Onuralp Özalp

[email protected]

Yapı denetim firmalarının aldığı ekstra ücretler...

13 Temmuz 2023 Perşembe, 09:04

"Türkiye'de denetim sistemi neden işlemiyor?" sorusunun yanıtını bulmak istiyorum bu yazıda...

***

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 2 büyük depremin ardından yerle bir olan şehirlerde günah keçisi olarak yapı denetimler, seçilmişti.

Her ne kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın raporlarında yapı denetim hizmeti almış binaların çok düşük bir oranının yıkıldığı söylense de, yapı denetim firmalarına suçu yüklemek çok kolaydı ve herkes onlara yükledi bu suçu!..

Yapı denetim firmalarının sorunlarını en fazla ele alan yazarlardan biri olarak diyorum ki; merkezi hükümet yapı denetimleri yolsuzluğa sürüklüyor...

***

Şöyle anlatayım...

2019 yılına kadar, yapı denetim firmalarını müteahhitler seçer ve sıkıntı çıkarmayacak olan firmalar sürekli iş alırlardı.

Hatta öylesine bir boyut vardı ki; müteahhit firma, yapı denetim firması ve mimarlık firmaları aynı kişiye ait oluyor, birbirinden hizmet alıyorlardı.

Yani kağıt üzerinde her şey doğruydu, fakat uygulama kısmında sıkıntılar vardı.

Bu sorun Ulusal Yapı Denetim Sistemi (UYDS) ile aşıldı.

Ancak, bu sefer de başka sorunlar yaşanmaya başlandı.

***

Yapı Denetim Sistemi'nin mimarı olan Mehmet Özhaseki tekrar Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı olunca, yapı denetim firması sahipleri de sevindi aslında.

Zira sistemin kurucusu olarak Mehmet Özhaseki'nin kendilerini daha iyi anlayacağına inandılar... İnançların da boşa çıkmayacağını düşünüyorum.

Şu anda en sıkıntı çekilen konuların başında denetimin hak ediş ücretleri var...

Mesela, 100 metrekarelik bir dairenin denetim hizmeti şu anda 8 bin 312 TL...

Yani bir dairenin denetimini yaptığı için 8 bin 312 TL kazanıyor.

Yada daha anlaşılır olması açısından şöyle hesap yapalım!..

300 metrekarelik bir villanın 1 yıllık denetim hizmet bedeli ortalama 50 bin TL...

Kazanılan hak edişin, yüzde 3'ünü bakanlık bedeli olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, yüzde 3'ünü de belediyelere ödüyorlar.

Beton numunesi, çip ücreti gibi ekstra maliyetler de yapı denetim firmalarının cebinden çıkıyor...

Şöyle kıyaslayım:

Bugün 100 metrekare bir daire 3 milyona satılıyor.

Maliyeti 1 veya 1,5 milyon olsa daireden kazanç sağlayan mülk sahibi, yüzde 100 kar etmiş oluyor. Bu daireyi satan emlakçı ise bu paranın yüzde 4'ünü yani 120 bin TL kazanıyor.

Ve yapı denetim firması, denetimini yaptığı binadan 15 yıl boyunca sorumlu tutuluyor...

***

Öte yandan UYDS, bir şehrin içerisindeki tüm ilçeleri ve yerleşim yerlerini kapsar.

Yani yapı denetim firması, bir işini Karacabey'den, diğer işini İnegöl'den veya İznik'ten alabiliyor.

Yapı denetim firması personeli, Bursa'nın iki ucuna da gitmek zorunda kalıyor.

Bu da elbette masrafları fazlalaştırıyor.

Yani, anlayacağımız / anlayacağınız yapı denetim firmaları; sağlıklı bir denetim gerçekleştirebilmesi için yeterli takviyeyi almıyor.

Durum böyle olunca, iş kanun dışına çıkmaya başlıyor...

***

Şöyle açıklamaya çalışayım...

Yapı denetim firmaları artık, yapı denetim uygulaması yapmak için, müteahhit firmalardan masraflarına karşılık belirli ücretler talep eder olmuşlar.

Özellikle, merkez ilçeler dışında yapılacak olan yapı denetim hizmetinin hak ediş haricinde peşin ve elden istenen bir bedeli var.

Bu konuda eğer anlaşma sağlanamazsa yapı denetim firmaları bu bölgelerde hizmet vermemek için iş almıyorlar.

Bu konuda çok titiz davrandıklarını da görüyoruz.

İstenen ücret yasal olmadığından dolayı, kesinlikle telefonda veya mesajla bir pazarlık gerçekleştirilmiyor.

Mutlaka yüz yüze olacaklar... (Yani ortada bir delil veya kanıt bırakmıyorlar.)

Eğer anlaşma sağlanırsa, yapı denetim firması, işi kabul ediyor. Lakin, fazladan para ödemek istemeyen müteahhit firmaların işleri sürekli olarak geciktirilmiş oluyor.

Gemlik'te tanıştığım müteahhit firma temsilcileri, özellikle bu konudan çok şikayet ediyorlardı.

Hatta bir tanesi, UYDS tarafından atanan 5'nci yapı denetim firmasının da işi kabul etmemesi üzerine, 6'ncısıyla anlaşmak zorunda kaldığını anlattı.

Yapı denetim firmalarının yüzde 95'inin bu sistemle çalışmaya devam ettiklerini söyleyen firmalar, "40 bin lira kayıtsız para istediler, ancak pazarlıkla 20 bin liraya kadar indirebildim. Bu parayı verince yapı denetim hizmeti satın almayı başardım" diyorlar.

Peki bu paralar neye dayanılarak isteniyor...

Özellikle yapı denetim firmalarının gider kalemleri öne sürülüyor. Çip parası, harita bedeli ve numune ücretleri yapı denetim firmaları için gider kalemleri arasında yer alıyor.

Küçük iş diye tabir edilen, bin 500, 2 bin metrekarelik işlerde daha fazla ücret talebi oluyor firmaların.

Ancak, 3 bin metrekare iş alanında da, 20 bin metrekare iş alanında da ekstra ücret istendiği olduğunu ifade ediyorlar.

Bursa'da 110 yapı denetim firması var.

Gemlik'te ise, ortalama 200 müteahhit BTSO'ya kayıtlı. Aktif olarak işleyen inşaat ise 100-120 civarlarında...

Yani aslında yapı denetim hizmeti almadan inşaatı devam ettiremedikleri için bir nevi boyun eğmek zorunda kalıyor olabilirler...

***

İddiaların odağındaki yapı denetim firmalarının temsilcisi, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Derneği Başkanı Esra İnhanlı'yla konuyu konuştuk.

"Elden istenen bedeller konusunda Organize Sanayi Bölgelerindeki yapılarda yada uzak mesafeli yapılarda beton numunesinin ücretini bile kazandığımız paradan karşılayamıyoruz. Biz de ticaret yapıyoruz ve kazanmadığımız, zarar ettiğimiz işe girmek istemiyoruz. Bu konuda hesap sorulmasını da kabullenemiyoruz. Mesela İznik'te bir köyde 200 metrekare bir ev yapılacak diye yapı denetim hizmeti verenler kazandığından daha fazlasını harcamak zorunda kalıyor. Bu tarz işler için ceza almak ve sıradan çıkmak pahasına işi kabul etmek istemiyoruz.

Anlattığım konular dışındaki iş gruplarında ise asla böyle bir uygulama yapıldığını kabullenemeyiz. Her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de fırsatçılık yapmak isteyenler vardır elbet. Ancak bu oran dediğiniz gibi yüzde 95 oranında değil, yüzde 10-15 civarındadır. Yapı sahiplerinin de hakları belli, yapı denetim firmalarının da hakları belli. Kimse haklı bir gerekçe sunmadan bu işi almıyorum diyemiyor. çbir firma batmak için kurulmamıştır, hiçbir firma zarar ettiği sürece ayakta kalamaz. Fakat; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği'nin belirlediği fiyatlar ortada. Elbette yapılan yanlışı savunmuyorum. Eğer firmalar böyle bir yola gidiyorsa, cezalandırılmalıdırlar. Ancak, bu sorunun çözümü ne bizde ne de işveren müteahhit firmada. Bakanlığın, ücretlerde yapacağı iyileştirmelerle sorun basit bir şekilde çözülebilir" dedi.

***

Son Not!..

Devlet; denetim mekanizmasını işletemezse eğer, kurulan mekanizmaya ayrı bir çark takılır ve o mekanizma işlemeye devam eder. Burada önemli olan, o yeni çarkı mekanizmanın kendisi üretirse, dişliler elbet bir gün atacaktır.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazılar