerald R. Ford uçak gemisi 11 aylık görevinin ardından ABD'ye döndü

USS Gerald R. Ford uçak gemisi 11 aylık görevinin ardından ABD'ye döndü

ABD donanmasına ait, dünyanın en büyük uçak...
Gönül Dağı 217. bölüm full izle

Gönül Dağı 217. bölüm full izle

TRT 1'de Gönül Dağı dizisinin 217. bölümü, 16...
Güller ve Günahlar 29. bölüm izle

Güller ve Günahlar 29. bölüm izle

Güller ve Günahlar dizisinin 29. bölümü 16...
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörle mücadeleye harcanan kaynaklar eğitime, üretime harcansın istiyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörle mücadeleye harcanan kaynaklar eğitime, üretime harcansın istiyoruz

AK Parti Gençlik Kolları - Bir Gençlik Şöleni...
MSB'den seferberlik çağrısı iddialarına açıklama

MSB'den seferberlik çağrısı iddialarına açıklama

Milli Savunma Bakanlığı tarafında, sosyal...
Mardin'de otomobil devrildi: Ölü ve yaralılar var

Mardin'de otomobil devrildi: Ölü ve yaralılar var

Mardin'in Ömerli ilçesinde otomobilin...